Tag: dikkat eksikliği

Özel Öğrenme Güçlüğü


ÖZEL ÖĞRENME GÜÇLÜĞÜ

TANIM VE BELİRTİLER

TANIM

ogrenme guclugu nedir

Özel Öğrenme Güçlüğü, bir çocuğun zekası normal ya da normalin üstünde olmasına rağmen, dinleme, düşünme, anlama, kendini ifade etme, okuma- yazma veya matematik becerilerinde yaşıtlarına ve zekasına oranla düşük başarı göstermesidir.  Okuma Bozukluğu, Yazılı Anlatım Bozukluğu, Matematik Bozukluğu ve Başka Türlü Adlandırılamayan Öğrenme Bozukluğu alt gruplarını içerir.

Öğrenme güçlüğü gelişimsel bir sorundur. Öğrenme ve algılama sorunu çocuğun doğumu ile başlar. Eğitim süreci içinde edinilmez. Yaşam boyu süren bir bozukluktur. Dil gelişimi ve kullanımı, konuşma, okuma, yazma, matematik becerilerini etkileyen bir sorun olduğu için, bireyin eğitimini, mesleğini, sosyal ilişkilerini, günlük aktivitelerini, benlik saygısını etkiler.

 

EN ÇARPICI ÖZELLİĞİ

Çocuk sözü edilen becerilerde yaşına ve zekasına oranla düşük performans göstermektedir. Çocuğun zihinsel yeteneği olmasına rağmen, akademik açıdan gerilik göstermesi, öğrenme güçlüğünün en çarpıcı özelliğidir. Bir çok çocuk için öğrenme güçlükleri, okula başladıklarında ve akademik becerileri kazanmakta başarısız olduklarında göze çarpar. Çocuğun akademik problemlerinin belirgin hale geldiği yaş, onun entelektüel yeteneği, öğrenme güçlüğünün tipi ve akademik beklentilerine bağlı olarak değişmektedir.

 

Özgül öğrenme bozukluğu:

  • Beyindeki bazı farklılıklar nedeniyle öğrenme süreçlerinden bir ya da birkaçında aksama olmasıyla ortaya çıkar.
  • Her çocuğun iyi olduğu ya da zorlandığı alanlar vardır.
  • Her çocuk kendine özgüdür.
  • Görme işitme sorununa bağlı değildir.
  • Zeka sorununa bağlı değildir.

 

ogrenme gucluguİSİMLENDİRME

Özgül öğrenme bozukluğu için kullanılmakta olan pek çok terim vardır.En sık kullanılanlar:

  1. Özel/özgül öğrenme güçlüğü/bozukluğu
  2. Okuma, yazma, aritmetik güçlüğü
  3. Disleksi (disleksi kavramı 19. yy’ dan beri bilinen bir kavramdır. Anlamı okuma güçlüğü’dür) .

BELİRTİLER

 

OKUL ÖNCESİ DÖNEM BELİRTİLERİ

  • Dil gelişiminde gecikmeler ve  Konuşma bozuklukları (konuşmayı öğrenmede güçlük, kelimeleri doğru telaffuz etmekte güçlük, kelime dağarcığının yavaş gelişmesi, hikaye anlatmaya ilgi duymamak)
  • Zayıf algısal-bilişsel yetenekler
  • Zayıf kavram gelişimi
  • Yetersiz motor gelişim ( öz-bakım becerilerini öğrenmekte güçlük, düğme iliklemeyi öğrenememe, beceriksizlik (sakarlık), çizim veya kopyalamaya karşı isteksizlik
  • Bellek ve dikkat problemleri (sayıları, alfabeyi,haftanın günlerini öğrenmede güçlük, rutin işlerde bellek zayıflığı, bir işi sürdürmekte güçlük)

İLKOKUL DÖNEMİ BELİRTİLERİ

Özel Öğrenme Güçlüğü, birçok çocuk için okula başladıklarında ve akademik becerileri kazanmakta başarısız olduklarında ortaya çıkar.

 

Akademik başarı

Okul başarısı yaşıtlarına ve zekasına oranla düşüktür. Başarı durumu değişkendir, bazı ders/alanlarda başarısı normal/normal üstü iken, bazı ders/alanlarda düşüktür.

 

Okuma Becerisi

  • Okuma hız ve nitelik açısından yaşıtlarından geridir,
  • Harf-ses uyumu gelişmemiştir, bazı harflerin seslerini öğrenemez,
  • Harfin şekli ile sesini birleştiremez,
  • Kelimeleri hecelerken ya da harflerine ayırırken zorlanır,
  • Sınıf düzeyinde bir parçayı okuduğunda anlamakta zorlanır, başkasının okuduklarını daha iyi anlar.

Yazma Becerisi

  • Yaşıtlarına oranla el yazısı okunaksız ve çirkindir, sınıf düzeyine göre yazı yazması yavaştır,
  • Tahtadaki yazıyı defterine çekerken ya da öğretmenin okuduğunu defterine yazarken zorlanır,
  • Yazarken  bazı harf ve sayıları, kelimeleri ters yazar, karıştırır  (b-d, m-n, ı-i, 2-5, d-t, ğ-g, g-y ,ve-ev gibi) ,
  • Yazarken bazı harfleri, heceleri  atlar ya da harf/hece ekler,
  • Sınıf düzeyine göre yazılı imla ve noktalama hataları yapar, küçük-büyük harf, noktalama,hece bölme hataları,,
  • Yazarken kelimeler arasında hiç boşluk bırakmaz ya da bir kelimeyi iki-üç parçaya  bölerek yazar, ka   lem, yapa  bil  mektedir gibi.

Aritmetik Becerileri

  • Aritmetikte zorlanır,
  • Dört işlemi yaparken yavaştır, parmak sayar, yanlış yapar,
  • Problemi çözüme götürecek işleme karar veremez,
  • Yaşına uygun seviyedeki matematik problemlerini yaparken otomatik olarak tepki vermekte zorlanır,
  • Sayı kavramını anlamakta güçlük çeker (beş mi bir mi büyüktür, düşünmeden karar vermekte zorlanır),
  • Bazı aritmetik sembollerini öğrenmekte zorlanır, karıştırır,
  • Sınıf düzeyine göre çarpım tablosunu öğrenmekte geridir.

Çalışma Alışkanlığı

  • Ev ödevlerini almaz, eksik alır,
  • Ev ödevlerini yaparken yavaş ve verimsizdir,
  • Ders çalışırken sık sık ara verir, çabuk sıkılır, ders  çalışmayı sevmez,
  • Ödevlerini yaparken birilerinin yardımına gereksinim duyar, kendi başına çalışma alışkanlığı gelişmemiştir,
  • Öğrenme stratejileri eksiktir, öğrenmeyi düşündükleri şeyleri nasıl kontrol edeceklerini ve yönlendireceklerini (organize edeceklerini), nasıl daha fazla bilgi elde edeceklerini ve öğrendiklerini nasıl hatırlayacaklarını bilemezler, çalışmak için yardım edecek birini  beklerler.

Organize Olma Becerileri

  • Odası, çantası, eşyaları ve giysileri dağınıktır,
  • Defter ve kitaplarını kötü kullanır ve yırtar,
  • Yazarken sayfayı düzenli kullanamaz, gereksiz satır atlar, boşluk bırakır, sayfanın belirli bir kısmını kullanmaz,
  • Defter, kalem gibi çeşitli araçlarını kaybeder,
  • Zamanını ayarlamakta güçlük çeker, bir işi yaparken, ne kadar zamana gereksinimi olduğunu ya da ne kadar zaman harcadığını tahmin edemez,
  • Yaptığı işi zamanında bitirmekte güçlük çeker,
  • Üzerine aldığı görevleri düzenlemekte zorluk çeker, nereden ve nasıl başlayacağını bilemez, öncelikleri belirleyemez,

Oryantasyon (Yönelim) Becerileri

  • Sağ-sol karıştırır,
  • Yönünü bulmakta zorlanır, doğu-batı,kuzey-güney kavramlarını karıştırır,
  • İşaret sözcüklerini (burada, şurada, orada gibi) karıştırır,
  • Alt-üst, ön-arka kavramlarını karıştırır,
  • Zamana ilişkin kavramları (dün-bugün, önce-sonra gibi) karıştırır,
  • Gün, ay, yıl, mevsim kavramlarını karıştırır (Hangi aydayız denilince salı, hangi mevsimdeyiz denilince şubat diyebilir),
  • Saati öğrenmekte zorlanır.

Sıraya Koyma Becerisi

  • Dinlediği, okuduğu bir öyküyü anlatması istendiğinde öykünün başını sonunu karıştırır ,
  • Haftanın günlerini, ayları, mevsimleri doğru saysa bile aradan sorulduğunda (cumadan önce hangi gün gelir, marttan sonra hangi ay gelir, haftanın dördüncü günü hangisidir gibi) yanıtlamakta zorluk çeker ya da yanlış yanıtlar,
  • Sayı ve harfleri dizgilemekte güçlük  çeker, (alfabenin harflerinin sırasını karıştırır; kendisinden sıra ile söylenmesi istenen sayıların yerlerini karıştırır-3865 dersiniz o size 8356 diyebilir),
  • Belirli bir sıra içinde yapılması gereken işlerin sırasını karıştırabilir.

Sözel İfade Becerisi

  • Duygu ve düşüncelerini sözel olarak ifade etmekte zorlanır,
  • Serbest konuşurken düzgün cümleler kuramaz, heyecanlanır, takılır, şaşırır,
  • Sınıfta sözel katılımı azdır,
  • Bazı harflerin seslerini doğru olarak telaffuz edemez (r, ş, j gibi harfleri söyleyemez ya da yanlış söyler),
  • Soyut kavramları anlamakta güçlük çeker (Esprileri anlamakta zorluk çekebilirler).

Motor Beceriler

  • İp atlama, top yakalama gibi hareket ve oyunlarda yaşıtlarına oranla başarısızdır (Kaba motor beceriksizlik),
  • Sakardır, düşer, yaralanır, istemeden  bir şeyler kırar,
  • Çatal-kaşık kullanmakta, ayakkabı-kravat bağlamakta zorlanır ya da bu becerileri öğrenmekte zorlanmıştır,
  • İnce motor becerilere dayalı işlerde (düğme ilikleme, makas kullanma, boncuk dizme gibi) zorluk çeker,
  • Kalemi uygun biçimde kavramakta güçlük çeker,
  • Yaşıtlarına oranla çizgileri ve çizimleri kötü ve dalgalıdır ,
  • Yazısı genellikle okunaksızdır,
  • Harflere şeklini vermekte, harfi kapatmakta güçlük çeker.
    kaynak: http://algigelisim.net/

Dil Konuşma Kontrol Listesi

Amaç 1. Sesin kaynağını bulur.
Davranışlar
1. Sesin kaynağına doğru yönelir.
2. Sesin kaynağını gösterir.
Amaç 2. Sesleri ayırt eder.
Davranışlar
1. Verilen iki sesten istenilen sesi seçer.
2. Verilen üç veya daha fazla sesten istenilen sesi seçer.
Amaç 3. Görsel, işitsel algıyı geliştirici çalışmalar yapar.
Davranışlar
1. Yapılan hareketi tekrar eder.
2. Söylenen tek sözcüklü yönergeleri yerine getirir.
3. Söylenen iki veya daha fazla sözcüklü yönergeleri yerine getirir.
4. Duyduğu sese ait resmi gösterir.
5. Adı söylenen nesnenin resmini gösterir.
6. Verilen resimlerdeki yanlışlıkları gösterir.
7. Bulunduğu ortamda yapılan değişikliklerin neler olduğunu söyler.

KONUŞMA ORGANLARININ GELİŞİMİNİ SAĞLAYAN HAREKETLER
Amaç 4. Dil esnekliğini geliştirici çalışmalar yapar.
Davranışlar
1. Dilini ağız içinden çıkarır.
2. Dilini çenesine dokundurmaya çalışır.
3. Dilini burnuna dokundurmaya çalışır.
4. Dilini sağa doğru hareket ettirerek sağ yanağına dokundurmaya
çalışır.
5. Dilini sola doğru hareket ettirerek sol yanağına dokundurmaya
çalışır.
6. Dilinin ucunu alt dudak etrafında hareket ettirerek yiyecekleri yalar.
7. Dilinin ucunu üst dudak etrafında hareket ettirerek yiyecekleri yalar.
8. Dilini dudak etrafında dairesel olarak hareket ettirir.
9. Dilini damağın arkasından öne doğru hareket ettirir.
10. Dondurma, şeker vb. yiyecekleri yalar.
11. Dilinin ucuna konan yiyeceği ağzına alır.
12. Dilini ağız dışında yuvarlar.
Amaç 5. Dudak esnekliğini geliştirici çalışmalar yapar.
Davranışlar
1. Dudaklarını büzer.
2. Dudaklarını gerer.
3. Dudaklarını sağa sola hareket ettirir.
4. Öpme sesi çıkarır.
5. Dudaklarını kapalı tutar.
Amaç 6. Çene esnekliğini geliştirici çalışmalar yapar.
Davranışlar
1. Ağzını açıp kapatır.
2. Ağzı açıkken, çenesini sağa sola hareket ettirir.
3. Ağzı kapalıyken, çenesini sağa sola hareket ettirir.
4. Yumuşak yiyecekleri yer.
5. Sert yiyecekleri yer.
6. Çiklet çiğner.
Amaç 7. Nefes kontrolünü sağlayan çalışmalar yapar.
Davranışlar
1. Derin nefes alıp verir.
2. Aldığı nefesi uzun süreli verir.
3. Balon, poşet vb. nesneleri şişirir.
4. Mum, pamuk vb. nesneleri üfler.
5. Flüt, düdük vb. araçlardan üfleyerek ses çıkarır.
Amaç 8. Emme çalışmaları yapar.
Davranışlar
1. Pipetle sıvı içer.
2. Şeker, çikolata vb. yiyecekleri emer.

KONUŞMA
Amaç 9. Konuşma seslerini çıkarma çalışmaları yapar.
Davranışlar
1. Söylenen ünlüleri tekrar eder.
2. Söylenen ünsüzleri tekrar eder.
3. Ünlüleri ünsüzlere ulayarak çıkarılan sesleri tekrar eder.
4. Ünsüzleri ünlülere ulayarak çıkarılan sesleri tekrar eder.
5. Söylenen sözcüğü tekrar eder.
Amaç 10. Kendini ifade etmede tek sözcük kullanır.
Davranışlar
1. Nesneyi/kişiyi tek sözcükle adlandırır.
2. Yapılan eylemi tek sözcükle söyler.
3. Olumsuzluk belirten durumu tek sözcükle söyler.
4. Nesnenin/kişinin yerini tek sözcükle söyler.
5. İsteğini tek sözcükle söyler.
6. Sözcüğe çoğul eki getirerek söyler.
Amaç 11.İki sözcük kullanarak tümce kurar.
Davranışlar
1. Özne ve eylemden oluşan iki sözcüklü tümce söyler.
2. Nesne ve eylemden oluşan iki sözcüklü tümce söyler.
3. Olumsuzluk belirten iki sözcüklü tümce söyler.
4. Nesnenin/kişinin yerini belirten iki sözcüklü tümce söyler.
5. İşaret sözcükleri içeren iki sözcüklü tümce söyler.
6. Nesnenin/olayın niteliğini belirten iki sözcüklü tümce söyler.
7. Sahiplik belirten iki sözcüklü tümce söyler.
8. İsteğini iki sözcüklü tümceyle söyler.

Amaç 12. Üç veya daha fazla sözcük kullanarak tümce kurar.
Davranışlar
1. Özne, nesne ve eylemden oluşan üç veya daha fazla sözcüklü tümce
söyler.
2. Olumsuzluk belirten üç veya daha fazla sözcüklü tümce söyler.
3. Nesnenin/kişinin yerini belirten üç veya daha fazla sözcüklü tümce söyler.
4. İşaret sözcükleri içeren üç veya daha fazla sözcüklü tümce söyler.
5. Nesnenin/olayın niteliğini belirten üç veya daha fazla sözcüklü tümce
söyler.
6. Sahiplik belirten üç veya daha fazla sözcüklü tümce söyler.
7. İsteğini üç veya daha fazla sözcüklü tümceyle söyler.
8. Üç veya daha fazla sözcüklü soru tümcesi söyler.
9. Şimdiki zamanı ifade eden üç veya daha fazla sözcüklü tümce söyler.
10. Gelecek zamanı ifade eden üç veya daha fazla sözcüklü tümce söyler.
11. Geçmiş zamanı ifade eden üç veya daha fazla sözcüklü tümce söyler.
Amaç. 13. Kendini ifade etme becerisi geliştirir.
Davranışlar
1. Öyküyü resimlerine bakarak anlatır.
2. İzlediği oyunu/filmi anlatır.
3. Başından geçen bir olayı anlatır.
4. Dinlediği öyküyü/masalı anlatır.

DİNLEME VE İZLEME
Amaç 14. Dinleme ve izleme becerisi geliştirir.
Davranışlar
1. Masal, öykü vb. okuyan kişiyi görebilecek şekilde oturur.
2. Okunan masalın, öykünün okunması bitene kadar dinler.
3. Dinlediğini jest, mimik ve hareketlerle gösterir.
4. Konuşmacıyı sessizce dinler.
5. Film, tiyatro vb. gösterileri izler.
KONULAR
ALGI ÇALIŞMALARI
A. Ses Kaynağını Bulma
B. Sesleri Ayırt Etme
C. Görsel, İşitsel Algı

KONUŞMA ORGANLARININ GELİŞİMİNİ SAĞLAYAN HAREKETLER
A. Dil Esnekliğini Geliştirici Hareketler
B. Dudak Esnekliğini Geliştirici Hareketler
C. Çene Esnekliğini Geliştirici Hareketler
Ç. Nefes Kontrolü
D. Emme Çalışmaları

KONUŞMA
A. Konuşma Seslerini Çıkarma
B. Tek Sözcükle Kendini İfade Etme
C. İki Sözcükle Kendini İfade Etme
Ç. Üç ve Daha Fazla Sözcükle Kendini İfade Etme

DİNLEME VE İZLEME
A. Öykü, Masal Dinleme
B. Film, Tiyatro İzleme

http://www.ozelegitimsitesi.com

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Yapılan Araştırmalar

Linkten İndirebilirsiniz.

Faydalı Olması Dileği İle

DİKKAT İNDİR

Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu’nun DSM IV Tanı Kriterleri

dikkat eksikliği

dikkat eksikliği

Dikkat eksikliği tanılama kriterleri
a) Çoğu zaman dikkatini ayrıntılara veremez, okul veya iş yerinde, ya da diğer etkinliklerde dikkatsizce hatalar yapar.
Gündelik hayatta, çocuk için konuşursak, ödevlerinde veya sınavlarda dikkatsizlik hataları örneğin; soruyu yanlış okuma, işlem hataları, artı eksi işaretleri karıştırma gibi düşünebiliriz.
Yetişkinler için konuşursak, toplantı saatlerini karıştırabilir, istenen bir belge yerine başka bir belge gönderebilir.
b) çoğu zaman üzerine aldığı görevlerde ya da oynadığı etkinliklerde dikkati dağılır.
Yine çocuklar için ödevlerini yaparken dalga geçtiklerini söyleriz mesela, ya da bir türlü odaklanamadıklarından yazmaları gereken kompozisyonu yazamazlar. 1 saatte bitmesini beklediğiniz ödev saatlerce sürer.
Yetişkinlerde ise, alışveriş yapması gerekirken, yemek yapması gerekirken araya başka iş alırlar, çünkü ilgileri o an için o işe kaymıştır ve alış veriş ertelenir, yemek yanabilir.
c) doğrudan kendisine konuşulduğunda çoğu zaman dinlemiyormuş gibi görünür.
Dikkat Eksikliği olan kişilerde özgüven düşüktür, göz teması kurmakta zorlanırlar. Bir başka özellikleri ise aynı anda birkaç işle uğraşmaktan keyif alırlar. Örneğin en sık yaşanan durumlardan biri; çocuğunuz kimi zaman televizyon seyrederken siz arka planda dedikodu yapıyorsanız eğer bunların hepsini kaydedebilir, kimi zaman ise yine televizyon başındayken ona eğer ders çalışması tavsiyesinde bulunuyorsanız sizi hiç duymayabilir.
Eşinize o gün sizin için önemli bir olayı anlatırken eşiniz bir taraftan televizyonun kumandası ile zaplama yapabilir.
Bir başka durum ise öğretmenler için sınıfta şu şekilde yaşanır: Öğretmen ders anlatırken öğrenci defterine karalama veya esim yapabilir. Ancak bu durum öğrencinin öğretmenini dinlemediği anlamına gelmez her zaman için. Öğrenci konsantre olabilmek için karalama yapmaya ihtiyaç duymaktadır aslında.
d) çoğu zaman yönergeleri izlemez ve okul ödevlerini, ufak tefek işleri ya da iş yerindeki görevlerini tamamlayamaz (karşıt olma bozukluğuna ya da yönergeleri anlayamamaya bağlı değildir).
DE/HB’lilerin kurallarla arası yoktur. Çabuk sıkıldıklarından, uzun yönergeleri takip etmekte zorlanırlar. Karmaşık bir evrak dolduruyorsanız, vize başvurusu gibi örneğin, ya da sırasıyla izlenmesi gereken bir durum varsa, DE/HB’li kişiler bu sırayı takip etmekten sıkılırlar. Çocuklar için uzun zaman alan projeleri planlamak örneğin dönem ödevleri, ve yürütmek çok sıkıcı olacağından bu durumu sürekli ertelerler, kaçınırlar, yapmazlar veya yapabilmek için neredeyse insanüstü çaba harcarlar. Tabii bu insanüstü çaba görülmez, bunun yerine kişiye çocukluktan itibaren ne kadar tembel olduğu, ne kadar sorumsuz olduğu giydirilir.
e) çoğu zaman üzerine aldığı görevleri ve etkinlikleri düzenlemekte zorluk çeker.
Beynimizin ön kısmındaki bölüm yönetici işlevlerden sorumludur. DE/HB’li insanlarda bu bölgedeki bazı hormonların dengesizliğinden dolayı bu durum fiziksel bir durumdur. İşlerimizi, yapmamız gerekenleri biliriz, ancak bunları hangi sırayla yaparsak daha etkin bir iş çıkarırız, ya da nasıl bir planlamayla zamandan tasarruf edebiliriz gibi hesaplamaları yapmakta zorluk çekerler. Bu durum karşısında kişi bazen paralize olup hiçbirşey yapamazken, bazen de zayıf performans gösterir. Zaman mefhumu çok gelişmemiş olan bu kişiler için görevlerini zamanında tamamlayamama, randevularına geç kalma, ödevlerini yetiştirememe gibi durumlar çok sık gündeme gelir.
Eğer eşlerden birinde DE/HB varsa, işlerini organize edemiyor, zamanını düzgün kullanamıyor ve aynı zamanda tüm bu işleri yapabilmek için çok çaba sarf ettiğini hissederek yorulduğunu düşünüyorsa, bir de üstüne üstlük faturalarını zamanında ödemeyi sıksık aksatıyorsa o zaman kendini sürekli suçlayıp durması yetmiyormuş gibi, ilişkisi de hem maddi hem manevi etkilenecektir.
f) çoğu zaman sürekli mental çabayı gerektiren görevlerden kaçınır, bunları sevmez ya da bunlarda yer almaya karşı isteksizdir.
DE/HB’li kişiler çok çabuk dikkatleri dağıldıklarından, ilgileri olmayan konularda uzun süreli odaklanmada zorluk çekerler. Mental çaba gerektiren görevler eğer ilgi alanları dahilindeyse sorun yoktur zaten, ancak detaylı bir tatili planlamak, ya da tez yazmak onlar için normalden daha fazla çaba harcamaları anlamına geldiğinden kaçınmaya meyillidirler.
g) çoğu zaman üzerine aldığı görevler ya da etkinlikler için gerekli olan şeyleri kaybeder (örneğin; oyuncaklar, okul ödevleri, kalemler, kitaplar ya da gereçler)
Öğrenciler için sıkça ödevlerini veya kitaplarını unutmaları, kalem silgi gibi gereçlerini anahtarları, cüzdan unutma ya da kaybetmeden bahsedebiliriz. Son yıllarda buna cep telefonlarını da ekleyebiliriz.
Burada önemli olan, hepimizin başına anahtar, telefon, cüzdan unutmak gelebilir, ancak burada dikkat edilecek husus bunu ne sıklıkta yaşadığımızdır. Ya da bunların başımıza gelmemesi için ne gibi önlemler aldığımıza bakmamız lazım.
Bazen önemli evrakları o kadar iyi saklarız ki kaybolmasın diye, sonra onları bulmak için harcadığımız çaba ve maruz kaldığımız panik duygusu ömrümüzden ömür çalar.
h) çoğu zaman dikkati dış uyaranlarla kolaylıkla dağılır.
Öğrenci özellikle ilgisini çekmeyen bir dersin sınavına hazırlanıyorsa, sıksık tuvalete gitme gereksinimi hisseder, karnı acıkır, susar, kapı ve telefon sesine ilk çalışta koşar. Kendi bedeninden gelen fiziksel ihtiyaçlar onun dikkatini dağıtmaya yeter de artar bile. Ancak aynı öğrenciyi çok sevdiği bir bilgisayar oyununun başına koyun, ya da sevdiği bir derse çalışmasını isteyin, neredeyse 6 saat boyunca ne karnı acıkır, ne susar, ne de tuvalete gider. İnsanüstü bir varlık gibi o kadar saat boyunca sevdiği, ilgilendiği şeyin başında oturabilir.
Yetişkinlerde ise, odaklanmada ne kadar zorlanıyorlarsa dış uyaranlara karşı hassasiyetleri o kadar artar diyebiliriz. Örneğin, telefonla konuşurken aynı anda evin içindeki bir ses, ya da çocuklardan birinin aynı anda bir şey istemesiyle yetişkin dağılabilir. Ne telefona odaklanabilir, ne de çocuğuna. Bu da strese yol açar.
Bir başka örnek, çocuğunuza tam nasihat çekerken balkona konan bir kuş, çocuğunuzun odağını sizden kuşa doğru çevirmesine sebep olabilir ki bu durum daha da sinir olmanıza yol açabilir.
i) günlük etkinliklerinde çoğu zaman unutkandır
DE/HB’li kişilerde kısa süreli hafıza zayıf olduğundan günlük etkinliklerinde yapmaları gereken şeyleri kolaylıkla unutabilirler. Bu durumda sadece yapılacakları not etmek yetmeyebilir, not ettiklerini sürekli görebilecekleri bir yerde tutmaları, zamanlama söz konusu ise, alarm kurup, mesaj atıp kendilerine hatırlatmaları gerekir. Diğer türlü unutulan işler bir sonraki güne sarkar, bir sonraki gün de unutulacak şeyler olduğunu düşünürsek, tüm bu unutulanlar toplanarak bir sonraki güne sarkarak devam eder. Sonunda dağ gibi yığılmış, unutulmuş işler olarak karşımıza çıkarlar. Bunlara örnek olarak çocuklar için unutulan ödevler en yaygınıdır. Yetişkinlerde ise örnekleri, faturalar, resmi evrak temin etmek, kuru temizlemeciden eşyaları almak veya bırakmak, kargoya evrak vermek, berbere gitmek, çocukların veya eşin istediği şeyleri temin etmek, bozuk, kırık eşyaları tamir ettirmemek olarak sayabiliriz.
Aşağıdaki hiperaktivite-impulsivite semptomlarından altısı (ya da daha fazlası) en az 6 ay süreyle uyumsuzluk doğurucu ve gelişim düzeyine göre aykırı bir derecede sürmüştür

Hiperaktivite tanılama kriterleri
a) çoğu zaman elleri, ayakları kıpır kıpırdır ya da oturduğu yerde kıpırdanıp durur.
Halk arasında hiperaktif erkeklerde olur gibi bir kanı yaygındır. Oysa kızlarda da görülebilir, ancak görülme sıklığı erkeklerde daha yaygın olarak karşılaşılmıştır. Burada çocuklar üzerinden örnek vermek gerekirse, genellikle haraketli çocuklardır. Enerjileri bitip tükenmek bilmez. Okulda, ders boyunca sırada oturmakta zorluk çekerler. Yetişkinlerde ise durum biraz daha farklılaşır. Sürekli evdeki eşyaların yerlerini değiştirme, sıkça hareket etme ihtiyacında olduklarından bulundukları ortamlarda onları kahve alırken, markete giderken, ellerinde kalemle ynarken bulabiliriz.
b) çoğu zaman sınıfta ya da oturması beklenen diğer durumlarda oturduğu yerden kalkar.
Yukarıda da bahsedildiği gibi, bu çocukların en zorlandıkları kısım ders boyunca hareket etmeden yerlerinde oturmaktır. Sınıfın düzenini bozmakla suçlanırlar. Sorumsuz ve saygısız olmakla suçlanırlar. Burada öğretmenlerin şikayetleriyle çocuk sınıfta yaramaz ve düzen bozan olarak mimlenirken, veli ise yeterince terbiye edemediğinden dolayı utanır ve suçluluk duyar, kendini suçlar. Bu durum, tanı henüz alınmamışsa ebeveyn ve çocuk arasında gerginliğe yol açar. Ebeveyn kendini suçlu hissettiğinden, etrafa karşı utandığından dolayı kendine olan kızgınlığını çocuğuna yansıtır ve iş şiddet boyutlarına kadar gidebilir. Ancak ne zamanki tanı alınır ve bu durumun aslında gerçekten çocuğun suçu olmadığı, hiperaktivitenin bir sonucu olduğu ortaya çıkar ve aile durumu kabullenince ilişkiler rahatlar. Araştırmalar, çocukta DE/HB var ise, aile içinde daha fazla huzursuzluk olabileceğini göstermektedir. Ebeveynlerin bu durum ile birbirlerini suçlamaları, zorluklar karşısında çaresiz hissetmeleri karı-koca arasındaki gerginliğin tırmanmasına sebep olmaktadır. Ne zamanki tanı konulur, aile DE/HB’yi anlamaya ve öğrenmeye başlar, işte o zaman ilişkileri gelişir ve derinleşir.
c) çoğu zaman uygunsuz olan durumlarda koşuşturup durur ya da tırmanır (ergenlerde ya da erişkinlerde öznel huzursuzluk duyguları ile sınırlı olabilir).
d) çoğu zaman, sakin bir biçimde, boş zamanları geçirme etkinliklere katılma ya da oyun oynama zorluğu vardır.
Bu durum çocuklarda, dinlenme için ayrılmış bir zaman diliminde istirahat etmeleri ya da sakin bir şekilde kendilerini oyalamaları istendiğinde bu konuda oldukça güçlük çekerler. Kendi kurallarını koymayı sevdiklerinden oyun oynama ve oyunun kurallarına uymada zorluk çekerler, bu durum sonucunda arkadaşları tarafından oyun dışı bırakılma olarak karşımıza gelir. Bu çocuklar grup etkinliklerinde düzen bozduklarından fazla istenmezler. Bu durum arkadaşlık ilişkilerini etkilediğinden fazla arkadaşları yoktur. Yetişkinlerde ise bu durum boş zamanları adrenalini yüksek olan extreme sporlara ilgi duyma şeklinde karşımıza gelebilir. Ancak bu her extreme spora ilgi duyanların hiperaktivitesi var anlamına gelmemelidir.
e) çoğu zaman hareket halindedir ya da bir motor tarafından sürülüyormuş gibi davranır.
Bu insanlar oldukça yüksek bir enerjiye sahiptirler. Enerjileri sanki hiç bitmeyecekmiş gibi gelir. Çocuklar bu konuda sabır sınırlarını zorlarlar. Bu enerji sporla olumlu bir yöne kanalize edilebilir. DE/HB ile spor arasında olumlu bir ilişki vardır. Spor yapan DE/HB’lilerin daha rahat odaklanabildiklerine dair araştırmalar devam etmektedir.
f) çoğu zaman çok konuşur.
Çok konuşan bir çocuk, çok konuşan bir yetişkin, her zaman DE/HB’li olmasa bile, bazen hiperaktivitenin dile vurduğu çok belirgin olarak karşımıza çıkar. Kimisi aklındakileri düzgün bir şekilde ifade edebilirken, kimi dağınık ifade eder. Düşünmeden konuşabilirler, bu da onları patavatsız kılar. İlişkilerde yansıması ise, karşı tarafın hislerini ne kadar incittiklerinin farkında olmadıklarından, ilişkide her zaman için umursamaz, değer vermez taraf olarak suçlanırlar. Eğer çok konuşmuyorlarsa, çok fazla düşünüyor da olabilirler. Bazen düşünceler o kadar yoğun ve hızlı gelirki adeta düşünce bombardımanına tutulmuş gibi olurlar. Bu onlar için aslında oldukça yıpratıcıdır, çünkü odaklanmalarını daha da zorlaştırır.
İmpulsivite (Dürtüsellik)
g) çoğu zaman sorulan soru tamamlanmadan önce cevabını yapıştırır.
Dürtüsellik, kişinin isteklerini erteleyememesidir. Bu kişiler soruların cevabını vermekte oldukça sabırsızdır. Öğrenciler kendilerini çok zor tutarlar, hatta çoğu zaman tutamazlar. Yetişkinlerde de bu durum karşısındakinin cümlelerini bitirme, konuşmasını yarıda kesip hemen cevap vermeye başlama gibi görülebilir. Bu biraz leb demeden leblebi demek gibi görünse de, bazen yanlış anlayıp başka bir cevap da vermelerine yol açar.
h) çoğu zaman sırasını bekleme güçlüğü vardır.
Dürtüsellikte eğer bu özelliği gösteriyorsa kişi, bu durum karşımıza çok çeşitli şekillerde çıkabilir. Uzun banka kuyruklarında beklemeye dayanamadığından kaynak yapmak için yollar arayanlardan tutun da , trafikte beklemeye sabrı olmadığı için gerek kendi kendilerine gerekse etraflarındaki araçlarla kavga eden insanlar olabilirler. Ancak burada stresli bir günün ardından toleransı azalmış olan insanları unutmamak lazım. Yine şunu söylemek gerekir ki , trafikte sabrı olmayan bir tanıdığınız varsa bu onun illede DE/HB olduğunu göstermez. Burada olayın bütününü gözden kaçırmamak lazım.
i) çoğu zaman başkalarının sözünü keser ya da yaptıklarının arasına girer (örneğin; başkalarının konuşmalarına ya da oyunlarına burnunu sokar).
Genellikle çocuklara sıkça şöyle söylendiğini duyarız: “Evladım ben birisiyle konuşurken araya girme”. Çocuk defalarca ikaz edildiği halde söz kesip, araya girmeye devam eder. Bu durum hararetli bir konuşmanın kesilmesine neden oluyorsa ebeveyn çocuk arasında can sıkıcı bir gerilim yaratabilir. Anne de ya da babada da DE/HB varsa, o zaman bu durum sıkça konuşmaların yarım kalmasına, sürekli engellenmekten dolayı kızgınlığın uzun süre devam etmesine yol açar. Bu tür gerginlikler ufak gibi görünse de ilişkideki yansımaları daha büyük çaptadır.
İşlevsel bozulmaya yol açmış olan bazı hiperaktif-impulsif semptomlar ya da dikkatsizlik semptomları 7 yaşından önce de vardır.
İki ya da daha fazla ortamda semptomlardan kaynaklanan bir işlevsel bozulma vardır. (örneğin; okulda yada işte ve evde).
Burada önemli bir nokta daha var ki, örneğin yukarıdaki DSM 4’ten alıntıya göre bu belirtilen özelliklerin en az 6 sının bir arada ve hayatımızdaki 2 alanda görülmesi DE/HB tanısı koymak için gerekmektedir. Bu tanıyı Uzman Psikiyatristler koyar.
Burada DE/HB’nin genetik durumundan da bahsetmek gerekir. DE/HB’nin %50 oranında genetik olduğu bilinmektedir. Yani DE/HB’li birisinde aileye de mutlaka bakmak gerekir. Tanı almamış çok fazla yetişkinin olduğunu göz önünde de bulundurursak, zaman zaman ebeveynler şöyle yorumlarda bulunuyorlar, benim çocuğumun sadece okulda problemi var, evdeyken sorunumuz yok. Burada şunu gözden kaçırmamak gerekir, eğer sorun yok diyen ebeveynde de DE/HB var ise, .ocuğunun bazı hareketlerini kendine benzeteceğinden, ben de eskiden böyleydim diyeceğinden, ve genelde kendimizde bir sorun olmadığını düşünüyorsak, çocuğun evdeki sorunlarını görmezden gelerek, DE/HB’yi atlamak gibi bir risk doğmaktadır.
Toplumsal, okuldaki ya da mesleki işlevsellikte klinik açıdan belirgin bir bozulma olduğunun açık kanıtları bulunmalıdır.

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu

davranış değiştirme

Çocukta yedi yaşından önce başlayan, en az iki ortamda (ev,okul)altı ay süreyle yaşına ve gelişim seviyesine uygun olmayan dikkat eksikliği, aşırı hareketlilik(hiperaktivite) ve dürtüsellik belirtileriyle görülen bozukluğa denir.
Dikkat eksiklği ve hiperaktivite bozukluğu gösteren bireylerde öğrenme-davranış problemleri görülmektedir.

NEDENLERİ

PSİKO- SOSYAL ETMENLERİ ; İlk çocukluk dönemindeki eğitim hataları,çocuktan yapabilceğinden fazlasını bekleme,korkulu olma,az yada yanlış motivasyon,gelişim krizleri,olumsuz yaşam şartları
BİYOLOJİK VE GENETİK ETMENLER;Beyin zedelenmesi,genetik etmenler,beyindeki işlevsel ve yapısal anormallikler,biyokimyasal değişimler,merkezi sinir sistemindeki yapısal ve işlevsel bozuklıklar.

TANI ÖLÇÜTLERİ

1-Aşırı Hareketlilik/Hiperaktivite
2-Dikkat Eksikliği
3-İmpulsivite(Dürtüsellik)

AŞIRI HAREKETLİLİK
Aslında her çocuğun hareketli olması beklenir. Çocuk koşar,düşer ve gürültü çıkarır. ancak DEHB’de ise çocuğun hareketliliği aşırıdır.Genellikle bu çocuklar bir motor tarafından sürülüyormuş gibi sürekli hareket halindedirler ve çok fazla enerjileri vardır. Yükseklere tırmanırlar, koltuk tepelerinde gezer, ev içinde koştururlar. Ama durgun bir şekilde oynamayı beceremez,bir süre sakin bir şekilde oturamazlar.

DİKKAT EKSİKLİĞİ
Çocuklarda dikkat kusuru özellikle eğitim hayatının başlamasıyla belirgin hale gelir. Okul da çabuk sıkılan ve bıkan çocukları oyuncaklarından dahi sıkılıp kısa bir süre sonra ilgileri dağılır. ödev yapmayı sevmez, ödev yapmakta hayli zorlanır. Masanın başına oturamaz, otursalar dahi çeşitli bahanelerle sık sık masa başından kalkarlar. Anne, babayı ders çalışırken sürekli yanlarında isterler, bir işi bitirmekte zorlanırlar, bir iş bitirmeden diğerine geçerler. Kendileriyle konuşan kişiyi dinliyormuş görüntüsü verirler. Bir komutu birkaç defa söyledikten sonra yerine getirirler.

Sınıfta dersi takip etmedikleri gözlenir. Dışarıdan gelen uyarılarla hemen dikkatleri dağılır, başka nesnelerle ilgilenir, elindeki kalem, defter ve oyuncak gibi malzemelerle uğraşır, sınıf dikkatini ve huzurunu bozacak davranışlar sergilkeyebilir.

Okuma yazma kaliteleri yaşıtlarından kötü, defter düzeni ve yazıları bozuk olabilir. Unutkandırlar. Sınıfta sık sık eşya kaybederler
.
İMPULSİVİTE(DÜRTÜSELLİK)
Sonucu düşünmeden eyleme geçme olarak tarif edilebilecek olan impulsivite bu çocukları genel özelliklerindendir. Sabırsızlıkları, sırasını beklemede güçlük çekmeleri ve yönergeleri dinlemeleri, kendisi ve çevresindekiler için zararlı olabilecek fevri hareketleri ve sınır tanımadaki zayıf becerileri gibi özellikleri vardır. Olaylara aşırı tepkiler verebilirler.

TEDAVİ
Tedavinin ilk şartı aile,okul ve hekim arasında sıkı işbirliğidir. Çünkü DEHB evde davranış sorunları yaşamasına neden olur.Öğrenmeyle ilgili sorunların yanında arkadaş ilişkilerinde yaşadıkları güçlük aile ve okulun ortak ve sağlıklı yaşamlarıyala aşılabilir.

Öncelikle aile hiperaktivite konusunda bilgilendirilmeli. Çünkü çocukta var olan sorunu başka yrlerde aramak, çözüm üretmeyi engellediği gibi, telafisi mümkün olmayan yanlış uygulamalara neden olacaktır. Bu yüzden ilk olarak çocuğun davranışları belirlenmeli ve bu davranışları düzeltmeye yönelik program hazırlanmalıdır.

DEHB OLAN ÇOCUKLARIN ÖZELLİKLERİ
Çoğunlukla elleri ayakları kıpır kıpırdır ve oturduğu yerde kıpırdanıp durur.
Çoğu zaman hareket halindedir.
Dikkati konu dışı uyaranlarla çabuk dağılır.
Zihinsel çabayı gerektiren ders dinleme, ders çalışma, okuma-yazma görevlerini yerine getirmede zorluk çeker.
Ödevlerde ve sınavlarda dikkarsizce hatalar yapar.
Sabırsızdır, sırasını beklemekte zorluk çeker.
Kendisiyle konuşulduğunda sanki dinliyormuş izlenimini verir.
Sakin ve gürültüsüz biçimde oynamakta zırluk çeker.
Çoğu zaman düşünmeden tehlikeli işlere girer.

ÖZELLİKLERİ

BİLİŞSEL GELİŞİM ÖZELLİKLERİ
Zekaları normal ya da normalin üstüne olmasına rağmen dikkatleri çok kısa süreli ve çabuk dağıldıkları için genellikle öğrenme prblemleri yaşamaktadırlar.Genellikle başladıkları işi sonlandırmada güçlük çekerler.Devamlı dikkat ve emek isteyen işlede çalışmak istemezler.Dikkatlerini uygun olarak ortama yönlendirmede güçlük çekerler.Çalışmaları plansız,düzensiz ve karmaşık bir biçimde sürdürürler.günlük işlerinde genellikle unutkandırlar.Okuma ve yazma becerilerinde sıkıntılar yaşayabilmektedirler.

MOTOR GELİŞİM ÖZELLİKLERİ
Bazı dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olan çocuklarda gelişimsel gerilik görülebilmektedir.Motor koordinasyonu bozuk olabilmektedir.Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olançocukların çoğu ince motor becerisi gerektiren işlerde özellikle yazı yazmada zorluk çekerler.

SOSYAL VE DUYGUSAL GELİŞİM ÖZELLİKLERİ
Dikkat sürelerinin kısa olması ve çocukların atak olmaları sosyal kuralları öğrenmelerini güçleştirmektedir.Bu nedenle arkadaş bulmakta ve kurallarına göre oyun oynamakta güçlük çekebilmektedirler.Eşyalarını,kitaplarını,kalemlerini ve oyuncaklarını sık sık kaybetmektedirler.

DİL VE KONUŞMA ÖZELLİKLERİ
Konuşurken ses ve sözcük atlamaları görülebilir.

Dikkat eksikliğinin ne olduğunu anlatabilir misiniz?

Eğer çocuğunuzda dikkat eksikliği var ise;

* Yönergeleri başından sonuna kadar takip edemez,
* Dikkatini yaptığı işe veya oyununa vermekte zorlanır,
* Evde veya okulda yapacağı işler ve aktiviteler için gerekli malzemeleri kaybeder,
* Dinlemez,
* Detayları gözden kaçırır,
* Düzensiz görünür,
* Uzun süre zihinsel çaba gerektiren işleri yapmakta zorlanır,
* Unutkandır,
* İlgisi kolayca başka yönlere kayar.

Çocuklarda dikkat kusuru özellikle eğitim hayatının başlamasıyla belirgin hale gelir. Okul da çabuk sıkılan ve bıkan çocukları oyuncaklarından dahi sıkılıp kısa bir süre sonra ilgileri dağılır. ödev yapmayı sevmez, ödev yapmakta hayli zorlanır. Masanın başına oturamaz, otursalar dahi çeşitli bahanelerle sık sık masa başından kalkarlar. Anne, babayı ders çalışırken sürekli yanlarında isterler, bir işi bitirmekte zorlanırlar, bir iş bitirmeden diğerine geçerler. Kendileriyle konuşan kişiyi dinliyormuş görüntüsü verirler. Bir komutu birkaç defa söyledikten sonra yerine getirirler.

Sınıfta dersi takip etmedikleri gözlenir. Dışarıdan gelen uyarılarla hemen dikkatleri dağılır, başka nesnelerle ilgilenir, elindeki kalem, defter ve oyuncak gibi malzemelerle uğraşır, sınıf dikkatini ve huzurunu bozacak davranışlar sergilkeyebilir.

Okuma yazma kaliteleri yaşıtlarından kötü, defter düzeni ve yazıları bozuk olabilir. Unutkandırlar. Sınıfta sık sık eşya kaybederler.

Bu öğrencilerimiz gereken desteği aldıklarında pek çok başarılara imza atabilirler. Dikkat eksikliği ve hiperaktivitesi olan pek çok ünlü bulunmaktadır. Ancak ne yazıktırki Dikkat eksikliği ve hiperaktivitesi olan pek çok kişi eğitimini kapasitesi ölçüsünde tamamlayamamış ve ulaşması gereken başarılara ulaşamamıştır. Burada özel ve farklı olan bu çocuklarımızın bir desteğe ihtiyacı olduğu muhakkaktır.

Devlet Hastanelerinden bu öğrenciler için heyet raporu alınarak kaynaştırma programına tabi olmaları sağlanmakta Rehberlik ve Araştırma Merkezleri bu öğrencilerin özel çocuklar olduğunu kabul etmektedir. Fakat Milli Eğitim Bakanlığı Talim Terbiye Kurulu Başkanlığı tarafından onaylanmış bir destek eğitim programı olmadığından bu öğrencilerimizin destek eğitim ücretlerini Milli Eğitim Bakanlığı ödememektedir.

Bu konuda bizim tavsiyemiz alanında uzman kadrosu bulunan, bireysel özel ders, uzman rehberlik ve psikolojik danışma hizmeti, ofis çalışma ortamı, zengin döküman, düzenli ölçme değerlendirme ve takip hizmetleri sunan merkezlerden destek alınmasıdır. Dikkat eksikliği olan öğrencilerimizin kalabalıklarda kaybolmasını istemeyiz. Amacımız onların kapasitelerini tam ortaya koymalarıdır.

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu

dikkat eksikliği ve hiperaktivite sorunu

dikkat eksikliği ve hiperaktivite sorunu

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu

Çocukta 7 yaşından önce başlayan, en az iki ortamda (ev, okul) 6 ay süreyle yaşına ve gelişim seviyesine uygun olmayan dikkat eksikliği, aşırı hareketlilik, hiperaktivite ve dürtüsellik belirtileriyle görülen bozukluğa denir.

 

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu gösteren bireylerde öğrenme , davranış vb. problemler görülebilmektedir.

 

DSM IV Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite/ Aşırı

Hareketlilik Bozukluğunun Tanı Ölçütleri:

a) Dikkatsizlik

1. Çoğu zaman dikkatini ayrıntılara veremez ya da okul ödevlerinde, işlerinde ya da diğer etkinliklerinde dikkatsizce hatalar yapar,

2. Çoğu zaman üzerine aldığı görevlerde ya da oynadığı etkinliklerde dikkati dağılır,

3. Doğrudan kendisine konuşulduğunda çoğu zaman dinlemiyormuş gibi görünür,

4. Çoğu zaman yönergeleri izlemez ve okul ödevlerini, ufak tefek işleri ya da iş yerindeki görevlerini tamamlayamaz (karşıt olma bozukluğuna ya da yönergeleri anlayamamaya bağlı değildir),

5. Çoğu zaman üzerine aldığı görevleri ve etkinlikleri düzenlemekte zorluk çeker,

6. Çoğu zaman sürekli zihinsel çabayı gerektiren görevlerden kaçınır, bunları sevmez ya da bunlarda yer almaya karşı isteksizdir,

7. Çoğu zaman üzerine aldığı görevler ya da etkinlikler için gerekli olan şeyleri kaybeder (örn. Oyuncaklar, okul ödevleri, kalemler, kitaplar ya da araç-gereçler),

8. Çoğu zaman dikkati dış uyaranlara kolaylıkla dağılır,

9. Günlük etkinliklerinde çoğu zaman unutkandır.

 

 

b) Hiperaktivite/ Aşırı hareketlilik

1. Çoğu zaman elleri, ayakları kıpır kıpırdır ya da oturduğu yerde kıpırdanıp durur,

2. Çoğu zaman sınıfta ya da oturması beklenen diğer durumlarda oturduğu yerden kalkar,

3. Çoğu zaman uygunsuz olan durumlarda koşuşturup durur ya da tırmanır (ergenlerde ya da erişkinlerde öznel huzursuzluk duyguları ile sınırlı olabilir),

4. Çoğu zaman, sakin bir biçimde, boş zamanları geçirme etkinliklerine katılma ya da oyun oynama zorluğu vardır,

5. Çoğu zaman hareket halindedir ya da bir motor tarafından sürülüyormuş gibi davranır,

 

c) Dürtüsellik/ Ataklık

1. Çoğu zaman sorulan sorunun tamamlanmasını beklemeden cevabını verir,

2. Çoğu zaman sırasını bekleme güçlüğü vardır,

3. Çoğu zaman başkalarının sözünü keser ya da yaptıklarının arasına girer.

(hiperaktivite-ataklık belirtilerinden altısı ya da daha fazlasını, en az altı aydır uyumsuzluk yaratacak ve gelişim düzeyine uygun olmayan şekilde göstermesi gerekir)

Çocukta yukarıda yer alan tanı ölçütlerinin yanı sıra; temel belirtilerin 7 yaşından önce başlaması, en az iki ortamda görülmesi, (okul ve evde) ve 6 ay boyunca da devam ediyor olması Yaygın gelişimsel bozukluk, zihinsel ve gelişimsel yetersizlik ve diğer psikolojik bozuklukların ve işitme ve görme yetersizliklerin olmaması gerekmektedir.
Bireylerde okul öncesi dönemden itibaren görülmeye başlayan DEHB’nin, tanısını kesinleştirecek bir test bulunmamaktadır. Bu nedenle DEHB’nin tanısının konulması çok yönlü değerlendirmeyi ve farklı bilgi kaynaklarının iş birliğini gerekmektedir. Klinisyenin tanı araçları, ana baba çocuk görüşmesi, ana baba çocuk gözlemi, ebeveyn ve öğretmen davranış dereceleme ölçekleri, fiziksel ve nörolojik muayene, bilişsel testler, işitme ve görme testi gibi yaklaşımlardır. Çocuk-ergen ruh sağlığı ve hastalıkları kliniklerinde DEHB tanısı, mevcut belirtilerin yaş ve zihinsel düzeye göre değerlendirilip çocuk psikiyatristleri ve klinik psikologlar tarafından DSM-IV tanı ölçütlerine göre konulmaktadır.

 

Özellikleri:

 

Bilişsel Gelişim Özellikleri:

Zekaları normal ya da normalin üstünde olmasına rağmen dikkatleri çok kısa süreli ve çabuk dağıldıkları için genellikle öğrenme problemleri yaşamaktadırlar.

Genellikle başladıkları işi sonlandırmada güçlük çekerler. Devamlı dikkat ve emek isteyen işlerde çalışmak istemezler.

Dikkatlerini uygun olarak ortama yönlendirmede zorluk yaşamaktadırlar.

Çalışmalarını plansız, düzensiz ve karmakarışık bir biçimde sürdürürler.

Günlük işlerinde genellikle unutkandırlar. Randevularını, beslenme saatini, eşyalarını, öğretmenin aileye gönderdiği mesajları vb. sıklıkla unutabilmektedirler.

Okuma ve yazma becerilerinde sıkıntılar yaşayabilmektedirler.

Bu çocukların bellek işleyişinde güçlükleri vardır. Belleğe ilişkin asıl sorun, söylenen sözün çocuğun dikkat alanına girmemesi nedeniyle öğrenmede yetersizlik yaşanmasıdır. Aileler ve öğretmenler sıklıkla bu çocukların unutkanlıklarından yakınmaktadırlar. Bellek sorunları özellikle çocuklardan bir şey yapmaları istendiğinde ya da birkaç yönerge aynı anda verildiğinde yaşanır.

Motor Gelişim Özellikleri:

Bazı DEHB çocuklarda gelişimsel gerilik görülebilmektedir. Motor koordinasyonu zayıf olabilmektedir. DEHB olan çocukların çoğu ince motor becerisi gerektiren işlerde özellikle yazı yazmada zorluk yaşarlar.

Sosyal ve Duygusal Gelişim Özellikleri:

Dikkat sürelerinin kısa ve atak olmaları çocukların sosyal kuralları öğrenmelerini güçleştirmektedir. Bu nedenle arkadaş bulmakta ve kurallarına göre oyun oynamakta güçlük çekebilmektedirler.

Grup içinde oynarken ya da çalışırken sırasını beklemekte zorlanmaktadırlar ve yönergelere ve kurallara uymada zorluk yaşadıkları için sosyal olarak uyumsuzluk göstermektedirler.

Aşırı hareketlidirler.

Eşyalarını, kitaplarını, kalemlerini ve oyuncaklarını sık sık kaybetmektedirler.

Ödevlerin ve etkinliklerin düzenlenmesinde sıklıkla zorluk çekmektedirler. Çoğu kez olası sonuçları düşünmeden kendini fiziksel olarak tehlikeye atabilirler (sağına soluna bakmadan caddeye fırlamak gibi),

İsteklerini ertelemekte ve dürtülerini kontrol etmekte zorluk çekebilmektedirler.

 

Dil ve Konuşma Özellikleri:

Konuşurken ses ve sözcük atlamaları görülebilir.

 

Nedenleri:

 

DEHB’nin sıklığı DSM IV (Köroğlu, 1994)’ün verilerine göre toplumda %3-5 arasında, erkek çocuklarda kızlara oranla 3 kat daha fazla olduğu tespit edilmiştir. DEHB’nin nedenleri tam olarak bilinmese de psiko-sosyal ve biyolojik faktörlerin etkili olduğu belirlenmiştir.

Psiko-sosyal Etmenler:İlk çocukluk dönemindeki eğitim hataları, aşırı beklenti (çocuktan yapabileceğinden fazlasını bekleme) ,korkulu olma, az ya da yanlış motivasyon, gelişim krizleri, olumsuz yaşam şartları,

Biyolojik ve Genetik Etmenler: Beyin zedelenmesi , genetik etkenler, beyindeki yapısal ve işlevsel anormallikler, biyokimyasal değişimler,merkezi sinir sistemindeki yapısal ve işlevsel bozukluklar.

 

Öğretmenlere Öneriler:

 

Size yardımcı olabilecek kaynakları harekete geçirin.okulun ve anne babanın desteğini isteyin.bir sorun ortaya çıktığında danışabileceğiniz bu konuda bilgili bir profesyonelle(psikolog,danışman v.b) iş birliği yapmalısınız.
Öğrencinizi size en yakın noktaya oturtun ve sürekli göz göze gelerek dikkati dağılan öğrencinizin dikkatini her an üzerinizde tutabilirsiniz
Öğrenmenizi duygusal yönünü göz ardı etmeyin.Bu çocuklar sınıftaki faaliyetlerin eğlendirici yönünü bulmak, başarısızlık ya da becerisizlik yerine başarılı olmanın tadına varmak, korku yada sıkıntı yerine heyecan yaşamak ihtiyacındadırlar.
Dikkat eksikliği olan öğrenciler düzenli ortamlara ihtiyaç duyarlar. Kendi başlarına iç dünyalarını düzenleyemedikleri için dış dünyalarının başkaları tarafından düzenlenmesini isterler.Ne yapacaklarını bilmeyen ya da unutan çocuklar önceden hazırlanmış listelerden faydalanabilirler. Onların hatırlatılmaya, prova yapmaya, tekrar yapmaya, yönlendirilmeye, sınırlar konulmasına ve düzene ihtiyaçları vardır.
Kuralları yazın ve her dakika göz önünde olacağı bir yere asın.Çocuklar kendilerinden ne beklendiğinden emin olduklarında, çevrelerindeki kişilere daha fazla güven duyacaklardır.
İşlerin nasıl yapılması gerektiğini tekrarlayın,yazın,söyleyin.
Sınırlar koymaktan çekinmeyin.Sınırlar çocuklara ceza vermek için değil,onları rahatlattığı ve çevrelerine güven duymalarını sağladığı için konur.
Önceden belirlenmiş bir programa dakik bir biçimde sadık kalmasını sağlayın.Bu programı tahtaya yada öğrencinin sırasına yapıştırabilir ve sık sık bakması için uyarabilirsiniz.
Okul sonrasında yapması gerekenleri yazması için yardımcı olun.
Ödevleri kontrol ederken , miktardan çok ödevin kalitesine bakın.
Çocuğun neler öğrendiğini sık sık kontrol edin..
Büyük projeleri, küçük ve bitirilmesi kolay parçalara bölün.Büyük projeler dikkat eksikliği olan öğrencileri hemen yıldırır ve ‘ben bunu bilmiyorum , bitirmeyi asla başaramam’ demelerine neden olur.Oysa büyük bir işi kolayca başarılabilir küçük parçalara bölmek, onları ürkütmeyecektir.
Sınıfta şakacı, alışılmışın dışında , neşeli biri olmaya çalışmalısınız.Bu çocuklar eğlenceye bayılırlar ve hemen katılırlar.Bu da dikkatlerini toplamalarına neden olur.Bu arada çocukları fazla heyecanlandırmaktan da kaçınmalısınız
Çocuğun başarılarını yakalamak ve övmek için hep tetikte olun.Dikkat eksikliği olan çocuklar, o kadar fazla başarısızlık yaşarlar ki, verebileceğiniz her türlü olumlu tepkiye ihtiyaçları vardır.Övgüye çok olumlu tepki verirler; övgü almadıkları durumda siner ve içine kapanırlar,güvenlerini kaybederler.
Öğretirken konu başlıklarını kullanın, ana fikri çıkarmayı öğretin.
Neler söyleyeceğinizi söylemeden önce anons edin, sonra söylemek istediğinizi söyleyin.
Yönergelerinizi basitleştirin.Seçilecek şıkları basitleştirin.Basit cümleleri kavratmak daha kolaydır.Ama renkli cümleler kullanın,renkli bir dil dikkat toplamaya yardımcı olur.
Kendilerini değerlendirebilmeleri için onlara yardımcı olun.Çoğu zaman nasıl davrandıklarının ya da bulundukları noktaya nasıl geldiklerinin farkında değildirler.Kendi kendisini tanımasına yardımcı olacak sorular sormalısınız.
Davranışların yönlendirilmesini sağlamak için daha büyük çocuklarda puanlama sistemi ve daha büyük çocuklarda ödüllendirme sistemi geliştirin.
Eğer çocuk sosyal işaretlerden –vücut dili, ses tonu, zamanlama vb.- anlamıyorsa, o zaman tedbirli bir şekilde bunları anlamayı ona öğretmelisiniz.
Sınav tamamlamayı öğretin.
Çocukları çifter ya da üçer gruplar halinde ayırın.Birlikte çalışabilecek grup şeklini bulana kadar denemekten vazgeçmeyin.
Grubuna bağlı kalmasına dikkat edin.Bu çocuklar bir gruba ait olmak ve işlev sahibi olmak ihtiyacı duyarlar.
Olanak buldukça çocuğa sorumluluğunu verin.
Evden –okula-eve bir ödev defteri tutturun.Bu yöntem ev ile okul arasında sürekli bir iletişim sağlar.
Günlük karne sistemi geliştirin.Çocuk küçükse karne eve, daha büyükse direkt olarak çocuğa okunmalıdır. Günlük karne disiplin amaçlı değil, cesaret verici olmalıdır.
Övün, sırt sıvazlayın, onaylayın, cesaret verin, umutlandırın.
Daha büyük çocuklara, öğrendiklerini daha sonra hatırlayabilmek için küçük notlar yazmalarını önerin.
Bir senfoniyi yöneten bir orkestra şefi gibi davranın. Orkestranın senfoni başlamadan önce dikkatini toplamasını sağlayın.
Olanak buldukça, birlikte çalışabilmeleri için onları her ders için bir çalışma arkadaşı seçmeye ve telefon numarasını yazmaya teşvik edin.
Çocuğun arkadaşları tarafından damgalanmasını önlemek için, sınıf arkadaşlarına durumu açıklayın ve normal davranmalarını sağlayın.
Anne ve babayla sık sık görüşün.Onlarla yalnızca sorun ortaya çıktığında görüşmekten kaçının.
Evde yüksek sele kitap okumasını önerin.Sınıfta olanak buldukça yüksek sesle okuyun.Çocuğun tek bir konu üzerinde odaklanmasını sağlayın.
Sık sık tekrar yapın.