Tag: zihinsel engelliler

Zihinsel Engellilik Nedir?

Zeka; doğuştan var olan ve hayat boyunca deneyimlerle gelişen problem çözme gücüdür. Bu güçle insan kendisini ve çevresini anlar, olayları muhakeme eder, sonuçlar çıkarır ve uyumla hayatını devam ettirir. Zihinsel Engellilik; doğum öncesi, doğum sırası ve doğum sonrasında çeşitli nedenlere bağlı olarak gelişimsel dönemde ortaya çıkan, uyumlu davranışlarda görülen yetersizliğe ilaveten dikkat, algılama, bellek ve muhakeme gibi genel zeka fonksiyonları açısından normalin altında olma durumudur. Zihinsel engelli bireyler kişisel bakım, çevreye uyum, dil, iletişim ve duyusal motor becerilerinde yaşıtlarına göre geç ve yavaş gelişirler. Devamını Oku

Dil Konuşma Kontrol Listesi

Amaç 1. Sesin kaynağını bulur.
Davranışlar
1. Sesin kaynağına doğru yönelir.
2. Sesin kaynağını gösterir.
Amaç 2. Sesleri ayırt eder.
Davranışlar
1. Verilen iki sesten istenilen sesi seçer.
2. Verilen üç veya daha fazla sesten istenilen sesi seçer.
Amaç 3. Görsel, işitsel algıyı geliştirici çalışmalar yapar.
Davranışlar
1. Yapılan hareketi tekrar eder.
2. Söylenen tek sözcüklü yönergeleri yerine getirir.
3. Söylenen iki veya daha fazla sözcüklü yönergeleri yerine getirir.
4. Duyduğu sese ait resmi gösterir.
5. Adı söylenen nesnenin resmini gösterir.
6. Verilen resimlerdeki yanlışlıkları gösterir.
7. Bulunduğu ortamda yapılan değişikliklerin neler olduğunu söyler.

KONUŞMA ORGANLARININ GELİŞİMİNİ SAĞLAYAN HAREKETLER
Amaç 4. Dil esnekliğini geliştirici çalışmalar yapar.
Davranışlar
1. Dilini ağız içinden çıkarır.
2. Dilini çenesine dokundurmaya çalışır.
3. Dilini burnuna dokundurmaya çalışır.
4. Dilini sağa doğru hareket ettirerek sağ yanağına dokundurmaya
çalışır.
5. Dilini sola doğru hareket ettirerek sol yanağına dokundurmaya
çalışır.
6. Dilinin ucunu alt dudak etrafında hareket ettirerek yiyecekleri yalar.
7. Dilinin ucunu üst dudak etrafında hareket ettirerek yiyecekleri yalar.
8. Dilini dudak etrafında dairesel olarak hareket ettirir.
9. Dilini damağın arkasından öne doğru hareket ettirir.
10. Dondurma, şeker vb. yiyecekleri yalar.
11. Dilinin ucuna konan yiyeceği ağzına alır.
12. Dilini ağız dışında yuvarlar.
Amaç 5. Dudak esnekliğini geliştirici çalışmalar yapar.
Davranışlar
1. Dudaklarını büzer.
2. Dudaklarını gerer.
3. Dudaklarını sağa sola hareket ettirir.
4. Öpme sesi çıkarır.
5. Dudaklarını kapalı tutar.
Amaç 6. Çene esnekliğini geliştirici çalışmalar yapar.
Davranışlar
1. Ağzını açıp kapatır.
2. Ağzı açıkken, çenesini sağa sola hareket ettirir.
3. Ağzı kapalıyken, çenesini sağa sola hareket ettirir.
4. Yumuşak yiyecekleri yer.
5. Sert yiyecekleri yer.
6. Çiklet çiğner.
Amaç 7. Nefes kontrolünü sağlayan çalışmalar yapar.
Davranışlar
1. Derin nefes alıp verir.
2. Aldığı nefesi uzun süreli verir.
3. Balon, poşet vb. nesneleri şişirir.
4. Mum, pamuk vb. nesneleri üfler.
5. Flüt, düdük vb. araçlardan üfleyerek ses çıkarır.
Amaç 8. Emme çalışmaları yapar.
Davranışlar
1. Pipetle sıvı içer.
2. Şeker, çikolata vb. yiyecekleri emer.

KONUŞMA
Amaç 9. Konuşma seslerini çıkarma çalışmaları yapar.
Davranışlar
1. Söylenen ünlüleri tekrar eder.
2. Söylenen ünsüzleri tekrar eder.
3. Ünlüleri ünsüzlere ulayarak çıkarılan sesleri tekrar eder.
4. Ünsüzleri ünlülere ulayarak çıkarılan sesleri tekrar eder.
5. Söylenen sözcüğü tekrar eder.
Amaç 10. Kendini ifade etmede tek sözcük kullanır.
Davranışlar
1. Nesneyi/kişiyi tek sözcükle adlandırır.
2. Yapılan eylemi tek sözcükle söyler.
3. Olumsuzluk belirten durumu tek sözcükle söyler.
4. Nesnenin/kişinin yerini tek sözcükle söyler.
5. İsteğini tek sözcükle söyler.
6. Sözcüğe çoğul eki getirerek söyler.
Amaç 11.İki sözcük kullanarak tümce kurar.
Davranışlar
1. Özne ve eylemden oluşan iki sözcüklü tümce söyler.
2. Nesne ve eylemden oluşan iki sözcüklü tümce söyler.
3. Olumsuzluk belirten iki sözcüklü tümce söyler.
4. Nesnenin/kişinin yerini belirten iki sözcüklü tümce söyler.
5. İşaret sözcükleri içeren iki sözcüklü tümce söyler.
6. Nesnenin/olayın niteliğini belirten iki sözcüklü tümce söyler.
7. Sahiplik belirten iki sözcüklü tümce söyler.
8. İsteğini iki sözcüklü tümceyle söyler.

Amaç 12. Üç veya daha fazla sözcük kullanarak tümce kurar.
Davranışlar
1. Özne, nesne ve eylemden oluşan üç veya daha fazla sözcüklü tümce
söyler.
2. Olumsuzluk belirten üç veya daha fazla sözcüklü tümce söyler.
3. Nesnenin/kişinin yerini belirten üç veya daha fazla sözcüklü tümce söyler.
4. İşaret sözcükleri içeren üç veya daha fazla sözcüklü tümce söyler.
5. Nesnenin/olayın niteliğini belirten üç veya daha fazla sözcüklü tümce
söyler.
6. Sahiplik belirten üç veya daha fazla sözcüklü tümce söyler.
7. İsteğini üç veya daha fazla sözcüklü tümceyle söyler.
8. Üç veya daha fazla sözcüklü soru tümcesi söyler.
9. Şimdiki zamanı ifade eden üç veya daha fazla sözcüklü tümce söyler.
10. Gelecek zamanı ifade eden üç veya daha fazla sözcüklü tümce söyler.
11. Geçmiş zamanı ifade eden üç veya daha fazla sözcüklü tümce söyler.
Amaç. 13. Kendini ifade etme becerisi geliştirir.
Davranışlar
1. Öyküyü resimlerine bakarak anlatır.
2. İzlediği oyunu/filmi anlatır.
3. Başından geçen bir olayı anlatır.
4. Dinlediği öyküyü/masalı anlatır.

DİNLEME VE İZLEME
Amaç 14. Dinleme ve izleme becerisi geliştirir.
Davranışlar
1. Masal, öykü vb. okuyan kişiyi görebilecek şekilde oturur.
2. Okunan masalın, öykünün okunması bitene kadar dinler.
3. Dinlediğini jest, mimik ve hareketlerle gösterir.
4. Konuşmacıyı sessizce dinler.
5. Film, tiyatro vb. gösterileri izler.
KONULAR
ALGI ÇALIŞMALARI
A. Ses Kaynağını Bulma
B. Sesleri Ayırt Etme
C. Görsel, İşitsel Algı

KONUŞMA ORGANLARININ GELİŞİMİNİ SAĞLAYAN HAREKETLER
A. Dil Esnekliğini Geliştirici Hareketler
B. Dudak Esnekliğini Geliştirici Hareketler
C. Çene Esnekliğini Geliştirici Hareketler
Ç. Nefes Kontrolü
D. Emme Çalışmaları

KONUŞMA
A. Konuşma Seslerini Çıkarma
B. Tek Sözcükle Kendini İfade Etme
C. İki Sözcükle Kendini İfade Etme
Ç. Üç ve Daha Fazla Sözcükle Kendini İfade Etme

DİNLEME VE İZLEME
A. Öykü, Masal Dinleme
B. Film, Tiyatro İzleme

http://www.ozelegitimsitesi.com

Down Sendromu Nedir

down sendromu

down sendromu

[sz-youtube url=”http://www.youtube.com/watch?v=7-FigYeg32M” /]

 

Konuşma nasıl öğrenilir

NASIL ÖĞRETMELİ ?

“Ne öğretmeli?” listesi size çok uzun geliyorsa, bu becerilerin aynı anda öğretebileceğini bilmek, tam olarak neyi amaçladığınızı aklınızdan çıkarmadığınız sürece sizi rahatlatacaktır. Dahası, dil öğretmenin büyük bir kısmı, günlük aktivitelerin bir parçasıdır ve öyle olmalıdır. Bu çocukla oynanan oyunların ve ona verilen bakımın doğal bir uzantısı olmalıdır. Çocuğun gelişiminin bazı dönemlerinde, belli amaçlara ve aktivitelere yönelip, bunlara ayrı bir önem vermek gerekir.

NE ÖĞRETİLECEK ?

HENÜZ KONUŞMAYAN ÇOCUK

* Dinleme ve oyun becerileri : Bebekler kelimeleri kullanabilmeden çok önce, konuşmalara katılabilirler. Bunu yapmak için, diğer kişilerin ne yaptığına dikkat etmeli ve oyundaki objelere dikkat etmeliler. Bebekler büyüdükçe çevrelerini tanımak için oyun becerilerini kullanır ve böylece iletişim kurmak istedikleri şeyleri keşfederler.

*Sıra almak : İletişim iki yönlü bir süreçtir ve konuşmayla birlikte, dinleme ve beklemeyi de içerir. Bebeklik çağı, sesler, hareketler veya basit oyunlar ile “sıra almayı” öğrenmek için ideal çağdır. Konuşamayan daha büyük çocuklar da “sıra alma” çalışmalarından yararlanabilirler.

* Taklit etmek : Taklit, yeni sesler öğrenmede büyük rol oynar (ileride kelime üretmede kullanılacak olan sesler). Bebeklerin pek çoğu taklit etmekten hoşlanırlar. Birkaç günlük bebeklerin bile, annelerinin yüz ifadelerini taklit ettikleri gözlemlenmiştir. Taklit sadece seslerle kısıtlanmamalıdır, hareketler de taklit edilebilir.

* Sesleri ve jestleri değişik amaçlarla kullanmak : Çocuklar, çıkardıkları seslerin ve yaptıkları hareketlerin, çevrelerindeki insanların hareketlerini etkilediğini ve bulundukları ortamı kontrol ettiğini öğrenmelidirler. Sesler ve jestler istenmeyen bir yiyeceği, oyuncağı reddetmek için yardım istemek için veya “merhaba” demek için kullanılabilir.

*Anlamak : Henüz konuşamayan çocuklar kişileri, objeleri, olayları betimleyen kelimeleri anlamayı öğrenebilirler.
Çocuğun özürü, iletişim becerilerini öğrenmesini engelliyorsa, anne-babanın ve eğitmenin, bu konuda daha duyarlı olması gerekir. Özellikle, çocuğun iletişimine yönlendirecek oyun çeşitlerinden ve bu tür durumlardan haberdar olmaları gerekir. Kendi konuşmalarının, dinleme ve cevap vermelerinin, çocuğun dil öğrenmesinde ne kadar önemli olduğunu göz önünde bulundurmalıdır. Akılda tutacak ve düşünecek çok şey var gibi gözüküyor ama Macquarie’de çalışan anne babalar, bütün bu düşünce tarzının doğal gelmeye başladığını söylüyorlar. Dil öğretme teknikleri, anne babaların çocuklarıyla iletişim kuruş şekilleri üzerine kuruludur. Bu konuda okuyacaklarınız aslında bize yabancı olmayan, sağduyuyla bulunabilecek şeyler.

BU ÇOCUK KONUŞMAYI ÖĞRENEBİLİR Mİ ?

Ağır derecede özürlü çocuklar dahil, çocukların birçoğu konuşmayı öğrenebilir. Öğrenilmediği nadir vakalarda , konuşmanın yerine işaret dili öğretilebilir.
Çocuk daha küçükse (bebekse) hareket veya işaret dilinde mi daha rahat olacağına karar vermek için çok zamanınız var demektir. 2. konuda sunulan erken dil öğrenimi yaklaşımı size yardımcı olacaktır.

Zihinsel yetersizliği olan bireyler

zihinsel engelli

zihinsel engelliler

Zihinsel Yetersizlik: 18 yaşından önce ortaya çıkan zihinsel işlevler ile kavramsal, sosyal ve pratik uyum becerilerinde anlamlı sınırlılıklar görülen yetersizlik durumudur.

Hafif Düzeyde Zihinsel Yetersizlik: Bireyin eğitim dönemi içinde, sınırlı seviyede destek eğitim hizmetleri ve özel düzenlemelere ihtiyacı olması durumudur.
Orta Düzeyde Zihinsel Yetersizlik: Bireyin temel akademik, günlük yaşam ve iş becerilerinin kazanılmasında yoğun özel eğitim ihtiyacı olması durumudur.
Ağır Düzeyde Zihinsel Yetersizlik: Bireyin öz bakım becerilerinin öğretimi de dahil olmak üzere yaşam boyu süren, yaşamın her alanında tutarlı ve daha yoğun özel eğitim ve destek hizmet ihtiyacı olması durumudur.
Çok Ağır Düzeyde Zihinsel Yetersizlik: Bireyin zihinsel yetersizliği yanında başka yetersizlikleri bulunması nedeniyle öz bakım, günlük yaşam ve temel akademik becerilere sahip olmamasından dolayı yaşamı boyunca bakım ve gözetim ihtiyacı olması durumudur.

Nedenler:

Zihinsel engellilik durumu pek çok etmenin ya da özelliğin bir araya gelmesi sonucunda ortaya çıkmaktadır. Bunlar genellikle kalıtım, çevre ve kişilik özellikleri olarak sıralanmaktadır. Bununla birlikte en yaygın olarak bilinen zihinsel engellilik nedenleri:

Bulaşıcı hastalıklar ve zehirlenmeler , Yaralanma ve fiziksel etkiler, Metabolizma ve beslenme bozuklukları, Kaba beyin hastalıkları, Doğum öncesinde bilinmeyen nedenler, Kromozom anormallikleri, Gebelik bozuklukları, Ruhsal bozukluklar ve Çevresel etkiler olarak sıralanabilir. Zihinsel engelli bireylerin % 80′ inin çevresel etmenler sonucunda bu duruma geldikleri öne sürülmektedir.

Özellikleri

 

Sağlık problemleri vardır.İç ve dış organlarda çeşitli deformasyonlar, diş çürümeleri, kafa ve vücut arasında oran farkı, görme ve işitme kusurları bulunabilir.
Bedensel gelişimleri yavaştır.
Psiko-devimsel alanlarda gerilik gösterirler. El-göz koordinasyonunu güç sağlarlar. Büyük ve küçük kaslarını kullanma becerisini geç kazanırlar.
Akademik kavramları geç ve güç öğrenirler.
İlgi süreleri kısa ve dikkatleri dağınıktır.
Çeşitli durumları kavramada, genelleme yapmada, öğrendiklerini transfer etmede zorluk çekerler.
Somut kavramları daha iyi kavrarlar.
Konuşma gelişimleri yavaş olup, geç konuşmaya başlarlar.
Yeni durumlara uymada zorluk çekerler.
Algıları, kavramları ve tepkileri basittir.
Monoton işleri yapmaktan hoşlanırlar.
Duygularını, düşüncelerini açık ve bağımsız olarak ifade edemezler.
Gördükleri , duydukları şeyleri çabuk unuturlar, bellekleri zayıftır.
Kendilerinden yaşça küçük olanlarla arkadaşlık kurarlar.
Grup içi ilişkilerinde başkalarına daima bağımlıdırlar.
Kurallara kavramakta zorluk çekerler.
Sosyal ilişkilerinde kendilerini grupta kabul ettirecek becerileri azdır.
Arkadaşlık kurmada zorluk çekerler ve kurdukları dostluklar kısa ömürlüdür.
Kendilerine güvenleri azdır.
Sosyal ilişkilerde bencildirler.
Sosyal durumlara uymada zorluk çekerler.
Sosyal faaliyetlere karşı ilgileri azdır.

 

 

 

 

Öğretmenlere Öneriler

 

Zihinsel engelli çocukların öğrenmede gösterdiği bu farklılıklar; öğretimlerinde bazı kural ve yöntemlerin uygulanmasını gerekli kılmaktadır. Bu kural ve yöntemlerin başlıcaları aşağıda kısaca açıklanmıştır:

1-Başarılı Yaşantılar Sağlama: Çocuğa başarabileceği görevler verilmeli, doğru yanıtlayabileceği sorular sorulmalıdır. Gerektiğinde görevi yerine getirmesine yardımcı olmalı; sorulara ip ucu vermek, seçenekleri azaltmak, soruyu yinelemek ya da açıklayarak basitleştirmek gibi yardımlarla doğru yanıtın bulunması kolaylaştırılmalıdır. Çocuk asla başarısız olduğu noktada bırakılmamalıdır. Yardımlar, çocuk başarılı olan değin sürdürülmelidir. Ancak, her zaman az yardım çok yardıma yeğlenmelidir.

2-Geriye Bildirim (feed back) Sağlama: Çocuk, verdiği yanıtın doğru olup olmadığını bilmelidir.

3-Doğru Yanıtları Pekiştirme: Pekiştirme, zaman geçirmeden ve açık bir biçimde yapılmalıdır. Bu, çocuğa yiyecek verilmesi gibi somut ya da çocukla ilgilenilmesi gibi sosyal nitelikte olabilir.

4-Çocuğun Yeterlik Düzeylerinin Değerlendirilmesi: Eğer öğretilecek konu çocuk için çok basitse öğrenmek için yeterince gayret göstermeyecektir. Çok zorsa, başarısız yaşantılar edinecektir. Bu nedenle çocuğa öğretilecek konuların ve verilecek görevlerin onun düzeyine uygun olması gerekmektedir. Zihinsel engelli çocukların gelişimlerinde çeşitli düzensizlikler, iniş ve çıkışlar sıklıkla görülmektedir. Bu nedenle çocuğun, yeterlik düzeylerini sürekli olarak değerlendirilmesi gerekmektedir.

5-Öğretilecek Konu ya da Davranışların Analizi: Öğretilecek konular ya da davranışlar, özellikle zor ve karmaşık olanları, analiz edilerek birbirlerini izleyen alt konu ya da davranış basamaklarına ayrılmalı, daha sonra bu basamaklardaki konu ve davranışlar sırasıyla çocuğa öğretilmelidir. Böylece bir basamaktaki öğrenme diğerini kolaylaştıracaktır.

6-Bilgilerin Bir Durumdan Diğerine Aktarılmasına Yardımcı Olma: Bunun için aynı kavramların çeşitli durum ve ilişkileri içerisinde çocuğa öğretilmesi gerekmektedir.

7-Öğrenilenlerin Yinelenmesini Sağlama: Zihinsel engelli çocukların öğrendiklerini kısa süreli bellekten uzun süreli belleğe aktarmada çeşitli problemleri vardır. Bu nedenle öğrendikleri bir konuyu kısa bir süre sonra unutabilirler. Bu durumu önlemek için öğrenilen konu ya da davranışların zaman zaman yinelenmesi sağlanmalıdır.

8-Öğrenmeye Güdüleme: Pekiştirilmek ve başarılı olmak, birçok duyunu kullanılması, öğretmenin coşkulu ve ders sürelerini yeterli uzunlukta olması, çocukları öğrenmeye güdüler.

9-Bir Defada Öğretilecek Kavramların Sayısını Sınırlama: Zihinsel engelli çocuklar bir defada pek çok kavramı öğrenemezler. Bu nedenle kavramlar çocuğa tek tek öğretilmelidir. Bir kavram iyice öğrenilmeden diğerine geçilmemelidir.

 

AYRICA:

 

Zihinsel engelli çocuktan kapasitesinin üzerinde başarı beklemeyiniz.
Okulda ve sınıfta çocuğa yapabileceği görevler veriniz.( teneffüslerde sınıfı koruma, tahta sildirme ve tebeşiri koruma vb.) bu sayede çocuğun kendine olan güveni sağlanmış olur.
Zihinsel engelli çocukların kendilerini ifade etme zorlukları olduğundan sınıfta onlara daha fazla zaman ayırın ve kendini ifade edebileceği farklı yolları uygulayın( basit konuları anlatma, not alma vb.)
Sınıftaki çocukları eğitilebilir zihinsel engelli çocuğun durumundan uygun şekilde haberdar etmek ve ona karşı olumsuz tutumlar takınmalarını önlemek gerekir.(bu durum engelli çocuğun sınıfta olmadığı zaman yapılmalı, zihinsel engelli olduğu söylenmemeli, öğrenme problemi olarak tanıtılmalıdır)
Zihinsel engelli çocuğun anlama ve kavraması normal çocuklardan zayıf olduğu için öğretirken somut materyallerden yararlanın.
En ufak başarısını ödüllendirin. Bu durum çocuğa çok büyük bir haz verir. Öğrenmeye teşvik açısından çok önemli bir yer teşkil eder.
Öğrenme rastlantılara bırakılmamalı, belirli bir programa bağlı ve öğretmen gözetiminde yapılmalıdır. Kavrayış seviyeleri dikkate alınarak, etkinlikler anlamlı parçalara bölünmeli, bölümler iyice kavratıldıktan sonra devam edilmelidir.

Zihinsel özürlü bireylerde cinsel gelişim

engelliler cinsel gelişim

Cinsel eğitimin amacı, bireyin cinsel kimliğini bilmesi, benimsemesi ve cinselliğin ayıp, kötü değil, doğal bir durum olduğunu öğrenmesidir. İster zihinsel özürlü olsun, ister olmasın birey birçok biyolojik, sosyal, ruhsal, cinsel değişim ve gelişim evresinden geçer. Aileler çocukları ile ilişkilerinde “cinsellik” konusunda da sayısız sıkıntılarla karşılaşırlar. Aileler cinsellik konusunda ikaz etme, ahlak dersi verme, azarlama, inkâr etme, dikkati başka yöne çekme gibi tepkiler verirler. Oysa ki cinsellik, bedensel ve ruhsal doyum ile üremeye yönelik yaşamsal bir değerdir ve zihinsel özürlü bireyler de bu yaklaşımdan soyutlanmamalıdır.

 

 

Zihinsel özürlü çocuğu olan ailelerin cinsellik konusunda daha duyarlı davranmaları gerekmektedir. Özürlü bireylerin gerçekleştirdiği her türlü davranışın doğal ve yaşanması gereken bir süreç olduğu, bu süreçte olumlu davranışların gerçekleşebilmesi için ailenin izlemesi gereken tutum ve yöntemlerin olduğu bilinmelidir.

Zihinsel özürlü bireylerin iletişimde bulunduğu yakın ve uzak çevresi cinsel gelişim evrelerine yönelik yaşadıkları davranış değişiklikleri hakkında bilgilendirilmelidir. Ergenlik döneminde zihinsel özürlü bireyin sağlıklı bir cinsel gelişim ve davranış süreci yaşayabilmesi için çevrenin de aile ve kurum gibi çocuğa olumlu katkı yapacak tutum ve davranış geliştirmesi gerekir. Bu açıdan ailenin çocuğun cinsel yaşamına yönelik aldığı tedbirlerin çevrede de saygı ile karşılanması ve gereğinin yapılması gerekmektedir. Kesinlikle zihinsel özürlünün cinsel gelişimine yönelik olumsuz tavır ve davranışlar olmamalıdır.

Kız çocukları, mensturasyon (ay hali) konusunda bilgilendirilmelidir. Bu dönemlerinde nasıl ped kullanacakları öğretilmelidir. Anne bu alışkanlığı, banyoda oyuncak bebek üzerinde deneme yanılma yolu ile adım adım öğretebilmelidir.

Özürlüler de evlenebilir. Bu konuda karar ailenindir. Ancak gelecek neslin sağlığı açısından genetik danışmanlık almak şarttır.

Çocuğunuzun zeka seviyesi, cinsiyeti ve gelişim dönemine özgü değişiklikler ve cinsellik konusunda bilgi almak için Milli Eğitim Bakanlığı bünyesindeki özel eğitim ve Sağlık Bakanlığı bünyesindeki ruh sağlığı kurumlarına başvurulmalıdır.

 

Zihinsel özürlü bireyin yakın çevresinin çocuğun cinsel davranışlarına karşılık utanç, öfke, kızgınlık, korkma, acıma, aşırı merhamet gibi duygularla hareket etmelerinin olumsuz davranışlara yol açabileceği göz önünde bulundurulmalıdır.

Zihinsel özürlülerde istismarın daha yoğun olması, kendilerini korumalarının daha zor olduğu bilinmektedir. Cinsel istismar bir insana karşı işlenmiş ağır bir suçtur. Ergenlik döneminde karşı cinse olan arzularının, art niyetli kişilerce istismara uğratıldığı, özellikle bu kişilerin; çocukların kendini ve olayı yeterince ifade edememesinden aldığı güçle bu istismarı rahatlıkla gerçekleştirdikleri bilinen bir gerçektir.

 

İstismara (tecavüz, taciz) maruz kalınmaması için kesinlikle çocukların ilişkide bulunduğu kurum ve yakın çevre kontrol altına alınmalıdır. Olumsuz gelişmelere zemin hazırlayabilecek her türlü şartlardan kaçınılmalıdır.

Aileler mayoyla kapatılan yerlerin özel olduğu, hiç kimsenin, eteğine-pantolonuna dokunmaması, çocuğun izni olmaksızın vücuduna dokunulmaması gerektiği, çocuklarına tanımadıkları kişilerden bir şeyler almamaları konusunda bilgi verebilir ve bu bilgileri vermek için bir uzmandan yardım alabilirler. Çocuktan, çevreden hoşuna gitmeyen bir davranışla karşılaştığında bunu, anne- babasına ya da öğretmenine bildirmesi istenmelidir.

Wholesale MLB Jerseys