Tag: özel eğitim

Magnezyum eksikliği sebep sonuç

magnezyum eksikliğiMagnezyum Eksikliğinin Belirtileri Nelerdir? Magnezyum eksikliği oldukça yaygın bir problemdir ve düzenli olarak tükettiğimiz bütün rafine ve işleme tabi tutulmuş besinlerle sürpriz değildir. Devamını Oku

Özel gereksimli öğrencilerle yapılacak ev çalışmaları

Konuşma Durumu İle İlgili Çalışmalar
•Konuşmalarda işarete yer vermeyiniz.
•Çocuğunuzun uydurduğu sözcükleri kullanmayın. Doğrusunu öğretmeye çalışın. …
•Çocuğunuzun yakınındaki ve en çok kullanılan eşyaların adını doğru söylemesini öğretin. Devamını Oku

23 Nisan Tüm Çocukların Bayramı

Şanlıurfa Özel Eğitim Uygulama ve İş Eğitim Merkezi Müdürlüğü, 23 Nisan Ulusal Egemenlik Çocuk Bayramı etkinlikleri kapsamında 5. Geleneksel Zihinsel Engelliler Çocuk Şenliği düzenledi.

Şanlıurfa Özel Eğitim Uygulama ve İş Eğitim Merkezi Müdürlüğü, Şehitlik Çamlık’ta 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı etkinlikleri düzenledi. Bin 500 engelli öğrenci ve velinin katıldığı etkinlikte engellilerden oluşan halk oyunları ekibi oyun gösterisi büyük alkış alırken engelliler halay çekti, dans etti. Davul zurna eşliğinde eğlenen engelliler, 23 Nisan’ı coşkulu bir şekilde kutladı.

Programa Şanlıurfa Valisi ve Milli Eğitim Müdürü de ilgi gösterdi.
Programda konuşan Şanlıurfa Valisi Celalettin Güvenç çocuklar, gençler ve fedakâr ailelere seslenerek, 23 Nisan Ulusal Egemenlik Çocuk Bayramı tebriklerini iletti. Vali Güvenç, demokratik bir ülkede yaşamanın gururunu yaşadığını söyledi. Dünyada yaşanan savaşları ve ekonomik krizleri hatırlatan Güvenç, refah içerisinde geleceğe umutla bakabilmenin mutluluğu içerisinde olduğunu kaydetti.

Şanlıurfa Zihinsel Engelliler Derneği Başkanı Bedih Satoğlu, 23 Nisan Ulusal Egemenlik Çocuk Bayramı’nda zihinsel engelli ve engelli vatandaşların bu tür organizasyonlarla hatırlanmasının sosyal sorumluluk olduğunu ifade etti. Satoğlu, engelli çocukların hayata kazandırılması konusunda herkesi duyarlılığa davet etti. Programın sonunda engelli çocuklar aileleriyle birlikte salonda halay çekti.

CİHAN

Diğer Haberler

– Kırklareli’nin üstün zekalı çocukları ile engelli çocuklar 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda bir araya gelerek topluma “Çocuklar arasında engel yoktur” mesajı verdi.

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla, Kırklareli Bilim ve Sanat Merkezi (BİLSEM), Kırklareli Özel Eğitim Uygulama Merkezi ve Özel Eğitim İş Uygulama Merkezi, Lüleburgaz Ticaret ve Sanayi Odası Özel Eğitim Uygulama Merkezi ve Özel Eğitim İş Uygulama Merkezi öğrencileri bir araya gelerek topluma “Çocuklar Arasında Engel Yoktur” mesajı verdi. İstasyon Caddesi’nde yapılan etkinlik öncesi bir açıklama yapan Kırklareli İl Milli Eğitim Müdürlüğü Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetlerinden Sorumlu Şube Müdürü Birsen Karael, “Yapılan etkinlikle, üstün yetenekli olsun engelli olsun çocuklar arasında engel olmadığını, iletişimde sorun yaşanmadığını onların sevgilerini çok engin olduğunu topluma göstermek istedik. Bu etkinlik kapsamında öğrencilerimiz yeteneklerini sergileyecek” dedi.

Konuşmanın ardından üstün yetenekli öğrenciler ile engelli öğrenciler, şarkılar söyleyip, ritm gösterisi yaptı.
İHA

engelliler 23 nisanEngelliler 23 Nisan’ı Kutladı
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın 93’üncü yıl dönümü sebebiyle, Diyarbakır Dicle Üniversitesi Çocuk Gelişimi Programı öğrencileri engelli 15 öğrenciyle birlikte 23 Nisan’ı kutladı.

Kaynak : İHA,

Diyarbakır Meslek Yüksek Okulu (MYO) Çocuk Gelişimi programı öğrencilerinin, “Farkındalık Projesi” kapsamında, Sur ve Bağlar ilçe Rehberlik Araştırma merkezlerinin katkıları ile düzenlenen etkinlikte MYO öğrencileri özel bir rehabilitasyon merkezinden 15 engelli çocuk ile stadyuma giderek top oynadı. Öğrenciler daha sonra Diyarbakır Devlet Tiyatrosu’nda sergilenen “Oz Büyücüsü” adlı oyunu seyretti.

Projenin kurucularından Necla Tekin, ‘Farkındalık Projesi’ kapsamında dördüncü etkinliklerini yaptıklarına söyledi.

Tekin, “Genelde tüm etkinliklerimizi engelli bireyler ile yaptık ve etkinliklerimiz merak konusu oldu. Bizim en büyük amacımız onları sürekli yaşam ortamlarından çıkarmak ve onlara sürekli televizyonda gördükleri yerleri göstermek. Ayrıca 23 Nisan Ulusal Egemenlik Çocuk Bayramını kutlayarak onların bayramı olduğunu göstermek, yaşayamadıkları bu duyguyu onlara yaşatmak istedik”dedi

Etkinliğe Dicle Üniversitesi Diyarbakır Meslek Yüksek Okulu Müdürü Prof. Dr. Davut Karaaslan, Müdür yardımcısı Yrd.Doç. Dr. Zübeyr Türk katıldı.

Angelman Sendromu

angelman sendromu2Angelman Sendromu (kısaca AS) ilk olarak 1965 yılında İngiliz doktor Harry Angelman tarafından tanımlanmış nörogenetik bir bozukluktur.Irklarda görülme hızı çok iyi bilinmemekle beraber yaklaşık ensidansın 15,000 ila 30,000 canlı doğumda bir olduğu kabul edilmektedir.[2]Anneden gelen kromozom 15’teki bir bozukluktan kaynaklandığı (vakaların %70-75’i) sanılmaktadır..Hastalığın temel bulguları zeka geriliği, yürüyüş-koordinasyon bozukluğu, konuşma bozukluğu, konvülziyon ve uygunsuz gülümsemelerdir. Hatta bu sebeple hastalık bazen “mutlu kukla (happy puppet)” sendromu olarak da bilinir.

 

Konu başlıkları

1 Belirtiler
2 Tanı
3 Tedavi
4 Referanslar
5 Dış bağlantılar
Belirtiler

angelman sendromuGelişimsel gecikme ( %100 )
Sözel ve sözel olmayan dilin minimum kullanımı, alıcı dilin ifade edici dilden daha gelişmiş olması ( %100 )
Hareket ve denroıqeyfe bozuklukları, ayakların ayrık durması, bacakların titremesi, sarsak vücut duruşu, koordine olmayan hareketler ( %100 )
Davranışsal farklılıklar : sürekli mutlu yüz ifadesi , kahkaha, cana yakınlık, el çırpma, hipermotor davranışlar, kısa dikkat süresi ( %100 )
Küçük kafa çevresi ( > %80 )
Üç yaştan önce görülmeye başlamış nöbetler ( > %80 )
Anormal EEG ( > %80 )
Bebeklikte beslenme problemleri ( %20-80 )
Hipopigmental cilt ve gözler ( %20-80 )
Dil, emme ve yalama problemleri, dilin normalden büyük ve dışarıda olması, ağız suyu akması ( %20-80 )
Uyku bozuklukları ( %20-80 )
Aşırı ağza alma ve çiğneme davranışı ( %20-80 )
Suya aşırı ilgi ( %20-80 )
Sürekli alt bacak ve tendon hareketleri ( %20-80 )
Tanı

AS tanısı için kullanılan nesnel-objektif bir yöntem yoktur. AS tanısı genellikle karakteristik davranış ve özelliklerin belirginleştiği 3-7 yaşlar arasında pediyatrist ve genetik uzmanları tarafından gözlem, gelişim hikâyesi ve laboratuar bulguları (genetik test sonuçları) değerlendirilip aşağıdaki kriterler göz önüne alınarak konulur.

Kendini ilk olarak motor becerilerde gösteren gelişim ve konuşma geriliği
İnce motor problemleri, sarsak bacak hareketleri, ayrık bacak duruşu, el çırpma gibi normal dışı hareketler
Karakteristik yüz görüntüsü
Epilepsi ve anormal EEG
Mutlu yüz ifadesi, kahkaha
Kromozom 15’te problem
Tedavi

Angelman Sendromunun henüz bilinen bir tedavisi yoktur. Fakat hayatı daha iyi hale getirebilecek bir dizi medikal tedavi uygulanabilir. İyi bir eğitimle uyum yetenekleri ve beceriler geliştirilebilir.

Konu Hakkında Geniş Bilgi İçin Ekteki Dosyayı İndiriniz  angelman sendromu pdf

Özel Öğrenme Güçlüğü


ÖZEL ÖĞRENME GÜÇLÜĞÜ

TANIM VE BELİRTİLER

TANIM

ogrenme guclugu nedir

Özel Öğrenme Güçlüğü, bir çocuğun zekası normal ya da normalin üstünde olmasına rağmen, dinleme, düşünme, anlama, kendini ifade etme, okuma- yazma veya matematik becerilerinde yaşıtlarına ve zekasına oranla düşük başarı göstermesidir.  Okuma Bozukluğu, Yazılı Anlatım Bozukluğu, Matematik Bozukluğu ve Başka Türlü Adlandırılamayan Öğrenme Bozukluğu alt gruplarını içerir.

Öğrenme güçlüğü gelişimsel bir sorundur. Öğrenme ve algılama sorunu çocuğun doğumu ile başlar. Eğitim süreci içinde edinilmez. Yaşam boyu süren bir bozukluktur. Dil gelişimi ve kullanımı, konuşma, okuma, yazma, matematik becerilerini etkileyen bir sorun olduğu için, bireyin eğitimini, mesleğini, sosyal ilişkilerini, günlük aktivitelerini, benlik saygısını etkiler.

 

EN ÇARPICI ÖZELLİĞİ

Çocuk sözü edilen becerilerde yaşına ve zekasına oranla düşük performans göstermektedir. Çocuğun zihinsel yeteneği olmasına rağmen, akademik açıdan gerilik göstermesi, öğrenme güçlüğünün en çarpıcı özelliğidir. Bir çok çocuk için öğrenme güçlükleri, okula başladıklarında ve akademik becerileri kazanmakta başarısız olduklarında göze çarpar. Çocuğun akademik problemlerinin belirgin hale geldiği yaş, onun entelektüel yeteneği, öğrenme güçlüğünün tipi ve akademik beklentilerine bağlı olarak değişmektedir.

 

Özgül öğrenme bozukluğu:

  • Beyindeki bazı farklılıklar nedeniyle öğrenme süreçlerinden bir ya da birkaçında aksama olmasıyla ortaya çıkar.
  • Her çocuğun iyi olduğu ya da zorlandığı alanlar vardır.
  • Her çocuk kendine özgüdür.
  • Görme işitme sorununa bağlı değildir.
  • Zeka sorununa bağlı değildir.

 

ogrenme gucluguİSİMLENDİRME

Özgül öğrenme bozukluğu için kullanılmakta olan pek çok terim vardır.En sık kullanılanlar:

  1. Özel/özgül öğrenme güçlüğü/bozukluğu
  2. Okuma, yazma, aritmetik güçlüğü
  3. Disleksi (disleksi kavramı 19. yy’ dan beri bilinen bir kavramdır. Anlamı okuma güçlüğü’dür) .

BELİRTİLER

 

OKUL ÖNCESİ DÖNEM BELİRTİLERİ

  • Dil gelişiminde gecikmeler ve  Konuşma bozuklukları (konuşmayı öğrenmede güçlük, kelimeleri doğru telaffuz etmekte güçlük, kelime dağarcığının yavaş gelişmesi, hikaye anlatmaya ilgi duymamak)
  • Zayıf algısal-bilişsel yetenekler
  • Zayıf kavram gelişimi
  • Yetersiz motor gelişim ( öz-bakım becerilerini öğrenmekte güçlük, düğme iliklemeyi öğrenememe, beceriksizlik (sakarlık), çizim veya kopyalamaya karşı isteksizlik
  • Bellek ve dikkat problemleri (sayıları, alfabeyi,haftanın günlerini öğrenmede güçlük, rutin işlerde bellek zayıflığı, bir işi sürdürmekte güçlük)

İLKOKUL DÖNEMİ BELİRTİLERİ

Özel Öğrenme Güçlüğü, birçok çocuk için okula başladıklarında ve akademik becerileri kazanmakta başarısız olduklarında ortaya çıkar.

 

Akademik başarı

Okul başarısı yaşıtlarına ve zekasına oranla düşüktür. Başarı durumu değişkendir, bazı ders/alanlarda başarısı normal/normal üstü iken, bazı ders/alanlarda düşüktür.

 

Okuma Becerisi

  • Okuma hız ve nitelik açısından yaşıtlarından geridir,
  • Harf-ses uyumu gelişmemiştir, bazı harflerin seslerini öğrenemez,
  • Harfin şekli ile sesini birleştiremez,
  • Kelimeleri hecelerken ya da harflerine ayırırken zorlanır,
  • Sınıf düzeyinde bir parçayı okuduğunda anlamakta zorlanır, başkasının okuduklarını daha iyi anlar.

Yazma Becerisi

  • Yaşıtlarına oranla el yazısı okunaksız ve çirkindir, sınıf düzeyine göre yazı yazması yavaştır,
  • Tahtadaki yazıyı defterine çekerken ya da öğretmenin okuduğunu defterine yazarken zorlanır,
  • Yazarken  bazı harf ve sayıları, kelimeleri ters yazar, karıştırır  (b-d, m-n, ı-i, 2-5, d-t, ğ-g, g-y ,ve-ev gibi) ,
  • Yazarken bazı harfleri, heceleri  atlar ya da harf/hece ekler,
  • Sınıf düzeyine göre yazılı imla ve noktalama hataları yapar, küçük-büyük harf, noktalama,hece bölme hataları,,
  • Yazarken kelimeler arasında hiç boşluk bırakmaz ya da bir kelimeyi iki-üç parçaya  bölerek yazar, ka   lem, yapa  bil  mektedir gibi.

Aritmetik Becerileri

  • Aritmetikte zorlanır,
  • Dört işlemi yaparken yavaştır, parmak sayar, yanlış yapar,
  • Problemi çözüme götürecek işleme karar veremez,
  • Yaşına uygun seviyedeki matematik problemlerini yaparken otomatik olarak tepki vermekte zorlanır,
  • Sayı kavramını anlamakta güçlük çeker (beş mi bir mi büyüktür, düşünmeden karar vermekte zorlanır),
  • Bazı aritmetik sembollerini öğrenmekte zorlanır, karıştırır,
  • Sınıf düzeyine göre çarpım tablosunu öğrenmekte geridir.

Çalışma Alışkanlığı

  • Ev ödevlerini almaz, eksik alır,
  • Ev ödevlerini yaparken yavaş ve verimsizdir,
  • Ders çalışırken sık sık ara verir, çabuk sıkılır, ders  çalışmayı sevmez,
  • Ödevlerini yaparken birilerinin yardımına gereksinim duyar, kendi başına çalışma alışkanlığı gelişmemiştir,
  • Öğrenme stratejileri eksiktir, öğrenmeyi düşündükleri şeyleri nasıl kontrol edeceklerini ve yönlendireceklerini (organize edeceklerini), nasıl daha fazla bilgi elde edeceklerini ve öğrendiklerini nasıl hatırlayacaklarını bilemezler, çalışmak için yardım edecek birini  beklerler.

Organize Olma Becerileri

  • Odası, çantası, eşyaları ve giysileri dağınıktır,
  • Defter ve kitaplarını kötü kullanır ve yırtar,
  • Yazarken sayfayı düzenli kullanamaz, gereksiz satır atlar, boşluk bırakır, sayfanın belirli bir kısmını kullanmaz,
  • Defter, kalem gibi çeşitli araçlarını kaybeder,
  • Zamanını ayarlamakta güçlük çeker, bir işi yaparken, ne kadar zamana gereksinimi olduğunu ya da ne kadar zaman harcadığını tahmin edemez,
  • Yaptığı işi zamanında bitirmekte güçlük çeker,
  • Üzerine aldığı görevleri düzenlemekte zorluk çeker, nereden ve nasıl başlayacağını bilemez, öncelikleri belirleyemez,

Oryantasyon (Yönelim) Becerileri

  • Sağ-sol karıştırır,
  • Yönünü bulmakta zorlanır, doğu-batı,kuzey-güney kavramlarını karıştırır,
  • İşaret sözcüklerini (burada, şurada, orada gibi) karıştırır,
  • Alt-üst, ön-arka kavramlarını karıştırır,
  • Zamana ilişkin kavramları (dün-bugün, önce-sonra gibi) karıştırır,
  • Gün, ay, yıl, mevsim kavramlarını karıştırır (Hangi aydayız denilince salı, hangi mevsimdeyiz denilince şubat diyebilir),
  • Saati öğrenmekte zorlanır.

Sıraya Koyma Becerisi

  • Dinlediği, okuduğu bir öyküyü anlatması istendiğinde öykünün başını sonunu karıştırır ,
  • Haftanın günlerini, ayları, mevsimleri doğru saysa bile aradan sorulduğunda (cumadan önce hangi gün gelir, marttan sonra hangi ay gelir, haftanın dördüncü günü hangisidir gibi) yanıtlamakta zorluk çeker ya da yanlış yanıtlar,
  • Sayı ve harfleri dizgilemekte güçlük  çeker, (alfabenin harflerinin sırasını karıştırır; kendisinden sıra ile söylenmesi istenen sayıların yerlerini karıştırır-3865 dersiniz o size 8356 diyebilir),
  • Belirli bir sıra içinde yapılması gereken işlerin sırasını karıştırabilir.

Sözel İfade Becerisi

  • Duygu ve düşüncelerini sözel olarak ifade etmekte zorlanır,
  • Serbest konuşurken düzgün cümleler kuramaz, heyecanlanır, takılır, şaşırır,
  • Sınıfta sözel katılımı azdır,
  • Bazı harflerin seslerini doğru olarak telaffuz edemez (r, ş, j gibi harfleri söyleyemez ya da yanlış söyler),
  • Soyut kavramları anlamakta güçlük çeker (Esprileri anlamakta zorluk çekebilirler).

Motor Beceriler

  • İp atlama, top yakalama gibi hareket ve oyunlarda yaşıtlarına oranla başarısızdır (Kaba motor beceriksizlik),
  • Sakardır, düşer, yaralanır, istemeden  bir şeyler kırar,
  • Çatal-kaşık kullanmakta, ayakkabı-kravat bağlamakta zorlanır ya da bu becerileri öğrenmekte zorlanmıştır,
  • İnce motor becerilere dayalı işlerde (düğme ilikleme, makas kullanma, boncuk dizme gibi) zorluk çeker,
  • Kalemi uygun biçimde kavramakta güçlük çeker,
  • Yaşıtlarına oranla çizgileri ve çizimleri kötü ve dalgalıdır ,
  • Yazısı genellikle okunaksızdır,
  • Harflere şeklini vermekte, harfi kapatmakta güçlük çeker.
    kaynak: http://algigelisim.net/

Amerika ve Avrupa gibi gelişmiş ülkelerde engelli ve yaşlılar hayatın içinde

Amerika ve Avrupa gibi gelişmiş ülkelerde engelli ve yaşlıların sokağa çıkarak yaşama dahil olduğunu
ifade eden Prof. Dr. Ayşegül Ataman, Türkiye’de ise engelli ve yaşlıların ötekileştirilerek adeta ev hapsine alındığını vurguladı.

Sokaklarda eskisi kadar engelli ve yaşlı görmenin çok zor olduğunu anlatan Prof. Dr. Ataman, “Amerika ve Avrupa engellilerini ötekileştirmek yerine topluma entegre etmeyi denemiş ve başarmıştır. Engelliyi de bir tüketici olarak görmüş ve onlara modern tekerlekli sandalyeler, yürüyen bantlar, özel klozetler üretmiş. Sokaklarda eğlence mekanlarında hep engelliler yer almakta ve onlara eşit haklar sunulmakta. Bizde ise sokaklarda engelli yada yaşlı görmek neredeyse imkansız hale geldi. Tek tük engellilere ise acınarak, korkularak, aman tahtaya vur denilerek bakılıyor. Yaratılanı sev yaratandan ötürü diye herkesi kucaklayan bir medeniyetten bugün ise yaratılanı gene yaratanın verdiği kusurdan ötürü eve hapsediyor ve ötekileştiriyoruz. Oysa daha yakın döneme kadar yaşlılar toplumun bilge kişileri, engelliler ise toplumun üreten birer parçasıydı” diye konuştu.

Kadıköy Gaziantepliler Derneği tarafından engellilerin özel eğitim gördüğü okulların açılması ve Altı Nokta Körler Derneğinin kurulmasında öncülük eden Rahmetli Doç Dr. Mitat Enç’in anısına panel düzenlendi. Kadıköy Cadde Bostan Kültür Merkezinde Düzenlenen panele çok sayıda akademisyen ve İstanbul’da yaşayan Gaziantepliler katıldı. Panelde konuşan Gazi Üniversitesi Öğretim görevlisi Prof. Dr. Ayşegül Ataman, yakın zamana kadar bilge kişi, akıl danışılan saygı gösterilen kişi olarak anılan yaşlıların toplumdan izole edildiğini belirterek, “Modern huzurevleri yaptık, yaşlılara maaş bağladık, evde bakım hizmeti verdik. Maaşını ayağına götürdük. 65 yaş üstüne otobüsleri, trenleri, uçakları yarı fiyatına verdik. Ama otelde kalmak istediklerinde akıl sağlığı raporu istedik. Bugün meclisin yarısı 65 yaş ve üstünde. O halde her oturum öncesi meclisten akıl sağlığı raporu istemek de vatandaşın hakkı olmalı. 65 yaşından sonra devlet sana akıl sağlığın yetersiz artık emekli olmalısın diyor. Fakat özel sektörde çalışmak istersen veya ülkeyi yönetmek istersen akıl sağlığın gayet yerinde diyor. Yaşlıların hayatını kolaylaştırmak, onları rahat ettirmek isterken aslında farkında olmadan onları toplumdan izole ettik” diye konuştu.

Ötekileştirme ve toplumdan uzaklaştırma hatasının daha küçük yaşlarda başladığının altını çizen Ataman, “Eskiden köylerde Kör Mustafa, Topal Ahmet, Sağır Mehmet derdik ama asla toplumdan üretimden günlük hayattan uzaklaştırmazdık. Herkesin bir görevi vardı. Deliler sakatlar asla dışlanmazdı. Onlarla sohbet edilir, yemek verilir, fikri alınırdı. Ama bugün ise hepsi eve hapsedildi. Engelli ve yaşlıların dışında kanser veya diğer hayati risk taşıyan hastaları da toplumdan uzaklaştırdık. Onlara moral olmak yerine aman tahtaya vur bizden uzak olsun deyip kendi başlarına ölmelerini istedik. 5 yaşına kadar çocuklar oyun arkadaşı olarak engelli sağlıklı insan hayvan ayrımı yapmıyor. Kendisiyle oynayan herkesi seviyor. Ne zaman ki engelli biriyle oynarken annesi o çocuğa acıyan gözlerle bakmaya başlıyor, çocuk da engelliyi ötekileştirip kendinden uzaklaştırıyor” dedi.

Panelde konuşan Gazi Üniversitesi araştırma görevlisi Mahmut Çiti de şu anda Rahmetli Mitat Enç’in çabaları sayesinde Türkiye’de 14 körler okulu bulunduğunu belirterek, buna rağmen hala engellileri kabul etmeyen üniversite ve liseler bulunduğunu, engellilerin topluma entegre olması ve hayatın her alanında yer alarak üretime dahil olması gerektiğini söyledi. Kendisi De görme engelli olan Boğaziçi Üniversitesi Öğretim görevlisi Engin Yılmaz da “Daha düne kadar engellilerin okuduğu okullar sağlık bakanlığına bağlıydı. Derslere beyaz önlüklü hemşireler ve doktorlar girerdi. Engellilik bir hastalık değildir. Bunu herkes anlamalı” dedi.

Panelde, Kadıköy Gaziantepliler Derneği Başkanı İsmet Enç ve Zeynep Enç Sinkil de Rahmetli Mitat Enç’in hayatını ve çalışmalarını anlattı. Programda Hulusi Babalık ve Damla Çekiç’in sunduğu Tamburi ve Viyolonsel dinletisi dinleyenlerin beğenisini topladı. Anma programının anısına katılımcılara plaket verildi.

Wholesale MLB Jerseys