Tag: kartal dil terapisi

Dil ve Konuşma Değerlendirme

Kaynaştırma Öğrencileri İçin:
Öncelikle bireyin performansının değerlendirilmesi gerekir bunun içinde uygun bir kaba değerlendirme formuna sahip olmanız gerekmektedir. Örneği 3. sınıfa devam eden öğrenci için 1-2-3. sınıf yıllık planlarındaki amaç ve hedefleri kolaydan zora doğru sıralayarak öğrenciye amaca uygun ölçülebilir sorular sorulur. Devamını Oku

Öğretimi kolaylaştırıcı yöntemler

ÖĞRETİMDE KULLANILAN İŞLEM SÜREÇLER

İ Burada, öğretimde kullanılan işlem süreçlerinden “ipuçları” ve “şekil verme” ye ilişkin açıklamalara yer verilmiştir.

A. İpuçları İpucu, öğrenciye belli bir uyaranın varlığında doğru tepkide bulunmasını sağlamak amacıyla nasıl davranacağı ve ne yapacağına ilişkin hatırlatmada bulunmadır. İpuçları; sözel ipucu, işaret ipucu, model olma ve fiziksel yardımı içerir.

1. Sözel İpucu: Öğrencinin yapmasını istediğimiz şeyi, sözcüklerle ifade etmektir. Sözel ipucu, bireyler kendilerine söyleneni anladıkları takdirde hareketleri yapmalarına yardım eden kullanışlı bir yoldur. Ayrıca sözel ipucu, öğrenciye bir beceriyi gerçekleştirmesi için en az yardım etme yoludur. Öğretimde sadece sözel ipucunun kullanılması düşünülüyorsa, kullanılacak sözel ipuçlarının öğrenci için anlamı olup olmadığının araştırılması gerekmektedir. Öğrenci için bir anlamı olmayan sözel ipuçları verip öğrencinin beceriyi gerçekleştirmesini beklemek, öğrenciyi başarısız kılma anlamına gelmektedir. Bu nedenle pek çok durumda sözel ipucu, fiziksel yardım ve model olma ipuçlarıyla birlikte kullanılarak sözel ipuçlarının öğrenci için anlamlı hâle getirilmesi amaçlanmaktadır. Öğretimde kullanılan sözel ipuçlarının öğrenciler başarılı oldukça geri çekilmesi gerekmektedir.

2. İşaret İpucu: Fiziksel temas olmadan öğrencinin dikkatini bir şeye çekmek için yapılan hareketlerdir. Bu hareketler; kol, el, baş gibi kaba hareketlerden, parmak, göz gibi ince hareketlere doğru bir yol izler. İşaret ipucuyla birlikte sözel ipucu verilerek öğrenciden ne yapması beklendiği ifade edilir. Öğretimde kullanılan işaret ipuçlarının, öğrenci başarılı oldukça geri çekilmesi gerekmektedir.

3. Model Olma: Bir kişinin yaptığı hareketi gözleyerek ve taklit ederek yapma ve öğrenmedir. Beceri öğretiminde model olma ipucunun kullanılabilmesi için öğrencinin taklit etme becerisine sahip olması gerekmektedir. Ancak, taklit etme becerisi de öğretilebilir bir beceridir. Bu nedenle taklit etme, model olmadan önce öğrenilmelidir. Model olmada öğretmen, öğrencinin o davranışı hangi eliyle, ayağıyla yapmasını bekliyorsa, kendisi de o elini ve ayağını kullanarak beceriyi gerçekleştirmelidir. Bunu yaparken öğretmenin, öğrencinin kullandığı eli tarafında ve hafifçe ona dönerek durması daha uygun olmaktadır. Öğretmen, öğrencinin karşısına geçerek model olduğunda, öğrenci öğretmenin beceri basamağını yaptığı eli ya da koluyla beceri basamağını yapmaya çalışmakta ve bu durum karışıklık yaratabilmektedir. Model olma ipucu da diğer ipuçlarında olduğu gibi geri çekilmelidir. Model olma, sözel ipuçlarıyla birlikte kullanılır ve öğretim süreci içinde model olmanın ipuçları sistematik olarak geri çekilerek öğrencinin sadece sözel ipuçlarıyla hareketi yapması sağlanır. Model olma ipucu, hareketin tamamının yapılıp açıklanması ve yönerge verilmesinden, hareketi başlatacakmış gibi bir davranış yapılıp açıklanması ve yönerge verilmesine doğru küçük basamaklar hâlinde geri çekilmelidir. Model olma ipucunun kaç basamakta geri çekileceği, tamamıyla öğrenciye bağlıdır. Öğretmen, öğrencinin her beceri basamağında ne kadar modele gereksinimi olduğunu saptamalıdır. Eğer model öğretmen dışında başka birisi olacaksa bu kişinin, öğretimi yapılan çocuk tarafından kabul gören bir kişi olmasına dikkat edilmelidir.

4. Fiziksel Yardım: Bir kişiye; el, kol, ayak vb.leriyle yapılan vücut harekelerini içeren etkinlikleri öğretmek için uygulanan yardımdır. Fiziksel yardım, öğretmenin, öğrenciyle birlikte bir beceri basamağının tamamını yapması ve ne yapıldığını söylemesinden; beceri basamağını hiç yapmayıp ne yapılacağının söylenmesine kadar değişen bir süreç içinde uygulanır. Fiziksel yardım uygulanırken sözel ipucu da birlikte verilir. Öğrencinin beceri basamağını gerçekleştirmesini sağlamak amacıyla uygulanan fiziksel yardım geri çekilerek öğrenci beceri basamağını sözel ipuçlarıyla yapar hâle getirilir. Fiziksel yardım uygulanırken, özellikle el ya da kol hareketlerine ipucu verilirken, ipucu veren kişinin nerede durduğu önemlidir. Öğretmenin, öğrencinin arkasına geçerek ve beceri basamağını öğrenciyle birlikte yaparak fiziksel yardım uygulaması, karışıklığı önlemektedir. Fiziksel yardımın amacı, öğrenciye beceri basamağını nasıl yapacağını hissettirmek, zamanla beceri basamağını, sözel ipucuyla yapmasını sağlamaktır. Fiziksel yardım uygulanırken ilk başta öğretmen, eliyle öğrencinin elinden ya da kolundan sıkıca tutarak beceri basamağını yaptırır. Daha sonra öğretmen, öğrencinin beceri basamağına katıldığını hissedince elindeki baskıyı hafifletir. Öğrenci, beceri basamağını yapar hâle geldikçe öğretmenin eli; öğrencinin bileğine, ön koluna, dirseğine ve omzuna doğru ilerler. Son olarak öğrenci, güçlük hissettiğinde yardım etmek üzere elini, öğrencinin elinin yakınında bulundurur.

Sözel, model olma ve fiziksel yardım ipuçları ile bunların her birinin kendi içindeki basamaklarıyla ilgili ipuçları geri çekilirken öğrencinin özellikleri dikkate alınmalı ve ipuçları sistematik bir şekilde çekilmelidir. Öğrenci çalışılan basamakta başarısız olursa öğretmenin ipuçlarını hızlı çektiği düşünülebilir. Bu durumda öğretmen, önceki basamakta kullanılan ipucuna geri dönerek çalışmaya devam etmelidir. B. Şekil Verme Şekil verme, öğrenciye yeni bir davranışın kazandırılması, var olan davranışlarının artırılması ya da gerçekleştirmesinde kullanılan temel süreçlerden biridir. Şekil verme, bir davranışın ögelerinin birkaçının pekiştirilmesini ve diğer ögelerinin pekiştirilmemesini ya da sönmesini içerir. Başlangıçta, gösterilen davranışlardan hedef davranışa yakın olan başarılı davranışlar pekiştirilirken, sonra bu davranışların pekiştirilmesine son verilerek davranış çeşitlendirilir ve aralarından hedef davranışa yakın olan davranışlar seçilip tekrar pekiştirilerek hedef davranışın oluşumu sağlanır.

Şekil verme sürecinde sadece hedef davranış değil, hedef davranışa ulaşmayı sağlayan her tepki pekiştirilir. Böylece, öğrencilerden, davranışın son şeklini beklemek yerine, öğrencinin gösterdiği küçük ilerlemeler pekiştirilerek davranışa şekil verilir.

Artikülasyon Bozukluğu

Konuşma dilindeki sesler, nefesin ses bantlarini titreştirerek yada titreştirmeden girtlaktan geçtikten sonra agiz ve burun boşlugunda şekillenmiş halidir. Konuşma seslerini çikarma işlemine söyleyiş (artikülasyon) denir.Dinleyici konuşma seslerini atlanmiş, yer degiştirmiş, eklemeler ve çarpitmalar yapilmiş gibi algiliyorsa söyleyiş (artikülasyon) bozuklugundan bahsedilebilir.

 
NEDENLER: Yapısal Nedenler: · Ağız içi, dudak, dil gibi konuşma organlarının bozukluğu, (Dudakların yarıklığı veya dudağın olağan dışı gergin olması) ·

Dil kaslarının normal işleyişten yoksun olması, · Dil bağı denilen bağlantının dil ucuna yakın oluşması, · Damağın çok yüksek veya düz olması, damak yarıklığı ve burunda et olması, · Çene kas ve sinirlerinin bozukluğu, · İşitme kaybı, · Zihinsel gerilik,

Görevsel Nedenler: · Konuşma organlari tam ve saglikli oldugu halde, konuşmada üstlendigi görevi tam ve saglikli olarak yerine getiremedigi durumlardir. Bu durumlar çogunlukla ögrenme ve alişkanlikla ilgilidir. · Evde yabancı bir dil konuşulması veya konuşulan dilin yetersiz olması, · Konuşmayi kazanma ve pekiştirme döneminde çocukla ilgilenecek bir yetişkinin olmamasi, · Çocuğa konuşmayı öğretmek için izlenilen yolun yanlış olması (baskıcı, eleştirici tutumlar gibi).

Psikolojik Nedenler: · Çocuğun zihin düzeyinin konuşmayı zamanında ve doğru kazanabilmesini engellemesi, · Çocuğun duygusal bir çatışma içinde olması, · Anababa arasında geçimsizlik, maddi sorunlar, göç gibi sorunlar, · Çekingen ve utangaç kişilik, · Konuşmanin kazanilmasi için gereken algiya sahip olmamanin yol açtigi ses bellegi ve ses ayirim gücünde zayiflik, · Konuşmasinda sonradan gerileme oluşan çocuklarda yapisal ve görevsel bulgular normal olursa konuşma özrünün nedenini psikolojik nedenlerde aramak gerekir.

BELİRTİLER: · Çocuk ana dilinin bağımsız veya bileşik sesleri doğru ve anlaşılır şekilde çıkaramıyorsa ve çıkardığı sesler aynı yaş grubundaki çocukların çıkarması gereken seslerden farklılık gösteriyorsa, · Eğer artikulasyon bozukluğu çocuğun konuşmasını anlaşılmaz hale sokuyorsa ve konuşma etrafın dikkatini yoğun olarak çekiyorsa, · Belirti olarak ta değerlendirilebilecek dört şekilde görülebilir:

Atlamalar: Atlama yanlışlarında sözcüklerin yalnız bir kısmı söylenir, Örnek : hayvan -ayvan ,rehberlik -reberlik ,saat -sat ,araba -arba

Yerine Koyma:Sözcüğün başı ,ortası veya sonundaki bir sesin yerine başka bir ses kullanılır. Örnek : Arı -ayı ,kitap-kipat , davul-dayul

Eklemeler:.sözcüklerdeki fazla sesleri içerir. Örnek : Aşagi-aşşağı ,atmış-altmış ,eşek -eşşek, pencere -penicere ,saat- sahat ,

Çarpıtmalar:Sesler tam doğrru olmamakla birlikte gerçeğine yakındır. Ses, konuşma dilinde olmayan yeni bir ses olarak çıkarılır. Örnek : karagöz -kaxgöz ,ekmek -emme

 

Engelli bireylerde dil gelişimi

Konuşmaya başlamadan önce birçok çocuk, sözel olmayan becerileri kazanırlar. Bu beceriler, seslerden veya göstermek, uzanmak veya birşeyi itmek gibi hareketlerden oluşur. Diğer kişileri dinlemenin ve onlara yönelmenin de, konuşma öncesi dil eğitiminin bir parçası olduğu görülmüştür. Çocuğu karşılıklı konuşmaya hazırlamak, sıra almak, sırasını beklemek de bunların içindedir. Daha önemlisi, çocuklar konuşmayı öğrenmeden önce , iletişimin birçok amacının olduğunu ve geniş bir alana yayılan sosyal, duygusal ve pratik ihtiyaçlarını karşılamaya yaradığını öğrenir. Göstererek, birşeyi istediklerini, el sallayarak “bay bay” yaptıklarını ve baş sallayarak bir şeyi reddettikleri göstermeyi öğrenirler.
Konuşma öncesi dönem, iletişim için normal ve aslında bütün çocukların “geçtiği” gerekli bir dönemdir.
Bu dönemdeki değişik ve zengin bir iletişim, daha sonraki etkili ve doyurucu bir iletişimin temelini oluşturur. Daha büyük yaşta, konuşma zorluğu çeken birçok çocuk, konuşma öncesi iletişim becerilerinden ekstra bir çalışma ile yararlanabilir.
Çocuk daha yaşı çok küçük olduğunda ya da bu alanda zorluk çektiğinden konuşamıyor olabilir. İletişim becerilerini geliştirmek için kullanılacak prosedür aynı olacaktır. Bu konuda seçilen aktiviteler, küçük çocuklar düşünülerek önerilmiştir. Fakat bu çalışmalar daha büyük çocukların ilgileri göz önüne alınarak adapte edilebilir.
Konuşma öncesi öğrenimde 5 önemli alan vardır :
* Başkalarına yönelme ve karşılık vermeyi öğrenme
* Oyun oynamayı öğrenme
* Sıra almayı öğrenme
* Taklit etmeyi öğrenme
* Günlük hayatta, iletişim becerilerini kullanmayı öğrenme.
Bu alanlar büyük ölçüde örtüşürler ve çocuğun becerilerini geliştirmek için çalışırken, iki veya daha fazla alanda birden çalışılır.
Aşağıda size verdiğimiz listeyi kullanarak çocuğunuzun dil gelişimi ile ilgili bir değerlendirme yapabilirsiniz.