Tag: otizm

Otizm Metabolizma

Çocuk Metabolizma Uzmanı Doç. Dr. Hasan Önal, otizmin görülme sıklığının, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de arttığını söyledi.
Önal, beyin hücreleri arasında iletişim ve bağlantı bozukluğu olarak tanımlanabilecek otizmin beyin gelişim anormalliği olduğunu belirtti. Otizmin neden olduğu veya nasıl tedavi edileceği konusunda ciddi bir gelişme bulunmadığını, belirli bir yaşa kadar normal gelişen bir çocuğun birden otistik bulgular göstermesinin aileler için büyük bir yıkım olduğunu aktaran Önal, sorun için onaylanmış tek bilimsel tedavi olarak özel eğitimin kabul edildiğini vurguladı.

Devamını Oku

Atipik Otizm

Otizm rahatsızlığı belirtilerine sahip ancak tanı konacak kadar yeterli kriterleri sağlamayan çocuklara verilen tanıya Atipik otizm denir. Atipik otizmde konuşmada zorluk, iletişim kurmada güçlük, gelişimde bozukluklar, tekrarlayıcı konuşmalar, sosyalleşmede sorun yaşama gibi belirtiler bulunur ancak bu belirtiler daha geç yaşlarda ortaya çıkabilir veya tam tanı konmasını engelleyecek şekilde çok az görülebilir. Devamını Oku

Beyin Proteinlerinin, Antikorlara Olan Reaksiyonu Otizm ve Şizofreni Gibi Sorunlarda Rastlanan Psikozu Tetikleyebilir.

Nörolojik sorunlarda yeni tedavi yaklaşımları için katkı sağlayacağına inanılan yeni bir bilimsel çalışma sonucu daha geldi. Her ne kadar çalışma, otizme özel değilse de Psikoz’un otizmde yerinin büyük olması sebebiyle, sizlerle paylaşmayı uygun buldum. Devamını Oku

Otizm hakkında Son Gelişmeler 2013 Haberi

Son yapılan araştırmaları sonuçlarını sizin için derledim.
Çocuk Gelişim Uzmanı  Şenay Yılmaz
• Türkiye’de yaklaşık 670.000 otizmli birey var; bunların nerdeyse 200.000’i 0-14 yaş grubunda.
• Yapılan bir çalışmada otizmli bireylerin özellikle bilgi ve bilişim teknolojisi alanında normalin çok üstünde performans gösterdikleri ve en hızlı sunumlarda bile bilgiyi işlemek ve kritik bilgileri yakalamak konusunda hayli gelişkin oldukları anlaşıldı. Devamını Oku

Otizm ve iletişim

otizm iletisim Otizm, yaşamın ilk 3 yılında fark edilen ciddi gelişimsel bir bozukluktur. Temel olarak
iletişimde ve sosyal ilişkilerdeki zorluk ya da kısıtlılık olarak tanımlanan bir bozukluktur.
Sosyal etkileşime ve iletişime zarar veren, sınırlı ve tekrarlanan davranışlara yol açan bir
sorundur. Otizmin başlıca özellikleri; bilişsel gelişimde gerilik veya sapma, yineleyici sınırlayıcı olan ilgi ve davranışlar, sosyal ve iletişim alanında yetersizlik olarak tanımlanabilir.

Otizmin Bilinen Sebepleri Nedir?
Bugün için bu soruya verilebilecek en doğru yanıt: Otizme nelerin yol açtığı bilinmiyor yanıtı olacaktır. Kardeşler ve ikizler üzerinde yapılan araştırmalar genetik faktörlerin önemli olduğunu düşündürmektedir. Aynı zamanda nörolojik ve biyolojik nedenler de araştırılmaktadır. Otizme her çeşit toplumda, ırkta ve ailede rastlanmaktadır. Otizmin çocuk yetiştirme özellikleriyle ya da ailenin ekonomik koşullarıyla ilişkisi yoktur.

Otizmin Belirtileri Nelerdir?
Otizm, sıklıkla çevreye karşı ilgisizlik ve konuşma problemi ile ailenin dikkatini çeker. Genellikle bu dönem erken çocukluk dönemi olarak nitelenen 12-18 ay civarında fark edilir. Göz kontağı kısıtlıdır ya da yoktur, çevreye ilgisizdirler, adına tepki vermezler,
tekrarlayan davranışları (stereotipik davranışları) vardır, sosyal ve duygusal açıdan kendilerini izole ederler, konuşma birçoğunda yoktur ya da varsa da iletişim aracı olarak kullanmazlar, ekolalik konuşmaları vardır, oyuncaklarla fonksiyonel oynayamazlar, rutinleri vardır değişikliklere karşı tepkilidirler, nesnelere aşırı bağlılıkları vardır.

Otizmli Bireylerde Görülen Dil ve Konuşma Sorunları Nelerdir?
Otizmde en çok etkilenen beceriler sosyal etkileşim ve iletişim alanındadır. Otizmli çocuklarda dil edinimi sürecinde bir gecikme görülür. Kimi zaman da edinilen dil becerileri sonradan kaybolabilmektedir. Bunun yanında, sözcük hazinesinde sınırlılık, ifadelerin tekrarlayıcı şekilde kullanımı (ekolalik konuşma), jest-mimik ve ses tonu kullanımında farklılıklar, bir konuya aşırı odaklanma,
iletişimi başlatma ve sürdürmede güçlük söz konusu olabilir. Anlaşılır olmayan sözcükler, bağlama uygun olmayan ifadeler, tekrarlı anlamsız sesler, konuşma yerine çığlık atma ve ağlama gibi davranışlar bulunabilir. Konuşmayı öğrenen otizmlilerde dil bilgisel açıdan da farklılıklar olabilmektedir. Zamirlerin ve eklerin kullanımında hatalar görülür. Bunun yanında konuşmanın semantik (konuşma içeriğinin anlamı) ve pragmatik (bireyin sosyal etkileşimde sözel ve sözel olmayan dili kullanması ve yorumlaması) alanlarında güçlükler mevcuttur.

Otizmde Tanı Kriterleri Nelerdir?
Otizmin birçok belirtisi vardır. Fakat genellikle aileler diğer belirtileri kaçıra bilirken çocukları konuşma çağına geldiğinde
konuşamadıklarında fark ederler. Otizm tanısı genelde 3 yaşından itibaren kesin olarak konmaktadır. Fakat yapılan çalışmalar
otizmin 12 aydan itibaren tanınmasını olası kılmıştır. Otizmin uyarıcı işaretleri şunlardır;
İkinci ayda hiçbir dinleme ve göztemasının olmaması
4-5. aylarda anne-babaya neşeli ses ya da gülücükle karşılık vermemek
8-9. aylarda karşılıklı iletişim kuramamak
İşaret etmek yerine yetişkinin elini kullanarak göstermek, işaret edilen yere bakmamak,
12. ayda en aziki kelime ile iletişim kuramama, anne-babanın yüzifadelerini ya da sesini taklit edememek
16. ayda problem çözmeye yönelik karmaşık işlemler yapamamak
İki yaşında taklit oyunu oynamamak
Basmakalıp, tekrarlayıcı hareketler yapma (Örneğin; el çırpma ya da vurma ya da karmaşık tüm vücut hareketleri)
Gündelik rutinler geliştirme ve bu rutinlerine hiç esneklik göstermeksizin sıkı sıkıya uyma
Kısıtlı ilgi alanı, ya da belirli bir alana aşırı odaklanma

Dil ve Konuşma Gelişimine İlişkin Belirtiler:

Kazanılmış konuşma becerilerin kaybedilmesi.
Toplumsal etkileşim sağlamak için yapılan el-kol hareketleri, alınan vücut konumu, takınılan yüzifadesi, göz göze gelme gibi
sözel olmayan birçok davranışta belirgin bir bozulmanın olması
Yaşıtlarıyla gelişimsel düzeyine uygun ilişkiler geliştirememe
Diğer insanlarla eğlenme, ilgilerini ya da başarılarını kendiliğinden paylaşma arayışı içinde olmama (örn. İlgilendiği nesneleri
göstermeme, getirmeme ya da belirtmeme)
Konuşulan dilin gelişiminde gecikme olması ya da hiç gelişmemiş olması.
Konuşması yeterli olan kişilerde, başkalarıyla söyleşiyi başlatma ya da sürdürmede belirgin bir bozukluğun olması
Aynı kelimeleri tekrarlayıcı tarzda söyleme ya da özel bir dil kullanma.

autismOtizmin Tedavisi Mümkün Müdür?
Otizmin kesin bir tedavisi yoktur. Bugün için en temel tedavisi eğitimdir. Eğitim ile gerek çocuğun yaşı gerekse erken müdahale ile belirtilerin sıklığında ve şiddetinde değişiklikler görülür. Eğitimin amacı çocuğun ihtiyaçlarına yönelik olarak planlanmış programlarla, çocuğun gelişimsel olarak mümkün olduğunca akranları düzeyine ulaşmasını sağlamaktır. Bu çocukların erken dönemde tanınması ve uygun eğitime başlanması, belirtilerin gidişatı ve ilerleyen dönemlerde karşılaşılabilecek problemlerin en aza indirgenmesi açısından çok önemlidir. Uygulanacak olan ilaç tedavisi otizme eşlik eden problemlerin sağaltımına yöneliktir.
Çocuğun eğitimi bir ekip çalışmasını gerektirir. Bu ekipte çocuğun kendi doktoru, özel eğitimcisi, konuşma terapisti, çocuk psikiyatrı ve/veya çocuk nöroloğu mutlaka bulunmalıdır. Ailelerin eğitim sürecine katılmaları ve desteklemeleri çok önemlidir.
Otizmde Dil ve Konuşma Terapisi Uygulamaları Nelerdir?

otizm konusmaOtizmde dil ve konuşma terapisinin çok önemli bir yeri vardır. Dil ve konuşma terapileri bireylerin konuşma gelişimlerini artırmaya yönelik bilişsel ve davranışçı yöntemleri ve alternatif ve destekleyici yaklaşımları içerir. Terapi sürecinde, otizmli çocuğun dil ve konuşma becerilerinin edinimini hızlandırmak hedeflenir. İletişim becerileri genişletilir ve becerilerin günlük hayatta kullanımına yönelik etkinlikler desenlenir. Dil gelişimine yönelik etkinliklerin yan sıra oral motor becerilerin desteklenmesi, varsa artikülasyon problemlerinin düzeltilmesine yönelik çalışmalarda yapılır. Bunun yanı sıra semantik ve pragmatik alanlara ilişkin çalışmalar, konuşma hızı ve ses tonunun bağlama göre uygun şekilde kullanımı üzerinde çalışmalar gerçekleştirilir.
Serkan Bengisu
Uzman Dil ve Konuşma Terapisti
Kaynak:  http://www.ozelegitimforumu.com/konu-otizm-ve-iletisim?pid=19893#pid19893

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu

davranış değiştirme

Çocukta yedi yaşından önce başlayan, en az iki ortamda (ev,okul)altı ay süreyle yaşına ve gelişim seviyesine uygun olmayan dikkat eksikliği, aşırı hareketlilik(hiperaktivite) ve dürtüsellik belirtileriyle görülen bozukluğa denir.
Dikkat eksiklği ve hiperaktivite bozukluğu gösteren bireylerde öğrenme-davranış problemleri görülmektedir.

NEDENLERİ

PSİKO- SOSYAL ETMENLERİ ; İlk çocukluk dönemindeki eğitim hataları,çocuktan yapabilceğinden fazlasını bekleme,korkulu olma,az yada yanlış motivasyon,gelişim krizleri,olumsuz yaşam şartları
BİYOLOJİK VE GENETİK ETMENLER;Beyin zedelenmesi,genetik etmenler,beyindeki işlevsel ve yapısal anormallikler,biyokimyasal değişimler,merkezi sinir sistemindeki yapısal ve işlevsel bozuklıklar.

TANI ÖLÇÜTLERİ

1-Aşırı Hareketlilik/Hiperaktivite
2-Dikkat Eksikliği
3-İmpulsivite(Dürtüsellik)

AŞIRI HAREKETLİLİK
Aslında her çocuğun hareketli olması beklenir. Çocuk koşar,düşer ve gürültü çıkarır. ancak DEHB’de ise çocuğun hareketliliği aşırıdır.Genellikle bu çocuklar bir motor tarafından sürülüyormuş gibi sürekli hareket halindedirler ve çok fazla enerjileri vardır. Yükseklere tırmanırlar, koltuk tepelerinde gezer, ev içinde koştururlar. Ama durgun bir şekilde oynamayı beceremez,bir süre sakin bir şekilde oturamazlar.

DİKKAT EKSİKLİĞİ
Çocuklarda dikkat kusuru özellikle eğitim hayatının başlamasıyla belirgin hale gelir. Okul da çabuk sıkılan ve bıkan çocukları oyuncaklarından dahi sıkılıp kısa bir süre sonra ilgileri dağılır. ödev yapmayı sevmez, ödev yapmakta hayli zorlanır. Masanın başına oturamaz, otursalar dahi çeşitli bahanelerle sık sık masa başından kalkarlar. Anne, babayı ders çalışırken sürekli yanlarında isterler, bir işi bitirmekte zorlanırlar, bir iş bitirmeden diğerine geçerler. Kendileriyle konuşan kişiyi dinliyormuş görüntüsü verirler. Bir komutu birkaç defa söyledikten sonra yerine getirirler.

Sınıfta dersi takip etmedikleri gözlenir. Dışarıdan gelen uyarılarla hemen dikkatleri dağılır, başka nesnelerle ilgilenir, elindeki kalem, defter ve oyuncak gibi malzemelerle uğraşır, sınıf dikkatini ve huzurunu bozacak davranışlar sergilkeyebilir.

Okuma yazma kaliteleri yaşıtlarından kötü, defter düzeni ve yazıları bozuk olabilir. Unutkandırlar. Sınıfta sık sık eşya kaybederler
.
İMPULSİVİTE(DÜRTÜSELLİK)
Sonucu düşünmeden eyleme geçme olarak tarif edilebilecek olan impulsivite bu çocukları genel özelliklerindendir. Sabırsızlıkları, sırasını beklemede güçlük çekmeleri ve yönergeleri dinlemeleri, kendisi ve çevresindekiler için zararlı olabilecek fevri hareketleri ve sınır tanımadaki zayıf becerileri gibi özellikleri vardır. Olaylara aşırı tepkiler verebilirler.

TEDAVİ
Tedavinin ilk şartı aile,okul ve hekim arasında sıkı işbirliğidir. Çünkü DEHB evde davranış sorunları yaşamasına neden olur.Öğrenmeyle ilgili sorunların yanında arkadaş ilişkilerinde yaşadıkları güçlük aile ve okulun ortak ve sağlıklı yaşamlarıyala aşılabilir.

Öncelikle aile hiperaktivite konusunda bilgilendirilmeli. Çünkü çocukta var olan sorunu başka yrlerde aramak, çözüm üretmeyi engellediği gibi, telafisi mümkün olmayan yanlış uygulamalara neden olacaktır. Bu yüzden ilk olarak çocuğun davranışları belirlenmeli ve bu davranışları düzeltmeye yönelik program hazırlanmalıdır.

DEHB OLAN ÇOCUKLARIN ÖZELLİKLERİ
Çoğunlukla elleri ayakları kıpır kıpırdır ve oturduğu yerde kıpırdanıp durur.
Çoğu zaman hareket halindedir.
Dikkati konu dışı uyaranlarla çabuk dağılır.
Zihinsel çabayı gerektiren ders dinleme, ders çalışma, okuma-yazma görevlerini yerine getirmede zorluk çeker.
Ödevlerde ve sınavlarda dikkarsizce hatalar yapar.
Sabırsızdır, sırasını beklemekte zorluk çeker.
Kendisiyle konuşulduğunda sanki dinliyormuş izlenimini verir.
Sakin ve gürültüsüz biçimde oynamakta zırluk çeker.
Çoğu zaman düşünmeden tehlikeli işlere girer.

ÖZELLİKLERİ

BİLİŞSEL GELİŞİM ÖZELLİKLERİ
Zekaları normal ya da normalin üstüne olmasına rağmen dikkatleri çok kısa süreli ve çabuk dağıldıkları için genellikle öğrenme prblemleri yaşamaktadırlar.Genellikle başladıkları işi sonlandırmada güçlük çekerler.Devamlı dikkat ve emek isteyen işlede çalışmak istemezler.Dikkatlerini uygun olarak ortama yönlendirmede güçlük çekerler.Çalışmaları plansız,düzensiz ve karmaşık bir biçimde sürdürürler.günlük işlerinde genellikle unutkandırlar.Okuma ve yazma becerilerinde sıkıntılar yaşayabilmektedirler.

MOTOR GELİŞİM ÖZELLİKLERİ
Bazı dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olan çocuklarda gelişimsel gerilik görülebilmektedir.Motor koordinasyonu bozuk olabilmektedir.Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olançocukların çoğu ince motor becerisi gerektiren işlerde özellikle yazı yazmada zorluk çekerler.

SOSYAL VE DUYGUSAL GELİŞİM ÖZELLİKLERİ
Dikkat sürelerinin kısa olması ve çocukların atak olmaları sosyal kuralları öğrenmelerini güçleştirmektedir.Bu nedenle arkadaş bulmakta ve kurallarına göre oyun oynamakta güçlük çekebilmektedirler.Eşyalarını,kitaplarını,kalemlerini ve oyuncaklarını sık sık kaybetmektedirler.

DİL VE KONUŞMA ÖZELLİKLERİ
Konuşurken ses ve sözcük atlamaları görülebilir.

Dikkat eksikliğinin ne olduğunu anlatabilir misiniz?

Eğer çocuğunuzda dikkat eksikliği var ise;

* Yönergeleri başından sonuna kadar takip edemez,
* Dikkatini yaptığı işe veya oyununa vermekte zorlanır,
* Evde veya okulda yapacağı işler ve aktiviteler için gerekli malzemeleri kaybeder,
* Dinlemez,
* Detayları gözden kaçırır,
* Düzensiz görünür,
* Uzun süre zihinsel çaba gerektiren işleri yapmakta zorlanır,
* Unutkandır,
* İlgisi kolayca başka yönlere kayar.

Çocuklarda dikkat kusuru özellikle eğitim hayatının başlamasıyla belirgin hale gelir. Okul da çabuk sıkılan ve bıkan çocukları oyuncaklarından dahi sıkılıp kısa bir süre sonra ilgileri dağılır. ödev yapmayı sevmez, ödev yapmakta hayli zorlanır. Masanın başına oturamaz, otursalar dahi çeşitli bahanelerle sık sık masa başından kalkarlar. Anne, babayı ders çalışırken sürekli yanlarında isterler, bir işi bitirmekte zorlanırlar, bir iş bitirmeden diğerine geçerler. Kendileriyle konuşan kişiyi dinliyormuş görüntüsü verirler. Bir komutu birkaç defa söyledikten sonra yerine getirirler.

Sınıfta dersi takip etmedikleri gözlenir. Dışarıdan gelen uyarılarla hemen dikkatleri dağılır, başka nesnelerle ilgilenir, elindeki kalem, defter ve oyuncak gibi malzemelerle uğraşır, sınıf dikkatini ve huzurunu bozacak davranışlar sergilkeyebilir.

Okuma yazma kaliteleri yaşıtlarından kötü, defter düzeni ve yazıları bozuk olabilir. Unutkandırlar. Sınıfta sık sık eşya kaybederler.

Bu öğrencilerimiz gereken desteği aldıklarında pek çok başarılara imza atabilirler. Dikkat eksikliği ve hiperaktivitesi olan pek çok ünlü bulunmaktadır. Ancak ne yazıktırki Dikkat eksikliği ve hiperaktivitesi olan pek çok kişi eğitimini kapasitesi ölçüsünde tamamlayamamış ve ulaşması gereken başarılara ulaşamamıştır. Burada özel ve farklı olan bu çocuklarımızın bir desteğe ihtiyacı olduğu muhakkaktır.

Devlet Hastanelerinden bu öğrenciler için heyet raporu alınarak kaynaştırma programına tabi olmaları sağlanmakta Rehberlik ve Araştırma Merkezleri bu öğrencilerin özel çocuklar olduğunu kabul etmektedir. Fakat Milli Eğitim Bakanlığı Talim Terbiye Kurulu Başkanlığı tarafından onaylanmış bir destek eğitim programı olmadığından bu öğrencilerimizin destek eğitim ücretlerini Milli Eğitim Bakanlığı ödememektedir.

Bu konuda bizim tavsiyemiz alanında uzman kadrosu bulunan, bireysel özel ders, uzman rehberlik ve psikolojik danışma hizmeti, ofis çalışma ortamı, zengin döküman, düzenli ölçme değerlendirme ve takip hizmetleri sunan merkezlerden destek alınmasıdır. Dikkat eksikliği olan öğrencilerimizin kalabalıklarda kaybolmasını istemeyiz. Amacımız onların kapasitelerini tam ortaya koymalarıdır.