Tag: artikülasyon bozukluğu

Artikülasyon Bozukluğu

Konuşma dilindeki sesler, nefesin ses bantlarini titreştirerek yada titreştirmeden girtlaktan geçtikten sonra agiz ve burun boşlugunda şekillenmiş halidir. Konuşma seslerini çikarma işlemine söyleyiş (artikülasyon) denir.Dinleyici konuşma seslerini atlanmiş, yer degiştirmiş, eklemeler ve çarpitmalar yapilmiş gibi algiliyorsa söyleyiş (artikülasyon) bozuklugundan bahsedilebilir.

 
NEDENLER: Yapısal Nedenler: · Ağız içi, dudak, dil gibi konuşma organlarının bozukluğu, (Dudakların yarıklığı veya dudağın olağan dışı gergin olması) ·

Dil kaslarının normal işleyişten yoksun olması, · Dil bağı denilen bağlantının dil ucuna yakın oluşması, · Damağın çok yüksek veya düz olması, damak yarıklığı ve burunda et olması, · Çene kas ve sinirlerinin bozukluğu, · İşitme kaybı, · Zihinsel gerilik,

Görevsel Nedenler: · Konuşma organlari tam ve saglikli oldugu halde, konuşmada üstlendigi görevi tam ve saglikli olarak yerine getiremedigi durumlardir. Bu durumlar çogunlukla ögrenme ve alişkanlikla ilgilidir. · Evde yabancı bir dil konuşulması veya konuşulan dilin yetersiz olması, · Konuşmayi kazanma ve pekiştirme döneminde çocukla ilgilenecek bir yetişkinin olmamasi, · Çocuğa konuşmayı öğretmek için izlenilen yolun yanlış olması (baskıcı, eleştirici tutumlar gibi).

Psikolojik Nedenler: · Çocuğun zihin düzeyinin konuşmayı zamanında ve doğru kazanabilmesini engellemesi, · Çocuğun duygusal bir çatışma içinde olması, · Anababa arasında geçimsizlik, maddi sorunlar, göç gibi sorunlar, · Çekingen ve utangaç kişilik, · Konuşmanin kazanilmasi için gereken algiya sahip olmamanin yol açtigi ses bellegi ve ses ayirim gücünde zayiflik, · Konuşmasinda sonradan gerileme oluşan çocuklarda yapisal ve görevsel bulgular normal olursa konuşma özrünün nedenini psikolojik nedenlerde aramak gerekir.

BELİRTİLER: · Çocuk ana dilinin bağımsız veya bileşik sesleri doğru ve anlaşılır şekilde çıkaramıyorsa ve çıkardığı sesler aynı yaş grubundaki çocukların çıkarması gereken seslerden farklılık gösteriyorsa, · Eğer artikulasyon bozukluğu çocuğun konuşmasını anlaşılmaz hale sokuyorsa ve konuşma etrafın dikkatini yoğun olarak çekiyorsa, · Belirti olarak ta değerlendirilebilecek dört şekilde görülebilir:

Atlamalar: Atlama yanlışlarında sözcüklerin yalnız bir kısmı söylenir, Örnek : hayvan -ayvan ,rehberlik -reberlik ,saat -sat ,araba -arba

Yerine Koyma:Sözcüğün başı ,ortası veya sonundaki bir sesin yerine başka bir ses kullanılır. Örnek : Arı -ayı ,kitap-kipat , davul-dayul

Eklemeler:.sözcüklerdeki fazla sesleri içerir. Örnek : Aşagi-aşşağı ,atmış-altmış ,eşek -eşşek, pencere -penicere ,saat- sahat ,

Çarpıtmalar:Sesler tam doğrru olmamakla birlikte gerçeğine yakındır. Ses, konuşma dilinde olmayan yeni bir ses olarak çıkarılır. Örnek : karagöz -kaxgöz ,ekmek -emme

 

Artikülasyon Bozukluğu

Artikülasyon, nefesin gırtlaktan çıktıktan sonra yutak, ağız ve burundan oluşan üçüncü küme organlarında (dil, diş, damak, dudak) konuşma dilimizin geleneksel seslerine dönüşüp biçimlenmesidir.
Artikülasyon teriminin yanı sıra eklemleme, boğumlanma, oynaklanma veya telaffuz etme terimleri de kullanılabilmektedir.

Artikülasyon Bozukluğu İle İlgili Bazı Bilgiler :

Damak ve dudak yarıklığına bağlı konuşma özürleri arasında en yaygın olanıdır.
En yaygın ilkokulun ilk devre¬sinde (1-2-3. sınıflar) görülür.
Erkeklerde kızlara göre daha fazla artikülasyon bozukluğu olduğu görülmektedir.
Nedeni bilinmeyen işlevsel ses bozukluklar 6 ve 7 yaşındakilerde yaklaşık %2-3 oranında olduğu bilinmektedir. 17 yaşından sonra ise %0,5 ‘e düşer (Avcı,1997).

Artikülasyon bozukluğu çocuklarda dört değişik türde görülür. Bunlar;
Sesin düşürülmesi veya atlanması (omissions),
Ses eklemesi (addittions),
Sesin değiştirilmesi (substitülions)
Sesin bozulması (disturtions)dır.

1-Sesin Düşürülmesi ya da Atlanması:
hava-ava
havlu-avlu
Kapı-apı
hayvan-ayvan
araba-arba
Saat-sat

2-Ses Eklenmesi:
spor-sipor
psikoloji-pisikoloji
recep-lrecep
saat-sahat
Tren-tiren
3-Sesin Değiştirilmesi:

Para-paya
Sarı-sayı (Örneklerinde olduğu gibi T yerine “y” sesi kul¬lanılabilir)
Takvim-taklim
Defter-tevter
Yüzük-yüsük.
Toprak-torpak
Kamyon-kaymon
Köprü-körpü (Örneklerinde olduğu gibi yanlış öğren¬meye dayalı olabilir)

4-Sesin Bozulması:

Gelir-geliy ya da gelüm (x:yöresel olarak çıkarılan bir sestir)
Karagöz-kağagöz

Nedenleri Bulma

1.Yapısal Bozuklukların Muayenesi:

2. Zihin Gücü Yoklaması:

A. Ses Belleği

a. Sayı Tekrarı:

b. Hece Tekrarı:

c. Anlamsız Sözcük Tekrarı:

B.Sesçil (fonetik) Ayırım Gücü

3. Odyolojik inceleme:

4. Konuşma testleri

Tanılamada (Teşhis) Kullanılan Testler

1-Sözlü-Nesneli Artikülasyon Testleri

2-Resimli Artikülasyon Testleri

3-Yazılı Artikülasyon Testleri

* Türk dili için ilk artikülasyon testi 1982’de, Prof. Dr. Ferda Akdaş tarafından hazırlanmıştır.

Modern artikülasyon testleri: Artikülasyon + Fonoloji içerir.

Türkçe Sesletim-Sesbilgisi Testi (Seyhun Topbaş, Anadolu Üniversitesi, 2004)

Ankara Artikülasyon Testi (Pınar Ege, Ankara Üniversitesi, 2004)

SAĞALTIM ETKİNLİKLERİ VE AŞAMALARI

A-Nedenlerin ortadan kaldırılması

B-Özrün farkına vardırılması

C-Özürlü seslerin düzeltilmesi

D-Düzeltilen seslerin konuşmada kullanılır hale getirilmesi

E-Sağaltımın sona erdirilmesi ve bireyin izlenmesi

Geleneksel yöntem : Dr. Charles Van Riper

A.Nedenlerin Ortadan Kaldırılması
Çocuğun özrü belirli bir neden ve nedenlere bağlı olarak gelişmiş veya gelişmekteyse alınması gereken önlemlerin başında bu nedenleri ortadan kaldırmak ya da etkisini azaltmak gelmektedir. Özrü yaratan ve ağırlaştıran nedenler olduğu gibi kalırsa, yapılacak düzeltme çalışmalarından kısa sürede iyi sonuç alınması beklenemez. Nedenlerin ortadan kaldırılması ya da etkinin azaltılması da bir anda ve bir kez yapılacak bir iş olarak düşünülmemelidir. Bu bakımdan sağaltım planlanırken; bu nedenlerin ve etkilerinin nasıl ortadan kaldırılacağı, etkilerinin nasıl azaltılacağı düşülmelidir. Bunun nasıl yapılacağı çocuktan çocuğa değişmekle birlikte bunlar çoğunlukla dolaylı olarak ele alınmaktadır.

Özrün Farkına Vardırma

1.Bireysel Çalışma Örnekleri

a) Sözcük Listesi Kullanma

b) Öykü Anlatma

c) Kaset Çalar ile Çalışma

d) Resimleri Zarfa Koyma

Çocuğun çıkardığı hatalı sesi duysal ve kinestetik biofeedback yöntemleriyle tanıması, terapist tarafından çıkarılan veya dinletilen hedef ses arasındaki farkı algılaması sağlanır.

4 aşamadan oluşur:

– Hedef sesin duysal, ve kinestetik özellikleri anlatılır.

– Çocuktan hedef sesi kelime, cümle içinde bulması istenir.

– Hedef ses defalarca dinletilir.

– Çocuğun hedef sesle hatalı ses arasındaki farkı iyice öğrenmesi için hata bulma, hata düzeltme çalışmaları yapılır.
Çocukta sesleri ayrımlama problemi yoksa bu evre atlanabilir.

2. Grup Çalışma Örnekleri

a) Sözcük Listesi Kullanma

b) Öykü Anlatma

c) Resimleri Zarfa Koyma

Özürlü Seslerin Düzeltilmesi

Artikülasyon motor hareketleri ile ilgili ses çıkarma, kasları çalıştırma.
Doğru sesleri sistematik olarak farklılık gösteren fonetik bağlamlarda kullandırma. (Özgür, 1998).
Başka bir sesin modifikasyonu : Çocuğun düzgün çıkarabildiği başka bir ses modifiye edilerek hedef sese ulaşılabilir.
Çeşitli yöntemler kullanılarak önce izole ses ve daha sonra hece, kelime ve cümle düzeyinde hedef sesin üretilmesi sağlanır.

 
Özürlü Seslerin Düzeltilmesi

Modelleme: Terapist hedef sesin nasıl çıkarılacağını gösterir.

Biofeedback: Çeşitli bilgisayar programları yardımıyla uygulanır. Genellikle diğer yöntemlerle birlikte kullanılır.

Motokinestetik eğitim: Hedef sese ulaşmak için, terapist ilgili kasları elle maniple eder.

Düzeltilen Sesin Konuşmada Kullanılır Hale Getirilmesi

a) Sesin Sözlük İçinde Kullanılması

b) Sesin Konuşmada Kullanılması

c) Öz-Esas Konuşma Kalıpları

Konuşma Ödevleri

Sağaltımın Sona Erdirilmesi ve İzleme

Öğretmen bir parçayı yüksek sesle okur. Çocuk parçada güçlük çekilen sesin bulunduğu sözcüklerin altını çizer.
Öğretmen ana-baba bir parçayı okur, çocuk izler. Okurken ya da ana-baba kasten yanlış yapar. Çocuktan bu yanlış¬ları yakalaması istenir. Çocuk yakaladığı yanlışların altını çizer. Sonra öğretmen ya da anne kontrol eder. Ne kadar doğru yakalayabildiğim saptar.
Çocuğa, kendisininkine benzer özrü olan, başkalarının konuşmalarını ve onların yanlışlarını bulup kaydetmesi görev olarak verilebilir.
Teyp kullanılır. Çocuğa bir metin okutturulur. Sonra kaseti dinler ve kendi yanlışlarını bulması istenir.
Çocuktan yanında kağıt kalem bulundurup nerede, ne zaman yanlış yaparsa onları kaydetmesi istenir. Bu kayıp¬ları sonra ana-baba, öğretmen ya da uzmana gösterir.
Bu çalışmalarla çocuğun kendi yakaladığı ya da başkaları tarafından fark edilen yanlışların bir listesi yapılır. Sonra bu yanlış sözcükleri içeren listeden “öz-esas konuşma¬lar” için alıştırma sözcükleri hazırlanır.
http://www.ozelegitimsitesi.com
http://www.ozelegitimforumu.com

Artikülasyon Bozukluğu ve Tedavisi

TANIM:
Konuşma dilindeki sesler, nefesin ses bantlarını titreştirerek yada titreştirmeden gırtlaktan geçtikten sonra ağız ve burun boşluğunda şekillenmiş halidir.
Konuşma seslerini çıkarma işlemine söyleyiş (artikülasyon) denir. Dinleyici konuşma seslerini atlanmış, yer değiştirmiş, eklemeler ve çarpıtmalar yapılmış gibi algılıyorsa söyleyiş (artikülasyon) bozukluğundan bahsedilebilir.
NEDENLER:

Yapısal Nedenler:
• Ağız içi, dudak, dil gibi konuşma organlarının bozukluğu, (Dudakların yarıklığı veya dudağın olağan dışı gergin olması)
• Dil kaslarının normal işleyişten yoksun olması,
• Dil bağı denilen bağlantının dil ucuna yakın oluşması,
• Damağın çok yüksek veya düz olması, damak yarıklığı ve burunda et olması,
• Çene kas ve sinirlerinin bozukluğu,
• İşitme kaybı,
• Zihinsel gerilik,
Görevsel Nedenler:
• Konuşma organları tam ve sağlıklı olduğu halde, konuşmada üstlendiği görevi tam ve sağlıklı olarak yerine getiremediği durumlardır. Bu durumlar çoğunlukla öğrenme ve alışkanlıkla ilgilidir.
• Evde yabancı bir dil konuşulması veya konuşulan dilin yetersiz olması,
• Konuşmayı kazanma ve pekiştirme döneminde çocukla ilgilenecek bir yetişkinin olmaması,
• Çocuğa konuşmayı öğretmek için izlenilen yolun yanlış olması (baskıcı, eleştirici tutumlar gibi).
Psikolojik Nedenler:
• Çocuğun zihin düzeyinin konuşmayı zamanında ve doğru kazanabilmesini engellemesi,
• Çocuğun duygusal bir çatışma içinde olması,
• Anababa arasında geçimsizlik, maddi sorunlar, göç gibi sorunlar,
• Çekingen ve utangaç kişilik,
• Konuşmanın kazanılması için gereken algıya sahip olmamanın yol açtığı ses belleği ve ses ayırım gücünde zayıflık,
• Konuşmasında sonradan gerileme oluşan çocuklarda yapısal ve görevsel bulgular normal olursa konuşma özrünün nedenini psikolojik nedenlerde aramak gerekir.

BELİRTİLER:
• Çocuk ana dilinin bağımsız veya bileşik sesleri doğru ve anlaşılır şekilde çıkaramıyorsa ve çıkardığı sesler aynı yaş grubundaki çocukların çıkarması gereken seslerden farklılık gösteriyorsa,
• Eğer artikulasyon bozukluğu çocuğun konuşmasını anlaşılmaz hale sokuyorsa ve konuşma etrafın dikkatini yoğun olarak çekiyorsa,
• Belirti olarak ta değerlendirilebilecek dört şekilde görülebilir:
Atlamalar: Atlama yanlışlarında sözcüklerin yalnız bir kısmı söylenir,
Örnek : hayvan -ayvan ,rehberlik -reberlik ,saat -sat ,araba -arba
Yerine Koyma:Sözcüğün başı ,ortası veya sonundaki bir sesin yerine başka bir ses kullanılır.
Örnek : Arı -ayı ,kitap-kipat , davul-dayul
Eklemeler:.sözcüklerdeki fazla sesleri içerir.
Örnek : Aşağı-aşşağı ,atmış-altmış ,eşek -eşşek, pencere -penicere ,saat- sahat ,
Çarpıtmalar:Sesler tam doğrru olmamakla birlikte gerçeğine yakındır. Ses, konuşma dilinde olmayan yeni bir ses olarak çıkarılır.
Örnek : karagöz -kaxgöz ,ekmek -emme

ÖNERİLER:
Uzmana Öneriler
Artikülasyon bozukluklarını düzeltme çalışmaları dört aşamada gerçekleştirilebilir:

1.Nedenleri ortaya çıkarmak: Çocuğun probleminin giderilmesi için doğru bir tanılama gerekir. Tanılama ile birlikte nedenlerin ortaya çıkarılması da önemlidir. Eğer çocukta artikülasyon bozukluğunun nedeni yapısal bir bozukluksa, çoğu tıbbı tedavi ile düzeltilebilir, neden işitme engeline bağlı ise uygun tedavi ve işitme aracı kullanılır, zeka düzeyi düşük çocuklarda zeka seviyesine göre terapinin düzenlenmesi ve çocuğun mevcut kapasitesinden en iyi şekilde yararlanılması gerekir, aile atmosferi ve duygusal uyumsuzluk gibi engeller için psikolojik çalışmalar yapılmalıdır.
2.Çocuğun probleminin farkına vardırılması: Çocuğun probleminin farkına vardırmak ve terapiye istekli hale getirmektir. Çocuğun bozuk çıkardığı sesler çocuk ve eğitimcisi tarafından beraberce listelenir. Böylece çocuk hangi sesleri çıkaramadığını bilir ve bu seslerle çalışma yapacağının farkına varır.
3.Özürlü sesin düzeltilmesi:
Artikülatör kaslar: çene-dudak-dil-ağız kasları gereği gibi işlemiyorsa;
• Yeni sesin konuşmada kullanılır hale getirilmesi,
• Terapinin sona erdirilmesi ve vaka incelemesi,
• Üfleme çalışması :Kibrit ,mum, söndürme ,kağıt üfleme pervane döndürme,
• Sakız çiğneme çalışması,
• Yalama çalışması: Dudaklara reçel, bal gibi tatlılar sürülerek yalama çalışmaları ile dil, dudak ağız kaslarının gelişmesinin sağlanması,
• Islık çalma çalışması,
• Dil yuvarlama çalışması,
• Dişleri birbirine vurma çalışması,
• Dudakların enlemesine, uzunlamasına açılıp kapanma çalışması,
Daha sonra sesin düzeltilmesi için;
• Çocuk yanlış çıkardığı sesin doğrusunu çok dinlemeli ,duymalı sesin doğrusu işitme merkezinde yer etmelidir,
• Sesin çalışması: Ele alınan yeni ses uyarı, taklit, fonatik değiştirme ve doğru sesli sözcükleri kullanarak öğretilebilir,
• Ayna karşısında doğru sesi çıkarma çalışması,
• Hece çalışması,
• Kelime çalışması,
• Atasözleri ,deyimler gibi karmaşık kelime çalışmaları.
4.Artikülasyon çalışmasının sonlandırılması:
• Bu aşamalar izlenerek aile, öğretmen ve terapistin yardımı ile artikülasyon bozukluğu olduğuna karar verilen çocuklar konuşmayı daha kolay ve kısa zamanda kazanabilir. Artikülasyonu olan her çocuk yardımla ve düzenli çalışma ile konuşmasını düzeltebilir.
Anne Babaya Öneriler:
Sağlıklı bir çocuğa sahip olmak her anne babanın en önemli isteklerinden biridir. Anne babalar hamilelik döneminde çocukları için en güzel ve en bekledikleri özellikleri hayal eder, onların toplumun ve kendilerinin değer verdiği önemli gördüğü tüm özellikleri taşımasını dilerler. Herkes sağlıklı bir bebek isterken çocuğun farklı özelliklerinin olması aileyi değişik duygulara iter. Bu duyguların yerine çocuğumu nasıl tanıyabilir, onu eğitmek için ne yapabilirim sorularına aşağıdaki öneriler ve alıştırmalar ışık tutacaktır:
• Aile önce çocukta yapısal bir bozukluk olup olmadığını bir tıbbi kuruluştan yararlanarak öğrenebilir. (Çocukta görülen yapısal bozukluğun tedavisi mümkünse, hastanelerin cerrahi ve K.B.B ünitelerinde tedavi edilebilir.)
• Eğer çocuğun artikülasyon bozukluğunun nedeni aile ortamı, duygusal sorunlar ise çocuğun psikolojik yardım alması yararlı olur .
• Aile çocukta artikülasyon bozukluğu olduğunu düşünürse; Rehberlik ve Araştırma Merkezlerine başvurarak artikülasyon testi yaptırmalı ve artikülasyon çeşidi, hatalı seslerin sayısı ve başta sonda ya da ortada mı olduğu hakkında bilgi almalıdır.
• Anne-babalar bir uzmanla diyaloğa geçerek çocuğun konuşma terapisinden faydalanmasını sağlasalar da, bununla yetinmeyip evde çocuklarıyla bireysel olarak ilgilenmelidir.
• Yapısal bozukluk ve duygusal çatışmaya dayalı olmayan artikülasyon bozuklukları ailenin özverisiyle düzeltilebilir. Anne baba bu çalışma esnasında sevecen ve sabırlı olmalı hatalı seslerin birden düzeleceğini düşünmemelidir.
• İlk çalışma olarak aile çocuğun ağız, dudak, dil v.b artikülatör organlarındaki kasları çalıştırma alıştırması yaptırmalıdır. Bunun için çocuk sakız çiğneyebilir, dudak kaslarını çalıştırmak için üfleme çalışması, dudaklara bal sürerek dudak yalama çalışılması, a-o harfleriyle ağız yuvarlama hareketleri, diş takırdatma hareketleri yapabilir.
• Aile çocuğun hatalı çıkardığı sesleri tespit ederek içinde bu seslerin bulunduğu kelimelerden oluşan bir listeyi çocukla beraber hazırlayarak çocuğun listedeki kelimelerden haberdar olması sağlanabilir. Bu listeyi bazen yanlış bazen doğru telaffuz ederek okumalı ve her yanlış okunan telaffuzu bir işaretle belli etmesi istenir, daha sonra bütün kelime doğru telaffuz edilerek okunur ve çocuğun dikkati doğru sese çekilir. Çocukla beraber, hatalı çıkarılan seslerden ve kelimelerden oluşan bir hikaye hazırlanır, önce çocuk okur sonra aile doğrusunu okur, çocuk tekrar okuyarak kendi yanlışlarını işaretler. Burada amaç çocuğun doğru sese dikkatini çekmek ve doğru telaffuz etmesini sağlamaktır.
• Çocuk ve aile ayna karşısına geçerler, önce aile çocukla beraber hazırlanan kelime listesinin doğrusunu okur, sonra çocuktan okumasını ister, çocuk ebeveyninin ağız hareketlerine (ağzının hatalı sesi çıkarırken aldığı şekle dikkat ederek) bakarak doğrusunu çıkarmaya çalışır, hem doğrusunu hem yanlışını telaffuz eder, çocuk hem doğru sesin hem yanlış sesin farkını görür.
• Çocuk okula gidiyorsa Türkçe, Matematik, Fen, Sosyal Bilgiler gibi derslerden okuma çalışması yaptırılabilir. Aile, çocuğun yanlış çıkardığı seslere ilgisini çekerek, çocuktan yanlış okuduğu seslerin altını çizmesini isteyebilir. Bu ödevleri birde anne baba yanlış okuyarak, her yanlışta çocuğun parmağıyla masaya vurması isteyebilir, sonra doğru telaffuz etme çalışmasına geçilebilir.
• Çocukla beraber oluşturdukları kelime listesiyle ilgili resimleri beraberce toplayarak bir dosya oluşturulur. Aile bu resimlerle doğru sesi çıkarma çalışması yaptırabilir. Bu çalışmalar yapılırken çocuk doğru çıkardığı sesler için ödüllendirilir. Çalışmanın son aşamalarında ödül azaltılarak uygun bir biçimde kesilmelidir.
• Aile çocuğa evdeki rutin işlerde de görev vererek, bu işleri yaparken çocuğun hatalı çıkardığı sese dikkati çekilebilir.
• Alıştırmaya önce ses ile başlanır, çocuk sesi doğru telaffuz ettikten sonra basit hecelere geçilir, en son kelimeye geçilir. Cümle önce kısa basit sonra atasözleri bilmeceler, tekerlemelere geçilebilir. Alıştırmalar çocuğun anlayabileceği gibi tane tane ve normal ses düzeyinde olmalıdır
• Bu çalışmalar yapılırken çocuğu sıkmamak, onun hoşuna gidecek ortamlar yaratmak ve çocuğu ödüllendirmek çok önemlidir. Bu mesafe iyi ayarlanmazsa çocuk çalışmadan sıkılıp hiç konuşmama yolunu da seçebilir. Aile çocuğa sabırla yaklaşmalı, çalışmalarda aceleci olmamalı ve hemen sonuç bekleme gayretine girmemelidir.
• Çocuktan aynı şeyi defalarca tekrarlamasını istemek çocuğu sıkar, konuşmaya ilgisini azaltır ve çocuk sorulan sorulara cevap vermez. Başarıya ulaşmak için her sözü tam değeri ile seslendirmeye ve acele etmemeye özen gösterilmelidir.
• Çocuk doğru sesi kelime içinde de çıkarmaya başladığında hemen alıştırmalar sona erdirilmemeli ve çocuk takip edilmelidir.
Öğretmene Öneriler:
• Artikülasyon bozukluğu olan çocuk okula gidiyorsa sınıf öğretmenini ve branş öğretmenlerini bir yana bırakan bir terapi veya konuşma geliştirme çalışması düşünmek mümkün değildir.
• Öğretmen çocuğun artikülasyon bozukluğu olup olmadığını ve hatalı çıkardığı sesleri anlaması için önce Rehberlik ve Araştırma Merkezlerinden yararlanarak artikülasyon testi yaptırmalı ve artikülasyon çeşidi, hatalı seslerin adedi ve hatalı sesin başta sonda ya da ortada mı olduğu hakkında bilgi almalıdır.
Çocuk terapiye devam ediyorsa:
Çocuk yetkili bir kurumda veya bu konuda yetişmiş bir uzman tarafından terapiye tabi tutuluyorsa , sınıf öğretmeninin yardımı iki ayrı yönde olabilir.
• Birinci gruptaki yardım çocuğa ait gerekli bilgileri toplamak ve ilgiliye vermektir. Çocuğu, iyi bir şekilde gözleme fırsatına sahip olan öğretmen, inceleme veya tanıma fişleri diye adlandırılan fişlere yazacağı bilgilerde öğrencileri konuşma özellikleri yönünden de değerlendirmeye çalışmalıdır.
• Sınıf öğretmeninin ikinci gruptaki yardımı, terapi süresince çocuğa verilen ödevlerin yerine getirilmesinde, sınıfta gereken kolaylığı sağlamaktır. Uzmanla işbirliği yaparak onun tavsiyelerini yerine getirmek ve uygulamaların sonucundan uzmanı haberdar etmek, sınıf öğretmeninin en çok yardım edeceği konulardan biridir.

Çocuk terapiye devam etmiyorsa:
• Bugün için yurdumuzda konuşma özürünün düzeltilmesinde çalışabilecek yeterli sayıda eleman yoktur. Ama artikülasyon bozukluğu olan çocuk vardır. Bunlardan okul çağında olanlar çoğunlukla sınıflara bu özürleri ile devam etmektedir. Sınıflarında artikülasyon bozukluğu olan çocuklar tamamen sınıf öğretmeninin anlayış, yeterlilik ve çabasına kalmaktadır. Bu sınıf öğretmeni artikülasyon bozukluklarını düzeltme çalışması yapsın mı demektir? Bazı belirli vakalar için evet. Fakat bu hiçbir zaman sınıf öğretmeni konuşma uzmanının yerini tutar demek değildir. Sınıf öğretmeni terapistin yerini tutacak fonksiyona sahip olmadığı gibi terapiyi sürdürmek için yeterli zamana da sahip değildir.
• Öğretmen çocuğa karşı sevecen, sabırlı, ve özverili olmalıdır. Çocuğun hatalı çıkardığı sesi hemen doğru olarak kazanamayacağı için aceleci davranmamalıdır.
• Önce çocuğun artikülasyonunun çeşidini ve çıkardığı hatalı seslerin bilinmesi gerekmektedir. Bu nedenle çalışmaya hatalı sesin doğru olarak çıkarılması ile başlayıp, doğru çıkarmaya başladığı sesi kelime içinde kullanması sağlanabilir.
• Öğretmen Türkçe dersinde artikülasyonu olan çocuklara daha fazla söz vermelidir. Parçanın okunuşunda her çıkardığı hatalı sese çocuğun dikkatini çekmeli ve öğretmen tarafından doğru telafuz edilerek çocuğun tekrarlaması istenmelidir. Aynı uygulama anlatım çalışmaları, matematik dersinde problemin okunması gibi durumlarda da tekrarlanabilir.
• Öğretmen artikülasyon bozukluğu olan çocuklarda hatalı çıkardığı seslerden oluşan isteklerde bulunur. Örneğin ® harfinde artikülasyon bozukluğu olan bir çocuğa “Git ®asim Beyden tebeşir iste yoksa Tü®kan hanımdan iste gibi “çocuğun bu kelimeyi tekrar etmesi ve isteği yerine getirmesi istenebilir.
• Çocuklara öğretmen ara sıra şarkı, masal, öykü, kasetleri dinlettirilerek çocuğun çıkardığı hatalı sesin doğrusunu öğrenmesi, anlaması ve dikkatinin çekilmesi sağlanabilir.
• Sınıfta mani, tekerleme, şarkı söylenerek çocuğun hatalı çıkardığı sesler tekrar ettirilebilir.
• Öğretmen bir parça okurken bilinçli hatalar yaparak çocuğun bunları kaydetmesini ve doğrularını kendisinin telaffuz etmesini sağlayabilir.
• Öğretmen bir parçayı okur çocuk çıkarmakta güçlük çektiği sesi işaretler.
• Sınıfta başka artikülasyonu olan çocuklar birbirlerini dinleyip yanlışları not edip, kendi aralarında doğru sesi telaffuz etmeye çalışabilir.
• Çocuğa sınıf içi rutin işlerde görevler verilerek çocuğun günlük konuşmalarına dikkat ederek yanlış çıkardığı sesler üzerine yoğunlaşmalıdır. Artikülasyon bozukluğu eğitiminde sık görülen sorunlardan bir tanesi de; öğrenciye destek olmak amacıyla sürece katılan öğretmenlerin ilk anda çok fazla çaba harcayarak bıkkınlığa uğramaları yada başarı seviyelerini yüksek tutmak istemeleri dolayısıyla istenen hızda ilerleme sağlayamamalarıdır. Bütün bunlar öğretmeni etkilediği kadar öğrenciyi de etkiler. Çünkü bu gibi durumlarda öğrenci kendini baskı altında hissedebilir. Panik, engellenmişlik ve öğrenilmiş çaresizlik yaşayarak, psikolojik açıdan sorununu çözebilecek hale bir türlü gelemeyebilir.

Artikülasyon Bozukluğu ve Tedavisi

TANIM:
Konuşma dilindeki sesler, nefesin ses bantlarını titreştirerek yada titreştirmeden gırtlaktan geçtikten sonra ağız ve burun boşluğunda şekillenmiş halidir.
Konuşma seslerini çıkarma işlemine söyleyiş (artikülasyon) denir. Dinleyici konuşma seslerini atlanmış, yer değiştirmiş, eklemeler ve çarpıtmalar yapılmış gibi algılıyorsa söyleyiş (artikülasyon) bozukluğundan bahsedilebilir.

artikülasyon eğitimi

artikülasyon eğitimi

NEDENLER:
Yapısal Nedenler:
• Ağız içi, dudak, dil gibi konuşma organlarının bozukluğu, (Dudakların yarıklığı veya dudağın olağan dışı gergin olması)
• Dil kaslarının normal işleyişten yoksun olması,
• Dil bağı denilen bağlantının dil ucuna yakın oluşması,
• Damağın çok yüksek veya düz olması, damak yarıklığı ve burunda et olması,
• Çene kas ve sinirlerinin bozukluğu,
• İşitme kaybı,
• Zihinsel gerilik,
Görevsel Nedenler:
• Konuşma organları tam ve sağlıklı olduğu halde, konuşmada üstlendiği görevi tam ve sağlıklı olarak yerine getiremediği durumlardır. Bu durumlar çoğunlukla öğrenme ve alışkanlıkla ilgilidir.
• Evde yabancı bir dil konuşulması veya konuşulan dilin yetersiz olması,
• Konuşmayı kazanma ve pekiştirme döneminde çocukla ilgilenecek bir yetişkinin olmaması,
• Çocuğa konuşmayı öğretmek için izlenilen yolun yanlış olması (baskıcı, eleştirici tutumlar gibi).
Psikolojik Nedenler:
• Çocuğun zihin düzeyinin konuşmayı zamanında ve doğru kazanabilmesini engellemesi,
• Çocuğun duygusal bir çatışma içinde olması,
• Anababa arasında geçimsizlik, maddi sorunlar, göç gibi sorunlar,
• Çekingen ve utangaç kişilik,
• Konuşmanın kazanılması için gereken algıya sahip olmamanın yol açtığı ses belleği ve ses ayırım gücünde zayıflık,
• Konuşmasında sonradan gerileme oluşan çocuklarda yapısal ve görevsel bulgular normal olursa konuşma özrünün nedenini psikolojik nedenlerde aramak gerekir.

BELİRTİLER:
• Çocuk ana dilinin bağımsız veya bileşik sesleri doğru ve anlaşılır şekilde çıkaramıyorsa ve çıkardığı sesler aynı yaş grubundaki çocukların çıkarması gereken seslerden farklılık gösteriyorsa,
• Eğer artikulasyon bozukluğu çocuğun konuşmasını anlaşılmaz hale sokuyorsa ve konuşma etrafın dikkatini yoğun olarak çekiyorsa,
• Belirti olarak ta değerlendirilebilecek dört şekilde görülebilir:
Atlamalar: Atlama yanlışlarında sözcüklerin yalnız bir kısmı söylenir,
Örnek : hayvan -ayvan ,rehberlik -reberlik ,saat -sat ,araba -arba
Yerine Koyma:Sözcüğün başı ,ortası veya sonundaki bir sesin yerine başka bir ses kullanılır.
Örnek : Arı -ayı ,kitap-kipat , davul-dayul
Eklemeler:.sözcüklerdeki fazla sesleri içerir.
Örnek : Aşağı-aşşağı ,atmış-altmış ,eşek -eşşek, pencere -penicere ,saat- sahat ,
Çarpıtmalar:Sesler tam doğrru olmamakla birlikte gerçeğine yakındır. Ses, konuşma dilinde olmayan yeni bir ses olarak çıkarılır.
Örnek : karagöz -kaxgöz ,ekmek -emme

ÖNERİLER:
Uzmana Öneriler
Artikülasyon bozukluklarını düzeltme çalışmaları dört aşamada gerçekleştirilebilir:

1.Nedenleri ortaya çıkarmak: Çocuğun probleminin giderilmesi için doğru bir tanılama gerekir. Tanılama ile birlikte nedenlerin ortaya çıkarılması da önemlidir. Eğer çocukta artikülasyon bozukluğunun nedeni yapısal bir bozukluksa, çoğu tıbbı tedavi ile düzeltilebilir, neden işitme engeline bağlı ise uygun tedavi ve işitme aracı kullanılır, zeka düzeyi düşük çocuklarda zeka seviyesine göre terapinin düzenlenmesi ve çocuğun mevcut kapasitesinden en iyi şekilde yararlanılması gerekir, aile atmosferi ve duygusal uyumsuzluk gibi engeller için psikolojik çalışmalar yapılmalıdır.
2.Çocuğun probleminin farkına vardırılması: Çocuğun probleminin farkına vardırmak ve terapiye istekli hale getirmektir. Çocuğun bozuk çıkardığı sesler çocuk ve eğitimcisi tarafından beraberce listelenir. Böylece çocuk hangi sesleri çıkaramadığını bilir ve bu seslerle çalışma yapacağının farkına varır.
3.Özürlü sesin düzeltilmesi:
Artikülatör kaslar: çene-dudak-dil-ağız kasları gereği gibi işlemiyorsa;
• Yeni sesin konuşmada kullanılır hale getirilmesi,
• Terapinin sona erdirilmesi ve vaka incelemesi,
• Üfleme çalışması :Kibrit ,mum, söndürme ,kağıt üfleme pervane döndürme,
• Sakız çiğneme çalışması,
• Yalama çalışması: Dudaklara reçel, bal gibi tatlılar sürülerek yalama çalışmaları ile dil, dudak ağız kaslarının gelişmesinin sağlanması,
• Islık çalma çalışması,
• Dil yuvarlama çalışması,
• Dişleri birbirine vurma çalışması,
• Dudakların enlemesine, uzunlamasına açılıp kapanma çalışması,
Daha sonra sesin düzeltilmesi için;
• Çocuk yanlış çıkardığı sesin doğrusunu çok dinlemeli ,duymalı sesin doğrusu işitme merkezinde yer etmelidir,
• Sesin çalışması: Ele alınan yeni ses uyarı, taklit, fonatik değiştirme ve doğru sesli sözcükleri kullanarak öğretilebilir,
• Ayna karşısında doğru sesi çıkarma çalışması,
• Hece çalışması,
• Kelime çalışması,
• Atasözleri ,deyimler gibi karmaşık kelime çalışmaları.
4.Artikülasyon çalışmasının sonlandırılması:
• Bu aşamalar izlenerek aile, öğretmen ve terapistin yardımı ile artikülasyon bozukluğu olduğuna karar verilen çocuklar konuşmayı daha kolay ve kısa zamanda kazanabilir. Artikülasyonu olan her çocuk yardımla ve düzenli çalışma ile konuşmasını düzeltebilir.
Anne Babaya Öneriler:
Sağlıklı bir çocuğa sahip olmak her anne babanın en önemli isteklerinden biridir. Anne babalar hamilelik döneminde çocukları için en güzel ve en bekledikleri özellikleri hayal eder, onların toplumun ve kendilerinin değer verdiği önemli gördüğü tüm özellikleri taşımasını dilerler. Herkes sağlıklı bir bebek isterken çocuğun farklı özelliklerinin olması aileyi değişik duygulara iter. Bu duyguların yerine çocuğumu nasıl tanıyabilir, onu eğitmek için ne yapabilirim sorularına aşağıdaki öneriler ve alıştırmalar ışık tutacaktır:
• Aile önce çocukta yapısal bir bozukluk olup olmadığını bir tıbbi kuruluştan yararlanarak öğrenebilir. (Çocukta görülen yapısal bozukluğun tedavisi mümkünse, hastanelerin cerrahi ve K.B.B ünitelerinde tedavi edilebilir.)
• Eğer çocuğun artikülasyon bozukluğunun nedeni aile ortamı, duygusal sorunlar ise çocuğun psikolojik yardım alması yararlı olur .
• Aile çocukta artikülasyon bozukluğu olduğunu düşünürse; Rehberlik ve Araştırma Merkezlerine başvurarak artikülasyon testi yaptırmalı ve artikülasyon çeşidi, hatalı seslerin sayısı ve başta sonda ya da ortada mı olduğu hakkında bilgi almalıdır.
• Anne-babalar bir uzmanla diyaloğa geçerek çocuğun konuşma terapisinden faydalanmasını sağlasalar da, bununla yetinmeyip evde çocuklarıyla bireysel olarak ilgilenmelidir.
• Yapısal bozukluk ve duygusal çatışmaya dayalı olmayan artikülasyon bozuklukları ailenin özverisiyle düzeltilebilir. Anne baba bu çalışma esnasında sevecen ve sabırlı olmalı hatalı seslerin birden düzeleceğini düşünmemelidir.
• İlk çalışma olarak aile çocuğun ağız, dudak, dil v.b artikülatör organlarındaki kasları çalıştırma alıştırması yaptırmalıdır. Bunun için çocuk sakız çiğneyebilir, dudak kaslarını çalıştırmak için üfleme çalışması, dudaklara bal sürerek dudak yalama çalışılması, a-o harfleriyle ağız yuvarlama hareketleri, diş takırdatma hareketleri yapabilir.
• Aile çocuğun hatalı çıkardığı sesleri tespit ederek içinde bu seslerin bulunduğu kelimelerden oluşan bir listeyi çocukla beraber hazırlayarak çocuğun listedeki kelimelerden haberdar olması sağlanabilir. Bu listeyi bazen yanlış bazen doğru telaffuz ederek okumalı ve her yanlış okunan telaffuzu bir işaretle belli etmesi istenir, daha sonra bütün kelime doğru telaffuz edilerek okunur ve çocuğun dikkati doğru sese çekilir. Çocukla beraber, hatalı çıkarılan seslerden ve kelimelerden oluşan bir hikaye hazırlanır, önce çocuk okur sonra aile doğrusunu okur, çocuk tekrar okuyarak kendi yanlışlarını işaretler. Burada amaç çocuğun doğru sese dikkatini çekmek ve doğru telaffuz etmesini sağlamaktır.
• Çocuk ve aile ayna karşısına geçerler, önce aile çocukla beraber hazırlanan kelime listesinin doğrusunu okur, sonra çocuktan okumasını ister, çocuk ebeveyninin ağız hareketlerine (ağzının hatalı sesi çıkarırken aldığı şekle dikkat ederek) bakarak doğrusunu çıkarmaya çalışır, hem doğrusunu hem yanlışını telaffuz eder, çocuk hem doğru sesin hem yanlış sesin farkını görür.
• Çocuk okula gidiyorsa Türkçe, Matematik, Fen, Sosyal Bilgiler gibi derslerden okuma çalışması yaptırılabilir. Aile, çocuğun yanlış çıkardığı seslere ilgisini çekerek, çocuktan yanlış okuduğu seslerin altını çizmesini isteyebilir. Bu ödevleri birde anne baba yanlış okuyarak, her yanlışta çocuğun parmağıyla masaya vurması isteyebilir, sonra doğru telaffuz etme çalışmasına geçilebilir.
• Çocukla beraber oluşturdukları kelime listesiyle ilgili resimleri beraberce toplayarak bir dosya oluşturulur. Aile bu resimlerle doğru sesi çıkarma çalışması yaptırabilir. Bu çalışmalar yapılırken çocuk doğru çıkardığı sesler için ödüllendirilir. Çalışmanın son aşamalarında ödül azaltılarak uygun bir biçimde kesilmelidir.
• Aile çocuğa evdeki rutin işlerde de görev vererek, bu işleri yaparken çocuğun hatalı çıkardığı sese dikkati çekilebilir.
• Alıştırmaya önce ses ile başlanır, çocuk sesi doğru telaffuz ettikten sonra basit hecelere geçilir, en son kelimeye geçilir. Cümle önce kısa basit sonra atasözleri bilmeceler, tekerlemelere geçilebilir. Alıştırmalar çocuğun anlayabileceği gibi tane tane ve normal ses düzeyinde olmalıdır
• Bu çalışmalar yapılırken çocuğu sıkmamak, onun hoşuna gidecek ortamlar yaratmak ve çocuğu ödüllendirmek çok önemlidir. Bu mesafe iyi ayarlanmazsa çocuk çalışmadan sıkılıp hiç konuşmama yolunu da seçebilir. Aile çocuğa sabırla yaklaşmalı, çalışmalarda aceleci olmamalı ve hemen sonuç bekleme gayretine girmemelidir.
• Çocuktan aynı şeyi defalarca tekrarlamasını istemek çocuğu sıkar, konuşmaya ilgisini azaltır ve çocuk sorulan sorulara cevap vermez. Başarıya ulaşmak için her sözü tam değeri ile seslendirmeye ve acele etmemeye özen gösterilmelidir.
• Çocuk doğru sesi kelime içinde de çıkarmaya başladığında hemen alıştırmalar sona erdirilmemeli ve çocuk takip edilmelidir.
Öğretmene Öneriler:
• Artikülasyon bozukluğu olan çocuk okula gidiyorsa sınıf öğretmenini ve branş öğretmenlerini bir yana bırakan bir terapi veya konuşma geliştirme çalışması düşünmek mümkün değildir.
• Öğretmen çocuğun artikülasyon bozukluğu olup olmadığını ve hatalı çıkardığı sesleri anlaması için önce Rehberlik ve Araştırma Merkezlerinden yararlanarak artikülasyon testi yaptırmalı ve artikülasyon çeşidi, hatalı seslerin adedi ve hatalı sesin başta sonda ya da ortada mı olduğu hakkında bilgi almalıdır.
Çocuk terapiye devam ediyorsa:
Çocuk yetkili bir kurumda veya bu konuda yetişmiş bir uzman tarafından terapiye tabi tutuluyorsa , sınıf öğretmeninin yardımı iki ayrı yönde olabilir.
• Birinci gruptaki yardım çocuğa ait gerekli bilgileri toplamak ve ilgiliye vermektir. Çocuğu, iyi bir şekilde gözleme fırsatına sahip olan öğretmen, inceleme veya tanıma fişleri diye adlandırılan fişlere yazacağı bilgilerde öğrencileri konuşma özellikleri yönünden de değerlendirmeye çalışmalıdır.
• Sınıf öğretmeninin ikinci gruptaki yardımı, terapi süresince çocuğa verilen ödevlerin yerine getirilmesinde, sınıfta gereken kolaylığı sağlamaktır. Uzmanla işbirliği yaparak onun tavsiyelerini yerine getirmek ve uygulamaların sonucundan uzmanı haberdar etmek, sınıf öğretmeninin en çok yardım edeceği konulardan biridir.

Çocuk terapiye devam etmiyorsa:
• Bugün için yurdumuzda konuşma özürünün düzeltilmesinde çalışabilecek yeterli sayıda eleman yoktur. Ama artikülasyon bozukluğu olan çocuk vardır. Bunlardan okul çağında olanlar çoğunlukla sınıflara bu özürleri ile devam etmektedir. Sınıflarında artikülasyon bozukluğu olan çocuklar tamamen sınıf öğretmeninin anlayış, yeterlilik ve çabasına kalmaktadır. Bu sınıf öğretmeni artikülasyon bozukluklarını düzeltme çalışması yapsın mı demektir? Bazı belirli vakalar için evet. Fakat bu hiçbir zaman sınıf öğretmeni konuşma uzmanının yerini tutar demek değildir. Sınıf öğretmeni terapistin yerini tutacak fonksiyona sahip olmadığı gibi terapiyi sürdürmek için yeterli zamana da sahip değildir.
• Öğretmen çocuğa karşı sevecen, sabırlı, ve özverili olmalıdır. Çocuğun hatalı çıkardığı sesi hemen doğru olarak kazanamayacağı için aceleci davranmamalıdır.
• Önce çocuğun artikülasyonunun çeşidini ve çıkardığı hatalı seslerin bilinmesi gerekmektedir. Bu nedenle çalışmaya hatalı sesin doğru olarak çıkarılması ile başlayıp, doğru çıkarmaya başladığı sesi kelime içinde kullanması sağlanabilir.
• Öğretmen Türkçe dersinde artikülasyonu olan çocuklara daha fazla söz vermelidir. Parçanın okunuşunda her çıkardığı hatalı sese çocuğun dikkatini çekmeli ve öğretmen tarafından doğru telafuz edilerek çocuğun tekrarlaması istenmelidir. Aynı uygulama anlatım çalışmaları, matematik dersinde problemin okunması gibi durumlarda da tekrarlanabilir.
• Öğretmen artikülasyon bozukluğu olan çocuklarda hatalı çıkardığı seslerden oluşan isteklerde bulunur. Örneğin ® harfinde artikülasyon bozukluğu olan bir çocuğa “Git ®asim Beyden tebeşir iste yoksa Tü®kan hanımdan iste gibi “çocuğun bu kelimeyi tekrar etmesi ve isteği yerine getirmesi istenebilir.
• Çocuklara öğretmen ara sıra şarkı, masal, öykü, kasetleri dinlettirilerek çocuğun çıkardığı hatalı sesin doğrusunu öğrenmesi, anlaması ve dikkatinin çekilmesi sağlanabilir.
• Sınıfta mani, tekerleme, şarkı söylenerek çocuğun hatalı çıkardığı sesler tekrar ettirilebilir.
• Öğretmen bir parça okurken bilinçli hatalar yaparak çocuğun bunları kaydetmesini ve doğrularını kendisinin telaffuz etmesini sağlayabilir.
• Öğretmen bir parçayı okur çocuk çıkarmakta güçlük çektiği sesi işaretler.
• Sınıfta başka artikülasyonu olan çocuklar birbirlerini dinleyip yanlışları not edip, kendi aralarında doğru sesi telaffuz etmeye çalışabilir.
• Çocuğa sınıf içi rutin işlerde görevler verilerek çocuğun günlük konuşmalarına dikkat ederek yanlış çıkardığı sesler üzerine yoğunlaşmalıdır. Artikülasyon bozukluğu eğitiminde sık görülen sorunlardan bir tanesi de; öğrenciye destek olmak amacıyla sürece katılan öğretmenlerin ilk anda çok fazla çaba harcayarak bıkkınlığa uğramaları yada başarı seviyelerini yüksek tutmak istemeleri dolayısıyla istenen hızda ilerleme sağlayamamalarıdır. Bütün bunlar öğretmeni etkilediği kadar öğrenciyi de etkiler. Çünkü bu gibi durumlarda öğrenci kendini baskı altında hissedebilir. Panik, engellenmişlik ve öğrenilmiş çaresizlik yaşayarak, psikolojik açıdan sorununu çözebilecek hale bir türlü gelemeyebilir.

Artikülasyon Eğitimi ve Öneriler

artikülasyon eğitimi

artikülasyon eğitimi

Uzmana Öneriler

Artikülasyon bozukluklarını düzeltme çalışmaları dört aşamada gerçekleştirilebilir:

1.Nedenleri ortaya çıkarmak. Çocuğun probleminin giderilmesi için doğru bir tanılama gerekir. Tanılama ile birlikte nedenlerin ortaya çıkarılması da önemlidir. Eğer çocukta artikülasyon bozukluğunun nedeni yapısal bir bozukluksa, çoğu tıbbı tedavi ile düzeltilebilir, neden işitme engeline bağlı ise uygun tedavi ve işitme aracı kullanılır, zeka düzeyi düşük çocuklarda zeka seviyesine göre terapinin düzenlenmesi ve çocuğun mevcut kapasitesinden en iyi şekilde yararlanılması gerekir, aile atmosferi ve duygusal uyumsuzluk gibi engeller için psikolojik çalışmalar yapılmalıdır.

2.Çocuğun probleminin farkına vardırılması. Çocuğun probleminin farkına vardırmak ve terapiye istekli hale getirmektir. Çocuğun bozuk çıkardığı sesler çocuk ve eğitimcisi tarafından beraberce listelenir. Böylece çocuk hangi sesleri çıkaramadığını bilir ve bu seslerle çalışma yapacağının farkına varır.

3.Özürlü sesin düzeltilmesi. Artikülatör kaslar: çene-dudak-dil-ağız kasları gereği gibi işlemiyorsa; · Yeni sesin konuşmada kullanilir hale getirilmesi, · Terapinin sona erdirilmesi ve vaka incelemesi, · Üfleme çalışması :Kibrit ,mum, söndürme ,kağıt üfleme pervane döndürme, · Sakız çiğneme çalışması, · Yalama çalışması: Dudaklara reçel, bal gibi tatlılar sürülerek yalama çalışmaları ile dil, dudak ağız kaslarının gelişmesinin sağlanması, · Islık çalma çalışması, · Dil yuvarlama çalışması, · Dişleri birbirine vurma çalişmasi, · Dudakların enlemesine, uzunlamasına açılıp kapanma çalışması, Daha sonra sesin düzeltilmesi için; · Çocuk yanlış çıkardığı sesin doğrusunu çok dinlemeli ,duymalı sesin doğrusu işitme merkezinde yer etmelidir, · Sesin çalışması: Ele alınan yeni ses uyarı, taklit, fonatik değiştirme ve doğru sesli sözcükleri kullanarak öğretilebilir, · Ayna karşisinda dogru sesi çikarma çalişmasi, · Hece çalışması, · Kelime çalışması, · Atasözleri ,deyimler gibi karmaşik kelime çalişmalari.

4.Artikülasyon çalışmasının sonlandırılması. · Bu aşamalar izlenerek aile, ögretmen ve terapistin yardimi ile artikülasyon bozuklugu olduguna karar verilen çocuklar konuşmayi daha kolay ve kisa zamanda kazanabilir. Artikülasyonu olan her çocuk yardimla ve düzenli çalişma ile konuşmasini düzeltebilir.

Anne Babaya Öneriler: Sağlıklı bir çocuğa sahip olmak her anne babanın en önemli isteklerinden biridir. Anne babalar hamilelik döneminde çocukları için en güzel ve en bekledikleri özellikleri hayal eder, onların toplumun ve kendilerinin değer verdiği önemli gördüğü tüm özellikleri taşımasını dilerler. Herkes sağlıklı bir bebek isterken çocuğun farklı özelliklerinin olması aileyi değişik duygulara iter. Bu duyguların yerine çocuğumu nasıl tanıyabilir, onu eğitmek için ne yapabilirim sorularına aşağıdaki öneriler ve alıştırmalar ışık tutacaktır: · Aile önce çocukta yapısal bir bozukluk olup olmadığını bir tıbbi kuruluştan yararlanarak öğrenebilir. (Çocukta görülen yapısal bozukluğun tedavisi mümkünse, hastanelerin cerrahi ve K.B.B ünitelerinde tedavi edilebilir.) · Eğer çocuğun artikülasyon bozukluğunun nedeni aile ortamı, duygusal sorunlar ise çocuğun psikolojik yardım alması yararlı olur.

ARTİKÜLASYON BOZUKLUĞU EĞİTİMİ

Aile çocukta artikülasyon bozukluğu olduğunu düşünürse; Rehberlik ve Araştırma Merkezlerine başvurarak artikülasyon testi yaptırmalı ve artikülasyon çeşidi, hatalı seslerin sayısı ve başta sonda ya da ortada mı olduğu hakkında bilgi almalıdır. · Anne-babalar bir uzmanla diyaloğa geçerek çocuğun konuşma terapisinden faydalanmasını sağlasalar da, bununla yetinmeyip evde çocuklarıyla bireysel olarak ilgilenmelidir.

· Yapısal bozukluk ve duygusal çatışmaya dayalı olmayan artikülasyon bozuklukları ailenin özverisiyle düzeltilebilir. Anne baba bu çalışma esnasında sevecen ve sabırlı olmalı hatalı seslerin birden düzeleceğini düşünmemelidir.

· İlk çalışma olarak aile çocuğun ağız, dudak, dil v.b artikülatör organlarındaki kasları çalıştırma alıştırması yaptırmalıdır. Bunun için çocuk sakız çiğneyebilir, dudak kaslarını çalıştırmak için üfleme çalışması, dudaklara bal sürerek dudak yalama çalışılması, a-o harfleriyle ağız yuvarlama hareketleri, diş takırdatma hareketleri yapabilir.

· Aile çocuğun hatalı çıkardığı sesleri tespit ederek içinde bu seslerin bulunduğu kelimelerden oluşan bir listeyi çocukla beraber hazırlayarak çocuğun listedeki kelimelerden haberdar olması sağlanabilir. Bu listeyi bazen yanlış bazen doğru telaffuz ederek okumalı ve her yanlış okunan telaffuzu bir işaretle belli etmesi istenir, daha sonra bütün kelime doğru telaffuz edilerek okunur ve çocuğun dikkati doğru sese çekilir. Çocukla beraber, hatalı çıkarılan seslerden ve kelimelerden oluşan bir hikaye hazırlanır, önce çocuk okur sonra aile doğrusunu okur, çocuk tekrar okuyarak kendi yanlışlarını işaretler. Burada amaç çocuğun doğru sese dikkatini çekmek ve doğru telaffuz etmesini sağlamaktır.

· Çocuk ve aile ayna karşisina geçerler, önce aile çocukla beraber hazirlanan kelime listesinin dogrusunu okur, sonra çocuktan okumasini ister, çocuk ebeveyninin agiz hareketlerine (agzinin hatali sesi çikarirken aldigi şekle dikkat ederek) bakarak dogrusunu çikarmaya çalişir, hem dogrusunu hem yanlişini telaffuz eder, çocuk hem dogru sesin hem yanliş sesin farkini görür. · Çocuk okula gidiyorsa Türkçe, Matematik, Fen, Sosyal Bilgiler gibi derslerden okuma çalışması yaptırılabilir. Aile, çocuğun yanlış çıkardığı seslere ilgisini çekerek, çocuktan yanlış okuduğu seslerin altını çizmesini isteyebilir. Bu ödevleri birde anne baba yanlış okuyarak, her yanlışta çocuğun parmağıyla masaya vurması isteyebilir, sonra doğru telaffuz etme çalışmasına geçilebilir. · Çocukla beraber oluşturduklari kelime listesiyle ilgili resimleri beraberce toplayarak bir dosya oluşturulur. Aile bu resimlerle dogru sesi çikarma çalişmasi yaptirabilir. Bu çalişmalar yapilirken çocuk dogru çikardigi sesler için ödüllendirilir. Çalişmanin son aşamalarinda ödül azaltilarak uygun bir biçimde kesilmelidir.

· Aile çocuğa evdeki rutin işlerde de görev vererek, bu işleri yaparken çocuğun hatalı çıkardığı sese dikkati çekilebilir.

· Alıştırmaya önce ses ile başlanır, çocuk sesi doğru telaffuz ettikten sonra basit hecelere geçilir, en son kelimeye geçilir. Cümle önce kısa basit sonra atasözleri bilmeceler, tekerlemelere geçilebilir. Alıştırmalar çocuğun anlayabileceği gibi tane tane ve normal ses düzeyinde olmalıdır

· Bu çalışmalar yapılırken çocuğu sıkmamak, onun hoşuna gidecek ortamlar yaratmak ve çocuğu ödüllendirmek çok önemlidir. Bu mesafe iyi ayarlanmazsa çocuk çalışmadan sıkılıp hiç konuşmama yolunu da seçebilir. Aile çocuğa sabırla yaklaşmalı, çalışmalarda aceleci olmamalı ve hemen sonuç bekleme gayretine girmemelidir. · Çocuktan aynı şeyi defalarca tekrarlamasını istemek çocuğu sıkar, konuşmaya ilgisini azaltır ve çocuk sorulan sorulara cevap vermez. Başarıya ulaşmak için her sözü tam değeri ile seslendirmeye ve acele etmemeye özen gösterilmelidir.

· Çocuk doğru sesi kelime içinde de çıkarmaya başladığında hemen alıştırmalar sona erdirilmemeli ve çocuk takip edilmelidir. Öğretmene Öneriler: · Artikülasyon bozukluğu olan çocuk okula gidiyorsa sınıf öğretmenini ve branş öğretmenlerini bir yana bırakan bir terapi veya konuşma geliştirme çalışması düşünmek mümkün değildir.

· Öğretmen çocuğun artikülasyon bozukluğu olup olmadığını ve hatalı çıkardığı sesleri anlaması için önce Rehberlik ve Araştırma Merkezlerinden yararlanarak artikülasyon testi yaptırmalı ve artikülasyon çeşidi, hatalı seslerin adedi ve hatalı sesin başta sonda ya da ortada mı olduğu hakkında bilgi almalıdır.

Çocuk terapiye devam ediyorsa: Çocuk yetkili bir kurumda veya bu konuda yetişmiş bir uzman tarafindan terapiye tabi tutuluyorsa , sinif ögretmeninin yardimi iki ayri yönde olabilir. · Birinci gruptaki yardım çocuğa ait gerekli bilgileri toplamak ve ilgiliye vermektir. Çocuğu, iyi bir şekilde gözleme fırsatına sahip olan öğretmen, inceleme veya tanıma fişleri diye adlandırılan fişlere yazacağı bilgilerde öğrencileri konuşma özellikleri yönünden de değerlendirmeye çalışmalıdır. · Sınıf öğretmeninin ikinci gruptaki yardımı, terapi süresince çocuğa verilen ödevlerin yerine getirilmesinde, sınıfta gereken kolaylığı sağlamaktır. Uzmanla işbirliği yaparak onun tavsiyelerini yerine getirmek ve uygulamaların sonucundan uzmanı haberdar etmek, sınıf öğretmeninin en çok yardım edeceği konulardan biridir.

Çocuk terapiye devam etmiyorsa: · Bugün için yurdumuzda konuşma özürünün düzeltilmesinde çalişabilecek yeterli sayida eleman yoktur. Ama artikülasyon bozuklugu olan çocuk vardir. Bunlardan okul çaginda olanlar çogunlukla siniflara bu özürleri ile devam etmektedir. Siniflarinda artikülasyon bozuklugu olan çocuklar tamamen sinif ögretmeninin anlayiş, yeterlilik ve çabasina kalmaktadir. Bu sinif ögretmeni artikülasyon bozukluklarini düzeltme çalişmasi yapsin mi demektir? Bazi belirli vakalar için evet. Fakat bu hiçbir zaman sinif ögretmeni konuşma uzmaninin yerini tutar demek degildir. Sinif ögretmeni terapistin yerini tutacak fonksiyona sahip olmadigi gibi terapiyi sürdürmek için yeterli zamana da sahip degildir.

· Öğretmen çocuğa karşı sevecen, sabırlı, ve özverili olmalıdır. Çocuğun hatalı çıkardığı sesi hemen doğru olarak kazanamayacağı için aceleci davranmamalıdır.

· Önce çocuğun artikülasyonunun çeşidini ve çıkardığı hatalı seslerin bilinmesi gerekmektedir. Bu nedenle çalışmaya hatalı sesin doğru olarak çıkarılması ile başlayıp, doğru çıkarmaya başladığı sesi kelime içinde kullanması sağlanabilir. · Öğretmen Türkçe dersinde artikülasyonu olan çocuklara daha fazla söz vermelidir. Parçanın okunuşunda her çıkardığı hatalı sese çocuğun dikkatini çekmeli ve öğretmen tarafından doğru telafuz edilerek çocuğun tekrarlaması istenmelidir. Aynı uygulama anlatım çalışmaları, matematik dersinde problemin okunması gibi durumlarda da tekrarlanabilir. · Öğretmen artikülasyon bozukluğu olan çocuklarda hatalı çıkardığı seslerden oluşan isteklerde bulunur. Örneğin ® harfinde artikülasyon bozukluğu olan bir çocuğa “Git ®asim Beyden tebeşir iste yoksa Tü®kan hanımdan iste gibi “çocuğun bu kelimeyi tekrar etmesi ve isteği yerine getirmesi istenebilir. · Çocuklara öğretmen arasıra şarkı, masal, öykü, kasetleri dinlettirilerek çocuğun çıkardığı hatalı sesin doğrusunu öğrenmesi, anlaması ve dikkatinin çekilmesi sağlanabilir.

· Sınıfta mani, tekerleme, şarkı söylenerek çocuğun hatalı çıkardığı sesler tekrar ettirilebilir. · Öğretmen bir parça okurken bilinçli hatalar yaparak çocuğun bunları kaydetmesini ve doğrularını kendisinin telaffuz etmesini sağlayabilir. · Öğretmen bir parçayı okur çocuk çıkarmakta güçlük çektiği sesi işaretler. · Sınıfta başka artikülasyonu olan çocuklar birbirlerini dinleyip yanlışları not edip, kendi aralarında doğru sesi telaffuz etmeye çalışabilir.

· Çocuğa sınıf içi rutin işlerde görevler verilerek çocuğun günlük konuşmalarına dikkat ederek yanlış çıkardığı sesler üzerine yoğunlaşmalıdır.Artikülasyon bozukluğu eğitiminde sık görülen sorunlardan bir tanesi de; öğrenciye destek olmak amacıyla sürece katılan öğretmenlerin ilk anda çok fazla çaba harcayarak bıkkınlığa uğramaları yada başarı seviyelerini yüksek tutmak istemeleri dolayısıyla istenen hızda ilerleme sağlayamamalarıdır. Bütün bunlar öğretmeni etkilediği kadar öğrenciyi de etkiler. Çünkü bu gibi durumlarda öğrenci kendini baskı altında hissedebilir. Panik, engellenmişlik ve öğrenilmiş çaresizlik yaşayarak, psikolojik açıdan sorununu çözebilecek hale bir türlü gelemeyebilir.