Tag: zihinsel özürlü

Zihinsel engelliler hakkında genel bilgiler

Zihinsel Öğrenme Yetersizliği Nedir?

Zihinsel öğrenme yetersizliği, zihinsel gelişim yetensizliğinden dolayı, bireyin eğitim performansının ve sosyal uyumunun olumsuz yönde etkilenmesi durumudur.Zihinsel öğrenme yetersizliği olan çocukların zihinsel işlevleri ve sosyal davranışları yaşıtlarına göre geri ve yetersiz olur (geç ve güç öğrenirler, sınıf veya toplum içindeki kurallara uymakta zorlanabilirler). Sosyal davranışlar dediğimizde, çocuğun yaşına ve yaşadığı çevreye uygun davranışlar göstermesini ifade etmekteyiz. Bu davranışlar çocuğun içinde bulunduğu gelişimsel döneme ve içinde yaşadığı topluma bağlı olarak değişmektedir.
Zihinsel öğrenme yetersizliği olan çocuklar problemlerinin ağırlığına göre hafif, orta ve ağır düzeyde zihinsel öğrenme yetersizliği olmak üzere gruplanabilir. Gruplama çocuğun gereksinimlerinin belirlenmesi, bu gereksinimleri en iyi ve uygun şekilde karşılayacak eğitim programlarının hazırlanması ve çocuk için en uygun eğitim ortamının bulunması amaçlarıyla yapılmaktadır.
A) Hafif Düzeyde Öğrenme Yetersizliği:
Bireyin, temel okuma-yazma ve sayma becerilerini kazanmasında ortaya çıkan gecikme durumudur.
B)Orta Düzeyde Zihinsel Öğrenme Yetersizliği:

Bireyin, gecikmeli bir konuşma ve dil gelişimi, sosyal, duygusal veya davranış problemleri ile temel okuma-yazma ve sayma becerilerini kazanmasında ortaya çıkan gecikme durumudur.
C)Ağır Düzeyde Zihinsel Öğrenme Yetersizliği:

Bireyin, ciddi biçimde konuşma ve dil gelişimi güçlüğü, sosyal, duygusal veya davranış problemleri ile temel öz bakım becerilerini öğrenmesinde ortaya çıkan gecikme durumunu ifade eder.

Hafif ve orta düzeyde zihinsel öğrenme yetersizliği olan çocukların bir çoğu zihinsel ve fiziksel gelişimleri açısından yaşıtlarından önemli bir farklılık göstermediği için genellikle okula başlayana kadar bu çocuklardaki gelişim geriliklerinin pek arkına varılmaz. Okula başladıklarında, özellikle akademik çalışmalarda karşılaştıkları güçlükler sonucunda gerilikleri ortaya çıkar.
Ağır düzeyde öğrenme yetersizliği olan çocuklar ise daha önce fark edilebilirler.
Erken tanı ve erken eğitim ile bu çocukların bulundukların noktadan çok daha ileri bir yere gelebildikleri, başarılı olabildikleri görülebilmektedir.

Zihinsel Öğrenme Yetersizliğinin nedenleri nelerdir?

Zihinsel öğrenme yetersizliğinin nedenlerini bulmak ve belirlemek son derece güçtür. Pek çok nedenden kaynaklanıyor olabilir. Bir gruplama yapacak olursak, zihinsel öğrenme yetersizliğinin nedenlerini Kalıtımsal , Organik ve Çevresel nedenler olarak üç grupta toplayabiliz.
Kalıtımsal Nedenler: Eğer ailede kalıtsal bir rahatsızlık veya hastalık var ise bunlar hastalıklı genler yolu ile çocuklara geçmektedir. Özellikle akraba evliliklerinde bu risk daha yüksek olmaktadır.
Mongolizm (down sendromu), Fenilketanuri, Hidrosefallik ve Mikrosefallik örnek olarak verilebilir
Organik Faktörler: Kalıtsal olmayan ancak doğum öncesi, doğum sırasında ve doğum sonrasında meydana gelebilecek faktörlerdir. Bu faktörler şöyle sıralanabilir:

* Vücut biyokimyasındaki ve metobolizmasındaki bozukluklar (annenin herhangi bir rahatsızlığının olup olmadığı, mesela annenin şeker hastalığı olabilir)
* Annenin gebeliği sırasında ortaya çıkan sorunlar:örneğin; alınan çeşitli ilaçlar, zararlı maddeler alkol, sigara, uyuşturucu gibi. Ayrıca hamilelik döneminde; annenin geçirdiği bulaşıcı hastalıklar, kazalar ve zehirlenmeler,röntgen çektirme, kromozon bozuklukları, beslenme yetersizlikleri, kan uyuşmazlığı zihinsel gelişme geriliğine yol açabilen en önemli nedenlerdir.
* Doğum sırasında bebeğin oksijensiz kalması, zor doğum nedeniyle kullanılan bazı araçların (forseps, vakum vb.) bebeğe zarar vermesi, erken veya geç doğum gibi nedenlerde zihinsel öğrenme yetersizliğine yol açabilmektedir.Bu yüzden doğumun ehliyetli kişiler tarafından yaptırılması önem arzetmektedir.
* Doğum sonrasında ise çocuğun geçirdiği bulaşıcı ve ateşli hastalıklar (rubella, kızamık, menejit, su çiçeği, çocuk felci, frengi vb.), kazalar (düşme,çarpma vb.), travmalar (kafaya alınan darbeler), zehirlenmeler, çocuğun beyin gelişimini etkileyecek yapısal bozukluklar ve hormonal düzensizlikler zihinsel gelişme geriliğine yol açabilen en önemli nedenler arasındadır.
Bu arada yeri gelmişken ifade etmekte yarar var; bildiğimiz gibi modern tıp sayesinde gebelikte anne karnındaki bebek ultrason yöntemiyle yakından takip edilebiliyor, normal olmayan gelişim bozukluğu tespit edilebiliyor.Ayrıca gebelikte üçlü tarama testleri ve 11-14 testleriyle çocukta zihinsel bir gelişme geriliği olup olmadığı tespit edilebiliyor. Gerektiğinde amniosentez yöntemi ileri bir test olarak kullanılabiliyor. Tüm bu yöntemler sonucunda normal dışı gelişim gösteren bebekler tespit edilebiliyor ve gerektiğinde gebelik sonlandırılabiliyor.
Sosyo Ekonomik, Kültürel ve Çevresel Nedenler:
Yetersiz beslenme, çevresel uyarıcıların yokluğu, sosyal ve ekonomik şartların uygun olmaması çocuğun gelişimini olumsuz yönde etkileyebilmekte ve zeka geriliklerine neden olabilmektedir. Çocuğun zihinsel becerileri yeterli ve yaşıtlarına uygun olsa bile yetersiz beslenme, ev ortamının uygun olmaması, uyarıcı eksikliği, oynaması ve çevreyi keşfetmesi için çocuğa gerekli fırsatların sağlanmaması gibi durumlar çocuğun hafif derecede zihinsel özürlü olmasına yol açabilir.
Bunların önüne geçmek için yapılması gerekenler ise; yeterli olgunluğa erişmeden evlenmemek, akraba evliliklerinin önüne geçmek, doğru zamanda çocuk sahibi olmak, hazır olmadan çocuk sahibi olmamak ve hamilelik sırasında mutlaka doktor kontrolünde olmak, bebeğinizin aşıları düzenli yaptırmak diye sıralayabiliriz.

Zihinsel Öğrenme Yetersizliği Olan Çocukların Özellikleri Nelerdir?

Zihinsel öğrenme yetersizliği olan çocuklar da normal yaşıtları gibi temelde aynı psikolojik, fizyolojik, sosyal, duygusal gereksinimlere sahiptirler. Kendi aralarında da bireysel farklılıklar gösterirler.
Zihinsel özürlü çocukların en temel/belirgin özelliği olarak gelişim hızlarının yaşıtlarından yavaş olmasını söyleyebiliriz. Bu gecikme gelişimin tüm alanları için geçerlidir. Bir bebeğin zihinsel özürlü olduğunu söylüyorsak, bu bebeğin yuvarlanma, emekleme, yürüme ve konuşmaya başlama gibi gelişim alanlarında yaşıtlarını geriden takip ettiğini ifade ediyoruz demektir. Genel olarak bu çocukların özelliklerini şöyle sıralayabiliriz.
* öğrenmede yavaşlık,
* dikkat dağınıklığı,
* konuşma bozukluğu ve gecikmiş konuşma,
* duyu-motor problemleri,
* günlük yaºama iliºkin becerilerde yetersizlik (hafif derecede zihinsel özürlülerde bu yetersizlik daha az düzeydedir)
* sosyal becerilerde yetersizlik (hafif derecede zihinsel özürlülerde bu yetersizlik daha az düzeydedir)
Bu özellikler genel olarak tüm zihinsel özürlü çocuklarda görülmekte ancak bu becerilerdeki başarısı,yeterliliği zihinsel özürün derecesine göre değişmektedir.Örneğin hafif derecede zihinsel özürlü bir çocuk sosyal gelişimi ve günlük yaşam becerilerinde yeterli bir çocuktur. Temel probleminin öğrenme ve dikkat dağınıklığı ile ilgili olduğu kabul edilmektedir.Orta/ağır derecede zihinsel özürlü çocuk ise bu alanların tümünde birden yetersizlik gösteren, destek gereksinimi olan çocuktur.
Öğrenme Özellikleri:
Bu çocuklar da pek çok beceriyi normal yaşıtları gibi öğrenirler. Ancak öğrenmeleri daha yavaş ve güç olur. Zihinsel yetersizlikleri arttıkça öğrenme yavaşlar ve zorlaşır. Bu çocukların dikkatlerini bir konu üzerinde toplamada ve bir işi sonuna kadar sürdürmede güçlükleri vardır.
Hafif derecede zihinsel yetersizliği olan çocuklar öz-bakım becerilerini (yeme-içme, giyinip-soyunma, tuvalet, vb.) okuma-yazma, matematik gibi okul ile ilgili temel becerileri kazanabilirler. Uygun iş eğitimi aldıklarında yetişkinlik döneminde uzmanlık gerektirmeyen, basit işlerde çalışabilir. En az destekle ya da desteğe gereksinim duymadan yaşamlarını sürdürebilirler.
Orta/ağır derecede zihinsel yetersizliği olan çocuklar öz-bakım becerilerini kazanabilirler. Çoğunluğu okuma-yazma ve aritmetik becerileri ancak, sık karşılaştıkları bazı sözcükleri, işaretleri ve sayıları tanıyabilirler. Bu çocuklar çok basit bazı iş becerilerini öğrenebilir, örneğin paketleme, etiket yapıştırma gibi mekanik işleri yapabilirler. Yaşamlarını sürdürmede daha çok yetişkin desteğine ihtiyaç duyarlar. Zihinsel yetersizliğin derecesinin artmasıyla çocukların yeme-içme, giyinip, soyunma tuvalet gereksinimini giderme gibi temel becerileri kazanmada zorlandıkları gözlenir. Buna paralel olarak diğer kişilere bağımlılıkları artar.
Konuşma Özellikleri:
Bu çocukların dil ve konuşma gelişimleri normal yaşıtlarınınkine benzer aşamaları izler. Konuşmayı normal çocuklar gibi öğrenirler, ancak zihinsel yetersizliğe bağlı olarak konuşmaları daha geç gelişmekte ve daha fazla konuşma bozukluğu göstermektedirler. Zihinsel yetersizlik arttıkça dil ve konuşma problemleride artmaktadır.
Hafif derecede zihinsel yetersizliği olan çocuklar normal yaşıtlarına göre daha geç konuşmaya başlarlar. Sözcüklerde bazı sesleri atlama, bazı sesleri ekleme veya sesleri yanlış söyleme gibi konuşma bozuklukları görülür. Sınırlı sözcük ve cümlelerle de olsa çevresindekilerle konuşarak iletiºim kurabilirler.
Orta/ağır derecede zihinsel yetersizliği olan çocuklar konuşma problemlerine ek olarak çok daha sınırlı sözcük ve cümlelerle duygu,düşünce ve isteklerini ifade edebilirler. Konuşmanın çok sınırlı ya da hiç olmadığı durumlarda isteklerini ifade etmek için sesler yada işaretler kullanabilirler.
Sosyal Duygusal Özellikleri:

Zihinsel yetersizliği olan çocuklar normal yaşıtlarına göre daha fazla sosyal ve duygusal problemler göstermektedirler. Bu çocukların zihinsel gelişimlerinin geri olması nedeniyle sosyal becerilerindeki yetersizlikleri ve diğer insanların onlara yönelik olumsuz tavırları, bu duruma neden olan temel etkenlerdir.
Yaşıtlarından kabul gördüklerinde hafif derecede zihinsel yetersizliğe sahip çocuklar onlarla bir arada olup, kolayca anlaşabilirler. Yapabileceklerinden daha zor görevler vermek, onların gereksiz yere başarısızlık duyguları yaşamalarına neden olur. Diğer taraftan yapabileceklerinden daha basit görevler vermek ise onların kolayca sıkılmalarına yol açabilir. Bu çocukların başarılı oldukları konularda, çeşitli oyunlarda normal arkadaşlarıyla bir araya gelmeleri, yapamadıklarından çok, yapabildiklerinin vurgulanması, başarabilecekleri işlerde onlara fırsat verilmesi duygusal açıdan kendilerine daha çok güvenmeleri yönünden önemlidir.
Orta/ağır derecede zihinsel yetersizliği olanlar ise normal yaşıtlarından gerek zihinsel, gerek fiziksel ve gerekse sosyal yönden epeyce farklı olduklarından, yaşıtlarıyla kaynaşmaları daha güç olmaktadır. Diğer gelişim özelliklerinde olduğu gibi sosyal beceriler de zihinsel yetersizliğin derecesine bağlı olarak değişecek, en alt grupta olan çocukların bu becerileri de çok sınırlı olacaktır.
Fiziksel Özellikleri
Zihinsel yetersizliği olan çocukların fiziksel görünümleri ve sağlık durumları, özürün derecesine göre değişmektedir. Hafif derecede zihinsel yetersizliği olan çocukların görünüş ve motor becerileri genelde normal yaşıtlarından farklı değildir.
Orta/ağır derecede zihinsel yetersizliği olan çocuklarda is edurum biraz farklı olabilir. Down-Sendromlu çocuklarda ortak fiziksel özellikler mevcuttur. Kulak, baş, göz, parmak yapısı ve kasların zayıflığı gibi ayırıcı özellikler bulunur. Bu gruptaki çocukların çoğunda koordinasyon, denge problemleri ve ince-el becerilerini gerektiren işleri yapmada güçlükleri vardır. Yarısına yakınında ise beyin hasarı olmasından ötürü işitme, görme ve fiziksel durumlarında bozukluk gözlenebilir. Bu özürlerin ağırlık derecesine göre fiziksel işlevlerini yerine getirmelerinde yapılacak yardım farklılık gösterir.

Zihinsel Öğrenme Yetersizliği Olan Çocuklar İçin Neler Yapılabilir?

:Aile bireyleri açısından
-Her şeyden önce çocuğunuzu kabul edin,
-Anne baba olarak birbirinizi suçlamayın,suçlu da aramayın.
-Çocuğunuzun gelişimi için gerekli olan ilgi ve şefkati ona sürekli gösterin.
-Çocuğunuzu aileye verilmiş bir ceza olarak görmeyin, çocuğunuzu suçlamayın.
-Çocuğunuzdan utanç duymayın.
-Çocuğunuzun kişisel temizliğine önem verin.
-Çocuğunuzu aşırı derecede korumayın.Unutmayın ki siz her zaman çocuğunuzun yanında olamayabilirsiniz.
-Çocuğunuza acıyarak yaklaşmayın.
-Çocuğunuzun kendine güvenmesini sağlayın.
-Çocuğunuzun sosyal,duygusal,kültürel gereksinimlerini karşılamasını sağlayın.
-Çocuğunuzdan onun kapasitesinin üstündeki becerileri gerçekleştirmesini beklemeyin.
-Çocuğunuzu başkalarıyla kıyaslamayın.
-Sabırlı olmaya çalışın.
-Başarılı olduğu her konuda onu ödüllendirin.(Çocuğunuzu her zaman maddi ödüllerle değil,sözel ödüllerde çocuklar için çok değerlidir.)
-Çocuğunuza öğreteceğiniz her şeyi tekrarlara dayandırarak alışkanlık haline getirmeye çalışın.
-Öğreteceğiniz iş ya da konuyu parça parça tekrarlar ile öğretmeye çalışın.
-Öğrettiklerinizi sık sık tekrarlayın.

Zihinsel Öğrenme Yetersizliği Olan Çocuklar Neler Yapılabilir?

-Öğretmen açısından

-Çocuğa başarabileceği görevler verilmeli,
-Doğru yanıtlayabileceği sorular sorulmalı,
-Gerektiğinde görevi yerine getirmesine yardım edilmeli(ipuçları,soru tekrarlama)
-Çocuk başarısız olduğu noktada bırakılmamalı;yardımlar çocuk başarılı olana dek sürdürülmeli.
-Çocuk verdiği yanıtın doğru olup olmadığını bilmeli,
-Doğru yanıtlar anında pekiştirilmeli,
-Çocuğun yeterlilik düzeyi belirlenmeli ve verilecek görevlerin onun düzeyine uygun olması sağlanmalı,
-Çocuğun gelişiminde iniş çıkışlar görülebilir dolayısıyla yeterlilik düzeylerin sık sık değerlendirilmesi yararlı olacaktır.
-Öğretilecek konu ya da küçük parçalara bölünmeli,
-Kolaydan zora doğru basamaklandırır,
-Öğretilen bilgiler belirli aralıklarla tekrar edilmeli
-Çocuklara bir kerede birden fazla kavram öğretmeme,
-Çocuğun derse aktif katılımını sağlama öğrenme açısından önemlidir.Bu yöndeki davranışları cesaretlendirilmeli ve pekiştirilmelidir,
-Çocuğun öğrendiği bir beceriyi farklı ortamlarda uygulamasına fırsat tanınmalıdır,
-Öğretmen aileyle işbirliği içinde olmalıdır,
-Öğretmenin öğrencilerin geçmiş yaşantıları hakkında bilgi sahibi olması,
-Öğretmen dersi işlerken çocuğun birden fazla duyu organına hitabedecek öğretim yöntem ve materyali kullanmalıdır,
-Öğretmen ders işlerken sade ve anlaşılır ifadelere yer vermelidir,
-Öğretmen çocuklara somut örnekler vermelidir,

ZİHİNSEL ENGELİLERİN EĞİTİMİNDE KULLANILAN YARDIM TİPLERİ

1-Fiziksel yardım
Öğretim esnasında öğretmenin öğreteceği beceriyi direkt ya da kısmi yardımla müdahale ederek yapmasını sağlaması durumudur.
ÖRN:Yazı yazma esnasında çocuğun elini tutup yazılması istenen harfi birlikte yazmak.
2-Sözel yardım
Öğretim esnasında çocuğa konuşarak yapması gereken beceriyle ilgili olarak yönergelerin verilmesi durumudur.Çocuğun anlayabileceği düzeyde cümle kurmaya özen göstermek gerekmektedir.
ÖRN:Elimi tut ayağının birini kaldır.
3-Model olma
Çocuğun yapmakta zorladığı davranış ya da beceriyi öğretmenin kendisinin yapması ve öğrencinin dikkatlice izlemesini sağlaması durumudur.
ÖRN:Siz yavaş yavaş çocuğun önünde elektrik süpürgesini kullanın .

ZİHİNSEL ENGELLİLERİN EĞİTİMİNDE KULLANILAN PEKİŞTİREÇ TÜRLERİ

Pekiştireç Belirleme Listesi
Yiyecek ödülleri Oyun ödülleri Sosyal ödül Etkinlik ödülleri
Çikolata Yakalamacılık Öpme Müzik dinleme
Şeker Evcilik oyunu Sarılma Kitap okuma
Bisküvi Saklambaç oyunu Sözel ifadeler Resim yapma
Çiklet Futbol Dokunma Dans etme
Tatlı Kulaktan kulağa
Meyve
Kraker

Oyuncak ve ya okul malzemesi de ödül olarak verilebilir.
i
Özel eğitime muhtaç çocuklara eğitim uygulama ve iş eğitimi merkezinde,özel eğitim sınıflarına,bunlar sağlanamadığı takdirde bulunduğu sınıfında kaynaştırma yoluyla eğitim verilmektedir.

Ayrıca,devletin sağladığı bu imkanlar dışında özel rehabilitasyon merkezleri ve okullarında da eğitim verilmektedir.

Özel eğitime muhtaç çocuklara eğitim veren kurumlara ulaşmak için www.ozida.gov.tr. tıklayınız……

Özel eğitime muhtaç çocuklara yönelik olan iş ve meslek alanları;
1-Muavinlik
2-Çicekçilik
3-Marangoz çıraklık
4-Bahçivanlık
5-Kuaför yanında çıraklık
6-Oto yıkamacılığı
7-Gazete dağıtıcılığı

9-Terzi yanında çıraklık
10-Simitçilik
11-Fırında işçilik
12-Garsonluk
13-Seyyar satıcılık
14-Metal işciliği ve bunun gibi rutin işlerde görev alabilirler.

Zihinsel engellilerin eğitimi

Zihinsel Engellilerin Eğitim Amaçları

Zihin engelli çocuklar, özel eğitime muhtaç çocuklar içerisinde oldukça önemli bir grubu oluşturmaktadır. Zihin engelli çocuklara ilişkin ilk tanımların 1800’lü yıllara dayandığı; (Simon, Binet, 1939; Çağlar, 1979) daha açıklayıcı tanımların ise 1900’lü yıllarda yapıldığı gözlenmektedir (Eripek, 1996). Son olarak AAMR (American Assocation Mental Retardation); zihin engelliliği, yeni tanımlama ve sınıflandırma sistemini yayımladığı dokuzuncu kitapçığında, geri zekalılık adıyla aşağıdaki gibi tanımlamıştır.

Geri zekalılık, halihazırdaki işlevlerde önemli sınırlılıkları göstermektedir. Bu, zihinsel işlevlerde önemli derecede normal altı, bunun yanında uyumsal beceri alanlarından (iletişim, özbakım, ev yaşamı, sosyal beceriler, toplumsal yararlılık, kendini yönetme, sağlık ve güvenlik, işlevsel akademik beceriler, boş zaman ve iş) iki ya da daha fazlasında sınırlılıklar gösterme durumudur. Geri zekalılık 18 yaşından önce ortaya çıkmaktadır (Eripek, 1996, s. 9).

AAMR’nin yeni tanımlama ve sınıflandırma sisteminde zihinsel işlevlerdeki sınırlılıklar, zihinsel işlevlerdeki bu sınırlılıklarla ilişkili uyumsal beceri alanlarında sınırlılıklar gösterme durumu ile birlikte ele alınmakta ve değerlendirilmektedir. AAMR (1992) tanımının uyarlanmasında dört varsayımın dikkate alınması gerektiğini özellikle vurgulamaktadır. Çünkü geçerli değerlendirmenin, ancak bu varsayımların dikkate alınmasıyla gerçekleştirilebileceği düşünülmektedir. Bu varsayımlar şöyledir (AAMR, 1992; Eripek, 1997);

1. Geçerli değerlendirmede bireyin kültür ve dil farklılıkları olduğu kadar iletişim ve davranış özelliklerindeki farklılıklar da göz önünde bulundurulur. Bireyin kültür, dil, iletişim ve davranışlar gibi özelliklerinin göz önünde bulundurulmaması yapılacak değerlendirmeyi geçersiz kılabilir. Bu nedenle disiplinler arası bir ekip tarafından bireyin, gereksinimlerinin ve koşullarının çok yönlü olarak değerlendirilmesi gerekir.

2. Uyumsal becerilerde sınırlılıklar, bireyin yaşıtlarının bulundukları tipik çevre koşullarında geçerlidir ve bireyin yardıma olan gereksinimi ile ilişkilidir. Bireyin yaşıtlarının bulunduğu tipik çevre koşulları, bireyin yaşıtlarının genel olarak yaşadıkları, öğrendikleri, çalıştıkları ve etkileşimde bulundukları ev, yakın çevre, okul, iş ve diğer ortamları ifade etmektedir. Yaşıt kavramı aynı zamanda bireylerin aynı kültür ve dil geçmişine sahip oldukları anlamını taşımaktadır. Uyumsal becerilerde sınırlılıkların belirlenmesi, bireyin gereksinim duyduğu hizmetleri ve çevrenin sunduğu yardımları içeren yardımların analizi ile birlikte ele alınmaktadır.

3. Özel bazı uyumsal becerilerde görülen sınırlılıklar tüm becerilerde ve kişisel yeterliklerde de sınırlıkların olacağı anlamına gelmez. Birey diğer uyumsal becerilerde ve kişisel yeterliklerde güçlü olabilir. Bireyler sıklıkla zihin engellilikten bağımsız bazı yeterliklerde güçlü olabilirler a) Birey, zihin engellilikle ilişkili uyumsal beceri sınırlılıklarından bağımsız olarak fiziksel ve sosyal yeterliklerde güçlü olabilir. b) Birey, belirli bir uyumsal beceri alanında (örneğin, sosyal beceriler) güçlü olabilirken, diğer beceri alanlarında (örneğin, iletişim) güçlük gösterebilir. c) Bireyin belirli bazı uyumsal becerileri güçlü olurken aynı alanda sınırlılıkları olabilir (örneğin, işlevsel matematikte, işlevsel okumada sınırlı ya da tersi). İnsanların belli bir alanda güçlü olup almadığına karar vermek görecelidir. Buna karar vermenin en iyi yolu diğer beceri alanlarındaki durumuna bakmaktır.

4. Genellikle, belirli bir süre sağlanan uygun yardımlarla zihin engelli bireyin yaşam işlevlerinde ilerlemeler gerçekleşir. Uygun yardımlar; bireyin gereksinimlerine uygun hizmetleri, personeli ve düzenlenen ortamları kapsamaktadır. Her ne kadar zihin engellilik durumu yaşam boyu görülmese de, birçok bireyde yardıma duyulan gereksinim, uzunca bir süre; bazılarında ise zaman zaman devam edecektir. Gerçekte zihin engelli tüm bireyler etkili yardım hizmetleri sonucu olarak işlevlerini geliştirirler. Bu da onları daha bağımsız, üretici ve yaşadıkları toplumla daha bütünleşmiş duruma getirir. Eğer birey anlamlı bir gelişme kaydedemezse, bu durumda ona sağlanan yardımların etkili olup olmadığı, yapılan değişikliklerin uygun olup olmadığı soruları akla gelir.

Yeni tanımın AAMR’nin daha önceki tanımlarıyla karşılaştırıldığında getirdiği en önemli yenilik, uyumsal davranışların tek tek sıralanması ve açıklanması olmuştur (Eripek, 1996; Smith, 1994). Bu tanımla uyumsal davranışlar kavramı açıklığa kavuşturulmuş ve 10 uyumsal beceri alanı belirlenmiştir (AAMR, 1992).

Tanımda tek tek sıralanan ve açıklanan iletişim, özbakım, ev yaşamı, sosyal beceriler, toplumsal yararlılık, kendini yönetme, sağlık ve güvenlik, işlevsel akademik beceriler, boş zaman ve iş gibi uyumsal beceri alanları başarılı bir yaşam sürdürmenin temelinde yer almaktadır. Bu becerilerin ise, zihin engellilere ilişkin alanyazında bağımsız yaşam becerileri kapsamında ele alındığı görülmektedir (Brolin, 1993; Snell, 1983; Smith, Patton, İttenbach, 1994). Sonuç olarak, zihin engellilerin yardım gereksinimlerinin önemli bir bölümü sayılan uyumsal beceri alanları, bağımsız yaşam becerileriyle yakından ilişkili olmaktadır.

Bağımsız Yaşam Becerileri

Bağımsız yaşam becerileri, bireyin doğumundan başlayarak yaşamını sürdürebilmesi için gerekli olan beslenme, barınma ve sevgi gibi birincil gereksinimleri dışındaki tüm gereksinimlerini karşılamaya dönük geniş kapsamlı bir kavramdır. Özünde çok büyük farklılıklar olmamakla birlikte değişik kaynaklarda bağımsız yaşam becerilerine ilişkin yapılan değişik sınıflandırmalara rastlanılmaktadır (Snell, 1983; AAMR, 1992; Eripek, 1996). Alan yazında sıklıkla sözü edilen gelişim alanları, (uyumsal davranışlar, toplumsal beceriler ve mesleki beceriler) bağımsız yaşam becerileri şemsiyesi altında toplanabilmektedir. Yapılan sınıflandırmaların en kapsamlı olanlarından biri ÇİZELGE 1’de verilmiştir.
Bu sınıflandırmada görüldüğü gibi, bağımsız yaşam becerileri genel olarak, başarı için gerekli temel beceriler, uyum için gerekli beceriler, topluma uyum becerileri (günlük yaşam becerileri), mesleğe hazırlık ve mesleki beceriler olarak dört beceri alanına ayrılabilmektedir.

Çizelge1:

I. Başarı İçin Gerekli Temel Beceriler

A. Temel Gelişim Becerileri
1. Sinir Sistemi Gelişimi
2. Motor Gelişim
3. Bilişsel Gelişim
B. Yaşamda Gerekli Sayısal Bilgiler
1. Temel Matematik
2. Zamanı Planlama
C. Yaşamda Gerekli Okuma
1. Temel Akademik Beceriler
2. İşlevsel Okuma
D. İletişim
1. Anlamlı Dil
2. Alıcı Dil
3. Yazma ve Sesleme
4. Becerileri

II. Uyum İçin Gerekli Beceriler

A. Kendini Tanıma
1. Kendinin Farkında Olma
2. Benlik Kavramı
B. Kişilik ve Duygusal Uyum
1. Geri Çekilme
2. Kendini Kontrol Etme
3. Model Alma ve Taklit Etme
C. Bireylerarası Sosyal Beceriler
1. Temel Etkileşim Becerileri
2. Gruba Katılma
3. Oyun Etkinlikleri
4. Sosyal Etkinlikler
5. Cinsel Davranışlar
6. Sorumluluk

III.Toplumsal Uyum Becerileri (Günlük Yaşam Becerileri)

A. Özbakım Becerileri
1. Tuvalet
2. Yemek Yeme
3. Giyinme
B. Tüketici Becerileri
1. Para İdaresi
2. Banka İşlemleri
3. Bütçe Yapma
4. Alışveriş Yapma
C. Ev İçi Beceriler
1. Mutfak Becerileri
2. Ev Temizliği
3. Ev Yönetimi, Bakımı ve Onarımı
4. Çamaşır Yıkama ve Giysilerin Bakımı
D. Sağlık Bilgisi
1. Çeşitli Sağlık Sorunlarının Tedavisi
2. Beden Ölçülerini Koruma
3. İlaç Kullanma
4. Kişisel Sağlık Cihazlarını
Ayarlayabilme
E. Topluma İlişkin Bilgi
1. Bağımsız Seyahat Becerileri
2. Toplumsal Beklentiler
3. Toplumun Farkında Olma ve Yararlanma
4. Telefonu Kullanma

IV. Meslek Öncesi ve Mesleki Beceriler

A. İşe Hazır Olma
1. İşin Farkında Olma
2. İş Görüşmeleri ve İş Formları Doldurma
3. İş Başında Bilgilenme
B. Mesleki Davranışlar
1. Mesleki Performans ve Üretim
2. Çalışma Alışkanlık veTutumları
3. İş İlişkileri
4. Belirli Bir Mesleğe İlişkin Beceriler
5. Meslek Becerilerini Öğrenme ve Değişik Durumlarda Kullanma
C. İşe Uygun Sosyal Davranışlar Sergileme

Başarı için gerekli temel beceriler, temel gelişim becerileri, günlük yaşamda gerekli sayısal bilgiler, günlük yaşamda gerekli okuma ve iletişim gibi alt beceri alanlarından oluşmaktadır. Uyum için gerekli beceriler, kendini tanıma, kişilik ve duygusal uyum ve bireylerarası sosyal beceriler alt beceri alanlarından oluşmaktadır. Toplumsal uyum becerileri ya da günlük yaşam becerileri, özbakım becerileri, tüketici becerileri, ev içi becerileri, sağlık bakımı ve toplumsal bilgi beceri alanlarından oluşmaktadır. Meslek öncesi ve mesleki beceriler ise, işe hazır olma, mesleki davranışlar ve mesleğe uygun sosyal davranışlar sergileme gibi beceri alanlarından oluşmaktadır. Bağımsız yaşam becerilerinin bu denli ayrıntılı olarak ele alınması ve sınıflandırılması zihin engelli bireylerin bağımsız yaşamaya hazırlanmalarına verilen önemi göstermektedir. Nitekim AAMR’nin yeni tanım ve sınıflandırma sisteminde açıklanan ve ayrıştırılan uyumsal beceri alanları başarılı bir toplumsal yaşama geçişte esas olarak görülmektedir (Eripek, 1997; AAMR, 1992).

Zihin Engelli Çocukların Eğitim Gereksinimleri

Bütün çocukların eğitiminde olduğu gibi engelli çocukların eğitiminde de, onların ileride başkalarına bağımlı olmadan yaşamlarını sürdürmeleri, kendi kendilerine yeterli duruma gelmeleri ve toplumla bütünleşmeleri amaçlanmaktadır. Nitekim alanyazında zihin engelli yetişkinlerin aile üyesi, işçi, öğrenci, boş zaman etkinliklerine katılımcı olma, tüketicilik ve vatandaşlık gibi toplumsal rolleri üstlenebilmeleri için tam bağımsızlık kazanmalarının önemli olduğu vurgulanmaktadır (Bender ve Valletutti, 1982). Bu amaca ulaşılması, bireyin bireysel farklılıkları ile yapabildikleri dikkate alınarak eğitim gereksinimlerinin belirlenmesi ve gereksinimlerine uygun eğitim ortamlarının sunulmasıyla mümkün olabilmektedir.

Zihin engellilerin eğitim gereksinimleri onların bazı özelliklerine göre farklılaşabilmektedir. Zihin engelliler homojen bir grup olmadığından, çeşitli özelliklerine bağlı olarak kendi içlerinde önemli bireysel farklılıklar göstermektedirler (Eripek, vd, 1996). Bu farklılıklar, onların toplum yaşamına hazırlanmalarında gerekli olan bir çok beceriyi öğrenmede başkalarının yardımına daha fazla gereksinim duymalarına yol açabilmektedir. Özellikle, diğer bireylerin kendi başlarına ya da çok az yardımla öğrendikleri bir çok beceriyi zihin engelli çocuklar kendi başlarına öğrenmede ya da az bir yardımla üstesinden gelmede güçlük çekebilmektedirler (Eripek, 1996). Dolayısıyla zihin engelli bireylerin eğitim gereksinimlerinin belirlenebilmesi için, çok yönlü ve disiplinlerarası bir yaklaşım doğrultusunda, AAMR’nin (1992) tanımı ve bu tanımın uyarlanmasındaki varsayımların dikkate alınması önerilmektedir.

Sonuç olarak, birçok zihin engelli birey bağımsız yaşamaya adaydır. Birçoğu kendi bakımını sağlamaya, ev işlerini yapmaya, evlenip aile kurmaya, evdeki eşya ve cihazları kullanmaya, temizliğe, yiyecek hazırlamaya, kısaca kendi yaşamını bağımsız olarak sürdürmeye gereksinim duyacaktır (Brolin, 1991).

Zihin engelli bireyler zamanı geldiğinde ailelerinden ayrılarak kendi evlerini kurmak durumunda kalacaklardır. Evlerinden ayrılan bu bireyler ise; birçok ülkede olduğu gibi, normal ev, apartman, grup evleri, yatılı kurumlar (Glen, 1996) gibi pek çok ortamda yaşayabilecektir. Dahası, yalnız yaşama, destek yaşam evlerinde yaşama, komşu desteğiyle yaşama, başka ailelerin yanında yaşama gibi seçenekleri olabilecektir (Gathercole, 1984; Smith, Patton ve Ittenbach, 1994).

Bu nedenlerle zihin engelli bireylerin değişik ortamlarda yaşamlarını sürdürebilmeleri için ciddi olarak hazırlanmaları gerekir (Glen, 1996). Dolayısıyla zihin engellilerin eğitiminde en üst amaç, onların bağımsız yaşam becerilerini geliştirmek olmalıdır.

Yrd. Doç. Dr. Atilla CAVKAYTAR
Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi
Özel Eğitim Bölümü

KAYNAKÇA

AAMR/American Association on Mental Retardation (1993)
Mental Retardation: Definition, Classification and Systems of Supports. (9th Edition) Washington, DC.
Bender, M. Valletutti, P. J. (1982).
Teaching Functional Academics: A Curriculum Guide for Adolescents and Adults with Learning Problems. Baltimore: University Park Press.
Binet, A. ve , Simon, T. (1939).
Anormal Çocuklar (Çev. Sabri Sedat Siyavuşgil) Devlet Basımevi, İstanbul.
Brolin, Donn E. (1991).
Life Centered Career Education A Competency Based Approach. (3th Edition) Published by the Councel for Exceptionel Children, USA.
Close, D. W., Sowers, J., Halpern, A. S. ve Bourbeau, P. E. (1985).
“Programming for the Transition Living for Mildly Retarded Persons” In K. C. Lakin ve R. H. Bruininks (Eds.), Stratejies for Achieving Community Integration of Developmentally Disabled
Citizens (p.165)
Baltimore, MD: Brookes (Smith, Patton ve Ittenbach, 1994, s. 400’deki alıntı.
Çağlar, Doğan (1979)
Geri Zekalı Çocuklar ve Eğitimleri Ankara Üniversitesi Eğitim Fakültesi Yayınları, Ankara.
Eripek, Süleyman (1996).
Zihinsel Engelli Çocuklar. Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Yayınları, Eskişehir.
Eripek, S. Özyürek, M., Özsoy,Y. (1996).
“Geri Zekalı Çocuklar” Özel Eğitime Giriş. Karatepe Yayınları, Ankara.
Eripek, Süleyman (1997)
“Zihin Engelliler” Yayınlanmamış Ders Notları, Anadolu Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Eskişehir.
Gathercole, C. E. (1984).
Residential Alternatives for Adults who are Mentally Handicapped. Published by British Institute of Mental Handicapped.
Glen, Thomas E. (1996).
Teaching Students with Mental Retardation: A Life Goal Curriculum Planning Approach Prentice-Hall, Inc, USA.
Patton, J. R., Smith, T. E. C., Clark, G. M., Polloway, E. A. Edgar, E., Lee, S. (1996).
“Individuals with Mild Mental Retardation: Postsecondary Outcomes and Implications for Educational Policy” Education and Training in Mental Retardation and Developmental Disabilities, June, 75-85.
Smith, J. D. (1994).
“The Revised AAMR Definition of Mental Retardation: The MRDD Position” Education and Training Mental Retardation and Developmental Disabilities, September.
Snell, M. E. (1983).
Systematic Instruction of the Moderately and Severely Handicapped. (Second Edition) Ohio: Merrill Pub. Corp., Columbus.