Tag: kaynaştırma

Her Yönü ile kaynaştırma eğitimi

kaynaştırma eğitimi

kaynaştırma eğitimi

Rehberlik Araştırma Merkezi Müdürlüklerince yapılan inceleme sonunda eğitilebilir düzeyde olduğu tespit edilen çocukların eğitimleri, yeterli sayıda öğrenci bulunmaması halinde veya Özel Eğitim Sınıfı açılamayan durumlarda ilköğretim okullarında normal sınıflar içinde kaynaştırma eğitimiyle sürdürülür.
Kaynaştırma uygulaması ile eğitimini sürdüren özel eğitim gereksinimi olan bu öğrenciler, ancak düzeylerine uygun bireysel eğitime alınmaları halinde gerekli eğitimi alabilirler. Bu konuda sınıf öğretmenleri ve okul yönetiminin alacağı tedbirler bu uygulamada çok başarılı olmaktadır.
Kaynaştırmanın asıl amacı uygulanacak öğrenciyi sosyal çevreden soyutlamadan toplumun bir bireyi olduğunu kabullenmesini sağlayarak öğrencinin aşağılık duygusu taşımadan günlük yaşamı için gerekli davranış, beceri ve bilgiyi almasını sağlamak olmalıdır.
Her öğrencinin zihinsel gelişimi farklılık gösterdiğinden kaynaştırma eğitiminde planlama bireyselleştirilmek zorundadır. Bir sınıfa bir öğrencinin, zorunluluk halinde iki öğrencinin verilmesi öğretmen açısından planlama ve uygulamada büyük kolaylık sağlar.
Öğretmen, kaynaştırma uygulamasını Rehberlik ve Psikolojik Danışma Servisinin görüş ve değerlendirmelerini göz önüne alarak planlarsa başarılı olur. Aksi halde başarı yüzdesi düşer.
Okullarımızda yapılan kaynaştırma uygulamalarında, öğretmenlerimizin kaynaştırma eğitimi konusunda bilgileri olmadığından dolayı, kaynaştırma uygulanan öğrenciler yeterli eğitimi alamamaktadır. Bu konuda Rehberlik Araştırma Merkezi Müdürlükleri titiz davranarak öğretmenlerimizi bilinçlendirmelidir.
Kaynaştırma eğitimi konusunda en büyük görev Özel Eğitim Sınıfı öğretmenlerine düşmektedir. Özel Eğitim Sınıflarında okuyan öğrencilerden (2 nci- 4 üncü sınıf arası) başarılı olanlar, zaman kaybedilmeden normal sınıflarda kaynaştırma eğitimine alınmalıdır. Çünkü bu çocuklarımızın bir çoğunun zeka düzeyi normale yakındır. Öğrenci birinci sınıfta geç öğrenme, sosyal uyum yetersizliği, ailevi vb. nedenlerden başarısız olmaktadır. Bazı öğretmenlerimizin ilgisizliği veya öğrenciyi tanıyamaması sonucunda bu öğrenciler Rehberlik Araştırma Merkezlerine sevkedilerek Özel Eğitim sınıflarına gönderilmektedir. Özel Eğitim Sınıflarında gösterilen ilgi ve öğrencinin özgüveninin artması ile bu öğrencilerimiz okuma yazma ve gerekli davranışları kazanarak normal sınıfı başaracak kapasiteye gelmektedir. Bu zamanda öğrencinin normal sınıfına kaynaştırmaya alınması hem öğrenci açısından hem de diğer Özel Eğitim Sınıfı öğrencileri açısından yararlı olmaktadır. Normal sınıfına gidebilmeyi düşünebilen diğer öğrencilerde olumlu bir kamçılama yapmakta ve çalışma isteği yaratmaktadır.

KAYNAŞTIRMA EĞİTİMİNDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR
Kaynaştırma eğitimi gerekleri yerine getirilmediği zaman yarar yerine bazen zarar da verebilmektedir. Kaynaştırmada aşağıdaki hususlar çok önemlidir.
1-Her öğrencinin zihinsel gelişimi farklılık gösterdiğinden kaynaştırma eğitiminde planlama bireyselleştirilmek zorundadır. Bir sınıfa bir öğrencinin, zorunluluk halinde iki öğrencinin verilmesi öğretmen açısından planlama ve uygulamada büyük kolaylık sağlar. Öğretmen, kaynaştırma uygulamasını Rehberlik ve Psikolojik Danışma Servisinin görüş ve değerlendirmelerini göz önüne alarak planlamasını çok iyi yapmalıdır. Aksi halde başarısız olur.
2-Kaynaştırmaya alınacak öğrenci iyi tanınmalı ve tipik özellikleri tespit edilmelidir.
3-Kaynaştırma uygulanacak öğrencilerin eğitiminde Milli Eğitim Bakanlığı Rehberlik ve Danışma Hizmetleri Genel Müdürlüğünce hazırlanan”

İLKÖĞRETİM OKULU ORTA DÜZEYDE ÖĞRENME YETERSİZLİĞİ (EĞİTİLEBİLİR) OLAN ÇOCUKLAR EĞİTİM PROGRAMI” esas alınmalıdır.
4-Bulunduğu sınıf ne olursa olsun öğrencinin bildiği ve başardığı şeyler haraket noktası olarak alınmalıdır.
5-Sebat, sabır, düzen ve işbirliği gibi kişisel niteliklerin gelişmesine önem verilmelidir.
6-Çocuğun yetersizliği ve başarısızlığı hiçbir zaman yüzüne vurulmamalıdır.Güçlü yanları bulunarak geliştirilmelidir.
7-Yetenekli ve hevesli olduğu alanlarda basit işlerden başlanarak başarısını görmesi sağlanarak arkadaşlarıyla rekabet edecek hale gelmesi sağlanmalıdır.
8-Öğretmen öyle davranmalıdır ki, sınıftaki diğer çocuklar, zihinsel engelli çocuğun da, sınıfın bir üyesi olduğunu kabul etmelidir. Özürlü diyerek arkadaşları tarafından alay konusu edilmeleri önlenmelidir.(ÇOK ÖNEMLİ!)
9-Öğretmen, ağır öğrenen çocuğu ileri öğrenim kademelerine değil iş yaşamına hazırladığını çok iyi bilmelidir. Çünkü bu çocuklar yaşamını kafasıyla değil elleriyle kazanacaktır. Çocuğa yaşam boyunca kullanacağı temel bilgi, davranış ve becerilerin kazandırılması hedeflenmelidir.
10-Soyut konuları zor öğrendiklerinden genellikle konular somutlaştırılarak, deneme, gösterme ve karşılaştırma yoluyla öğretilmelidir.
11-Geç ve güç öğrenen bu çocuklar çabuk unuttuklarından eğitimde en aza indirilmiş gerekli bilgi ve beceriler sık sık tekrar edilmelidir.
12- Dikkat süreleri kısa olduğundan sık sık dikkat toplayıcı hareketler yapılmalı ve ilgi duymadığı konular üzerinde durulmamalıdır.
13-Genelleme yapamadıkları ve bir konuda öğrendiği kuralı başka konulara uygulayamadıkları için her konuda gerekli bilgi ve beceriler ayrı ayrı öğretilmelidir.
14-Basit sözcük ve cümlelerle konuştuklarından her fırsatta sözle anlatma olanağı verilmeli, sık sık konuşturulmalı.
15-Zihinsel yetersizliği olan öğrencilerin dikkatleri kısa sürelidir ve çabuk yorulurlar. Uzun süreli aynı nitelikteki çalışmalardan kaçınılmalı. Sıkıldıklarında çalışmanın türü değiştirilmelidir.
16-Aile ile konuşularak, çocuğunun zeka yönünden farklı durumunu kabullenmesi gerektiği anlatılmalıdır. Problemi kabul etmenin çözmenin yarısı demek olduğu bilinci sağlanmalıdır. Çocuğunun, ileriki yaşantısında her an yalnız kalacağı anlatılarak sorumluluğun ailede olacağı bilinci verilmelidir. Bu çocukların, başaramayacakları zihinsel çalışmalara ve akademik öğrenim basamaklarına yöneltilmeden günlük yaşam becerilerinin geliştirilerek özgüven kazanmalarına yardım etmenin önemi iyice işlenmelidir.

SONUÇ OLARAK:

Kaynaştırma Eğitimi uygulaması zihinsel engeli olan öğrencilerimiz için çok yararlıdır. Çünkü hedef, bu çocuklarımızı topluma sosyal uyum sağlayabilecek bireyler olarak yetiştirmektir. Rehberlik ve araştırma Merkezleri, okul yönetimleri,öğretmenler ve aileler üzerine düşeni yaparak eğitimin kalitesinin artmasına yardımcı olmalıdır. Bu konuda toplumun bütün bireyleri sorumludur. Öncelikli görev sınıf öğretmenleri, Psikolojik Danışman ve Rehber Öğretmenler ile okul yöneticilerinindir. Öğretmenlerimizin ve toplumun kaynaştırma eğitimi konusunda bilinçlendirilmesinde Rehberlik Araştırma Merkezi uzmanlarıyla işbirliği yapılmalıdır.

Kaynaştırma Planının Hazırlanması

Entegrasyon okul günlerinin büyük çoğunluğunda da belirli bir sınıf öğretmeninin gözetiminde sınıfın üyesi durumuna getirerek eğitmek, özürlü çocukların eğitim aldığı sürece veya daha sonraları gerektiğinde kullanabilmesi için yüksek nitelikte eğitim almasıdır.

Normal eğitim ve özel eğitim personelinin sorumluluğunda düzenlenmiş eğitim programı ve program sürecinde bireysel destekleme ile birlikte normal çocuklara uygun engelli çocukların belirli zamanlardaki eğitimsel ve sosyal birleşimleridir. Entegrasyonun hedefi sosyal yönden çocuğun benimsenmesini sağlamak, yani çocuğun toplum tarafından belirlenmesini sağlayacak davranışların kazandırılmasıdır.

Entegrasyon Ortamında Normal Ve Özürlü Çocukların Birbirleri Üzerine Etkileri

Normal çocuk engelli çocuğun gelişimini artırmada davranış modeli olarak görev yapmaktadır.Normal çocuk engelli çocuğun kendisi gibi engelli sınıf arkadaşlarından öğrenebileceğinden çok daha fazla ve gelişimsel olarak daha ileride modeller sunabilmektedirler.Normal çocuk engelli sınıf arkadaşı için ileri düzeyde ve çeşitli davranış modellerini taklit edebilmesinde destekleyici ve güdüleyici tepki yapar.Başkasına model olmanın getirdiği sorumluluk normal çocuğun gelişiminde kendine güven duymasına, öğrendiği bilgileri engelli çocuğa öğretirken bu bilgilerini pekiştirmesine etki edecektir.

Normal çocuk başkalarına yardımcı olma, paylaşma, işbirliği içine girme, model olma gibi davranışlar gösterirken bağımsız olmaya doğru adımlar atmakta fırsatı olacaktır.Normal çocuklar özürlü çocukların tipik özürlülük davranışlarını onaylamama yoluyla ortadan kalkmasına neden olabilirler. Bununla birlikte engelli çocuğa ileriki yaşlarında toplum içinde sosyal kabulunu sağlayabilecek daha geniş bir davranış repertuarına sahip olmasına katkıda bulunabilirler.Entegre ortamda bulunan normal çocuk daha sonraki yaşamında karşılaşabileceği engelli ya da farklı yapılardaki insanlarla iletişim kurabilme uygun davranış ve tutum gösterebilme konusunda beceriler kazandıracaktır.

Entegre edilmiş ortamda yer alan normal ve engelli çocuklar birbirlerini değişik yönlerde etkileyecek farklı gelişim alanlarında ilerleme fırsatları bulabildikleri gibi aynı zamanda daha sonraki yaşamlarında etkili olabilecek birtakım yaşantılar kazandıracaktır.