Tag: hiperaktivite

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Yapılan Araştırmalar

Linkten İndirebilirsiniz.

Faydalı Olması Dileği İle

DİKKAT İNDİR

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu

dikkat eksikliği ve hiperaktivite sorunu

dikkat eksikliği ve hiperaktivite sorunu

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu

Çocukta 7 yaşından önce başlayan, en az iki ortamda (ev, okul) 6 ay süreyle yaşına ve gelişim seviyesine uygun olmayan dikkat eksikliği, aşırı hareketlilik, hiperaktivite ve dürtüsellik belirtileriyle görülen bozukluğa denir.

 

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu gösteren bireylerde öğrenme , davranış vb. problemler görülebilmektedir.

 

DSM IV Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite/ Aşırı

Hareketlilik Bozukluğunun Tanı Ölçütleri:

a) Dikkatsizlik

1. Çoğu zaman dikkatini ayrıntılara veremez ya da okul ödevlerinde, işlerinde ya da diğer etkinliklerinde dikkatsizce hatalar yapar,

2. Çoğu zaman üzerine aldığı görevlerde ya da oynadığı etkinliklerde dikkati dağılır,

3. Doğrudan kendisine konuşulduğunda çoğu zaman dinlemiyormuş gibi görünür,

4. Çoğu zaman yönergeleri izlemez ve okul ödevlerini, ufak tefek işleri ya da iş yerindeki görevlerini tamamlayamaz (karşıt olma bozukluğuna ya da yönergeleri anlayamamaya bağlı değildir),

5. Çoğu zaman üzerine aldığı görevleri ve etkinlikleri düzenlemekte zorluk çeker,

6. Çoğu zaman sürekli zihinsel çabayı gerektiren görevlerden kaçınır, bunları sevmez ya da bunlarda yer almaya karşı isteksizdir,

7. Çoğu zaman üzerine aldığı görevler ya da etkinlikler için gerekli olan şeyleri kaybeder (örn. Oyuncaklar, okul ödevleri, kalemler, kitaplar ya da araç-gereçler),

8. Çoğu zaman dikkati dış uyaranlara kolaylıkla dağılır,

9. Günlük etkinliklerinde çoğu zaman unutkandır.

 

 

b) Hiperaktivite/ Aşırı hareketlilik

1. Çoğu zaman elleri, ayakları kıpır kıpırdır ya da oturduğu yerde kıpırdanıp durur,

2. Çoğu zaman sınıfta ya da oturması beklenen diğer durumlarda oturduğu yerden kalkar,

3. Çoğu zaman uygunsuz olan durumlarda koşuşturup durur ya da tırmanır (ergenlerde ya da erişkinlerde öznel huzursuzluk duyguları ile sınırlı olabilir),

4. Çoğu zaman, sakin bir biçimde, boş zamanları geçirme etkinliklerine katılma ya da oyun oynama zorluğu vardır,

5. Çoğu zaman hareket halindedir ya da bir motor tarafından sürülüyormuş gibi davranır,

 

c) Dürtüsellik/ Ataklık

1. Çoğu zaman sorulan sorunun tamamlanmasını beklemeden cevabını verir,

2. Çoğu zaman sırasını bekleme güçlüğü vardır,

3. Çoğu zaman başkalarının sözünü keser ya da yaptıklarının arasına girer.

(hiperaktivite-ataklık belirtilerinden altısı ya da daha fazlasını, en az altı aydır uyumsuzluk yaratacak ve gelişim düzeyine uygun olmayan şekilde göstermesi gerekir)

Çocukta yukarıda yer alan tanı ölçütlerinin yanı sıra; temel belirtilerin 7 yaşından önce başlaması, en az iki ortamda görülmesi, (okul ve evde) ve 6 ay boyunca da devam ediyor olması Yaygın gelişimsel bozukluk, zihinsel ve gelişimsel yetersizlik ve diğer psikolojik bozuklukların ve işitme ve görme yetersizliklerin olmaması gerekmektedir.
Bireylerde okul öncesi dönemden itibaren görülmeye başlayan DEHB’nin, tanısını kesinleştirecek bir test bulunmamaktadır. Bu nedenle DEHB’nin tanısının konulması çok yönlü değerlendirmeyi ve farklı bilgi kaynaklarının iş birliğini gerekmektedir. Klinisyenin tanı araçları, ana baba çocuk görüşmesi, ana baba çocuk gözlemi, ebeveyn ve öğretmen davranış dereceleme ölçekleri, fiziksel ve nörolojik muayene, bilişsel testler, işitme ve görme testi gibi yaklaşımlardır. Çocuk-ergen ruh sağlığı ve hastalıkları kliniklerinde DEHB tanısı, mevcut belirtilerin yaş ve zihinsel düzeye göre değerlendirilip çocuk psikiyatristleri ve klinik psikologlar tarafından DSM-IV tanı ölçütlerine göre konulmaktadır.

 

Özellikleri:

 

Bilişsel Gelişim Özellikleri:

Zekaları normal ya da normalin üstünde olmasına rağmen dikkatleri çok kısa süreli ve çabuk dağıldıkları için genellikle öğrenme problemleri yaşamaktadırlar.

Genellikle başladıkları işi sonlandırmada güçlük çekerler. Devamlı dikkat ve emek isteyen işlerde çalışmak istemezler.

Dikkatlerini uygun olarak ortama yönlendirmede zorluk yaşamaktadırlar.

Çalışmalarını plansız, düzensiz ve karmakarışık bir biçimde sürdürürler.

Günlük işlerinde genellikle unutkandırlar. Randevularını, beslenme saatini, eşyalarını, öğretmenin aileye gönderdiği mesajları vb. sıklıkla unutabilmektedirler.

Okuma ve yazma becerilerinde sıkıntılar yaşayabilmektedirler.

Bu çocukların bellek işleyişinde güçlükleri vardır. Belleğe ilişkin asıl sorun, söylenen sözün çocuğun dikkat alanına girmemesi nedeniyle öğrenmede yetersizlik yaşanmasıdır. Aileler ve öğretmenler sıklıkla bu çocukların unutkanlıklarından yakınmaktadırlar. Bellek sorunları özellikle çocuklardan bir şey yapmaları istendiğinde ya da birkaç yönerge aynı anda verildiğinde yaşanır.

Motor Gelişim Özellikleri:

Bazı DEHB çocuklarda gelişimsel gerilik görülebilmektedir. Motor koordinasyonu zayıf olabilmektedir. DEHB olan çocukların çoğu ince motor becerisi gerektiren işlerde özellikle yazı yazmada zorluk yaşarlar.

Sosyal ve Duygusal Gelişim Özellikleri:

Dikkat sürelerinin kısa ve atak olmaları çocukların sosyal kuralları öğrenmelerini güçleştirmektedir. Bu nedenle arkadaş bulmakta ve kurallarına göre oyun oynamakta güçlük çekebilmektedirler.

Grup içinde oynarken ya da çalışırken sırasını beklemekte zorlanmaktadırlar ve yönergelere ve kurallara uymada zorluk yaşadıkları için sosyal olarak uyumsuzluk göstermektedirler.

Aşırı hareketlidirler.

Eşyalarını, kitaplarını, kalemlerini ve oyuncaklarını sık sık kaybetmektedirler.

Ödevlerin ve etkinliklerin düzenlenmesinde sıklıkla zorluk çekmektedirler. Çoğu kez olası sonuçları düşünmeden kendini fiziksel olarak tehlikeye atabilirler (sağına soluna bakmadan caddeye fırlamak gibi),

İsteklerini ertelemekte ve dürtülerini kontrol etmekte zorluk çekebilmektedirler.

 

Dil ve Konuşma Özellikleri:

Konuşurken ses ve sözcük atlamaları görülebilir.

 

Nedenleri:

 

DEHB’nin sıklığı DSM IV (Köroğlu, 1994)’ün verilerine göre toplumda %3-5 arasında, erkek çocuklarda kızlara oranla 3 kat daha fazla olduğu tespit edilmiştir. DEHB’nin nedenleri tam olarak bilinmese de psiko-sosyal ve biyolojik faktörlerin etkili olduğu belirlenmiştir.

Psiko-sosyal Etmenler:İlk çocukluk dönemindeki eğitim hataları, aşırı beklenti (çocuktan yapabileceğinden fazlasını bekleme) ,korkulu olma, az ya da yanlış motivasyon, gelişim krizleri, olumsuz yaşam şartları,

Biyolojik ve Genetik Etmenler: Beyin zedelenmesi , genetik etkenler, beyindeki yapısal ve işlevsel anormallikler, biyokimyasal değişimler,merkezi sinir sistemindeki yapısal ve işlevsel bozukluklar.

 

Öğretmenlere Öneriler:

 

Size yardımcı olabilecek kaynakları harekete geçirin.okulun ve anne babanın desteğini isteyin.bir sorun ortaya çıktığında danışabileceğiniz bu konuda bilgili bir profesyonelle(psikolog,danışman v.b) iş birliği yapmalısınız.
Öğrencinizi size en yakın noktaya oturtun ve sürekli göz göze gelerek dikkati dağılan öğrencinizin dikkatini her an üzerinizde tutabilirsiniz
Öğrenmenizi duygusal yönünü göz ardı etmeyin.Bu çocuklar sınıftaki faaliyetlerin eğlendirici yönünü bulmak, başarısızlık ya da becerisizlik yerine başarılı olmanın tadına varmak, korku yada sıkıntı yerine heyecan yaşamak ihtiyacındadırlar.
Dikkat eksikliği olan öğrenciler düzenli ortamlara ihtiyaç duyarlar. Kendi başlarına iç dünyalarını düzenleyemedikleri için dış dünyalarının başkaları tarafından düzenlenmesini isterler.Ne yapacaklarını bilmeyen ya da unutan çocuklar önceden hazırlanmış listelerden faydalanabilirler. Onların hatırlatılmaya, prova yapmaya, tekrar yapmaya, yönlendirilmeye, sınırlar konulmasına ve düzene ihtiyaçları vardır.
Kuralları yazın ve her dakika göz önünde olacağı bir yere asın.Çocuklar kendilerinden ne beklendiğinden emin olduklarında, çevrelerindeki kişilere daha fazla güven duyacaklardır.
İşlerin nasıl yapılması gerektiğini tekrarlayın,yazın,söyleyin.
Sınırlar koymaktan çekinmeyin.Sınırlar çocuklara ceza vermek için değil,onları rahatlattığı ve çevrelerine güven duymalarını sağladığı için konur.
Önceden belirlenmiş bir programa dakik bir biçimde sadık kalmasını sağlayın.Bu programı tahtaya yada öğrencinin sırasına yapıştırabilir ve sık sık bakması için uyarabilirsiniz.
Okul sonrasında yapması gerekenleri yazması için yardımcı olun.
Ödevleri kontrol ederken , miktardan çok ödevin kalitesine bakın.
Çocuğun neler öğrendiğini sık sık kontrol edin..
Büyük projeleri, küçük ve bitirilmesi kolay parçalara bölün.Büyük projeler dikkat eksikliği olan öğrencileri hemen yıldırır ve ‘ben bunu bilmiyorum , bitirmeyi asla başaramam’ demelerine neden olur.Oysa büyük bir işi kolayca başarılabilir küçük parçalara bölmek, onları ürkütmeyecektir.
Sınıfta şakacı, alışılmışın dışında , neşeli biri olmaya çalışmalısınız.Bu çocuklar eğlenceye bayılırlar ve hemen katılırlar.Bu da dikkatlerini toplamalarına neden olur.Bu arada çocukları fazla heyecanlandırmaktan da kaçınmalısınız
Çocuğun başarılarını yakalamak ve övmek için hep tetikte olun.Dikkat eksikliği olan çocuklar, o kadar fazla başarısızlık yaşarlar ki, verebileceğiniz her türlü olumlu tepkiye ihtiyaçları vardır.Övgüye çok olumlu tepki verirler; övgü almadıkları durumda siner ve içine kapanırlar,güvenlerini kaybederler.
Öğretirken konu başlıklarını kullanın, ana fikri çıkarmayı öğretin.
Neler söyleyeceğinizi söylemeden önce anons edin, sonra söylemek istediğinizi söyleyin.
Yönergelerinizi basitleştirin.Seçilecek şıkları basitleştirin.Basit cümleleri kavratmak daha kolaydır.Ama renkli cümleler kullanın,renkli bir dil dikkat toplamaya yardımcı olur.
Kendilerini değerlendirebilmeleri için onlara yardımcı olun.Çoğu zaman nasıl davrandıklarının ya da bulundukları noktaya nasıl geldiklerinin farkında değildirler.Kendi kendisini tanımasına yardımcı olacak sorular sormalısınız.
Davranışların yönlendirilmesini sağlamak için daha büyük çocuklarda puanlama sistemi ve daha büyük çocuklarda ödüllendirme sistemi geliştirin.
Eğer çocuk sosyal işaretlerden –vücut dili, ses tonu, zamanlama vb.- anlamıyorsa, o zaman tedbirli bir şekilde bunları anlamayı ona öğretmelisiniz.
Sınav tamamlamayı öğretin.
Çocukları çifter ya da üçer gruplar halinde ayırın.Birlikte çalışabilecek grup şeklini bulana kadar denemekten vazgeçmeyin.
Grubuna bağlı kalmasına dikkat edin.Bu çocuklar bir gruba ait olmak ve işlev sahibi olmak ihtiyacı duyarlar.
Olanak buldukça çocuğa sorumluluğunu verin.
Evden –okula-eve bir ödev defteri tutturun.Bu yöntem ev ile okul arasında sürekli bir iletişim sağlar.
Günlük karne sistemi geliştirin.Çocuk küçükse karne eve, daha büyükse direkt olarak çocuğa okunmalıdır. Günlük karne disiplin amaçlı değil, cesaret verici olmalıdır.
Övün, sırt sıvazlayın, onaylayın, cesaret verin, umutlandırın.
Daha büyük çocuklara, öğrendiklerini daha sonra hatırlayabilmek için küçük notlar yazmalarını önerin.
Bir senfoniyi yöneten bir orkestra şefi gibi davranın. Orkestranın senfoni başlamadan önce dikkatini toplamasını sağlayın.
Olanak buldukça, birlikte çalışabilmeleri için onları her ders için bir çalışma arkadaşı seçmeye ve telefon numarasını yazmaya teşvik edin.
Çocuğun arkadaşları tarafından damgalanmasını önlemek için, sınıf arkadaşlarına durumu açıklayın ve normal davranmalarını sağlayın.
Anne ve babayla sık sık görüşün.Onlarla yalnızca sorun ortaya çıktığında görüşmekten kaçının.
Evde yüksek sele kitap okumasını önerin.Sınıfta olanak buldukça yüksek sesle okuyun.Çocuğun tek bir konu üzerinde odaklanmasını sağlayın.
Sık sık tekrar yapın.

Dikkat eksikliği ve Hiperaktivite nedir

dikkat eksikliği ve hiperaktivite

dikkat eksikliği ve hiperaktivite

Hiperaktivite Tanımı

Aşırı hareketli çocuklara tıp dilinde “hiperaktif çocuk” denir. Yuvada; yuvaya gitmediyse ilköğretim birinci sınıfta tespit edilir. Aşırı hareketlidirler, yerlerinde oturamazlar, sürekli kıpır kıpırdırlar. Halk arasında “eli dursa ayağı durmuyor” şeklinde ifade edilir. Bu çocuklarda sıkça görülen;

1. Yoğunlaşamama

2. Unutkanlık, dalgınlık

3. Dürtüsellik

4. Uslu duramama

5. Hareket etme

6. Sözü kesme

7. Saldırgan davranışlar

 

Dikkat eksikliği de varsa;

1. Derse hemen başlayamazlar

2. Zamanında bitiremezler

3. Arkadaşlarıyla ilişkilerinde zorlanırlar

4. Oyunlarda zorlanırlar

5. Bir konudan diğerine geçerken zorlanırlar. Örneğin; matematikten Türkçeye geçerken zorlanırlar.

6. Arkadaşlarına hemen uyum sağlayamazlar. Ya hemen vazgeçerler ya da kavga ederler.

 

Hiperaktif Çocukların Özellikleri

 

– Çocuk çok hareketlidir.

– Yerinde duramaz.

– Söz dinlemez.

– Çok hırçındır.

– Zarar verici olabilir.

– Kurallara uymakta zorlanır.

– Kendini ve davranışlarını kontrol edemez.

– Sürekli olarak bir yerlerini sağa sola çarpar.

– Yemek yerken çoğunlukla üzerine döker.

– Sık sık ufak ev kazaları yaşar.

– Pek çok yerde “yaramaz” diye adı çıkar.

– İşlemediği suçlar da üzerine kalabilir.

– Her şeyi mutlaka ellemek, tutmak, eline almak ister.

– Arkadaşlarıyla uyumlu oynama süresi sınırlıdır.

– Yuvaya gittiğinde diğer çocuklardan farklı yönleri olduğu fark edilir.

– İlkokula başladığında zeki olmasına rağmen zorlanır.

– Harfleri ve sayıları karıştırır.

– Harfleri ve sayıları ters yazar ve okur.

– Ödevlerini kaydetmeyi beceremez.

– Ödevlerini yanlış anlar ve yanlış yapar.

– Ödevlerini yaptığı halde evde unutur.

– Okulda eşyaları bırakır ya da unutur.

– Öğretmenleri ondan şikayetçi olur.

– Serviste arkadaşlarını rahatsız ettiği için sık sık şikayetler gelir.

 

Bu özelliklerden 10 tanesi çocuk için geçerliyse psikoloğa başvurmak gerekir.

 

Hiperaktif Çocukların Olumsuz Özellikleri

 

1. Dalgın, dikkatsiz, unutkan, sakar ve kazalara açıktır.

2. Algılama güçlükleri yaşarlar.

Bilgi beyine 5 duyunun tümünü kullanarak gelir. Öğrenmede önemli olanlar: görsel ve

işitsel duyulardır.

Görsel algılama güçlüğü görsel bilgileri karıştırmasına sebep olabilir. “c” yerine “e”, “b” yerine “d”, “m” yerine “n”, “b” yerine “p” gibi… Görsel motor problemleri olan çocuk top yakalama ya da fırlatmada, bulmaca çözmede, ip atlamada, çekiç ve çivi kullanma da sorun yaşar.

“Figür yerleştirme” problemi olabilir: okurken kelime ve satırları atlayabilir.

Derinliği yanlış değerlendirebilir; bu yüzden eşyalara çarpabilir, sandalyeden

düşebilir.

İşitsel algılama güçlüğü: hafif ses farklılıklarını ayırt etmede güçlük yaşayabilir. Örneğin; başka çocukların oyun oynadığı odada tv izliyorsa, sizin ona: “ Buraya gel ve sofrayı kur” dediğinizi duymayabilir. Bunun nedeni sizin sesinizi (figür) diğer seslerden (fon) ayırt edememesidir. Böylece sizi dinlemiyormuş gibi görünür.

Bütünleme güçlükleri, soyutlama ve organize etme güçlükleri yaşayabilirler. Sıralama güçlükleri yaşayabilirler; anlatılan bir hikayeyi tekrar anlatması istendiğinde olayların sırasını karıştırabilir; “23” ü “32” diye yazabilir. Örneğin; 12 ayı ezberler sayar ama “Eylülden sonra hangi ay gelir?” sorusuna cevap veremeyebilir.

Hafıza güçlükleri yaşayabilir; bilgiyi kısa süreli bellekten uzun süreli belleğe geçirmede sorun yaşayabilirler. Uzun süreli hafızada sorun yoktur. 3 yıl önceki olayı detaylı şekilde aktarır. Ancak öğretmenin istediği ödevi ertesi gün tamamıyla unutabilir. Normal çocuk 3-5 kerede öğrenirken o 10 kerede öğrenir.

Tüm bu güçlüklerden ötürü yazma ve okumada faklılıklar gösterirler. Önlerine konan bir metni farklı, eksik, fazla ya da yanlış okuyabilirler.

 

3. Dağınık ve düzensizdirler. 17. Sınırları çizemeler.

4. Kullandıkları eşyanın yerini sık sık unuturlar. 18. Öncelikleri ayarlayamazlar.

5. Acelecidirler. 19. Sürekliliği sağlayamazlar.

6. Heyecanlıdırlar. 20. Mükemmeliyetçidirler.

7. Sabırsızdırlar. 21. Kıskançtırlar, kardeşlerini kıs-

8. Çabuk olumsuz tavır takınırlar. kanırlar.

9. Çabuk sinirlenirler. 22. Kontrol güçlüğü yaşarlar.

10. İnatçıdırlar. 23. İletişim bozukluğu yaşarlar.

11. Takılıp kalırlar. 24. Çabuk karar değiştirirler.

12. Israrcıdırlar 25. Çok duyarlı, hassas ve roman-

13. İddiacıdırlar. dirler.

14. Abartılıdırlar. 26. Utangaçtırlar.

15. Meraklıdırlar.

16. Zamanı iyi kullanamazlar.

 

 

 

Hiperaktif Çocuklarda Yapılması Gerekenler

 

Hiperaktif çocukla başarılı bir iletişim kurabilmek için:

 

Cezadan önce ödül yöntemi kullanılmalı, o davranışı tesadüfen bile yapmış olsa.

Açık, net ve kısa konuşulmalı. Tatlı-sert olunmalı. Kurallar kesin, kararlı ve değişmez

olmalı.

Özellikle duygu düzeni konusunda istikrarlı olunmalı. Akşamları kaçta yatacağı kesin bir dille ifade edilmeli. Eğer esneme olacaksa nedeni ve ne kadar olacağı belirtilmeli. Kurallar yazılı olarak oluşturulmalı ve odasına asılmalı. Günlük program haline getirilmeli. Bazen sözleşme haline getirilerek karşılıklı imzalanabilir.

Çocuk düzene uymazsa;

– Hareketliliği artar.

– Sinir ve Hırçınlık artar.

– Sakarlık ve kazalara açıklık artar.

– İştahsızlık oluşur.

– Gelişimi olumsuz etkilenebilir, boy uzaması azalabilir.

 

Kısaca;

– Açıklayıcı kısa ve öz olun

– 2 seçenek sunun.

– Doğru yaptığı her şeyi ödüllendirin.

– Zaman yönetimini öğretin.

– Kıyaslama yapmayın.

– Yasaklar koymayın. ( örn.; “ Sen zayıf aldın sinemaya gitmiyorsun.” )

 

Hiperaktivite ve Dikkat Dağınıklığı Olan Çocuklarda Okul Başarısı İçi

Yapılması Gerekenler:

 

Dış ortamın düzenlenmesi:

– Hep aynı odada çalışılmalı, o masada sadece ders çalışılmalı.

– Televizyon ve müzik kapatılmalı.

– Oda sade olmalı; çocuğun bakış açısına giren resim, obje, süs eşyası vb.

kaldırılmalı.

– Yüzü duvara dönük olmalı, oda aydınlatılmış olmalı.

– Kütüphane varsa üstüne beyaz çarşaf örtülmeli.

– Dersler bölünüp planlamalı. 10 dk. mat., 10 dk. türkçe, 10 dk. hayat bilgisi.

Zorlanıyorsa araya basit, dinlendirici dersler ( müzik, resim vb.) serpiştirilebilir.

 

Ders çalışırken;

– Sabit zaman-sabit yer yöntemi: Hep aynı yerde hep aynı saatte çalıştırılmalı.

– Hemen şimdi yöntemi (sıcağı sıcağına): Çocuk okuldan derse ısınmış olarak gelir.

Hemen derse başlarsanız daha hızlı ve kolay adapte olur. Bu yüzden ders çalışma ve ödev yapma okuldan gelir gelmez hemen halledilmelidir.

– Dikkat yoğunluğu saptama yöntemi: Dikkat sabah saatlerinde yoğundur. Bu

yoğunluk öğlene doğru azalır. Akşam azalma doruk noktasındadır. Saat 21:30’dan itibaren dikkat biter.

– Kısa çalışma-kısa ara yöntemi: Kısa çalışma: 15-20 dk. Ara süresi: 2-3 dk.

televizyon seyretme, bilgisayar oynama aralarda olmamalıdır.

– Küçük parçalara ayırarak çalışma yöntemi: örneğin; 2 sayfalık bir oku-anlat ya da yazı çalışması varsa; bir parça 4-5 paragrafa ayrılarak çalıştırılır.

 

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu her 20 çocuktan 1’inde görülür. 3 kolu

vardır:

1. Dikkatsizlik

2. Hiperaktivite

3. Dürtüsellik : Başkalarının sözünü keser, araya girer, sırasını bekleme zorluğu

vardır.

 

Tedavide davranışsal yaklaşımın yanı sıra ilaç tedavisi (metilfenidat tıbbi tedavisi) uygulanır. Bu kriterlerle 7 yaşından önce ortaya çıkmış olması ve 6 aydan fazla sürmesi şarttır. DEHB için metilfenidatın etkisi 30-45 dk ile başlar, 1,5-2,5 saatte maksimuma ulaşır. 4 saatte biter.

DEHB genetiktir. Bu bozukluğu olan çocukların %10 ile %35’inin birinci derecede akrabasında aynı bozukluk vardır.

Ergenlikte devam edebilir. Dürtüsellikten dolayı erken yaşta madde kullanımı, alkol/sigara bağımlılığı, istenmeyen gebelikler, araba kazaları görülebilir. Erişkinlikte ani kararla evlenmeler/boşanmalar, kaybedilen işler, kazalar, borçlar, çocuklara fiziksel şiddet görülebilir.

Yaşam boyu “sebatsızlık” problemi, sosyal izolasyon, öfke ve agresyon, yalnızlık, dışlanma ve alay edilme görülür.

 

TESTLER

 

Çocuklara Yönelik Testler

 

1. Çocuğum hiperaktif mi?

Bu test 2-6 yaş arası çocuklar için geçerlidir. Burada yazılan özellikler genel özelliklerdir. Bu konuda kararı bir psikolog vermelidir.

– Her şeyi ellemek, tutmak, eline almak ister.

– Dur, yapma, gitme gibi emirlere uymak istemez.

– Yemek yerken üstüne döker.

– Oturduğu yerde kıpırdar.

– Elini ağzına sokar veya tırnak yer.

– Elini veya ayağını sallar veya hareket ettirir.

– Uykuya götürmek istediğinizde itiraz eder. Uyumak istemez

– Yuvaya gitmek istemez.

– Yuvaya ilk birkaç gün gider sonra vazgeçer.

– Sürekli ayağa kalkar veya yürümek ister.

– Evdeyken dışarı çıkarılmak gezmeye götürülmek ister.

– İnsanların onunla ilgilenmelerinden çok hoşlaır.

– İnatlaşır. Yapma denileni yapmak ister.

– İstedikleri olmazsa tutturur.

– Sık düşer.

– Sık sık ev kazalarında yaralanır.

– Gördüğü her şeyin içine bakmak ister.

– Oyuncakların nasıl çalıştığını merak eder. İçine bakmak ister. Onları kırar veya

çalışamaz hale getirir.

 

– Çok hızlı veya yüksek sesle konuşur. Uyarıldığında bazen hemen düzelir. Ama

kısa zaman içinde unutur ve yine aynı şekilde davranışa devam eder.

Yukarıda saydığımız şıklardan 10 tanesi çocuğunuzda görülen davranışlardansa bu konuda bir uzmandan bilgi almalısınız.

 

2. Çocuğunuz yuvada zorlanacak mı?

Çocuğunuzu yuvaya götürmeden bu testi yapın. Bu testte yer alan 15 sorudan 7’sine

evet cevabı veriyorsanız çocuğunuz için ideal yuva seçimi için bir psikologla görüşmenizin iyi olacağını düşünüyoruz.

– Çocuğunuz hareketliyse

– Çocuğunuz soru soruyorsa

– Çocuğunuz her şeyi ellemek, eline almak, açmak, bakmak istiyorsa

– Çocuğunuzda inatçılık varsa

– Çocuğunuzun hayal gücü çok geniş ve zenginse

– Eşyaları, giysileri ve oyuncakları paylaşmak istemiyorsa

– Oyunda kaybetmeyi kabullenmek istemiyorsa

– Evde duygusal sorunlar yaşıyorsa

– Evliliğinizde ayrılma kararı aldıysanız

– Eve yeni bir kardeş gelecekse

– Ev taşımak veya iş değişikliği gibi hayatınızda önemli bir değişiklik olacaksa

– Çocuğunuza daha önce anneanne ve büyükanne bakıyorsa

– Yemek sorunları yaşıyorsanız

– Yeniden evlilik zamanı ile yuvaya başlama eş zamana denk geldi ise

– Siz çocuğunuzdan daha önce hiç ayrılmamışsanız veya siz bu ayrılığa hazır

değilseniz

 

3. Çocuğunuzda dikkat dağınıklığı var mı?

Bu test 7-12 yaşları arasındaki çocuklar için geçerlidir. Bu testi anneler yaparak

çocuklarında dikkat dağınıklığı olup olmadığı konusunda bir uzman psikoloğa danışmalıyım fikrine varabilirler. Kesin kararı psikolog verecektir. Burada amaç ailelere yol gösterici olmaktır.

Aşağıdaki 30 durumdan 15’i çocuğunuz için geçerli ise bir psikologla konuşabilirsiniz.

– Çocuğunuz sürahiden bardağa su dökerken mutlaka yere su döker veya suyu

taşırır.

– Her şeyi sorar.

– Sorduğu soruları tekrar tekrar sorar.

– İsimleri aklında tutamaz. Arkadaşlarının, öğretmenlerinin adını unutur.

– Telefon, adres gibi şeyleri çabuk unutur.

– Akrabalarının isimlerini aklında tutamaz.

– Ezberde zorlanır.

– Çarpım tablosunu ezberleyemez. Ya da ezberler ama kısa süre sonra unutur.

– Saati zor öğrenir.

– Sağ sol elini zor öğrenir.

– Dersleri ezberlerken çok zorlanır.

– Derslerde maddeleri ezberlemekte zorlanır veya çabuk unutur.

– Birden fazla şey alması istenirse ya karıştırır ya da unutur. Örneğin; peynir,

yumurta, zeytin denirse bunları aklında tutamaz. Yazıp eline vermek gerekmektedir.

– Sınıfta gürültü varsa öğrenemez. Yazılı imtihanda ortamda ses varsa konuyu

bildiği halde performansı düşer.

– Tahtaya kalkmakta çok heyecanlanır. Hatta bildiğini bile unutur.

– Toplama yaparken ilave 1’leri unutur.

– Çıkartma yaparken yarısı toplama yarısı çıkartma biçiminde yapar.

– Çarpmalarda hep elde 1’leri hesaba katmayı unutur.

 

4. Çocuğunuz okulda zorlanacak mı?

Bu bir ankettir. Anne babalara yardımcı olmak için bir çalışmadır. Bu ankette yer alan

16 sorunun 7’si çocuğunuz için geçerli ise bir psikologdan yardım almalısınız.

– Çocuğunuz yerinde durmakta zorlanıyor.

– Bir yerde uzun süre kalamıyor. Hep gezmek, dolaşmak istiyor.

– Yüksek sesle konuşuyor.

– Çok hızlı konuşuyor.

– Hep en önce kendisine bakılsın istiyor.

– En cici çocuk kendisi olsun istiyor.

– En mükemmel olmak istiyor. En iyi olmak istiyor.

– Oyunda hiç kaybetmek istemiyor. Kaybetmeye katlanamıyor.

– Yazdığı yazının çok güzel olmasını istiyor. Çirkin yazmaya katlanamıyor.

– Kendi yazdığı yazıyı kendisi okuyamıyor.

– Arkadaşlarının ona niye küstüklerini anlayamıyor.

– Bazen bir şeye takılıyor. O olmazsa olmaz diye tutturuyor.

– Eşyalarını kaybediyor veya unutuyor.

– Kendini kontrol etmekte zorlanıyor.

– Notaları öğrenmekte veya çarpım tablosunu öğrenmekte zorlanıyor.

 

Gençlere Yönelik Testler

 

1.Gençte dikkat dağınıklığı varsa

Aşağıdaki 14 sorudan 7 tanesine evet diyorsanız bir psikologla görüşmenizi öneririz. Mümkünse önce siz danışın sonra gerekiyorsa birlikte de gidebilirsiniz.

1. Ders çalışmasına rağmen zayıf not alıyorsa

2. Yazılı sınavlarda zorlanıyorsa

3. Sözlü sınavlarda çok zorlanıyorsa

4. Dersi günü gününe tekrar etmiyor veya çalışmıyorsa

5. Arkadaşlarıyla sorunlar yaşıyorsa

6. Ezber isteyen derslerde çok zorlanıyorsa

7. Matematikte zorlanıyorsa

8. Fen derslerinde zorlanıyorsa

9. Edebiyat, sosyal, tarih, coğrafya gibi derslerde zorlanıyorsa

10. Çok çalışmasına rağmen çalıştığının karşılığını alamıyorsa

11. Öğretmeni hep ben senden daha iyi not bekliyordum diyorsa

12. Öğretmeni bu çocuğun zekası var. Çok zeki bu not ona hiç yakışmıyor diyorsa

13. Derslerini çalışırken radyo tv’yi de birlikte devreye sokmak istiyorsa

14. Ödevleri ve yazılı olacağı günleri unutuyor veya sık sık karıştırıyorsa

 

2. Gençlerde hiperaktivite var mı?

Aşağıdaki 15 sorudan 7 tanesine evet diyorsanız, öncelikle bir psikoloğa danışmak

doğru olacaktır.

15. Elini kolunu, ayağını sallıyorsa

16. Yemeğini elde atıştırmayı tercih ediyorsa

17. Müziği veya tv’nin sesini yüksek açıyorsa

18. Kendi odasında çalışmayıp salonda çalışıyorsa

19. Ders çalışmaya bir türlü başlayamıyorsa

20. Önemli bir imtihanı olduğu zaman gereksi şeylerle vakit geçirebiliyorsa

21. Size veya kardeşlerine kızdığında çok ağır, sert, söylenmemesi gereken sözler söylüyorsa

22. Bana su getir diye kendi dışındaki kişilere emirler yağdırıyorsa

23. Kendi odası dağınık, dolapları genelde karışık halde ise

24. Eşyalarını bulmakta zorlanıyorsa

25. Kardeşleriyle veya kardeşiyle sürekli olarak tartışıyorsa

26. Başkalarına kendinden fazla vakit ayırıyorsa

27. Vaktini hep dışarıda geçiriyorsa

28. Onu sürekli arkadaşları arıyorsa

29. Cep telefonu ve ev telefonunu çok fazla kullanıyorsa

30. Ödevlerini ya yapmayı unutuyor ya da yaptığı halde götürmeyi unutuyorsa

 

 

DEHS TANISI KONMUŞ LİSE ÖĞRENCİLERİNDEN ÖĞRETMENLERİNE..

 

1. Dikkat çekmeye, ukalalık etmeye ya da küstah olmaya çalışmıyorum, gerçekten bir

sürü şeyi unutuyorum, her şeyi her zaman hatırlayamıyorum. Rivayete göre, eğer önemli bir şeyse hatırlarmışım, ama adı üstünde rivayet…

2. Ben aptal değilim!.

3. Çoğu zaman gerçekten ödevimi yapıyorum ama benim için kağıt kaybetmek, evde

unutmak ya da ödevi gerekli olduğu zamanda arayıp bulamamak çok olağan şeyler. Ödevlerimi bir deftere yapmak sanki kaybetmemi önlermiş gibi geliyor, çünkü; tek tek kağıt toparlamak daha güç. ( Bir keresinde annem ödevimi ben okula gittikten sonra ekmek kutusunda bulmuş)

4. Eğer aynı soruyu bir daha sorarsam ya da gereğinden fazla soru sorarsam bunun

nedeni küstahlık değil. Anlamaya, toparlamaya ve neler söylediğinizi hatırlamaya çalışıyorum. Lütfen sabır gösterin ve yardımcı olun.

5. Başarmak istiyorum. Okul başarısı için öyle çok uğraşıyorum ki… Tek istediğim

sınıfımı geçmek

6. DEHS bir özür değil.DEHS gerçekten var ve düşünce yeteneğimi etkiliyor. Ben de

“normal” olmak ve öğrendiklerimi hatırlamak istiyorum.

7. Başarılı olabilmek için yardımınıza ihtiyacım var. Başkasından yardım istemek

benim için kolay değil, o zaman kendimi aptal gibi hissettiğim zamanlar oluyor. Lütfen bana karşı sabırlı davranın ve yardım teklif edin.

8. Uygunsuz davranışlarım olursa lütfen bunları benimle baş başa özel olarak

konuşun. Lütfen beni utandırmayın, aşağılamayın ya da hatalarımı sınıfa söylemeyin.

9. Detaylı bir planla, benden ne beklediğinizi bilerek daha başarılı olabilirim. Eğer

elinizde olmayan nedenlerden dolayı planda değişiklik yaparsanız lütfen uyum sağlayabilmem için bana şans tanıyın. Benim değişikliklere uyum sağlamam diğer çocuklardan daha fazla uzun sürer. Düzen ve rehberlik bana bu konuda çok yardımcı olacaktır.

10. “Özel davranılmasından” hoşlanmıyorum. Lütfen bana böyle davranmayın ve

DEHS söz konusu edilmeden başarılı olabilmem için bana yardımcı olun.

11. Lütfen DEHS konusunda kaynaklara başvurun. Böylece bizlerin nasıl

öğrenebileceğini ve bizi yönlendirmek için neler yapabileceğinizi görebilirsiniz.

12. Benim duyguları, ihtiyaçları ve amaçları olan bir brey olduğumu unutmayınız.

Sizinkiler sizin için ne kadar önemliyse benimkiler de benim için o kadar önemli….

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Dikkat Dağınıklığı Olan Çocuklar Hakkında Bilmeniz Gerekenler

1. Dikkat dağınıklığı olan çocuklar, bir şeye yoğunlaşmakta güçlük çeker. Bunun anlamı, beyinleri ortama bir bağlanır bir kapanır. Çevre ile bağlantıları kesildiğinde, bu çocuklar o an önemli olmayan şeylerle ilgilenmeye başlarlar. Bu onların önemli olan şeyleri kaçırmasına sebep olur.
2. Sınıftayken, akılları başka yere gider. Örneğin, pencereden dışarıyı seyrederler, saatin tik taklarına takılırlar ya da bir önceki akşam televizyonda izledikleri birşey üstüne düşünürler.
3. Bazen kendilerini okulda çok yorgun ve sıkılmış hissederler. Bu özellikle oturmaları ve dinlemeleri ya da okul çalışmalarını yapmaları gerektiğinde olur.
4. Dikkat dağınıklığı olan çocukların akılları hızlı işler. Bu yüzden pek çok hata yapabilirler.
5. Bazen çok hareketli olurlar. Bedenleri durmadığından, insanlar onlara hiperaktif der. Oturmaları gerektiğinde yerlerinde duramaz ve dolaşırlar. Bu onların gereken bitirmeleri gereken işlere mani olur ve çevrelerinde ki insanları da rahatsız eder.
6. Pek çok kez, dikkat dağınıklığı olan çocuklar, düşünmeden hareket eder ve konuşurlar. Bu yüzden dürtüseldirler. Bunun sonucunda kastetmedikleri şeyleri söyler ve yaparlar. Bazen de başları derde girer.
7. Dikkat dağınıklığı olan bazı çocuklar, devamlı yeni oyunlar oynamak, yeni oyuncaklar ve heyecan ister. Bir şeyi istediklerinde de oldukça ısrarcı olabilirler.
Aile içi iletişim önemli
Çocuk veya yetişkin ruh sağlığı alanında pek çok sorun, hem biyolojik hem psikolojik hem de sosyal etkenlere bağlı. Örneğin çocuklarda, hafızayı en fazla geliştiren olgulardan biri, “anneyle etkileşim.” Yani çocuğu, duygusal anlamda yeterince doyuran bir kişinin mevcudiyeti. Özellikle ‘duygusal öğrenme ile hafızamızın var olduğu dönemde’, anneyle etkileşim sosyal bir etkileşim olarak görülüyor.Aynı zamanda çocuğun var olan hafızayla ilgili kapasitesini en fazla etkileyen faktörlerden biride ‘aile içinde sağlıklı bir iletişim, konuşma ve anlatma ortamının olması. Çocuklarına bu açıdan uygun bir ortam sunan anne baba, onları da bu yönde teşvik etmiş oluyor.

Hiperaktivitede Öğretmenler Ne Yapmalı

Öncelikle çocuk eğer sınıf ortamına uyum sağlamakta aşırı hareketliliğinden dolayı zorluk çekiyor ve her türlü eğitsel önleme rağmen sorun devam ediyorsa okul Rehber Öğretmenine (Psikolojik Danışman) havale edilmelidir. Eğer okulun Rehber Öğretmeni (Psikolojik Danışman) yoksa bağlı bulunduğu rehberlik ve araştırma merkezine ayrıntılı gözlem formu ile müracaat etmesi sağlanmalıdır. Daha sonraki sürelerde de öğretmen bu merkezle devamlı olarak bağlantı kurmalı, yardım almalıdır.

Öğretmenler Hiperaktif çocukların eğitimlerinde nelere dikkat etmelidir:

1. Hiperaktif çocuklar sanıldığının aksine çevresinde kendisine yönelik her türlü davranışın hemen farkına varır ve hemen tepki verirler. Siz çoğunlukla çevresinde olan bitenlerden habersiz olduklarını sanırsınız ama bazen akranlarından daha çok olan bitenlerin farkındadırlar. Dolayısıyla onları gerçek anlamda yüreğinizde hissederek sevdiğiniz zaman hemen o da sizi en az sizin kadar sevecektir. Eğer korku, acıma ya da zorunluluktan dolayı ‘severseniz’ bunu hemen anlayacak ve sizden daha dürüst davranıp sizi sevmeyecektir. Severseniz işiniz o kadar kolaylaşacak ki artık çocuk sorun olmaktan kurtulacaktır. Sevmezseniz ya da çaresiz olarak ‘severseniz’ inanın sorun daha fazla büyüyecek ve “Ne yaparsam yapayım olmuyor” noktasına gelecektir.
2. En önemli sorunun dikkat eksikliği olması nedeni ile eğitimde en temel amaçlardan biri dikkatini daha uzun süreler verebileceği farklı etkinlikler yaratmak olmalıdır.
3. Sınıf içinde devamlı öğretmenin temas kurabileceği ve dikkatini dağıtmayı engelleyen bir yerde yani en ön ve pencereden uzak bir sırada oturtulmalıdır.
4. Bu çocukların eğitiminde ödev yaparken en iyi performans, ara vererek yaptıkları zaman alınır. Bu nedenle uzun süreli ödevlerde sık sık ara vermesini sağlayın. Çalışma süresi çocuktan çocuğa değişir. Bu nedenle en iyi zamanlama çocuğun sıkılmaya başladığı anda verilen aradır.
5. İçinde varolan enerjinin iyi şekilde değerlendirilmesinin yolu harekete ,açık ve geniş alana özgü oyunlardır. Bu nedenle oyunun ve teneffüsün kaldırılması ya da kısaltılması gibi uygulamalar yanlıştır. Tam aksine oyun ya da teneffüs gibi uygulamalardan daha çok yararlandırılması sağlanmalıdır. Hatta çocuğun sınıf içinde ciddi anlamda sorun yarattığı görüldüğünde, hemen sınıf dışı kısa bir görev verme ya da bahçede koşarak tek başına tur atmasına izin verme gibi uygulamalara gidilmelidir.
6. Yoğun hareket gerektiren yüzme, basketbol, futbol, folklor gibi, sosyal, sportif ya da kültürel etkinliklere katılımı sağlanmalıdır.
7. Sınıf ortamının rahat ve kurallar açısından gevşek değil; katı ve sıkıcı özelliği olmayan, ancak kesin sınırları çizilmiş kuralları olmalıdır.
8. Uzun süreli olan ödevler küçük parçalara ayrılmalı, basamaklar halinde ve neden sonuç ilişkisi ile verilmelidir.
9. Çocuğun iyi niyetli olarak yaptığı her çabayı: eğer olumlu sonuçları olmuşsa destekleyin, olumsuz sonuçları olmuşsa görün, iyi niyetinden yaptığını bildiğinizi söyleyin.
10. Ödül ve özellikle puanlara dayalı ödül motivasyonu arttırır. Bu nedenle olumlu davranışları ile ilgili başarılarını yıldız ya da grafiklerle göstermek her zaman yararlı sonuçlar doğuracaktır.
11. Her türlü talimatlar, basit, yalın, somut ve kesin olmalıdır.
12. Sık sık grup çalışması yaptırın. Bu yolla gruba kabul edilmesinin keyfini yaşayacak, motivasyonu artacak ve kurallı yaşamayı/kurallara uyum sağlamayı öğrenecektir.
13. Ders anlatırken olabildiğince görsel, işitsel ve hareketli araçlar kullanılmalıdır. Mümkünse bu araçların kurulması ve kullanılmasında ondan yardım alınmalıdır.
14. Sık sık tahtaya kaldırın ve silmeniz gereken yazıları sildirin, sınıfta dağıtılması gereken materyalleri onun dağıtmasını sağlayın.
15. Sık sık geri-bildirimde bulunulmalıdır.
16. Eyleme geçmeden önce durması, düşünmesi ve sonra uygulamaya geçmesi söylenmelidir.
17. Sık sık ders anlatırken hareketli olmaya çalışılmalı, olabildiğince durağan olmaktan kaçınılmalıdır.
18. Özellikle dikkatinin dağıldığını hissettiğiniz zaman, ona yanıt verebileceğine emin olduğunuz soruları sormalı ve sırasına yakın yerlerde bulunarak ders anlatmaya çalışılmalıdır.
19. Ders içi ya da ders dışı zihinsel ve fiziksel aktivitelere daha çok yer verilmelidir.
20. Çocuğun derste olmadığı bir zamanda diğer öğrencilere açıklama yapılmalıdır. Bu açıklamada çocukla ilgili olarak zaman zaman dikkatini toplamakta güçlük çektiğini, ancak iyi, yardımsever ve iyi niyetli olduğunu, kendilerinin de onu aralarına alarak yardım etmeleri gerektiği vurgulanmalıdır.
21. Sınavlarda dikkatinin dağınıklığı gözönüne alınarak değerlendirme yapılmalı ve sınavlarda çok sıkıldığı hissedildiği zaman ara verilerek sınav yapılmalıdır. Ayrıca sözlü sınavlarda daha başarılı olduğu gerçeği unutulmamalıdır.
22. Bu çocuk için önlem alırken kıskanılacağı olasılığı düşünülerek, mümkün olduğu kadar diğer çocukların dikkatini çekecek aşırılıktan kaçınılmalıdır.
23. Kalabalık sınıflarda ders yapabilmesi daha güçtür. Bu nedenle aile, okul seçiminde bu özellikleri de aramalı ve istekli, ilgili ve tecrübeli öğretmenin yanı sıra mevcudu az olan sınıflarda okuması sağlanmalıdır.
24. Genellikle erkek öğretmenler tarafından verilen eğitimde daha başarılı sonuçlar alınmaktadır. Bunun nedeni de erkek öğretmenin otoriteyi temsil etme özelliğinin daha belirgin olması olarak düşünülebilir.
25. Sıklıkla sınıf değişikliği yapmak, bu çocuklar için olumsuz reaksiyonlar göstermelerine neden olmaktadır. Ancak ciddi sorunların yaşandığı sınıftan gerçek anlamda yararlanabileceği bir sınıfa geçtiği zaman çok olumlu sonuçların yaşandığı da görülmektedir.

Yukarıda olabildiğince açık, yalın ve uygulaması olası önerileri sınıfımızda uygulamayı başardığımız zaman, gerçek anlamda sorun yumağı haline gelebilecek durum, daha henüz sorunlaşmadan önünü almak mümkün olacaktır.

Rehberlik ve araştırma merkezlerine ulaşan hiperaktif öğrencilerle ilgili yapılan çalışmalarda, eğer öğretmen doğruları yakalıyabilmişse sınıf içinde ciddi anlamda herhangi bir sorun yaşanmamakta ve çocuğun gelecekte çok farklı ve başarılı bir öğrenci olması avantajını da beraber getirmektedir.

Çocuğun eğitiminde özellikle ilkbaşlarda rehber öğretmen, rehberlik araştırma merkezi ve veli ile devamlı ve sıklıkla temas içinde olmakta önemli yararlar görülecektir.

Herşey, sevmek ve yardıma hazır olmakla başlar. Gerçek anlamda sevmeyi ve yardım almayı baaşardığınız zaman, bunların eğitiminin çok da zor olmadığını göreceksiniz. Kimbilir, belki de ileride insanlığa çok büyük bir armağan hediye etmenin haklı gururunu hayatınız boyunca taşıyacaksınız. Çünkü bu çocuklar da sizi sevmişlerse, birgün, nerede olursanız olun, sizi bulacak ve haklı gururunuzu yüzünüze haykıracaktır.

Sinifta Dikkat Sorunlari Olan Çocuklarla Çalismanin Yollari

* Çocugun o gün neler yapilacagini önceden bilmesi saglayacak ve hep uyulan bir sinif düzeni gelistirin.

* Çocugun ögretmenin gözü önünde, pencereden uzak ve tahtaya yakin bir yerde oturmasini saglayin.
* Kendi basina yapilabilecek ödevleri, diger çocuklardan ayri bir kösede dikkati dagilmadan yapmasina izin verin.
* Çocugun ödevlerini yaparken gerektiginde ara vermesine olanak taniyin. Bu aralara diger çocuklardan daha sik ihtiyaç duyacaktir.
* Oyun saatlerini azaltma ve teneffüs iptalinden kaçinin. Oyun saatleri çocugun fazla enerjisinden kurtulmasi için iyi bir firsattir.
* Farkli aktivite düzeyleri gerektiren dersleri gün içine dagitin. Müzik, beden egitimi, resim gibi yardimci dersleri daha çok dikkat gerektiren Türkçe, matematik gibi derslerin arasina koyun.
* Dikkat sorunlari olan yasça daha büyük ögrencilerin, verimli çalisma ve dinleme aliskanliklari kazanabilmeleri için çalisma yöntemleri ile ilgili ek özel dersler almalari yararlidir.
* Ders çalisirken belli aliskanliklar edinmelerini saglayacak ve istenmeyen davranislarini kontrol edecek etkin bir sistem gelistirin. Ödül puanlari, çocugun basarisini grafikler ile göstermek, çocugu çikartmalar veya yildizlar ile ödüllendirmek, çocugu istenilen davranislari göstermesi için heveslendirecektir.
* Yeni seyler ögretip, yanitlar istemeden önce çocuga sözel ya da görsel bazi ipuçlari verin. Örnegin çocuga yalnizca onun anlayacagi bir isaret vermek onu utandirmadan dikkatini anlatilana vermesini saglar.
* Uzun sürebilecek ödevleri küçük parçalara bölün. Böylece çocuga bir isi tamamlamis olma duygusunu tattirmis olursunuz.
* Çocugun her zaman ayni performansi göstermesini beklemeyin. Çocugun çabalari sonuç mükemmel olmasa bile destekleyin.
* Mümkünse derste islediklerinizi ve ödevleri yazili hale getirin.
Hiperaktif Çocuklar Büyüdüklerinde Ne Olur?
“Çocuk büyüdügünde hiperaktiflik geçer” diye söylendigini duymus olabilirsiniz; bu dogru degildir. Ama asagidaki nedenlerden dolayi çocuk olgunlastikça bazi iyilesmeler olacaktir.
* Çocuklar saldirgan davranislarini birakmayi veya azaltmayi genellikle arkadas baskisi nedeniyle ögrenirler.
* Yas büyüdükçe bazi problemlerin üstesinden daha kolay gelmeyi ögrenir (örnegin ilgilerini çeken bir sey üzerinde yogunlasarak ve ilgilerini çekmeyenlere önem vermeyerek).
* Bazi çocuklar problemlerinin üstesinden gelmeyi ögrenirken, bazilari da özellikle daha küçük yaslardan itibaren siddeti hiperaktif olanlar ergenlik çaginda ciddi davranis bozukluklari gelistirebilirler.
* Hiperaktif çocuklarin çogunlugu büyüdüklerinde iyi olacak, veya en azindan idare edebilecek düzeye geleceklerdir.
* Bazen, özellikle 6 yasin altinda, kisa dikkat süresi genel bir gelisim geriliginin bir bölümüdür. Böyle durumlarda çocuk büyüdügünde bundan kurtulacaktir. Çocuk genel gelisim düzeyini yakaladiginda dikkat edebilme yetisini de kazanacaktir.

Tedavi:
Hiperaktiviteyi ortadan kaldirici bir kesin tedavi yoktur, fakat hiperaktiflere yardimci olabilecegimiz pek çok yol vardir. Doktoru, ögretmeni, danismani ve aile bireylerinin karsilikli fikir alisverisi ve isbirligiyle çocugunuz bu rahatsizliga ragmen normal bir yasam sürebilir.
Ilaç Tedavileri: Hiperaktivitenin tedavisinde uyarici ilaçlar oldukça ise yararlar. Hiperaktivite ve dikkat eksikligi ilk basta garip gelebilir. Bu ilaçlar çocugu daha hareketli kilmak yerine, sasirtici olarak hiperaktiviteyi azaltip dikkat süresini uzatmaktadir. Hiperaktif bir çocuga davranislarini kontrol etmesinde yardimci olan bu ilaçlari kullanan bir çocuk ilaci kullandigi süreler içerisinde daha sakin ve dikkatli olmaktadir.
Okul çagindaki hiperaktif çocuklar için en çok kullanilan ilaç Ritalin (Metilfenidat)’dir.
Bunun disinda Pemolin (Tradon), Tofranil (Imipramin) ve Catapresan (Klonidin) gibi baska bazi ilaçlar da yardimci olabilmektedir. Ilaç tedavisi gerekli oldugunda doktorunuz çocugunuz için en etkili ilaci bulmanizda size yardimci olacaktir.
Kullanilan bu ilaçlar bagimlilik yapmaz, fakat bir takim yan etkilere yol açabilirler (bas agrisi, uykusuzluk, istah kaybi ve depresyon gibi). Çocugunuzun doktoru tarafindan düzenli olarak görülmesini saglayin. Bu sekilde çocugunuzun genel sagligini gözetim altinda tutacaktir.
Psikolojik ve pedagojik tedaviler: Ilaçlar hiperaktif çocuklar için asla tek tedavi yöntemi olarak kullanilmamalidir. Çocugun davranislarini kontrol etmesine yardimci olurken ögretmenler, danismanlar ve ailenin diger bireyleriyle yapilacak isbirligi içerisinde uygulanacak tedaviler çok önemlidir.
Anne-babanin çocuga yaklasim konusunda egitimi, ögretmen ve okul danisman psikologunun bilgili yaklasimi ve çocugun kendisini kontrol etme ve duygularini ifade etme becerilerini kazandigi psikoterapi ve pedagojik terapilerin birlikte uygulanmasi, ilacin sagladigi kazanimlarin uzun vadeli olabilmesi için sarttir. Bu tedaviler hakkinda ayrintili bilgileri diger brosürlerimizde bulabilirsiniz.
Son Birkaç Söz
Erken tedaviyle hiperaktif çocugun gelecegi için cesaret verici sonuçlara ulasilmaktadir. Hiperaktivite etkilerinden tam anlamiyla “kurtulamayacak” olsalar bile bugün sorun yaratan davranislari gelecekte onlara yardimci olabilir. Sinif ortamindan kurtulduktan sonra hayatta basariya ulasmak hiperaktif çocuklar için diger çocuklar için oldugundan daha kolaydir. Bu çocuklardan pek çogu eriskin yasa geldiklerinde is adamligi gibi kendi davranis tarzlarina uygun meslekler seçmekte, veya sanat ve eglence dünyasinda basarili olmaktadirlar. Hiperaktif bir çocugun anne-babasindan, ögretmenlerinden ve danismanlarindan bugün görecegi yardim ve destek, onun basarili ve mutlu bir eriskin olmasina yardim edecektir.