Tag: çocuk eğitimi

Reaktif Bağlanma Bozukluğu

Reaktif Bağlanma Bozukluğu

Reaktif Bağlanma Bozukluğu

Reaktif Bağlanma Bozukluğu

Reaktif Bağlanma Bozukluğu

Reaktif Bağlanma Bozukluğu, 5 yaşından önce başlayan ve sosyal ilişki düzeyinde hasarla kendini gösteren gelişimsel bir bozukluktur. Reaktif Bağlanma Bozukluğu’nda beynin stresle baş etme merkezi ilgili bir problem olduğu düşünülmektedir. Bağlanma bozukluğu olarak da bilinen Reaktif Bağlanma Bozukluğu, Bipolar Bozukluk ya da Dikkat Eksikliği Bozukluğu tanıları ile karıştırılabilmektedir.

Reaktif Bağlanma Bozukluğu çocuklarının temel özelliği; yaşamın ilk yıllarında anneyle çocuk arasında gelişen bağlanmayı gerçekleştirememiş olmalarıdır. Bağlanma, bebeğin ilk zamanlarında annesinin, çocuğun ağlamasına, onun ihtiyaçlarını karşılayacak yanıtlar vermesiyle oluşur. Bu ihtiyaçlar; doğru besleme, yatıştırma, teselli etme, rahatlatma, çocuğu tehlike ve diğer tehditlerden koruma ile giderilir. Bu çocuklar bu bağlanmayı gerçekleştiremediklerinden çevrelerine karşı güven oluşturamamaktadırlar. Güven duygusunun gelişmemesine bağlı olarak da duygusal gelişimde problem yaşarlar.
Belirtileri Nelerdir?

 

• Annenin hamilelikte ve sonrasında uyuşturucu madde ve alkol kullanması
• Doğum travması
• İstenmeyen gebelik
• Çocukluğun ilk üç yılında yaşanan fiziksel, duygusal, cinsel istismar
• Fiziksel ve duygusal reddedilme
• Anneden erken ayrılık
• Huzursuz ve gergin aile ortamı
• Sert ve tutarsız ebeveynlik
• Yaşamda çok sık yer değişikliği
• Aşırı koruyucu anne-babalık
• Yetersiz bakım ve çok bakıcı değişikliği
• Travmatik deneyimler
• Ağrı içeren hastalıkların nedenlerinin teşhis edilememesi, ağrının sürekli devam etmesi
• Annenin depresyon geçirmesi
• Çok genç ya da yetersiz ebeveynlik
Nasıl Tanı Konur?

 

Reaktif Bağlanma Bozukluğu tanısı almış çocuklar yaşamın ilk yıllarında, konuşmayı bile öğrenmeden önce dünyanın güvensiz bir yer olduğunu ve çevresindeki yetişkinlerin ihtiyaçlarını karşılamada yetersiz olduklarını öğrenirler. Duygularının çevresine koruyucu bir kabuk örerler. Bu da onları yetişkinlere bağımlı olmaktan korumaktadır. Ebeveynlere ya da diğer yetişkinlere bağımlı olmaktansa, ördükleri koruyucu kabuk çocuğun dünya ile baş etmesinde tek araçtır. Korunmak için yalnız kendilerine bağımlı olan bu çocuklar, bu kabuğu kırmaya çalışan herhangi bir kişiyi tehdit olarak görür, bu tehdidi sadece duygusal yanına değil tüm yaşamına yönelik algılar.
Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

 

Anemnezde sosyal iletişim alanında sorun olduğu keşfedildikten sonra:
• Aile çocuğu nasıl yönlendireceği konusunda eğitilmeli
• Ebeveynlik becerileri artırılmalı
• Annenin depresyonu varsa tedavi edilmeli
Eğitim sürecinden sonra Reaktif Bağlanma Bozukluğu tanısı konmuş çocuk, otizmden farklı olarak kısa sürede konuşmaya ve taklit etmeye başlar. 3 aylık tedavi programı ile sosyal-iletişim alanında artma, tekrarlayıcı davranış bozukluklarında düzelme, dil becerilerinde artma görülebilmektedir.
Çocukluk deneyimlerimizin etkisinden kurtulmak bizim için bile çok zor olmasına rağmen Reaktif Bağlanma Bozukluğu olan bir çocuk tamamen normal bir yaşam standardı yakalayabilir. Olumlu yönde geribildirim alınabilmesi için RAD’lı bir çocuğun yaklaşık 12 yaşından önce bağlanma terapisine başlaması ve iyileşmeyi istemesi gerekmektedir.

Tedavide Uygulanabilecek Eğitsel Yöntemler

Geleneksel ve davranışçı terapiler reaktif bağlanma bozukluğu taşıyan çocukların eğitimlerinde daha az başarı sağlamaktadır. Doğal olarak geliştirilen yöntemler daha etkilidir ve eğitimlerinde yapılandırma bir gerekliliktir.
Yaygın olarak kullanılan bağlanma terapileri çocuğun semptom olarak ortaya çıkan davranışlarını değiştirmekten ziyade çocuk ile ailesi arasındaki bağı güçlendirmek üzerine kuruludur. Bağlanma bir kere gerçekleştiğinde, arzu edilen duygular, davranışlar, tutumlar ve düşünme şekilleri de kendiliğinden gelişecektir. Terapi süreçleri iki temel prensip üzerine kuruludur: Reaktif bağlanma bozukluğu çocuklarının hem sevgiye hem de sınıra ihtiyaçları vardır.
Ebeveynler çocuklarına karşı sevgi dolu, nazik, ilgili olurken bir diğer yandan da açık ve uygun limitler koymalıdırlar. Ebeveynler kontrolü ele geçirmek için tehdit, ceza ve korkuya başvurmamalıdır. Bu metotlar tüm çocuklarda karşıt tepkilerin gelişmesine neden olur, uyum davranışından çok isyankar bir tutuma yol açar.
Bireysel terapiler reaktif bağlanma bozukluğu çocuklarının tedavi sürecinde çok etkili değildir. Bu yüzden aile terapisi daha çok tercih edilir. Ebeveynler terapi sürecinde daima hazır olmalıdır. Oyun ya da konuşma terapisinden, çok geçmiş travmalara yönelik konuşmalar daha etkilidir.
Terapinin diğer önemli bir parçası da ebeveynin eğitimidir. Birçok insan kendi ailelerinin ebeveynlik kalıplarını alır, fakat bu bir reaktif bağlanma bozukluğu çocukları için genellikle uygun görülmez. Çocuklar anne – baba sevgisini reddettikleri için ailelerin özel beceriler geliştirmeleri gereklidir. Terapi sürecinde ebeveynler de, sevgi istemeyen ve ebeveynini reddeden bir çocuğa sevgi vermeyi ve ebeveynlik yapmayı öğrenirler. Aileler ayrıca, kendi çocuklarının içsel düşünme mekanizmalarını öğrenirler. Çocuklarının nasıl düşündüğünü, hissettiğini ve davranışlarını anlamaya çalışmalıdırlar. Ebeveyn eğitiminin bir amacı da, anne babaları çocuğun acısından korumak ve çocuğun davranışlarından yara almadan duygularını kontrol etmeyi öğrenmektir. Bu beceri çocuğun bağlanma geliştirmesi sırasında ebeveynin sevgisini kaybetmeden sürdürmesine yardımcı olur.
Sonuç olarak, tedavinin amaçları erken kayıpların telafisi, güven duygusunun kazanımı, duyguların şekillenmesi, içsel kontrolün gelişmesi, karşılıklı ilişkilerin kurulması, dışsal yapılara ve sosyal kurallara uygun tepkilerin öğrenilmesi ve yanlış düşünce kalıplarının düzeltilmesi ve özsaygının geliştirilmesidir.
Anne-Babaların Yapabilecekleri
Sarılmaya vakit ayırma: Bu çocukların fazlasıyla sevgiye ihtiyaçları olduğu için bağlanmayı artıracak tepkiler verilmelidir ( sarılama, sallanma, dokunma…).

Göz Kontağı Kurma : RAD’lı çocukların tipik özelliği yakınlarıyla göz kontağı kurmazken; yabancılarla çok rahat kurabilirler. Ebeveynlerin yapması gereken her fırsatta çocuğu göz kontağı kurmaya zorlamaktır.

Sağlam bir şekilde oturtma: Hata yaptığı zaman kendini kontrol etmeyi ve sabretmeyi öğrenebileceği bir yöntemdir (sesten ve diğer dış uyaranlardan uzak dikkatini dağıtmayacak bir yerde).

Sınırları ortadan kaldırma: Reaktif Bağlanma Bozukluğu olan çocuklar kendilerine çok yaklaşılmasına izin vermezler. Onlarla iyi iletişim kurmak için kendi sınırlarımızı ortadan kaldırmamız gerekir. Onların bağlılığını kazanmak ya da iyi bir davranış elde etmek için öfkemize hakim olmalıyız.

Televizyon, bilgisayar, video oyunları ve radyo: Bu çocuklar pasif aktivitelerden mümkün olduğunca uzaklaştırılmalıdır. Televizyon, bilgisayar gibi araçlarla olan ilişkileri sınırlandırılmalıdır. Bunların yerine lego, vs.. gibi problem çözme yeteneğini geliştirecek aktivitelere öncelik verilmeli.

Mobilya, ev eşyaları: Reaktif bağlanma bozukluğu çocuklarının evdeki eşyalara zarar verdiği sıklıkla görülür. Bu davranış bozukluğu da aileleri tedirgin eder ancak ebeveynlerin ilişkilerini bunun üzerine kurmamaları gerekmektedir.

Arkadaş ve akrabalar: Başka mekanlarda nasıl davranacağını bilemediğinden arkadaşlarını eve çağırmak arkadaşlık ilişkilerine zarar vermemek ve davranışlarını daha kolay kontrol altına almak açısından daha etkilidir.
REAKTİF BAĞLANMA BOZUKLUĞU (RAD)

Reaktif Bağlanma Bozukluğu, 5 yaşından önce başlayan ve sosyal ilişki düzeyinde hasarla kendini gösteren gelişimsel bir bozukluktur. Reaktif Bağlanma Bozukluğu’nda beynin stresle baş etme merkezi ilgili bir problem olduğu düşünülmektedir. Bağlanma bozukluğu olarak da bilinen Reaktif Bağlanma Bozukluğu, Bipolar Bozukluk ya da Dikkat Eksikliği Bozukluğu tanıları ile karıştırılabilmektedir.
Reaktif Bağlanma Bozukluğu çocuklarının temel özelliği; yaşamın ilk yıllarında anneyle çocuk arasında gelişen bağlanmayı gerçekleştirememiş olmalarıdır. Bağlanma, bebeğin ilk zamanlarında annesinin, çocuğun ağlamasına, onun ihtiyaçlarını karşılayacak yanıtlar vermesiyle oluşur. Bu ihtiyaçlar; doğru besleme, yatıştırma, teselli etme, rahatlatma, çocuğu tehlike ve diğer tehditlerden koruma ile giderilir. Bu çocuklar bu bağlanmayı gerçekleştiremediklerinden çevrelerine karşı güven oluşturamamaktadırlar. Güven duygusunun gelişmemesine bağlı olarak da duygusal gelişimde problem yaşarlar.

Reaktif Bağlanma Bozukluğu Olan Çocukların Özellikleri
Reaktif Bağlanma Bozukluğu tanısı almış çocuklar yaşamın ilk yıllarında, konuşmayı bile öğrenmeden önce dünyanın güvensiz bir yer olduğunu ve çevresindeki yetişkinlerin ihtiyaçlarını karşılamada yetersiz olduklarını öğrenirler. Duygularının çevresine koruyucu bir kabuk örerler. Bu da onları yetişkinlere bağımlı olmaktan korumaktadır. Ebeveynlere ya da diğer yetişkinlere bağımlı olmaktansa, ördükleri koruyucu kabuk çocuğun dünya ile baş etmesinde tek araçtır. Korunmak için yalnız kendilerine bağımlı olan bu çocuklar, bu kabuğu kırmaya çalışan herhangi bir kişiyi tehdit olarak görür, bu tehdidi sadece duygusal yanına değil tüm yaşamına yönelik algılar.

Reaktif Bağlanma Bozukluğunun Sebepleri
. Annenin hamilelikte ve sonrasında uyuşturucu madde ve alkol kullanması
• Doğum travması
• İstenmeyen gebelik
• Çocukluğun ilk üç yılında yaşanan fiziksel, duygusal, cinsel istismar
• Fiziksel ve duygusal reddedilme
• Anneden erken ayrılık
• Huzursuz ve gergin aile ortamı
• Sert ve tutarsız ebeveynlik
• Yaşamda çok sık yer değişikliği
• Aşırı koruyucu anne-babalık
• Yetersiz bakım ve çok bakıcı değişikliği
• Travmatik deneyimler
• Ağrı içeren hastalıkların nedenlerinin teşhis edilememesi, ağrının sürekli devam etmesi
• Annenin depresyon geçirmesi
• Çok genç ya da yetersiz ebeveynlik

Otizm ve Reaktif Bağlanma Bozukluğu Arasındaki Benzerlikler
Bu iki gelişimsel bozukluk arasındaki benzerlikler aşağıda sıralanmıştır:
• Anlamlı yüz ifadesinin olmaması
• Sözel uyarana tepkisizlik
• Fiziksel teması reddetme
• İletişimde nitel bozulma
• Ekolali (ses taklidi)
• Hayali oyun eksikliği
• Tekrarlayıcı davranışlar

Reaktif Bağlanma Bozukluğunda Tedavi
Anemnezde sosyal iletişim alanında sorun olduğu keşfedildikten sonra:
• Aile çocuğu nasıl yönlendireceği konusunda eğitilmeli
• Ebeveynlik becerileri artırılmalı
• Annenin depresyonu varsa tedavi edilmeli
Eğitim sürecinden sonra Reaktif Bağlanma Bozukluğu tanısı konmuş çocuk, otizmden farklı olarak kısa sürede konuşmaya ve taklit etmeye başlar. 3 aylık tedavi programı ile sosyal-iletişim alanında artma, tekrarlayıcı davranış bozukluklarında düzelme, dil becerilerinde artma görülebilmektedir.
Çocukluk deneyimlerimizin etkisinden kurtulmak bizim için bile çok zor olmasına rağmen Reaktif Bağlanma Bozukluğu olan bir çocuk tamamen normal bir yaşam standardı yakalayabilir. Olumlu yönde geribildirim alınabilmesi için RAD’lı bir çocuğun yaklaşık 12 yaşından önce bağlanma terapisine başlaması ve iyileşmeyi istemesi gerekmektedir.

Tedavide Uygulanabilecek Eğitsel Yöntemler

Geleneksel ve davranışçı terapiler reaktif bağlanma bozukluğu taşıyan çocukların eğitimlerinde daha az başarı sağlamaktadır. Doğal olarak geliştirilen yöntemler daha etkilidir ve eğitimlerinde yapılandırma bir gerekliliktir.
Yaygın olarak kullanılan bağlanma terapileri çocuğun semptom olarak ortaya çıkan davranışlarını değiştirmekten ziyade çocuk ile ailesi arasındaki bağı güçlendirmek üzerine kuruludur. Bağlanma bir kere gerçekleştiğinde, arzu edilen duygular, davranışlar, tutumlar ve düşünme şekilleri de kendiliğinden gelişecektir. Terapi süreçleri iki temel prensip üzerine kuruludur: Reaktif bağlanma bozukluğu çocuklarının hem sevgiye hem de sınıra ihtiyaçları vardır.
Ebeveynler çocuklarına karşı sevgi dolu, nazik, ilgili olurken bir diğer yandan da açık ve uygun limitler koymalıdırlar. Ebeveynler kontrolü ele geçirmek için tehdit, ceza ve korkuya başvurmamalıdır. Bu metotlar tüm çocuklarda karşıt tepkilerin gelişmesine neden olur, uyum davranışından çok isyankar bir tutuma yol açar.
Bireysel terapiler reaktif bağlanma bozukluğu çocuklarının tedavi sürecinde çok etkili değildir. Bu yüzden aile terapisi daha çok tercih edilir. Ebeveynler terapi sürecinde daima hazır olmalıdır. Oyun ya da konuşma terapisinden, çok geçmiş travmalara yönelik konuşmalar daha etkilidir.
Terapinin diğer önemli bir parçası da ebeveynin eğitimidir. Birçok insan kendi ailelerinin ebeveynlik kalıplarını alır, fakat bu bir reaktif bağlanma bozukluğu çocukları için genellikle uygun görülmez. Çocuklar anne – baba sevgisini reddettikleri için ailelerin özel beceriler geliştirmeleri gereklidir. Terapi sürecinde ebeveynler de, sevgi istemeyen ve ebeveynini reddeden bir çocuğa sevgi vermeyi ve ebeveynlik yapmayı öğrenirler. Aileler ayrıca, kendi çocuklarının içsel düşünme mekanizmalarını öğrenirler. Çocuklarının nasıl düşündüğünü, hissettiğini ve davranışlarını anlamaya çalışmalıdırlar. Ebeveyn eğitiminin bir amacı da, anne babaları çocuğun acısından korumak ve çocuğun davranışlarından yara almadan duygularını kontrol etmeyi öğrenmektir. Bu beceri çocuğun bağlanma geliştirmesi sırasında ebeveynin sevgisini kaybetmeden sürdürmesine yardımcı olur.
Sonuç olarak, tedavinin amaçları erken kayıpların telafisi, güven duygusunun kazanımı, duyguların şekillenmesi, içsel kontrolün gelişmesi, karşılıklı ilişkilerin kurulması, dışsal yapılara ve sosyal kurallara uygun tepkilerin öğrenilmesi ve yanlış düşünce kalıplarının düzeltilmesi ve özsaygının geliştirilmesidir.
Anne-Babaların Yapabilecekleri
Sarılmaya vakit ayırma: Bu çocukların fazlasıyla sevgiye ihtiyaçları olduğu için bağlanmayı artıracak tepkiler verilmelidir ( sarılama, sallanma, dokunma…).

Göz Kontağı Kurma : RAD’lı çocukların tipik özelliği yakınlarıyla göz kontağı kurmazken; yabancılarla çok rahat kurabilirler. Ebeveynlerin yapması gereken her fırsatta çocuğu göz kontağı kurmaya zorlamaktır.

Sağlam bir şekilde oturtma: Hata yaptığı zaman kendini kontrol etmeyi ve sabretmeyi öğrenebileceği bir yöntemdir (sesten ve diğer dış uyaranlardan uzak dikkatini dağıtmayacak bir yerde).

Sınırları ortadan kaldırma: Reaktif Bağlanma Bozukluğu olan çocuklar kendilerine çok yaklaşılmasına izin vermezler. Onlarla iyi iletişim kurmak için kendi sınırlarımızı ortadan kaldırmamız gerekir. Onların bağlılığını kazanmak ya da iyi bir davranış elde etmek için öfkemize hakim olmalıyız.

Televizyon, bilgisayar, video oyunları ve radyo: Bu çocuklar pasif aktivitelerden mümkün olduğunca uzaklaştırılmalıdır. Televizyon, bilgisayar gibi araçlarla olan ilişkileri sınırlandırılmalıdır. Bunların yerine lego, vs.. gibi problem çözme yeteneğini geliştirecek aktivitelere öncelik verilmeli.

Mobilya, ev eşyaları: Reaktif bağlanma bozukluğu çocuklarının evdeki eşyalara zarar verdiği sıklıkla görülür. Bu davranış bozukluğu da aileleri tedirgin eder ancak ebeveynlerin ilişkilerini bunun üzerine kurmamaları gerekmektedir.

Arkadaş ve akrabalar: Başka mekanlarda nasıl davranacağını bilemediğinden arkadaşlarını eve çağırmak arkadaşlık ilişkilerine zarar vermemek ve davranışlarını daha kolay kontrol altına almak açısından daha etkilidir.

Çocuktan Ailesine

1-Beni şımartmayın. Her istediğimin yerine getirilmemesi gerektiğini çok iyi biliyorum, sadece sizi test ediyorum!

2-Bana karşı disiplinli, katı olmaktan korkmayın. Ben bunu tercih ederim, kendimi emniyette, güvende hissediyorum.

3-Kötü alışkanlıklar edinmeme müsaade etmeyin. Bunların erken dönemlerde teşhis edilip önlenmesi hususunda sizlere güveniyorum.

 

4-Olduğumdan da küçük hissetmemi asla sağlamayın. Bu benim sadece daha da fazla aptalca hareket etmemi sağlar!

5-Elinden geliyorsa beni lütfen başka insanların önünde düzeltmeğe çalışma. Eğer benimle özel baş başa ve yavaşça konuşursan çok daha fazla etkili olacak.

6-Hatalarımın günah olduğunu hissettirmeğe çalışma bana. Bu benim değerlerimi sarsıyor.

7-Beni olacaklardan/sonuçlardan koruma. Bazen acı çekerek öğrenmem gerekiyor.

8-“Senden nefret ediyorum” dediğimde üzülme. Bazen nefret ettiğim sen değilsin; beni yönlendirmek için kullandığın gücün.

9-Küçük hastalıklarıma fazla üzülme. Bazen bunlarla istediğim, ihtiyacım olan ilgiyi buluyorum çevremde, sende.

10-Şikayet etme, söylenme. Söylenirsen, kendimi sanki sağırmışım gibi korumam gerekecek.

11-Kendimi arzu ettiğim kadar iyi ifade edemediğimi unutmayın. İşte bu yüzden her zaman doğru olamıyor söylediklerim, yaptıklarım.

12-Soru sorduğumda geçiştirmeyin, cevabı ertelemeyin. Eğer böyle yaparsanız, artık soru sormadığımı göreceksiniz ve cevapları, istediğim bilgileri başka yerden arayacağım.

13-Tutarsız olmayın. Bu benim aklımı tamamen karıştırır ve size güvenimi kaybetmeme neden olur.

14-Korkularımın aptalca olduğunu söylemeyin. Bana korkularım korkunç şekilde gerçekler ve anlamaya çalışırsan beni sakinleştirebilir, güvenimi kazanmama yardımcı olabilirsin.

15-Kendinin mükemmel veya hep başarılı olduğunu bana devamlı söyleme, hatırlatma bile. Çünkü senin bunların hiçbiri olmadığını anladığımda bu bana çok büyük şok olur.

16-Benden özür dilemenin senin asla yapmayacağın bir iş olduğunu sakın düşünme. Dürüstçe özür dilemen benim sana sürpriz ve beklenmedik şekilde yakınlaşmamı, ısınmamı sağlayacak.

17-Denemeyi, yeni şeyleri öğrenmeyi, anlamayı, keşfetmeyi çok sevdiğimi asla unutma. Onsuz olamam, alış.

18-Ne kadar çabuk büyüdüğümü unutma. Bana ayak uydurman çok zor olmalı, lütfen dene.

19-Çok fazla sevgi ve anlayış olmadan büyüyüp gelişemeyeceğimi lütfen unutma, ama bunları sana söylemem gerekmiyor, öyle değil mi?

20-Lütfen sağlıklı ol ve spor, egzersiz yap. Sana ihtiyacım var

Bebek ve Anne .Com Sahibi ve Yöneticisi : Yeşim Özyapar (alıntıdır)

Çocuk Eğitiminde Temel Kurallar

1)Eğitim doğruları söylemek değil doğruları yapmaktır.
2)Çocuklar öğütten daha çok iyi örneğe ihtiyaç duyarlar.
3)Çocuklara ne düşünecekleri değil nasıl düşünecekleri öğretilmelidir.
4)Çocuklarımızı kişilik sahibi yapabilmek için düşündüklerini isteklerini ve inandıklarını keşfetmelerine izin verin
5)Çocuğunuza vereceğiniz en değerli hediye ilgi ve zamanınızdır.
6)Çocuk anne babanın görülen birçok özelliğini aldığı gibi gözle görülmeyen özelliklerini de alır.
7)Çocuğunuzun yaşına ve gelişimine göre uygun görev ve sorumluluklar verin.
Çocuğunuzun anlattıklarını dinlemiyorsanız bir süre sonra onun da sizi dinlemediğini göreceksiniz.
9)Çocuğunuza ne söylediğinizden çok daha önemli olan nasıl söylediğinizdir.
10)Çocuğunuzun yanlışlarını değil doğrularını yakalayın.Aşırı sevgi ve takdir çocuğunuzu şımarklığa yöneltir.
11)Sık eleştirilen çocuklar içe kapanık ve güvensiz olurlar.
12)Kızgın olduğunuz bir sırada çocuklarınıza hayat dersi vermeye kalkmayın.
13)Çocuğunuza hep çocuk gibi davranırsanız o da hep çocuk gibi kalır.
14)Çocuğunuza hep kendi istediklerinizi söylerseniz ergenlik çağından itibaren istemediklerinizi işitirsiniz.
15)Korkuya dayalı disiplin yerine sorumluluğa dayalı disiplin verin.
16)Çocuğunuza istemediğiniz hareketleri yasaklamadn önce yasaklama nedenini mutlaka açıklayın.
17)Çocuğunuza ne kadar çok kural koyarsanız o kadar çok çatışır kızar ve disiplin sorunu yaşarsınız.
18)Çocuğunuzu ilgilendiren bütün konularda kararı onunla birlikte verin.
19)Ceza gelişmeye engeldir.Ödül ise gelişmeye katkı sağlar.
20)Çocuğunuzun kendisi olmasına izin verin.