Tag: piaget

Öğrenme Kuramları

 ÖĞRENME KURAMLARI

Öğrenme Kuramı:
 Öğretim etkinliğine kavramsal temel oluşturacak şekilde sunulmuş öğrenme ilkeleri bütünüdür.Öğrenme kuramları,Öğrenmeyi amaçlamak için özellikle üzerinde durdurdukları süreçlerin özelliklerine göre 3grupta toplanabilir..

1.     .Bilişsel yaklaşım

.2.     .Etkileşimci yaklaşım…     .Davranışsal yaklaşım .

1.     .Bilişsel yaklaşım: Öğrenmenin meydana gelmesinden sorumlu bilişsel süreçleri açıklamaya çalışmaktadır.Geştalt kuramı,bilgi-işlemleme kuramı ve güdüleme kuramı.

.2.     .Etkileşimci yaklaşım: Bilişsel süreçler ile çevre arasındaki ilişkileri  açıklamaya çalışmaktadır. Piaget’in zihinsel gelişim kuramı ve Bandura’nın gözleyerek öğrenme kuramı...    

.Davranışsal yaklaşım: Gözlenebilir ve ölçülebilir davranışlar ile gözlenebilir ve ölçülebilir çevresel özellikler (uyaranlar) arasındaki ilişkileri açıklamaya çalışmaktadır.Klasik koşullanma ve edimsel koşullanma.

PİAGET’İN ZİHİNSEL GELİŞİM KURAMI

 Öğrenme: Bilişsel gelişim sürecinin bir sonucu olarak düşünme ve bilgi dağarcığında meydana gelen gelişmelerdir. 

Bilişsel gelişim: Bireyin doğuştan getirdiği özellikler ile çevrenin etkileşimi sonucu gelişir. Bilişsel gelişim sürecinde.niceliksel değil niteliksel değişiklikler oluşur.Yetişkinlerin düşünce süreçleri çocuklardan daha fazla değil daha farklı şekilde çalışmaktadır.  Zihinsel yapı:Refleks, duyumlama ve algılama.

Zihinsel Yapılar
Davranışsal Yapılar İçsel Yapılar
Refleksler Duyulmama Algılama

 Çocuk çevresiyle etkileşimde bulundukça,doğuştan getirmiş olduğu refleksler dışındakizihinsel yapılarda değişikler olur ve yeni zihinsel yapılar geliştirir.Zihinsel iİşlev: Yeni zihinsel yapılar,zihinsel işlevler aracılığıyla gelişmektedir.

Zihinsel işlevler:Çevresiyle etkileşimde bulunmak için doğuştan getirmiş olan ve zihinsel gelişim boyunca değişmeden kalan özelliklerdir.

Zihinsel İşlevler
Örgütleme Uyum Sağlama
Özümleme Uyuşma

Örgütleme:Bakma, itme ,uzanma,alma gibi basit zihinsel yapıların bir araya gelmesiyle karmaşık bir zihinsel oluşmasıdır.Örneğin:topu itere karkasındaki oyuncağa ulaşması.Birbirinden bağımsız zihinsel yapıların örgütlenmesiyle daha üst düzeyde yeni bir zihinsel yapı oluşur. Örneğin, Zamanla olgunlaşma ve yaşantılara bağlı olarak itme ve uzanmayı içeren daha üst düzeyde bir zihinsel yapıya sahip olur ve topu iterek oyuncağa uzanıp eline alabilir. 

Uyum sağlama:Organizmanın nesne ve olaylara ilişkin edindiği bilgileri işlemle yerek dış dünyaya uyum sağlamasıdır.Uyum sağlama; özümleme ve uyuşma adı verilen iki özellik arasında kurulan denge sonucu gerçekleşir. 

Özümleme:Çocuğun daha önce kazanmış olduğu bir zihinsel yapıyı-eylem yada düşünceyi çevresindeki yeni nesne ve olaylara uygulamasıdır.

 Uyuşma:Organizmanın kendisini değişen çevresel özelliklere uydurmasıdır. Dengeleme:Özümleme ve uyuşma arasında sağlanan denge sonucunda yeni zihinsel yapılar kazanma sürecidir.

ZİHİNSEL GELİŞİMİ ETKİLEYEN ETMENLER

 .1.     .Olgunlaşma: Organizmanın genetik olarak programlandığı biçimde değişerek belli görevleri yapmak için hazır hale gelmesidir..

2.     .Çevresel Etmenler:.a.     .Deneyim.b.     .Toplumsal aktarma.c.     .Dengeleme.

1.     .Deneyim: Çocuğun çevre üzerinde eylemde bulunması keşfetmesi,gözlem ve deney yapması yada bir problem üzerinde etkin biçimde düşünmesidir..

2.     .Toplumsal aktarma: Çocuğun çevresindeki kişilerden dil aracılıyla bir şeyler öğrenmesidir. ..     .

Dengeleme: Dış dünya ya ilişkin yapılan soyutlamalarla dış dünyada gözlenenler arasında meydana gelen zihinsel çelişkinin ortadan kalkması ve yeni bir dengenin kurulmasıdır. 

ZİHİNSEL GELİŞİM 4 DÖNEME AYRILIR

.1.     .Duygusal-devinimsel dönem.2.     .İşlem öncesi dönem..     .Somut işlemler dönemi.4.     .Soyut işlemler dönemi Piaget’e göre bilgi öğretilmez,bilgi çocuğun kendisi tarafından oluşturulur.Öğretmenin görevi ise bu oluşumu olanaklı kılacak ortamlar hazırlamaktır.    

GAGNE’NİN ÖĞRENMENİN KOŞULLARI KURAMI

 Gagne’ye göre gelişimin temeli öğrenmedir. Öğrenmenin gelişmeye katkısı  şekilde olmaktadır..1.     .Genelleme.2.     .Bileşke .

1.     .Genelleme: Öğrenilen bir özelliğin pek çok duruma genelleyebilmesidir. Örneğin; İşlem yapabilmesi. .

2.     .Bileşke: Öğrenilen bir özelliğin ,başka özelliklerin öğrenilmesine zemin hazırlamasıdır. Örneğin; Toplama işlemi ,diğer işlemlerin öğrenilmesine zemin hazırlar.

Gagne’ye göre öğrenme 4 aşamadan oluşur

.a)     .Öğrenmeye hazırlık.·         .Dikkati yöneltme.·         .Öğrenme amacına ilişkin beklenti.·         .Ön bilgi ve becerilerin hatırlanması .

b)     .Edinim ve yerine getirme.·             .Uyaranların seçilerek algılanması ve kısa dönemli belleğe kaydedilmesi.·             .Gerekli bilgilerin uzun dönemli belleğe kaydedilmesi.·             .Gerektiğinde uzun dönemli bellekteki bilgilerin hatırlanması ve    kullanılması.·             .Öğrenme amacının ne ölçüde gerçekleştiğine ilişkin dönüt sağlanması. .

c)     .Kalıcılık    Ve  

 4.  Genelleme.·             .Öğrenmeyi değerlendirme.·             .Öğrenmenin yeni durumlara uygulanması

BANDURA’NIN GÖZLEYEREK ÖĞRENME KURAMI

Bandura’ya göre,bireyler çevrelerindekilerin davranışlarını ve bu davranışların sonuçlarını gözleyerek pek çok beceriyi öğrenebilmektedirler.Gözleyerek öğrenme ,tıpatıp taklit etmek değildir. Gözlemci;.d)     .Gözlediği davranışlara ilişkin çeşitli bilgileri toplar..e)     .Bu bilgileri kendince değerlendirerek ve bazılarını seçerek davranışları gerçekleştirir. Bandura’nın kuramı 3 ögeden oluşur. 1- MODEL: Bireyde bir etkinliğin başlamasına yol açan çevresel özelliktir..·         .Canlı model,kendisi gözlenebilen modeldir..·         .Sembolik model,kendisinin değil de resminin ya da video kaydının,gözlenebildiği modeldir..·         .Sözel model,kendisi ile ilgili sözel bilgi aktarılan modeldir.

 2- DAVRANIŞIN SONUÇLARI: (pekiştirme ve ceza) O davranışın ilerde yapılıp yapılmayacağını belirler.3 çeşit pekiştirme vardır.

Doğrudan pekiştirme: Bireyin sergilediği davranışın pekiştirilmesi

Dolaylı pekiştirme: Bireyin gözlediği modelin davranışlarının pekiştirilmesi.İçsel pekiştirme: Bireyin kendi kendini pekiştirmesi.

3- BİLİŞSEL SÜREÇLER: Bireyin belli davranışları gerçekleşmelerinde etkili olan bilişsel süreçtir.

Bunlar:Dikkat: İlgi ve gereksinimlerine uygun olması,dikkat için önemlidir.Bellek: Belleğe kaydedilmeyen gözlemler ilerde kullanılamaz.Devinsel üretim: Bilgilerin düzenlenmesi.Güdülenme: Pekiştirme beklentisi. Bandura,karmaşık becerilerin öğrenilmesi için bunların yanı sıra 2öğeye daha gerek olduğunu belirtir.

1. Kişisel yetenek algısı: Kişinin belli bir konuda kendisini ne derece yeterli algıladığıdır.Kişisel yetenek algısı bireyi 3 şekilde etkiler..·         .Hangi davranışların etkinliklerin seçileceğini belirler..·         .Bireyin davranışlarının etkinliklerinin niteliğini belirler..·         .Zorunlu durumlardaki ıslarlığı belirler. 

2. Özdenetim sistemi: Bireyin kendisinin amaç saptaması,ölçüt kayması ve değerlendirme yapmasıdır.

SKINNER’İN EDİMSELSEL KOŞULLANMA KURAMI

Skinner’a göre  öğrenme ,davranışlarda meydana gelen değişiklerdir.Edimsel koşullanma kuramının temel varsayımları şunlardır.  1. Davranış değişikliği (öğrenme): Çevresel değişikliği bağlı olarak gerçekleşir.Davranışı,davranış öncesinde yer alan ve davranışı izleyen çevresel olaylar biçimlendirir..2. Edimsel koşullanma:İçsel süreçlerin varlığını kabul eder.ancak inceleme alanının dışında bırakır.3. Refleks tepkiler dışındaki tüm insan davranışlarardır.Öğrenme ilkelerine göre yapılacak düzenlemelerle,toplumsal ortamlarda ve eğitim ortamlarında,olumlu davranışları artırıp,olumsuz davranışları azaltmak olasıdır.4. Davranış ve çevre ilişkilerini bilimsel olarak açıklayabilmek için,davranış ve çevre özelliklerinin fiziksel(gözlenebilir ve ölçülebilir )terimlerle tanımlanması gerekir.5. Davranış ve çevre ilişkisini açıklayabilmek için,davranış öncesi ve davranış sonrası uyaranlar ile ,davranışın oluşum sıklığını gözlemek ve kaydetmek gerekir.

UYGULAMALI DAVRANIŞ ANALİZİ(UDA)APPLİED BEHOUR ANELYSİS(ABA)                 Uygulamalı davranış analizi,edimsel koşullanma kuramının öne sürdüğü davranış ilkelerini kullanarak,toplumsal açıdan önemli davranışları değiştirmeyi amaçlayan disiplindir.Davranış ilkeleri: Davranışı yöneten kurallardır.Davranışsal yöntemler: Davranış ilkelerine dayalı olarak geliştirilmiş davranış yöntemive öğretim yöntemleridir.Uygulamalı davranış analizi: bireysel farklılıklar dikkate alınarak kullanılmak üzere geliştirilmiş bir yaklaşımdır.

UDA(ABA)’NIN ÖZELLİKLERİ

1. Uygulamalılık 2. Davranışsallık3. Analitiklik4. Teknolojiklik 5. Kavramsal olarak sistematiklik.6. Etkililik7. Genellenebilirlik. 1.

UYGULAMALILIK: Davranışın toplumsal açıdan önemli olması ve ivedilik taşımasıdır.Uygulamalılık uygulamalı araştırmaların bir özelliğidir.

ARAŞTIRMALAR
Temel araştırmalar Uygulamalı araştırmalar
 .·     .Buluş yapılır. .·     .Davranışla ilişkisi olduğu düşünülen herhangi bir değişken araştırılır  .·     .Uygulama yapılır .·     .Üzerinde çalışılan davranışı geliştirmekte olan değişkenler araştırılır.

YEMEK YEME

 .·     .Yemek yemek ile metabolizma arasındaki ilişkiyi araştırmak.  .·     .Çok/ hiç yemek yemeyenlerin davranışlarını kontrol altına almak

DÜĞMEYE BASMA

 .·     .Fiziksel olgunluk,Kas gelişimi vb nedenlerle incelenir.  .·         .Bireyin bir davranış yada beceriyi yerine getirmesi için gerektiği zaman araştırılır <!–[if !supportMisalignedColumns]–>
 .

 Uygulamalı araştırmaları değerlendirmek üzere sorulabilecek ilk soru ‘bu davranış yada uyaran birey için ne derecede (ivedilikle) önem taşımaktadır? sorusudur.

2. DAVRANIŞSALLIK

Davranışın, davranışsal ifadelerle gözlenebilir ve ölçülebilir olarak tanımlanmasıdır.  Davranışsallık 3 noktada özetlenebilir.1. Her hedef davranış belirlenmeli ve bu hedef davranışta değişiklik planlanmalıdır.2. Davranış mutlaka ölçülebilir olmalıdır.3. Çalışma süresinde davranışta bir değişiklik gerçekleştiyse,uygulamacı kimin davranışının değiştiğini incelemelidir.

3. ANALİTİKLİK

Çevresel olayların davranışın gerçekleşmesi yada gerçekleşmemesinden sorumlu olduğunu inandırıcı biçimde ortaya koymasıdır.UDA uygulamacı mutlaka işlevsel ilişki aramalıdır.İşlevsel ilişki: Değişkenler  arasındaki neden – sonuç ilişkisidir.a- Davranış öncesi olaylarla davranış arasında,b- Davranış sonrası olaylar ile davranış arasında olabilir.

4.TEKNOLOJİKLİK

Uygulamanın bir başkası tarafından kolayca anlaşılarak aynı biçimde uygulamasını sağlayacak açıklıkta betimlenmesidir.Bir çalışmanın teknolojik olarak betimlenip betimlenmediğini anlamanın en iyi yolu yapılan çalışma konusunda eğitim almış bir kişinin o çalışmayı okuyarak benzer biçimde çalışmayı yürütmesinin sağlanmasıdır. 

5. KURAMSAL OLARAK SİSTEMATİKLİK                Sistematik biçimde kavramsal bütünlük oluşturularak anlaşılırlığının kolaylaştırılmasıdır.

 6. ETKİNLİLİK                Değiştirilmesi ya da kazandırılması hedeflenen davranışta değişiklik yaratan gücün ortaya konmasıdır.

7. GENELLENEBİLİRLİK                Değişikliğin araştırma dışındaki ortamlarda, kişilerle ya da araç – gereçlerle süregelmesidir.

ÖĞRENME-ÖĞRETME – ÖĞRETİM

 ÖĞRENME: Deneyimler sonucu insan davranışlarında görülen kalıcı değişiklerdir.Kişide yorgunluk ,heyecan yada olgunlaşma sonucu olan değişiklikler öğrenme değildir. 

ÖĞRETME: Öğrenmeye yol açan sistematiklik içermeyen çevresel özelliklerdir. Örneğin:bir çocuk akranlarını gözleyerek ‘uygun sınıf içi davranışlar’ edinebilir.Normal gelişim gösteren bireyle ,sistematik olmayan öğretme ortamlarından çoğu durumda yarar sağlayabilirler.Ancak orta ve ileri derecede zihinsel özürlü bireyler için ;.

1-             .Yapılandırılmış öğretim ortamları hazırlamak.

2-             .Bu ortamları sistematik biçimde sunmak gerekmektedir.

 ÖĞRETİM: Uyaran  kontrolünün  kurulmasının  /  geçişinin  sağlanması  anlamına  gelmektedir. Öğretim;  yeni ve/ veya farklı uyaran durumlarında çocuğun tepkide bulunmasını sağlamak için deneyimler organize etmektedir.

ÖĞRENMENİN ÖZELLİKLERİ1). Öğrenme: Birey davranışının ,öğretimden sonra değişiklik göstermesidir.             

Davranış: İki ya da daha fazla kişi tarafından güvenilir olarak gözlemlenebilen  ve ölçülebilen, belli bir başlangıcı ve bitişi olan, tekrarlanabilen devinsel özelliklerdir.

DAVRANIŞLAR
Tek Basamaklı Zincirleme
Başlangıcı ve sona erişi, kolayca ayırt edilebilen davranışlar. Örnek: Nesne ismi söyleme, tabela oku ma, düğmeye basma Birkaç davranışın bir araya gelerek daha karmaşık bir davranışı oluşturmasıdır. Örnek: Pazar veya marketten alışveriş yapma, çamaşır yıkama

 2). Öğretimde belirgin olarak, üzerinde durulan bir davranış vardır. Hedef davranış dört biçimde belirlenebilir.a). Mümkün olan durumlarda davranış değişikliği sağlanacak ya da öğretim yapacak kişi ile görüşerek bilgi edinme,b). Davranış değişikliği sağlanacak yada öğretim yapılacak kişinin çevresinde yer alan önemli kişilerle (anne-baba-öğretmen-akran)görüşerek bilgi edinme.c). Çeşitli testler uygulamad). Doğrudan gözlem yoluyla bilgi edinme.Hedef davranış belirlendikten sonra,bu davranışta ne gibi değişiklik yapılacağına (arttırma,azaltma, ya da ortadan kaldırma) karar verilir.

3). Öğretimle uyaran kontrolü sağlanır.

Uyaran kontrolü: Bir uyaranın ortamda bulunması durumunda bireyin hedef davranışı sergilemesi:bu uyaranın ortamda bulunması durumunda ise hedef davranışı sergilememesi olarak tanımlanır.Uyaran kontrolü davranışı kontrol eden varlığında davranışın tutarlı olarak sergilenmesidir. Örneğin: Ayakkabı giyme deneyimi olmayan bir çocuk bunu  yerine getiremez. Öyleyse,bir davranış uyaran kontrolü altına  alınması ayrımlı pekiştirme ’yoluyla sağlanır.

 Ayrımlı pekiştirme: Hedef uyaranın ortamda bulunduğu durumda sergilenen istendik davranışın pekiştirilmesi,hedef uyaranın ortamda bulunduğu durumda yapılan davranışın pekiştirilmesi olarak tanımlanır.Ortamda uyaran olduğu halde davranış sergilenmiyorsa ,uygulamacının bazı taktik stratejileri kullanması gerekir.Bu stratejilere genel olarak ‘’uygulamacı yardımı ‘’denir.Uyarıcı ip uçları kullanarak hedef uyaranın olduğu durumlarda davranışın oluşumunu sağlamaya çalışır.Ve böylece sergilenen. davranışa bağlı olarak pekiştireç sunarİpucu zamanında ortadan kaldırarak davranışın sadece uyaranın varlığında sergilenmesi sağlanmaya çalışılır.

Bu yaklaşıma ‘’yanlışsız Öğretim ‘’denir. Bireylerin davranışı ,önceleri ipucu ile birlikte sunulan hedef uyaranla sergilemesi beklenir. Ve zamanla davranışın  sadece hedef uyaranın olması durumunda sergilenmesi(uyaran kontrolü transferi) sağlanır.Bu açıklamaya göre öğretim, önce uyaran kontrolünü kurmak / sağlamak; daha sonra ise uyaran kontrolü transferini sağlamaktır.

ÖĞRENMENİN AŞAMALARI VE DAVRANIŞSAL AMAÇ YAZMA

Davranışsal amaç yazarken:

1- Hedef davranıştaki değişiklik öğretmende değil ,öğrencide gerçekleşecek şekilde ifade edilmeli.Örnek:L Yangın anın da güvenliğin öğretilmesi.J Öğrencinin sınıfa girdiğinde ‘günaydın’ demesi. 

2-Hedef davranış gözlenebilir ve ölçülebilir olması  yazılabilir olması.Örnek:L öğrenci selamlaşma becerisini öğrenir.J Öğrenci sınıfa girdiğinde ‘günaydın’ der. 3- Bireyin yapmaması gerektiği değil ,ne yapması gerektiğini belirtilmelidir.Örnek:LAyşe 30 dakika boyunca yanındaki arkadaşına tükürmez.JAyşe 30 dakika boyunca yanındaki arkadaşına tükürmeden oturur. Normal gelişim gösteren bireyler pek çok beceri ve davranışı herhangi bir sistematik öğretim olmaksızın günlük yaşam akışı içinde öğrenirler.Özel gereksinimli bireylerin,özellikle zihin özürlü bireylerin öğrenebilmeleri için sistematik öğretim almaya gereksinimleri vardır.Bu öğretimin tüm öğrenme aşamaları boyunca devam etmesi gerekir Orta ve ileri derecede zihin özürlü bireylere öğrenim sunma amacı.1- Toplumsal yaşamda işlevde bulunmalarına yardım etmek.2- Özürlü bireylerin ,gerekse ailelerin belirlediği yaşam kalitesine uygun gelişme göstermelerini sağlamaktır.