Tag: dil gelişimi

Konuşma Kitabım (İlk Kitabım)

Konuşma Kitabım

Okul öncesi 2-6
Özel Eğitim Tüm Yaşlar

Devamını Oku

DİL VE KONUŞMA YETERSİZLİĞİ OLAN BİREYLER

Dil ve Konuşma Güçlüğü: Sözel iletişimde farklı seviye ve biçimlerde ortaya çıkan aksaklıklar ve düzensizlikler nedeniyle dili kullanma, konuşmayı edinme ve iletişimdeki güçlüklerin, bireyin eğitim performansı ve sosyal uyumunu olumsuz yönde etkilemesi durumudur. Konuşma, hoş olmayan bir sesle ve yaşına uygun olmayan veya anlaşılmayan bir şekilde yapılır, dolayısıyla normalden çok farklılık gösterir ve dikkati konuşana çeker ise genellikle engelli konuşma olarak kabul edilir. Bir başka deyişle konuşma esnasında dinleyenlerin çoğu, çoğu kez ne söylendiğine değil de nasıl söylendiğine dikkat ediyor, çoğu konuşmayı umduklarından farklı buluyor ve konuşan ne söyleyeceğini değil de nasıl söyleyeceğini düşünür veya o endişe içinde olur ise o konuşma, engelli bir konuşma sayılabilir. Konuşma engelinin türleri

1-Gecikmiş Konuşma
2-Ses Bozukluğu
3-Artikülâsyon Bozukluğu
4-Kekemelik
5-İşitme Engeline Bağlı Konuşma Bozuklukları
6-Yarık Damak ve Beyin Engeline Bağlı Konuşma Bozuklukları
7-Yabancı Dil ve Bölgesel Konuşma Ayrılıklarına Bağlı Konuşma Bozuklukları
Konuşma engeli olan birey çocukluktan yetişkinliğe kadar reddedilme, izole edilme (gizlenme), alay edilme ve acımaya karşı devamlı olarak savaşmak zorunda kalacaktır. Bundan dolayı, nedeni organik olan konuşma bozuklukları gerekli tedbir alınmadığında kısa zamanda duygusal problemler haline gelirler.
KONUŞMA ENGELİNİN NEDENLERİ

Çocukla ilgili olan nedenler:
a- Zeka:
Konuşma oldukça karmaşık becerilerin belli bir düzen içinde oluşmasını gerektirir. Araştırmalar, zeka geriliğinin konuşma engelinin tek sebebi olarak gösterilemeyeceğini ortaya çıkarmıştır. Zihin kabiliyeti ile dil kabiliyeti arasında olumlu bir ilişki olduğu genellikle kabul edilir. Konuşmayı kazanmadan önce işitme engelli çocuklardan zekaca üstün olanlar, konuşmayı normal ve zihinsel engelli olan işitme engellilere oranla daha erken, daha kolay ve daha iyi kazanabilmektedirler.
b-Sağlık:
Ağır ve uzun süren hastalıklar çocuğun her türlü gelişimini yavaşlatır, bazen durdurur. Başta gırtlak iltihabı (larenjit) olmak üzere boğazda yerleşmiş çeşitli mikrobik hastalıklar ve ses telleri üzerinde oluşan yumrucuklar da sesin kısık ve boğuk çıkmasına yol açarak konuşmayı güçleştirir.
c-İşitme:
İşitme-konuşma arasında çok sıkı bir ilişki vardır. Doğuştan işitme engellilerin, özel eğitime tabi tutulmazlarsa konuşmayı öğrenemedikleri bilinen bir gerçektir.
d-Sinir-kas sağlığı ve aralarındaki eşgüdüm:
Sinir ve konuşma engelli olduğu zaman çocuklarda konuşma geriliği de görülmektedir.Beyin felci ile engelli olan çocukların konuşma ve ses gelişimlerinde gerilik görülmektedir.
e-Konuşma organları:
Diş, dil, damak, boğaz ve ses bantları engelli olduğunda çocuk muhtemelen konuşma güçlüğü çekecektir.
f-Olgunlaşma:
Sinir, kas sağlığı ve aralarındaki eş güdüm normal olabilir.fakat motor gelişim yönünden belirli olgunluğa erişemedikçe çocuk konuşamaz. Çocuk çene ve dil kaslarına hakim olup, onları kullanacak düzeye erişmeden sesleri çıkaramaz.
g-Cinsiyet:
Kızlarda kekemelik oranı daha azdır. Kızlarda konuşma gelişimi daha erken başlar, daha iyi gelişir ve daha az konuşma engeli görülür.
h-Duygusal durum:
Korkunç kazalar, duygusal şok geçirenlerde konuşmanın kaybedildiği görülür. İlk çocukluk devresinde çocuğun karşılaştığı duygusal güçlükler onun konuşma gelişimini etkiler, geciktirebilir.

Çevresel nedenler: a-Güdüleme, uyarım, teşvik:
Çevresinden gelen teşvik sonucu çocuk konuşmaya yönelecektir. Konuşması için uyaranların zengin olması gerekir.
b-Konuşmayı öğretmek için kullanılan metot:
Konuşma eğitmeni denen uzmanların amacı çeşitli türden konuşma bozuklukları ya da sorunları olan insanlara yardımcı olmaktır. Küçük bir çocuğa da konuşmayı öğretmek için seçilen metot, konuşmaya teşvik edici olmalı ve dilin doğru kullanılarak konuşmada iyi bir model olunmalıdır.
c-Diğer çevresel nedenler:
Yapılan araştırmalar sosyo-ekonomik düzeyi yüksek çocukların; sosyo-ekonomik düzeyi düşük olan çocuklardan daha fazla kelime hazinesine sahip olduklarını ve konuşmaya daha erken başladıklarını göstermiştir. GECİKMİŞ KONUŞMA
Çocuğun konuşması kendi yaşından beklenenden çok geri veya konuşma gelişimi yaşıtlarından çok daha yavaş ise o çocuğun konuşması “gecikmiş konuşma” olarak adlandırılır.
Çoğunlukla 2-3 yaşlarında konuşamayan çocukların anne babaları konuşmanın geciktiğinin farkına varırlar. GECİKMİŞ KONUŞMANIN BELİRTİLERİ
Gecikmiş konuşma problemi çok değişik şekilde ve değişik derecelerde görülür. Çocuklar normal konuşmaya sahip olmadıkları için çalışmalar daha çok gözlem yoluyla veya çevresindekilerden alınan bilgilere dayanır.
Konuşmaları dikkate alındığında belirtileri; hiç konuşmamaktan, çok zor anlaşılır birkaç kelime söylemeye kadar değişiklik gösterir. Kelime dağarcıklarında eksiklik vardır. “Ben”,”benim” gibi zamirleri kullanmayı 3 yaş civarında bile tam olarak öğrenemezler. Cümle kuramazlar. Jest, mimik ve diğer işaretli hareketleri daha çok kullanırlar. İsteklerini ifade edemezler. Başkalarının konuşmalarına ilgi göstermez ve dinlemezler. Durmadan ses çıkarırlar.
İleri derecede gecikmiş konuşma engeli olan çocuklar kendi istek ve duygularını direkt hareketlerle belli ederler. Kişiye, eşyaya vurmak, itmek gibi fiziki güç ile yapılır. Bu hareketlerinden dolayı kendi yaşıtlarıyla geçinmeleri zordur. Dolayısıyla uyum problemleri de görülür.
Bu çocukların bazıları topluluktan ayrı kalma eğilimindedirler. Kendi başına oyun oynamak veya bir şeyle meşgul olmak isterler.
Normal konuşmaya sahip çocuklara kıyasla daha çabuk ağlama, bağırma, oyuncakları kırma, dağıtma ve hırçınlık gibi kökü duygusal olan hareketler görülebilir. GECİKMİŞ KONUŞMANIN NEDENLERİ
Zihinsel engel:2 yaşına kadar çocuğun çıkardığı seslerle zekanın ilişkisi olmamasına karşın, 2 yaşından sonra dil gelişimiyle IQ arasında sıkı bir ilişki olduğu görüşü ağır basmaktadır.
Dil zekaya bağlı olarak gelişir. Zihinsel engelliliği meydana getiren veya zeka gelişimini engelleyici sebeplerin bir çoğu konuşma gelişimini engelleyici sebeplerin bir çoğu konuşma gelişimini de engeller.
Zeka seviyesi tanı ve terapide izlenecek yolun saptanması için önemlidir.
Sağlık durumu:
Konuşma gelişim devresinde uzun süren ve ağır geçen hastalıklar çocuğun konuşma gelişimini engeller. Hastalık birinci yaşta olursa etkisi daha çok olabilir. Hasta olan bebeğin “babıldama “ döneminde keyifli ve rahat ses çıkarması beklenemez.Böylece babıldama ile kazanacağı sesleri çıkaramaz. Ayrıca böyle durumlarda çocuk konuşmaya az teşvik edilir, kendini iyi hissetmez ve her istediği önceden yapılır buda çocuğun konuşma ihtiyacı duymamasına neden olur.
İşitme kaybı:
Konuşma ses algısına dayandığı için çocuğun işitme engeli konuşma gelişimini etkiler. Doğuştan işitme engelli olanlar özel metotlarla öğretilmedikçe konuşmayı kazanamazlar. Ağır işitenler ise işitme engellerinin iletisel veya sinirsel oluşlarına göre artikülasyon bozukluğundan ses bozukluklarına kadar çeşitli konuşma engeli geliştirirler. Çocuğun işitme durumu tespit edilmelidir. Odiometrik muayene ile bir odiogramının çıkarılmasında fayda vardır
Motor-koordinasyon güçlüğü:
Bazı çocuklar dil, damak, dudak gibi konuşma organlarını kontrolde güçlük çekerler. 5 veya 4 yaşından önce çocuk felci geçirmiş olanların anlaşılır bir konuşma kazanmaları pek enderdir. Damak ve boğaz çevresinde kısmi felç olduğunda yine aynı durum görülebilir. Bu bakımdan nörolojik muayeneyi içine alan tam bir tıbbi muayene gerekmektedir.
Aile ve Çevre Koşulları:
Aile ile ilgili nedenlerin başında çocuğun konuşma için gerektiği kadar güdülenmeyişi gelir. Çocuk konuşmanın bir işe yaradığını hissetmezse konuşmayı öğrenmek için kendini zorlamaz. Öğrenmede güdüleme ödül ve ceza ile olur. Ailenin çocuğa konuşmayı öğretmek için ne gibi bir yol izlediğini öğrenmek gerekir. Disiplin daha ağır basıp ödül yetersiz,zamana ve duruma uygun olarak kullanılmıyorsa konuşma gelişimi çok yavaş olur. Hatta bazen hiç gelişmez.
3 yaşından önce konuşmalarında gelişme görülmeyen çocuklarla ilgili olarak yapılan vaka incelemeleri bu çocukların bir yaşından önce tuvalet kontrolü ve kendi kendilerine yemek yemeleri için aşırı zorlanmış olduklarını ortaya çıkarmıştır.
Çocuğun konuşmayı öğrendiği devrede evde iyi, açık ve anlaşılır konuşma örneğine sahip olması önemlidir. Evde birden fazla dilin konuşulması da çocukta dilin algılanmasını güçleştirir.
Duygusal Çatışma:
Çocuklar konuşmalarını bir kaza, bir şok veya duygusal çatışma nedeniyle kaybedebilirler. Korkular, heyecanlar, aile hayatındaki büyük değişiklikler, yeni bir kardeşin doğumu gibi durumlar konuşmayı etkiler.
Problemin giderilmesi, çocuğun konuşmasının ilerletilebilmesi için teşhis şarttır. Ne çeşit bir problem olduğu ve ayrıntıları bilinirse terapi sürecinin başlatılıp başlatılmayacağına karar verilir.
İnceleme doktorlar , psikologlar ve konuşma engeli uzmanları tarafından yapılır. İnceleme raporu hazırlanarak yapılacak çalışmalar belirlenerek aileye bilgi verilir.

KEKEMELİK

 

Kekemelik konuşma engelleri arasında oran itibariyle az olmakla beraber etki bakımından çok önemli yer tutan bir engel türüdür. Kekemelik konuşmanın tümünü etkileyen bir engeldir.
Kekemelik, seslerin, hecelerin, sözcüklerin söylenmesinde işitilebilir veya sessiz tekrar ve uzatmalar biçiminde sözlü anlatım akıcılığındaki bozukluk olarak tanımlanabilir. Bazen bu bozukluklar konuşma organlarının hareketleri ile ilgili ya da ilgisiz beden hareketleri ile birlikte görülmektedir. Bu bozukluklar sıklıkla heyecan veya gerilim durumlarının ve korkuların, utanma, rahatsızlık gibi özel duyguların belirtisidir.
Kekemelik kız çocuklara oranla erkek çocuklar arasında daha sık görülmektedir. Ayrıca kekemeliğin derecesi de erkek çocuklarda kızlara oranla daha fazla olmakta ve problemin sürekliliği de erkekler aleyhine fazla olmaktadır.
Kekemelik, konuşmada tutukluk, bocalama ve tekrar normal konuşmaya dönüş gibi belirtilerle 3-4 yaşındaki çocuklarda başlayabilir. Asıl kekemelik tablosunun gerçek yerleşimi daha çok 5-6 yaşlarında olur. Sınıfta bir şey okuyacağı sırada kekeleyen çocuk, şarkı söylerken ya da telefonla konuşurken kekelemeyebilir. Çocukların çoğunlukla 2,5 -3,5 yaşları arasında kekelemelerinin nedeni, bu sırada çocuğun özellikle heyecanlıyken düşünce ile dilini birbirine karıştırmasından kaynaklanmaktadır. Sözcük dağarcığı kısıtlı olmasına karşın çok şey söylemek isteyen çocuk, konuşmada zorluk çeker ve sonuç olarak kekeler.

Dil gelişimine yardımcı olabilecek ne yapabilirsiniz.

Çocuğunuzla iletişim kurabilmek için yapabilecekleriniz şöyle sıralanabilir:
Doğumla 6 ay arası
• Şarkı ya da ninni söylerken, onun yüz mimiklerini taklit edin.
• Beslenme, altını değiştirme ve banyo saatlerini konuşma saatlerine dönüştürün.
• “ce” oyunları gibi oyunları oynayarak karşılıklı iletişimi geliştirin.
• İsmini söylediğinizde size bakmasını teşvik edin.
• İletişim çabasıyla çıkardığı bütün sesler için olumlu ifadeler kullanın. Örneğin: “Ne güzel gülüyorsun?” gibi.
6-12 ay arası
• Seslerin farkına vardıkça, (örneğin telefon çaldığında) ne olduğunu anlatın.
• Ne söylediğinizi anlaması için ona zaman tanıyın.
• Günlük aktivitelerinizi tanımlamak için aynı ifadeleri kullanın.”Ayşe’nin banyosu”, “yatma vakti” gibi.
• Nesneleri gösterip, doğal bir konuşma ortamında isimlendirin.
• Parmak oyunları oynayın.
• Kitaplarla tanıştırın; kitapta bulunan, basit ve günlük yaşantısında çok karşılaştığı nesneleri isimlendirin.

 

Dil gelişimine yardımcı olabilecek ne yapabilirsiniz.

Aşağıda çocuğun dil gelişimine yardımcı olabilecek öneriler verilmiştir:
12-18 AY ARASI
• Çocuğunuzla iletişiminizde basit ve kısa cümleler kullanın.
• Doğal bir formda, ancak yavaş, anlaşılır ve açık konuşun.
• Çocuğunuzun sözcük kazanımı için, tercihli sözcüklerle soru yönelterek model olun. Örneğin; elma ya da muz ister misin? gibi.
• Oynayabileceği bazı oyuncakları sağlayın. Örneğin; oyuncak bir telefon, konuşma taklitleri yapabileceği en iyi oyuncaktır.
18-24 AY ARASI
• Yaptığınız aktiviteleri ve ne olduğunu anlatıp, tanımlayın.
• Birlikte bazı günlük aktiviteler yapın, böylece konuşacak çok şey olacaktır.
• Çocuğunuzun oyun içinde gerçek nesnelerle oynamasını teşvik edin, örneğin; gerçek yiyecekler kullanılan bir çay partisi gibi.
• Resimli olay ya da nesne kartlarıyla grup oyunları oynayın, bulmacalar çözün.
• Geçmişten, günümüzden ve gelecekten söz edin; bugün ne yaptınız, yarın büyükanne gelecek gibi.
• Eğer çocuğunuzun çıkarabildiği bir ses varsa (örneğin; baa), bu sesle başlayan ve çevresinde bulunan nesneleri öncelikle sözcük dağarcığına kazandırmayı hedefleyin. Örneğin; bardak gibi. Bu sözcüğü basit cümlelerde ve duruma uygun ifadelerin içinde kullanın.
• Hedeflediğiniz ve çıkarabildiği sese ilişkin sözcük kartları oluşturun. Bu kartlarla evin içinde çeşitli oyun ortamları hazırlayın. Karttaki sözcüğü göstererek ismini söyleyin. Sözcüğün nasıl söylendiğini duymasına yardımcı olun. Bazen ona da sorarak isimlendirmesini isteyin. Her ne şekilde isimlendirme yaparsa yapsın, doğru kabul edip, tekrar geri iletim sağlayın. Örneğin; Evet bu bir “bardak”. Daha sonra /b/ sesiyle başlayan diğer karta geçin. Unutmayın, bu sadece bir oyundur, çocukları zorlamak ve terapist rolü oynamak çocuğunuz için gereksiz ve sakıncalı olacaktır. Kendi gelişim süreci içinde yalnızca onu desteklemeyi hedef alın.

 

Dil gelişimine yardımcı olabilecek ne yapabilirsiniz. 2-3 yaş
• Çocuğunuza “edat” ları öğretebileceğiniz oyunları oynayın. Örneğin, “topu kutunun ‘içine’ koymak” ya da “masanın ‘üstünden’ atmak” gibi.
• Çocuğunuza 10’a kadar saymasını öğretin ve sayma oyunları oynayın.
• Yazmayı taklit edebilmesi için boya kalemleri ve kâğıt sağlayın.
• Diğer çocuklarla oyun oynayarak iletişim sağlayabilmesi için fırsatlar yaratın.
• Kitap içinde bulunan eylemleri tanımlayarak, onları kısa cümlelerle anlatın. Anlattığınız cümlelerle ilgili her olaya ilişkin hemen soru yöneltin. Her ne cevap verirse versin, tekrar sorunuzun yanıtını bir de sizden duyması ona uygun konuşma modeli olmanız açısından etkili olacaktır. Örneğin; “Evet çocuk ayakkabısını giyiyormuş” gibi.
Dil gelişimine yardımcı olabilecek ne yapabilirsiniz. 3-5 yaş
• Büyük- küçük, sert- yumuşak gibi zıtlıklar içeren oyunlar oynayın.
• Konuşmalarınıza zamana ilişkin kavramlar katın (bugün, yarın, daha sonra, gelecek hafta gibi).
• Çocuğunuza olaylara ilişkin hisleri ve duyguları hakkında konuşma fırsatı tanıyın ve paylaşımda bulunun.
• Kendinize ait sözcük oyunları, tekerlemeler, hikayeler yaratın.
• Sözcük bulma oyunları oynayın.
• Dil ötesi becerilere ilişkin oyunlar üretebilirsiniz ( örneğin;bir sözcüğün hangi sesle başladığının ya da bir sesle başlayan sözcüğün bulunması gibi fonolojik farkında olmaya ilişkin aktiviteler).

Okul Öncesinde dil gelişiminin önemi

okul öncesi dil gelişimi

okul öncesi dil gelişimi

Dil, insanların düşünce, duygu, istek v.b. yaşantılarını birbirlerine aktarabilmelerini dış dünyayı yorumlayarak kendi dünyalarına getirebilmelerini sağlar. Dil sayesinde geçmiş ve gelecek zamandan söz edebilir, bilinmeyeni keşfedebilir, düşüncelerimizi yorumlar, kendi kendimizi keşfedebiliriz. Ruhsal ve toplumsal kişiliğimizin oluşmasına katkıda bulunur, kültürümüzün devamını sağlayan dil ile başkalarını, çocuklarımızı, öğrencilerimizi etkiler, öğretir ya da onları yönlendirebiliriz. Dil dünyaya açılan penceremizin biricik anahtarıdır.

Tüm insanlar dil öğrenme potansiyeli ile dünyaya gelirler. Bu bir örümceğin ağ örme yeteneğine, bir kuşun yuva kurma yeteneğine benzetilebilir. Ancak tüm insanlar doğdukları ortamda konuşulan dili kullanırlar. Sınırlı birimlere sonsuz ifade yaratılabilirler. Dilin yaratıcı özelliği insanların iletim ve anlatım gücünü yükseltir, değişik anlamlar kurulmasını sağlar. Dil potansiyeli ile dili kullanma becerisinin içerikleri farklıdır.

Aynı toplum içinde bireylerin birbirinden farklı dil kullanımları vardır. Bireylerin yaşa, eğitimlerine, yaşadıkları bölgelere, ilgili alanlarına göre farklı dil kullanımları dilin bireysel yönünü oluşturur.

Çocukların büyüme ver gelişmeleri doğum anından itibaren büyük bir ilgiyle izlenir. Büyümenin en hızlı olduğu yaşamın ilk yılı ve bunu izleyen altı yaşa kadar olan dönem olarak kabul edilmektedir. Bu dönemde çocukların zihinsel, dil, sosyal ve fiziksel gelişim alanlarında yaşlarına uygun özellikler göstermeleri beklenmektedir. Yaşamın ilk yılında en hızlı gelişim fiziksel büyümede görülürken, ikinci yıl dilin en hızlı geliştiği dönem olarak kabul edilmektedir.

Çocuğun dili kullanmayı öğrenmesi gelişimin en önemli göstergelerinden birdir. Çünkü dil,belirli kurallara dayalı semboller sistemidir. Konuşma ise, dili kullanarak sözlü iletişim kurma yöntemidir. Her dilin sözcük, ses ve gramer yapıları birbirinden farklıdır. Gelişimin doğum öncesinden başladığı görüşüne dayanılarak çocuğun dille ilgili becerileri de bu andan itibaren öğrendiği kabul edilmektedir.

Çocuğun dil gelişimi doğumdan it itibaren izlendiğinde doğuştan getirdiği bir ses kapasitesinin olduğu görülmektedir. Doğumdan sonraki ilk aylarda bebek ağlama, gülme, hıçkırma, bağırma gibi kendiliğinden bir takım sesler çıkarırken, dışardan işittiği sesleri de taklit etmeye başlar. Ses taklitleri, hece tekrarları ve ilk sözcüğün söylenmesi gibi dil gelişimindeki belirgin aşamalar izlenerek çocuğun konuşulanları anlaması ve konuşmaya başlaması gerçekleşir.

Çocuk olgunlaştıkça konuşma mekanizması üzerindeki denetimi artmaktadır. Çocuğun biyolojik kapasitesinin yanı sıra çevrenin ve eğitimin gelişim üzerindeki etkinliği de önem kazanmaktadır. Bu nedenle çocuğun ana dilini kazanırken geçirdiği aşamalarda eğitimin destekleyici rolünden yararlanmak gerekmektedir. Çocuğun ilk dönemlerde konuşması için desteklenmesine, uygun ortamlar yaratılmasına ve uyarıcılar sunulmasına gereksinimi vardır. Dil kullanabilmek doğuştan getirdiğimiz bir yetenektir ama fitili ateşlemek için uyarıcı çevreye ihtiyaç vardır. Darwin’nin de dediği gibi türünün tatlı melodisi anne dili çocuğun ilk donanımıdır.

Çocukta dilin gelişmesi hem onu olgunlaşmasına hem de öğrenmesine dayanır. Bebeklikten sonraki yıllarda bütün normal çocuklar, hatta zeka düzeyi normalin altında olan büyük çocuklar çevrelerinde kullanılan dili öğrenirler. Çocuğun doğduktan bir yetişken oluncaya kadar ana dilini öğrenme sürecini (dil gelişimi denir) çocuk arzu, istek ve ihtiyaçlarını cümlelerle dile getirir. Dil gelişiminin normal olması için zeka ve duyu organlarını normal yapıda olması gerekir. Dil gelişimin niteliği çocuğun zihinsel gelişimini belirler. Dil zihin gelişiminin en sağlıklı göstergesidir.

Dil yönünden kusurlu olan çocuklar kendilerini ifade etmekte güçlük çekerler. Bu durumda çocukta bir çok sorun ortaya çıkmasına neden olur. Dilin sağlıklı bir şekilde gelişmesi çocuğun diğer gelişimlerini de olumlu yönde etkiler. Bu yüzden dil gelişimine önem verip en etkin olduğu çağda yani okul öncesi dönemde bu alanda bol bol çalışmalar yapılmalıdır. Dilin çok önemli olduğu herkes tarafından bilinmekle birlikte buna çok fazla önem verilmemektedir. En önemli unsur bu dönemde çocukların dil gelişimini ilerletmek ve bunu yaparken farkı metotlar kullanarak dili daha da zenginleştirmektir.

Çocuklara drama, oyun, tiyatro, şiir, tekerleme, parmak oyunları, hikaye anlatma, tekrarlama, yorumlama gibi çalışmalar yaptırtarak hem dili düzgün kullanmayı öğretebilir hem de bunu yaparken çocuğun zevk almasını sağlayabiliriz. Çocuk bundan zevk alırsa bu çalışmaları daha çok yapar bu sayada dil gelişim dönemini çok iyi bir şekilde geçirmiş olur. Yani daha iyi bir diksiyonu, daha bir kelime haznesi, daha etkili bir konuşması, bunlara bağlı olarak da daha iyi bir sosyal çevresi oluşur.

0-6 yaş dil gelişimi

0 – 12 AYLAR ARASINDAKİ ÇOCUKLARIN DİL GELİŞİM ÖZELLİKLERİ

( 0 – 1 YAŞ )

 

Bebek ağlama, hapşırma, öksürme gibi doğal sesler çıkarır.

Bebekle konuşulduğu zaman yada şarkı söylendiğinde vücuduyla tepki verir. (solunum hızında değişme, göz hareketlerinde değişme)

Oyuncakla ses çıkarıldığında sese vücudu ile tepki verir. (madde birdeki gibi)

Sesin geldiği yöne bakar veya sese tepki olarak vücut hareketlerini değiştirir.

Konuşarak veya hareketle onun dikkatini çekmeye çalışan kişiye bakar.

Yetişkin sesine vücut hareketleri ile veya ağlıyorsa susarak tepki gösterir.

Çeşitli rahatsızlıklara karşı farklı şekillerde ağlar.

Yetişkinin gösterdiği ilgiye gülümseyerek cevap verir.

Başını çevirerek sesi takip eder.

Sesin geldiği yöne doğru başını çevirerek sesin kaynağını arar.

Haz aldığı durumlarda gığıldar (mutlu sesler çıkarır).

Yetişkin sesine tepki olarak kendi sesini tekrarlar.

 

 

Sesli güler.

İlgi gösterildiğinde ses çıkararak tepki verir.

Kendi ellerine bakar, sık sık gülümser ve sesler çıkarır.
Başkası tarafından tekrarlandığında kendi seslerini çıkarmaya devam eder.

Aile arasında olduğunda gülümseyerek, ses çıkararak veya ağlıyorsa susarak tepki gösterir.

Anlaşılmaz sözler söyler (hece serileri gibi).

Başkalarının iadelerini gülerek tepki verir.

Aynadaki görüntüsüne gülümser ve sesler çıkarır.

Yetişkinin yüz kısımlarına (saç,burun,göz) hafifçe vurur ve çeker.

Tanıdığı kimselere doğru uzanır.

aynadaki görüntüsüne veya başka bebeklere uzanır veya elleriyle vurur.

Eline aldığı nesneleri bilinçsizce sallayarak ve sıkarak sesler çıkarır.

Müziğe tepki olarak sesler çıkarır.

Kendisi ile 2-3 dakika ilgilenildiği zaman sık sık göz kontağı kurar.

Tek heceler söylemeye başlayabilir. (ba, de, ma, da gibi)

Dikkat çekmek için sesler çıkarır.

Taklitle 2-3 defa aynı heceleri söyler. (ma-ma-ma gibi)
Ce-cee oyununu taklit eder.

Yetişkini taklit ederek el çırpar.

Yetişkini taklit ederek baş baş yapar.

Yapılan hareketlere el hareketleriyle karşılık verir.

Dört veya daha fazla değişik ses çıkarır.

Konuşanlara bakarak konuşulanı takip eder.
Tanıdığı kişilere sarılır, elleri ile vurur ve öper.

El hareketleri ile verilen basit emirleri yerine getirir (gel-git veya tel sarar gibi).

“hayır” denildiğinde yapmakta olduğu işi yapmayı durdurur (%75 oranında).

Tanıdığı nesnenin ismi söylendiğinde ona bakar. (mama, baba)
İsmi ile çağrıldığı zaman bakarak veya uzanarak (kucak için) tepki gösterir.

Basit sorulara tepki olarak hareket eder. (ör: topun nerede?)

Vücut kısımlarının birini gösterir.

sözlü oyunda, iki farklı heceyi birleştirir. (mama,baba)
Oyun oynarken güler, hafif sesle kendi kendine güler veya yüksek sesle bağırır.

Birkaç saniye için resimlere bakar.

Taklit yolu ile ses çıkarmak için oyuncakları sıkar veya ısırır.

Başkalarının çıkardığı farklı tonlardaki sesleri taklit eder.

Hayvan sesi taklit eder.

İçinde-dışında, burada-orada sözcüklerini anlar.

Kişi veya nesne belirlemek için tek sözcüklü ifadeleri anlamlı olarak kullanır.

İsmini tekrarlar.

Yetişkin konuşmasına benzeyen ancak anlaşılmayan uzun diziler meydana getirir.

İki anlamlı sözcüğü kullanmaya başlar.

Anne, baba diyebilir ve bunların dışında 1-2 sözcük söyleyebilir.

 

12 – 24 AYLAR ARASINDAKİ ÇOCUKLARIN DİL GELİŞİM ÖZELLİKLERİ

( 1 – 2 YAŞ )

 

İki ne arasından adı söylenen nesneyi seçer.

İstendiğinde bir nesneyi gösterir.

“Bu ne?” diye sorulduğunda ya bir sözcükle ya da sözcüğe benzer bir ifade ile cevap verir.

Çocuk hemen hemen söylenen her şeyi anlar.

Adı söylenince cevap verir.

Pencereden dışarıya bakıp gördüğü nesneleri gösterir.
Üç nesne arasından adı söylenen nesneyi seçer.

Adı söylenen bir vücut bölümünü gösterir.
Bir tane basit, iki ya da üç sözcüklü talimatı yerine getirir.

İstenildiğinde tanıdık bir nesneyi öbür odadan getirir.

Adı söylenen iki vücut bölümünü gösterir.

Birbirine bağlı iki emri yerine getirir.(bebeği al, bana ver vb.)
Kaynağı saklanmış sesleri arar.(yastık altında çalan saat vb.)

Aile bireylerinin adlarını bilir.

Basit resimleri gösterir.

Adı söylenen üç vücut bölümünü gösterir.

Konuşma sırasında konuşanın yüzüne bakar ve konuşmasını bitirirken tekrar dinleyenin yüzüne bakar. Kendisine bir nesne verildiğinde nesne ile ilgili istenen iki etkinliği yerine geitirir.
Odanın dışından gelen seslerin kaynağını arar.

Sık sık “bu ne?” diye sorar.

İsim ve fiili cümleler kurar.

Üç farklı yönlendirmeyi uygular.(topu al, bana at, otur vb.)
Adı söylenen dört vücut bölümünü gösterir.

İsmi söylenen kişiyi resimde gösterir.

Duyduklarını tekrarlar.

Kendisine bir nesne verildiğinde nesne ile ilgili istenilen üç etkinliği yerine getirir.

Dört resim arasından ismi söylenen resmi seçer.

Adı söylenen üç çeşit giysiyi seçer.

Kısa hikayeler dinler.(5 dak.)

Okumayı taklit eder.

Kısa bir öyküyü sonuna kadar dinler.

Tuvalete girmesi gerektiğinde haber verir.

Yiyecek ve içecekleri sorar.

Kendine yönelik olarak “ben”der.

“Bir adet” ve “çok” ayrımını yapar.

Çocuğun ismi söylenerek(… nerede?) şeklinde sorulduğunda kendini gösterir.

 

24 – 36 . AYLAR ARASINDAKİ ÇOCUKLARIN DİL GELİŞİM ÖZELLİKLERİ

( 2 – 3 YAŞ )

 

İstenilen nesneyi başka bir odadan getirir, götürür.

İstenilen kişiyi çağırır.

Müzik veya hikaye etkinliğine 5-10 dakika süreyle katılır.

Kendisine hatırlatıldığında “lütfen” ve “teşekkür ederim” der.
Basit ev işlerine yardım etmeye çalışır. (faraş tutmak)

Hareket bildiren sözcükleri anladığını hareketi yaparak gösterir.

Sorulduğunda bir seçim, tercih yapabilir.
Bildiği sıfatlar için uygun tepkiyi gösterir. (mutlu, mutsuz, yorgun, uzun, sıcak….)

olay sırasına uygun olarak taklidi oyunlar oynar. (bebeğini beslemek, yıkamak, uyutmak …)

İstenildiğinde nesneyi bir başka nesnenin içine, dışına, altına koyar.

Bilinen sıfatları kullanır. (sıcak, soğuk, uzun, kısa…)

Hareket ve iş belirten resimleri isimlendirir. (yemek, içmek, uyumak…)

Basit faaliyetler için “ ….(isim) ne yapıyor ?” sorusunu cevaplar.

2 sözcüklü dizelerde isim + sıfat veya isim + isim birleştirir. (büyük top, top sandalye…)

2 sözcüklü dizelerde nesne ve fiili birleştirir. (yemek pişir, çay iç…)
2 sözcüklü dizelerde isim + fiili birleştirir. (baba git…)

Tanığı bir şarkıdaki her dizenin son sözcüğünü tekrarlar ve hareketle gösterir.
Tuvalet ihtiyacını sözel olarak bildirir.

2 sözcüklü ifadelerde “burada” veya “orada” sözcüklerini isim ya da fiille birleştirir. (sandalye burada…)
Mülkiyeti ifade etmek için iki sözcüğü birleştirir. (baba araba…)

Resimlerdeki detayları görür. (dükkan, sokak…)

Sözel ipuçları verildiğinde taklit oyununa katılır.

Kullanışı tanımlandığında önceden tanıdığı nesneyi seçer. (hangisi ile içeriz ?, hangisi ile yeriz ?…)

Nerede sorusunu cevaplar.(altında, üstünde, yanında….)

Tanıdığı çevresel (doğadaki) sesleri isimlendirir. (bu ne sesi? Tren, araba, kuş…)
3 sözcüklü dizilerde isim , fiil ve sıfatı birleştirir.(baba işe gitti,…)

Kim ister? sorusuna kendi ismini söyleyerek cevap verir.

Kullanılışı tanımlandığında doğru nesnenin ismini söyler. (ne ile yemek yeriz? Kaşık; neyin üstünde otururuz?, sandalye…)
Basit hikayeleri dinler.(10 dak.)

Yaşını söylemek için parmaklarını kullanır.

Sorulduğunda cinsiyetini söyler.

Şimdiki zaman ekini kullanır. (koşuyorum…)

Taklit oyunları sırasında yetişkinle konuşur.

Televizyon seyrederken tanıdığı televizyon kahramanlarının isimlerini söyler.

Yetişkinin kıyafetlerini giyerek oyun oynar.

Sözcüklerin çoğul hallerini kullanır.

Geçmiş zaman ekini uygun yerlerde kullanır.(-di, -miş ekleri )

Karmaşık resimleri anlatır.

Sesinin tonunu %90 oranında kontrol eder.

Sohbet sırasında “ bu (o) nedir ?” diye sorar.

Kurallı cümleler kurar.

İsmi yerine “ ben, benim” ifadelerini kullanır.

İstemediğini “hayır” ile ifade eder.

“Kim?” sorusuna isim söyleyerek cevap verir.

“Kimin?” sorusuna “….in” Diyerek cevap verir.

Nesneleri isimlendirir ve nesnenin özelliği ile ilgili cevap verir.(Bu nedir? Masa,kitap)

Bazı sınıf ifadelerini kullanır. (oyuncak, yiyecek, hayvan…)

Bazen istek ve rica belirten ifadeleri kullanır.(lütfen, yapabilir miyim?)

Ritmik seslere el çırparak, ayağını yere vurarak katılır.

 

37- 48 AYLAR ARASINDAKİ ÇOCUKLARIN DİL GELİŞİM ÖZELLİKLERİ

(3-4 YAŞ)

 

4-5 Sözcüklü diziler kurarak konuşur.

Müzik eşliğinde dans edip şarkı söyler.

Müzikli oyunlarda yüksek alçak sesleri ayırt eder.
Diğer çocukları taklit ederek kurallara uyar.

Kendisine hatırlatılmadan da tanıdığı yetişkinleri selamlar.

Basit bir sohbete katılır.

Büyük ve küçük nesneleri isimlendirir.(“bu nasıl top” sorusuna uygun cevabı verir.

Sözel direktif verildiğinde 10 vücut kısmını gösterir.

Sözel direktif verildiğinde resimden kız ve erkeği gösterir.

Kendisine model olunduğunda 3’e kadar sayar.

Basit ve sık tekrarlanan bir hikayede “ sonra ne oldu ?” sorusuna beklenen cevabı verir.

Arkadaşından onun oynadığı oyuncakla oynamak için izin ister.

Kendiliğinden “ lütfen ” ve “ teşekkür ederim ” der. (% 50 oranında)

Telefona cevap verir. Yetişkini telefona çağırır veya tanıdık kişiyle telefonla konuşur.

“Nerede ve kim” ile başlayan sorular sorar.

Soru cümlesi için “mi” ekini kullanır (annem geldi mi?)

Düzenli olarak uygulanan öykü saatine 5 dakika süre ile katılır.

İçinde, dışında, arkasında, üstünde ifadelerini anlar ve ona göre davranır.

Söz ve hareket içeren çeşitli parmak oyunlarını tekrarlar.

Kendisine model olunduğunda 10 nesneyi sayar.

Yetişkinin yönettiği grup oyunlarında kurallara uyar.

Daha büyük çocukların liderliğini yaptığı grup oyunlarında, kurallara uyar.

Kendi projesi üzerinde çalışırken, diğer çocukların yanında oynar ve onlarla konuşur (30dakika)
“niçin?” ile başlayan sorular sorar ve yetişkinin cevabını dinler.

İstendiğinde 3 rengi isimlendirir.

Kare, daire ve üçgeni isimlendirir.

İki bağımsız emri yerine getirir. (topu al , kitabı ver)

İstendiğinde adını ve soyadını söyler.

“nasıl?” sorusuna cevap verir.

Sesleri bir sıraya veya alet serisine göre tekrarlar. (davula vurma, çıngırak sallama, çelik üçgene vurma.)

Geçmiş zamanla ilgili ifadeleri kullanır.

Nesnelerin benzer ve farklı olduğunu söyleyebilir (özelliklerine ve işlevlerine göre)

Tanıdığı durumlarda büyüklükle ilgili sıfatları kullanır.

Taklit oyunlarında yetişkin rollerini alır.

Oyun geliştikçe daha sonra neler olacağını planlayıp anlatır (yemek hazırlama, yemek yeme, bulaşık yıkama)

En son yaptığı deneyimleri anlatır.

Hikayedeki olaylarla ilgili “niçin?” sorusunu cevaplar.

Nesnelerin nasıl kullanıldığını söyler (bardakla ne yapılır)

Gelecekle ilgili olayları anlatır.( yapacağım, yapmak istiyorum, yapmam gerek)

Çoğul eklerini yerinde ve doğru kullanır.

Oluş sırasına göre iki olayı anlatır.

Malzemelere uygun taklidi oyunlar geliştirebilir. ( piknik sepetini görünce pikniğe doktor setini görünce doktora gitmeyi canlandırır.)

Konuşması yabancılar tarafından anlaşılır.

 

48 – 60 AYLAR ARASINDAKİ ÇOCUKLARIN DİL GELİŞİM ÖZELLİKLERİ

(4 – 5 YAŞ)

 

Birbirini takip eden üç işi yapar.

Edilgin cümleleri anlar (kapı Ahmet tarafından açıldı).

İstenildiğinde bir nesnenin veya resmin eşini bulur.

Konuşurken “lütfen, yapar mıydınız, yapabilir misiniz ” gibi sözel ifadeleri kullanır.

Birleşik cümleler kullanır (topa vurdum, top yuvarlandı).

İstendiğinde nesnenin üstünü ve altını gösterir.

İstendiğinde bir çalışma sayfasındaki nesnenin, üstündeki ve altındaki nesne resimlerini gösterir.

Kısaltmalar kullanır (biliyorum,istiyorum).

Resimdeki mantıksızlıkları ve saçmalıkları gösterir.

Kız kardeş, erkek kardeş, anneanne, babaanne ve dede gibi kelimeleri kullanır.

Zıtlıklarla ilgili karşılaştırmalarda en son kelimeyi söyler.(hangisi büyük, hangisi küçük? İfadesinde büyük ve küçük nesnelerden önce küçük olanı gösterir.)

Resimli ipucu olmadan bildiği hikayeleri anlatır.

Belirli bir sıfata ait olmayan resmi (hayvan olmayanı) gösterir.

İki kelimenin kafiyeli olup olmadığını söyler. (atkı-askı, kitap-ördek)

Karmaşık cümleler kullanır. (çünkü….)

Sesin yüksek mi alçak mı olduğunu söyler.

Üşüdüğün zaman ne yaparsın?, Yorulduğun zaman ne yaparsın? Acıktığın zaman ne yaparsın? şeklindeki soruları cevaplar.

Gramer kullanımı daha iyidir.

Geçmiş zamanı daha kurallı kullanır.

Çok soru sorar.

1500-2100 kelime bilir.

Konuşması tam olarak anlaşılır.

Konuşması akıcıdır.

Adresini, telefon numarasını bilir.

Belli başlı olayları olay sırasına göre sıralar.

Cümlenin anlamını bozan sözcüğü söyler.

Tamamlanmamış olarak verilen hikayeyi özgün bir şekilde tamamlar.

 

 

 

60 – 72 AYLAR ARASINDAKİ ÇOCUKLARIN DİL GELİŞİM ÖZELLİKLERİ

(5 – 6 YAŞ)

 

Bozuk paraları tanır.

Adını ve soyadını söyler.

Ailesindeki kişilerin isimlerini söyler.

Sorulduğunda kendisine ait bilgileri verir.

Haftanın günlerini sırasıyla söyler.

4-7 sözcükle cümle kurar.

Günlük deneyimlerini anlatır.

3 veya 5 bölümlük hikayeyi birleştirir ve anlatır.

Sayıları ritmik sayar.

Az-çok kavramlarının anlamını bilir ve gösterir.

Birkaç’ın anlamını bilir.

“dün” ve “yarın”ı anlamlı olarak kullanır.

Renk,büyüklük,şekil ve sayı kavramlarını anlar.

Kelimeleri tanımlar.

Basit şakalar yapar.

Yer veya hareket tarif eder (…..ya doğru, oradan…. Oraya, uzakta gibi).

“niçin” sorusunu açıklayarak cevaplar.

“ bana tersini söyle” sorusunu yanıtlar.

Eğer ……..olsaydı ne olurdu? Sorusunu cevaplar.

Nesnelerin konumunu söyler. (altında, üstünde, yanında gibi)

“-ebilirdi,” “ –acaktı” ifadelerini kullanır.

Somut nesneleri yapılarına göre daha ayrıntılı olarak tanımlayabilir.

Soyut nesnelerin anlamlarını söyleyebilir

.Zıt anlamlı somut kelimeleri söyleyebilir.

Zıt anlamlı soyut kelimeleri söyleyebilir

Yeni ve bilmediği kelimelerin anlamlarını sorar.

Sıfatları rahat kullanmaya başlar.

Cümlelerde dün ve yarın, sabah ve akşam kavramlarını anlamlı olarak kullanır.

Cümle yapısı ve şekli hemen hemen yetişkininkine benzer.

Okul öncesinde dil gelişiminin önemi


Dil
 potansiyeli ile dili kullanma becerisinin içerikleri farklıdır. Aynı toplum içinde
bireylerin birbirinden farklı dil kullanımları vardır. Bireylerin yaşa, eğitimlerine, yaşadıkları

bölgelere, ilgili alanlarına göre farklı dil kullanımları dilin bireysel yönünü oluşturur.

Çocukların büyüme ver gelişmeleri doğum anından itibaren büyük bir ilgiyle izlenir.

Büyümenin en hızlı olduğu yaşamın ilk yılı ve bunu izleyen altı yaşa kadar olan dönem olarak

kabul edilmektedir. Bu dönemde çocukların zihinsel, dil, sosyal ve fiziksel gelişim alanlarında

yaşlarına uygun özellikler göstermeleri beklenmektedir. Yaşamın ilk yılında en hızlı gelişim

fiziksel büyümede görülürken, ikinci yıl dilin en hızlı geliştiği dönem olarak kabul

edilmektedir. Çocuğun dili kullanmayı öğrenmesi gelişimin en önemli göstergelerinden birdir.

Çünkü dil,belirli kurallara dayalı semboller sistemidir. Konuşma ise, dili kullanarak sözlü

iletişim kurma yöntemidir. Her dilin sözcük, ses ve gramer yapıları birbirinden farklıdır.

Gelişimin doğum öncesinden başladığı görüşüne dayanılarak çocuğun dille ilgili becerileri de

bu andan itibaren öğrendiği kabul edilmektedir.

Çocuğun dil gelişimi doğumdan it itibaren izlendiğinde doğuştan getirdiği bir ses

kapasitesinin olduğu görülmektedir. Doğumdan sonraki ilk aylarda bebek ağlama, gülme,

hıçkırma, bağırma gibi kendiliğinden bir takım sesler çıkarırken, dışardan işittiği sesleri de

taklit etmeye başlar. Ses taklitleri, hece tekrarları ve ilk sözcüğün söylenmesi gibi dil

gelişimindeki belirgin aşamalar izlenerek çocuğun konuşulanları anlaması ve konuşmaya

başlaması gerçekleşir. Çocuk olgunlaştıkça konuşma mekanizması üzerindeki denetimi

artmaktadır. Çocuğun biyolojik kapasitesinin yanı sıra çevrenin ve eğitimin gelişim

üzerindeki etkinliği de önem kazanmaktadır. Bu nedenle çocuğun ana dilini kazanırken

geçirdiği aşamalarda eğitimin destekleyici rolünden yararlanmak gerekmektedir. Çocuğun ilk

dönemlerde konuşması için desteklenmesine, uygun ortamlar yaratılmasına ve uyarıcılar

sunulmasına gereksinimi vardır.

Dil kullanabilmek doğuştan getirdiğimiz bir yetenektir ama fitili ateşlemek için uyarıcı

çevreye ihtiyaç vardır. Darwin’nin de dediği gibi türünün tatlı melodisi anne dili çocuğun ilk

donanımıdır.

Çocukta dilin gelişmesi hem onu olgunlaşmasına hem de öğrenmesine dayanır.

Bebeklikten sonraki yıllarda bütün normal çocuklar, hatta zeka düzeyi normalin altında olan

büyük çocuklar çevrelerinde kullanılan dili öğrenirler. Çocuğun doğduktan bir yetişken

oluncaya kadar ana dilini öğrenme sürecini (dil gelişimi denir) çocuk arzu, istek ve

ihtiyaçlarını cümlelerle dile getirir. Dil gelişiminin normal olması için zeka ve duyu

organlarını normal yapıda olması gerekir. Dil gelişimin niteliği çocuğun zihinsel gelişimini

belirler. Dil zihin gelişiminin en sağlıklı göstergesidir. Dil yönünden kusurlu olan çocuklar

kendilerini ifade etmekte güçlük çekerler. Bu durumda çocukta bir çok sorun ortaya

çıkmasına neden olur. Dilin sağlıklı bir şekilde gelişmesi çocuğun diğer gelişimlerini de

olumlu yönde etkiler.

Bu yüzden dil gelişimine önem verip en etkin olduğu çağda yani okul öncesi dönemde bu

alanda bol bol çalışmalar yapılmalıdır. Dilin çok önemli olduğu herkes tarafından bilinmekle

birlikte buna çok fazla önem verilmemektedir.

En önemli unsur bu dönemde çocukların dil gelişimini ilerletmek ve bunu yaparken farkı

metotlar kullanarak dili daha da zenginleştirmektir. Çocuklara drama, oyun, tiyatro, şiir,

tekerleme, parmak oyunları, hikaye anlatma, tekrarlama, yorumlama gibi çalışmalar

yaptırtarak hem dili düzgün kullanmayı öğretebilir hem de bunu yaparken çocuğun zevk

almasını sağlayabiliriz.

Çocuk bundan zevk alırsa bu çalışmaları daha çok yapar bu sayada dil gelişim dönemini

çok iyi bir şekilde geçirmiş olur. Yani daha iyi bir diksiyonu, daha bir kelime haznesi, daha

etkili bir konuşması, bunlara bağlı olarak da daha iyi bir sosyal çevresi oluşur.