Category: Gelişim

ÇOCUKLARDA RESME BAŞLAMA AŞAMALARI

1-KARALAMA DÖNEMİ (1-4)YAŞ ARASI

Çocuklar bu yaşlar arasında gelişi güzel çizimler yaparlar. Resimler daha çok oyun amaçlıdır. Çizgiler,tren rayı vb. dir.
Karalama Örneklerinden bazıları şunlardır.

2-ŞEMA ÖNCESİ DÖNEM (4-7) YAŞ ARASI
Üç yaş çocuğu tipik yuvarlak kafa çizebilir. İnsan çiz değince baş ve ayakları olan insan çizebilirler. Yüz hatlarını belirleyebilir. Dört yaş çocuğu kolları ve bacakları olan çöp adam çizebilirler. Beş yaşındaki çocuğunun yaptığı insan ve evler daha belirgin olmaktadır. Altı yaş çocuğunun yaptığı resimler de artık yavaş yavaş konuda vardır. Resimlerde yer zemini çizgisi mevcuttur. Resimlerde saydamlık da vardır. Örneğin ev çizimlerinde evin içindeki eşyalarında çiziliyor olması gibi.
RENKLERİN ANLAMLARI (4-7) YAŞ ARASI

Dört beş yaşlarındaki çocuklar genelde renk ayrımı yapmadan resmi boyarlar. Bu yaşlarda ana ve ara renkleri öğrenebilirler. Mutlu resimlerde genelde sarı renk, üzüntülü resimlerde genelde kahverengi renk daha ağırlıktadır. Unutulmamalıdır ki çocuk hangi rengi seviyorsa ,resimlerde ağırlık o renge doğrudur. Resimlerde ağırlık kırmızı renkse iddiacılığı ve saldırganlığı temsil eder. Pembe,sarı,turuncu……gibi sıcak renkleri seçen çocuklar sevecen,uyumlu,işbirlikçi……dir. Siyah,mavi,yeşil,kahverengi gibi soğuk renkleri seçen çocuklar, baskıcı aile ortamında yetişen iddiacı,çekingen,güçlükle kontrol edilen,uyumsuz,gerçek duygularını bastıran …. çocukları temsil edebilir.
3-ŞEMATİK DÖNEM (7-9) YAŞLAR ARASI
Resimler daha belirgin ve ayrıntılıdır. İlk bakışta resmin ne olduğu kolaylıkla anlaşıla bilinir . Resimler daha gerçekçidir. Resimde mekansal ilişki vardır. Çocuklar yer çizgisi kullanırlar. Yer çizgisi çocuğun kendisi ve çevresiyle olan ilişkinin boyutunu temsil eder. Bu dönemde kuşbakışı resim çizimleri ağırlıktadır.
4-GERÇEKÇİLİK DÖNEMİ (9-12)YAŞLAR ARASI
Bu dönemde resimlerde daha ayrıntılı çizimler ve gerçekçi bir yaklaşım görülür. Resim konularında kızlar ve erkekler arasında farklılıklar gözlemlenir. Kız çocukları daha çok bebek resmi,portreler,elbiseler…erkek çocukları ise araba,gemi,uçak…çizerler. Resimleri beğenmeme , aşırı hassasiyet ve kendini ifade güçlüğü görülür.
5-DOĞALCILIK DÖNEMİ(12-14)YAŞLAR ARASI
Nesneler orantılıdır. Resimler perspektiftir. Yakın çevrede gördüğü objelerin orantılarını,boyutlarını ve derinliklerini çizgileriyle yansıtmaya çalışır. Renkleri ise en iyi şekilde kullanırlar.

ZİHİNSEL YETERSİZLİĞİ OLAN ÇOCUKLARIN RESİMLERİ

Resimlerde belirgin herhangi bir konu yoktur. Plansızdır. Yaşıtlarının resim özelliklerinden oldukça gerilik gösterir. Resim cılız ve ilkeldir. Çoğunlukla kağıda resim yerine çeşitli karamalar yaparlar. Ayrıntılar bulunmaz .Örneğin insan resmi çiz dediğimizde sadece sınır belirten bir çizgi çizilir.Gözler,ağız,burun vs. çizilmez.Ev çizdiğinde çatısı kapısı,bahçesi başka bir yere çizilir.Çocukta resimleri ters çizme sıklıkla karşılaşılıyorsa öğrenme güçlüğü çekebileceği düşüne bilinir. Örneğin ağaçların ters çizilmesi gibi.
ÜSTÜN YETENEKLİ ÇOCUKLARIN RESİMLERİ
Üstün kabiliyetli kişi diğer insanlardan farklı düşünebilme davranabilme kabiliyetine sahiptir. Resimlerde dikkati çeken ortak özellikler kısaca, akranlarından üstün bir performans göstermeleri, farklı kavramlar arasında mantıklı ilişkiler kurabilmeleri,gelişmiş hayal gücü ,çizilen figürlerin hareket halinde olabilmesi,renklerin genelde canlı olması kağıdın tamamının kullanılması gibi……
UNUTULMAMALIDIR Kİ
Çok güzel resim yapan çocuk zekidir,zeki çocuklar güzel Resim yaparlar DENİLEMEZ.

ÇOCUĞUN PSİKOLOJİK ÖZELLİKLERİNİ YANSITAN RESİMLER

OKUL FOBİSİ :Resimlerde aile bireyleri ağırlıklı olarak çizilir. Okul ,öğrenci resmi çizmek istemezler.Ev ve evde mutlu çocuk resimleri çizerler.Resimler saydamdır.
GÜVENSİZLİĞİ YANSITAN RESİMLER: Kağıdın tamamı kullanılmaz,boşluklar fazladır. Çizimler yarımdır. Küçük figürler çizme ve kağıdın bir bölümünü kullanma eğilimindedirler. İnsan figürlerinde el ve ayakların çizilmemiş olması güvensizliği ve çevreye uyumda yaşanılan güçlüğü,iletişim eksikliğini,paylaşım azlığını,kendinden başka insanlarla birlikte olmamayı,bencilliği de ifade etmektedir. Güvensiz çocuğun resimlerindeki çizgiler daha çok silik ve kesik kesiktir.
HİPERAKTİF ÇOCUKLARIN RESİMLERİ:Taşkın ve çok renkli resim çizerler.Gerilimli oldukları için genelde karalamayı tercih ederler ve resimleri hep yarım kalır. Çizdiklerinde ise resimleri çok büyük olur.
CİNSEL KİMLİK KARMAŞASI : Anne ve babaya aşırı yaklaşılması, zıt cinsel kimlikte çizimlerde yoğunlaşma, ev resimlerinde yatak odasının çizimi, etek giyen,çocuk emziren baba , ava giden sakal bırakan anne figürlerinin çizilmiş olması bize bazı ipuçları vermektedir.

AİLEDE İLETİŞİM PROBLEMLERİNİN OLDUĞUNU İFADE EDEN RESİMLER

Ailede iletişim kopukluğu ,aileyi konu alan resimlerde açıkça görülmektedir. Resimde aile üyelerinin birinin veya birkaçının eksikliği.. ,( annenin,babanın,kardeşlerin,aile içinde yaşayan diğer fertlerin hala,amca,dede,ninenin ….. çizilmemiş olması ) Aile fertlerini çizmeyi rededmesi,ebeveyn figürlerinin olmaması parçalanmış aileyi ,sevgi eksikliğini , Anne baba ve çocukların arasına nesnelerin yerleştirilmesi,aile bireylerinin arasına köprü , gökdelen evler ,yol, ırmak ,ağaçların…………….. çizilmesi, iletişim problemlerinin bir göstergesi olarak kabul edile bilinir.
Anne babanın çok büyük çocuğun çok küçük veya anne babadan birinin büyük diğerinin küçük çizilmiş olması ailede baskıyı aile fertleri arasında problemin olduğunu baskıcı ve otoriter tutumu,anne babanın çok abartılı çizimi onlara duyulan hayranlığı da temsil edebilir.
Resimde küçük kardeşin anne babanın elinden tutuyor olması ve diğer çocuğun çok uzaklarda çizilmesi veya hiç çizilmemiş olması,sevgi yoksunluğunu ,kardeş kıskançlığını ,kendisini yok saydığını, iç çatışmaların bir göstergesi olabileceği düşüne bilinir.

 

RESİMLERDE Kİ FİGÜRLERİN ANLAMLARI İNSAN FİGÜRÜNDE Kİ KISIMLARIN ANLAMLARI

Büyük veya çok küçük kafanın çizilmesi zihinsel aktivite de problemlerin olduğunu,zihinsel geriliği ifade eder.
Vücudun organlarının çizilmemesi veya eksik bırakılması endişe duyulan,rahatsızlık hissedilen kısımları yansıtır.
Kolların abartılı çizimi aile içi ve çocuğa yönelik şiddeti, Kolların çizilmemesi ise güç ve kuvvetin azlığını,
Ağzın büyük veya küçük çizimi dil ve konuşma problemi Ağzın çizilmemesi iletişim problemlerini….
Gözlerin büyük çizimi merakı,boş ve anlamsız bakan gözlerin olması görme problemini ve görmeye bağlı öğrenme problemlerini…
Burunun abartılı çizimi astım ,bronşit vb. solunum yoluna bağlı problemlerin olduğunu…burunun çizilmemesi güç savaşını,güçsüzlüğü,desteksizliği..
Kulakların normalinden farklı ,büyük veya küçük çizimi işitmeye bağlı problemlerin olduğunu….
Ellerin çok büyük çizilmesi dayağı ,şiddeti,çalma eylemlerini,çok küçük çizilmesi ise güvensizliği,çevreye uyum güçlüğünü ….
Ayakların abartılı çizimi kendine olan güveni,küçük çizilmesi ise güvensizliği ve yardımsızlığı,
Cinsel organların çizimi saldırganlığı,aşırı endişeyi ve anne babayı çıplak görmüş olmayı temsil etmektedir.

EV FİGÜRLERİNİN YORUMLANMASI

Ev çocuğun duygusal yaşamının oluştuğu merkezdir. Evin saydam olarak çizilmesi,yaşamı canlılığı , içini göstermeyen duvarların çizilmiş olması ise karamsarlığı,yaşam ifadesinde ki güçlükleri,kendini anlatmakta karşılaşılan zorlukları ifade etmektedir.
Evlerdeki bacalardan yükselen kalın dumanlar aile için de yaşanılan kavgaları,çatışmaları ,sürtüşmeleri gösterir.
Yüksek binalar ve gökdelenler çocuktaki özlem ve komplekslerin ,gerginliğin yansımasıdır . Ezilme ve başkaldırı vardır.
Evlerden çıkan yollar rehberliğe ,yol gösterilmeye duyulan ihtiyaçtır.
Resimlerde, insan resimlerinin azlığı veya yokluğu sosyal ilişkilerde kopukluğu belirtir.İnsan figürünün çokluğu ise sosyal ilişkilerde ki gelişmişlik düzeyini belirtir.
Çizilen kuş resimleri özgürlüğe duyulan ihtiyaç hasrettir
Çizilen ağaçlarda meyve olması verimli olma isteği yeşil yapraklı ağaçlar canlılığı,solmuş yapraklı ağaçlar ve yaprak dökümü ölüm isteğini,ağaç köklerinin olması içgüdüye önem vermesi ve bağımlılık duygularını yansıtır.
Resimlerde çok bulut veya koyu renkli bulutların olması çözülemeyen problemleri ifade edmektedir.

ÇOCUK RESİMLERİNİN GENEL OLARAK YORUMLANMASINDA DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR

Çocuğun bize kendisini yansıtması ve olaylar hakkında duygu ve düşüncelerini ifade etmesinde,yalın bir anlatım aracı olan resmim önemi büyüktür. Resim etkinliğinin aynı zamanda sözsüz dili oluşturması ve bu yolla anlatımın kolay olması, yaşı ve kişilik özellikleri nedeniyle sözlü iletişim kurmakta güçlük çeken çocukları tanımada da önemli bir teşhis aracı olmasını sağlamaktadır.
Çocuk resimlerini yorumlarken ,dikkat etmemiz gereken bazı önemli noktalar bulunmaktadır.
Tek resimden yola çıkarak yapacağımız bir değerlendirme bize hatalı sonuç verebilir. Çocuğun diğer resimlerinede dikkat etmeli ve toplu bir değerlendirme yapılmalıdır. Resim değerlendirmesine başlamadan önce…..Çocuğun genel tutum ve davranışlarını ,içinde yaşadığı
Psikolojik sosyo-kültürel ve ekonomik durum,arkadaşlarıyla kardeşleriyle ilişkileri,okul ve aile içi ilişkileri çocuğun yaşını,cinsiyetini,ailede kaçıncı çocuk olduğunu varsa uyum ve davranış sorununun türünü, ailesinin genel özelliklerini,okul başarısını,çocuk hakkındaki genel izlenim ve görünüm ,diğer önemli özellikleri de göz önünde bulundurulmalıdır.
Resim aynı zamanda öğrenilen bir davranıştır. Resim çizmede öğretmen faktörü de önemlidir. Çocuklar resim çizmeyi kendi kendilerine,ailelerinden,öğretmenlerinden veya arkadaşlarından öğrenebilirler.
Konu seçimi yapmadan ‘Hadi bakalım bize bir resim çiz’ dediğimizde ,çocuk ilgi ve ihtiyaçları doğrultusunda içinde yaşadığı psikolojik duruma ve hayal gücünün de etkisiyle resim çizebilir .Serbest konu verdiğimizde çocuğun çizmiş olduğu resimdeki tema da çok önemli-dir .
Unutulmamalıdır ki, resim değerlendirilmesi projektif bir tekniktir.Yorumlar, yorumlayana göre değişkenlik gösterebilir.

ÇİZGİLERİN YORUMU
Büyüklük:Çok büyük ve çok küçük resimler anlamlı olabilir.
Büyük Resimler :Sayfanın tamamını kaplayan çok büyük resimler Küçük Resimler:Birkaç cm büyüklüğünde ki resimler
-İç kontrol zayıflığı
-hiperaktivite
-Dikkat dağınıklığı
-Saldırganlık -Ürkek
-Benlik Saygısı düşük
-İçe dönük

Abartılı Çizimler: beden kısımlarının abartılarak büyük veya küçük çizilmesi

Baş Zihinsel açıdan kendini yetersiz gören çocuklar
Ağız Konuşma ve dil problemi olan çocuklar
Bağımlı çocuklar
Gözler Göz bebeği olamadan çizilen resimler görme problemi olan çocuklar
Güvensiz ve şüpheci
Ayaklar Güven isteği,
Kaygı
Burun Solunum güçlüğü çeken çocuklar
Kulaklar İşitme problemi
Kuşkucu,(başkaları tarafından dinlenme )
Cinsel Organlar Saldırganlık
Dürtü kontrolü zayıf

Eksik ve Unutulan Çizgiler:Bazı beden kısımlarının çizilmemesi veya belirgin olmaması

Eller Güvensizlik
Çevreye uyumda güçlük
Kollar Güvensizlik
Güç ve kuvvet azlığı
Bacaklar Çocuğun kendini desteksiz
Hareketsiz algılaması
Ayaklar Kendine güvensizlik
Burun Benlik saygısı düşük
ağız İlişki kurmakta zorluk
Kaynaklar
Karadeniz Teknik Üniversitesi Özel Eğitim Bölümü Zihinsel Engellirde Resim Ders ders notları

Bebek gelişimi 3. ay

BEBEĞİNİZ BU AYDA NELER YAPAR

Bebeğiniz artık daha da büyüdü. Bu ayın sonunda şunları yapabilir:
•  Karnının üzerindeyken kafasını 45 ile 90 derece arasında yukarı kaldırabilir.
•  Yüzüne 15 cm uzaklıktaki bir cismi başından sonuna dek takip edebilir.
•  Bebeğiniz yüksek sesle gülebilir.
•  İki elini kavuşturabilir.
•  Memnıniyet çığlıkları atabilir.
•  Dik oturtulduğu zaman kafasını dik tutabilir.
•  Karnının üzerindeyken kollarının yardımıyla göğsünü yerden kaldırabilir.
•  Küçük nesnelere dikkat gösterebilir.
•  Bir nesneye uzanabilir.
•  Oturması için kollarından çekildiğinde kafasını kontrol edebilir.
•  Sesin geldiği yöne dönebilir(özellikle annesinin sesine).
•  Agu gibi sessiz harf kombinasyonları yapabilir.Şu reklamlar başlasa da bir seyretsem! En çok yeşil kıyafetli kadına gülüyorum. Ama eve ekmek getiren amcadan da korkuyorum biraz. Benim oyuncaklarımı almaya çalışıyor devamlı; ben de hemen ağlıyorum. Ne zaman ağlasam, babam beni kucağına alıyor. “Ba-ba, ba-ba” diye birşeyler söylüyor bana. Halbuki benim adım baba değil ki?


Üçüncü Ayımda Fiziksel Gelişimim:
Artık kocaman bir bebek oldum ben, iyice hareketlendim, sanırım bu yüzden annemle babam daha bir dikkatle takip etmeye başladılar beni. Yataktan ya da koltuktan düşmemden, elime geçirdiğim küçük objeleri yutmamdan korkuyorlar. Haksız da sayılmazlar hani, onların gözetiminde olmak benim için en güvenli olanı şu anda! Beni yüzüstü yatırdıklarında başımı 90 derecelik açıyla kaldırabiliyorum; ayrıca ellerimi birleştirmeyi de becerebiliyorum artık. Mutlu olduğum zamanlarda yüksek sesle gülmeye başladım, annemle babamın çok hoşuna gidiyor bu durum!

Üçüncü Ayımda Algısal ve Sosyal Gelişimim:
Duyduğum sesleri takip edebiliyorum, sesin geldiği yere göre başımı sağa sola hareket ettirmeye başladım. Konuşma seslerini de algılayabiliyorum artık. Bir de şu konuşma işini çözebilsem ne güzel olacak! Konuşuyormuş gibi ağzımı hareket ettirebiliyorum ve çeşitli sesler çıkarıyorum ama hala gerçek bir konuşmaya çok uzak bunlar sanırım. Ben konuşamıyorum gerçi, ama annem benimle çok sık konuşuyor artık; hatta bana kitap okumaya bile başladı. Okunanları anlamıyorum ama çeşitli kelimelere ve seslere alışıyorum bu şekilde; hem bu benim konuşmayı daha erken öğrenmeme bile yardımcı olabilir. Şu anda duyduğum çoğu ses ve kelimeyi hızla gelişmekte olan hafızama kaydediyorum.
Bu arada sinir sistemim de gelişmekte olduğu için yeme ve uyuma alışkanlıklarım yavaş yavaş düzene girmeye başladı. Buna en çok annem seviniyordur herhalde, ben de annemi sevindirmek ve işini kolaylaştırmak için elimden gelen her şeyi yapıyorum. Ama hala önümüzde uzun ve meşakkatli bir yol var. Birlikte başaracağız. Zaten annemden başka hiç kimse bu kadar yorgunluk ve zorluğa onun gibi zevkle ve sevgi dolu devam edemezdi.

Aşılarım:
Bu ay BCG (Tüberküloz) aşımı oldum. BCG aşısı şu anda dünyada kullanılan tüm aşılar içinde en eski olanıymış ve inanılmaz sayıda insan BCG aşısı olmuş.
Annem düzenli doktor ziyaret ve kontrollerimi de hiç ihmal etmiyor tabii ki.

Bugünlerde bebeğiniz belirgin ihtiyaçlarını ve önceliklerini belli etmeye başlar. Çevresi ve kalıtımsal özellikleri kişiliğini oluşturur. Daha da önemlisi, artık sadece fiziksel ihtiyaçlarının etkisiyle hareket etmez, etrafında olup bitenden de keyif almaya başlar.
Örneğin bir sese doğru daha emin olarak döner ve hareket etmekte olan bir insanı gözleriyle takip edebilir. (Bebeğin yüzünün çoğunlukla bir yöne dönük olmasını sağlayan eskrim pozisyonu nihayet kaybolmuştur.) Yüzleri incelemek çok hoşuna gider; saç ve yüz arasındaki renk kontrastı ilgisini çeker.
Duyusal uyarılar bebeğiniz için artık çok daha önemlidir, çünkü etrafındaki dünyayı duyuları sayesinde öğrenecek ve tanıyacaktır. Artık uyanık olduğu anlarda kucağa alınıp sallanmaktan eskisi kadar hoşlanmaz. Onunla konuşmanızı, oynamanızı ve ona yeni şeyler göstermenizi ister. Uzun süre yalnız kalmak asla hoşuna gitmeyecek ve bunu da hemen belli edecektir.
Bebeğiniz ona verdiğiniz hemen her şeyi elleriyle tutacak ve her seferinde daha önce bilmediği yeni bir objeyi tercih edecektir. Artık nesnelerin sadece görünüşü ile değil, dokusu ve tadı(!) ile de ilgilenmektedir. Kadife kumaşlar, tüylü oyuncaklar, yastıklar gibi değişik dokuları tanımak hoşuna gidecektir. Bu dönemde bebek sıcak ve soğuğun değişik dereceleri olduğunu da keşfedecek, bazen bir objeyle oynarken o objenin şekil değiştireceğini öğrenecektir. Bıraktığında bazı nesneler yeni bir şekil alır; bazıları ise eski şekline döner. Bebek bunları oyunları sırasında tekrar tekrar deneyerek öğrenir.

 

Yeni doğanda kalça çıkığı

kalça çıkığı

kalça çıkığı

 

Bebeklerde kalça gelişimi, anne karnında başlayıp, doğum sonrası dönemde devam eden bir süreçtir. Bu gelişim sürecindeki olumsuz faktörler, kalçanın yeterli gelişememesine hatta çıkık olmasına neden olur. Kalça çıkıklarının yaklaşık % 0.5 kadarı doğum öncesi gelişir ve doğduğunda mevcuttur. Geri kalan % 99.5’luk bölümü ise doğum sırasındaki kalçanın zorlanmasına ve doğum sonrası büyüme dönemindeki nedenlere bağlıdır. Bu nedenle eskiden doğumsal kalça çıkığı-DKÇ dediğimiz bu sakatlığı, gelişimsel kalça çıkığı-GKÇ olarak adlandırmak daha uygun olacaktır. Esas önemli olan büyük çoğunluk, çok basit önlemler ve bazı noktalara dikkat edilerek önlenebilir. Bu konuda sağlık personelinin yanında ailelere de önemli görevler düşmektedir. Bu konuda dikkat edilmesi gerekenler :

kalça çıkığı tedavi

kalça çıkığı tedavi

kalça çıkığı

kalça çıkığı

Doğum sonrası bebekler, doktor ve ebeler tarafından, ayaklarından tutulup başaşağı sallanmamalı.
İlk 1 yaşta boy ölçerken, bacaklar, kalça eklemini zorlayacak şekilde çekilmemeli.
Çocuklar kundaklanmamalı, beşiğe belenmemeli ( Resim 1).
Çocuklara dar, kalın, kalça ve diz hareketlerini engelleyen giysiler giydirilmemeli( Resim 2 ).
Çocuklar doğru tutuş pozisyonda taşınmalı ve beslenmeli ( Resim 3 ).
Doğum sonrası muayenesi ve aylık takiplerinde kalça çıkığı yönünden mutlaka değerlendirilmeli.
Çocuğunuzu kundaklamayınız, beşiğe belemeyiniz.

Çocuklarınıza dar, kalın, kalça ve diz hareketlerini engelleyen giysiler giydirmeyiniz.
Çocuklarınızı doğru taşıyınız, doğru pozisyonda besleyiniz.

Yenii doğan bebekte duyular

bebekte duyular

bebekte duyular

Normal yenidoğanlar, doğumdan hemen sonra görebilir, duyabilir ve ağrı hissedebilirler. Bir yenidoğan 30 cm uzaklıkta sallandırılan kırmızı renkli bir nesneyi fark eder, suratını asar ve çok kısa süreli de olsa nesneyi odaklamaya çalışır. Eğer nesne yavaş yavaş bir taraftan diğerine hareket ettirilirse, nesneye gözlerini dikip, kısa ve ani göz hareketleriyle nesneyi izleyebilir. Bebek ayrıca ışığın şiddetine de duyarlıdır. Parlak bir ışık karşısında gözlerini kırpıştırır, sıkıca yumar veya kapalı tutar. Doğumdan itibaren biçimleri, desenleri ve çizgilerin düzenlenişini ayırdedebilir. Desenli yüzeyleri mat ya da parlak tek renklilere tercih eder. Şeritli ve köşeli nesnelere çember biçimlerden daha uzun süre bakar. Emzirme sırasında annenin gözleriyle bebeğin gözleri arasındaki uzaklık, bebeğin bir nesneyi en iyi odaklayabildiği uzaklıktır. Bu göz göze ilişki çocukla anne arasındaki ilk iletişim yoludur.

Yenidoğan bebekler işitebilirler. Sese göz kırparak, kollarını ve bacaklarını hareket ettirerek, nefes alarak ya da emmeyi bırakarak tepki verirler. Anneler genellikle bebekleriyle ince bir sesle konuşurlar ve bebekler annenin sesine, babanın sesinden daha tutarlı olarak tepki verirler. Anne ile bebeğin iletişiminin sesli filmlerle analizi, annenin sözlerine göre karşılıklı bir dans yarttığını göstermiştir. Örneğin, anne nefes almak için durduğunda ya da bir heceyi vurguladığında, bebek bir kaşını kaldırabilir, ayağını indirebilir, elini açabilir vb. Bu dansı farkeden anne için bu durum, konuşmasını sürdürmesi için önemli bir motive edicidir. Doğumdan birkaç hafta sonra bebek, dil çıkarma, dudaklarını büzme ya da ağız açma gibi hareketleri taklit edebilir. Ayrıca 3 günlük bebekler bazı kokuları algılayabilirler ve kendi anneleriyle diğer annelerin göğüs petlerini ayırdedebilirler.

Sevgili anneler bebeğiniz doğduğu günden beri sizi görüyor, duyuyor, kokunuzu ayırt ediyor, hissediyor ve ruhsal durumunuzu algılıyor. Beslemenin olduğu kadar iletişiminde en güzeli olan emzirme sırasında; bebeğinizin gözlerinin içine güleryüzle bakarak yumuşak bir sesle ve sevgiyle konuşmanız, onun daha sakin olmasını ve daha iyi gelişmesini sağlayacaktır.

Zekanızı geliştirin

10 basit yöntemle zekanızı geliştirin !

İşte beyin hücrelerini zinde tutmanın 10 basit yolu…

Yenilenmeyen beyin hücrelerini geliştirmek, zekanızı artırmak aslında gün içerisinde yapacağını çok basit bazı alıştırmalara bağlı. İşte Amerikalı uzmanların şiddetle tavsiye ettikleri o basit ama etkili yöntemler;

1- Ters el alıştırması

Sağ eliniz yerine biraz da sol elinizi kullanmaya başlayın. Saçlarınızı sol elinizle tarayın, kalemi ters elinizle tutun gibi… Sonuç olarak, rutin alışkanlıklarınızı kırar ve beyninizin kullanmadığınız diğer yarısını da harekete geçirmiş olursunuz.

2-Çocuk oyunu alıştırması

İşe veya alışverişe giderken, tıpkı bir çocuk gibi merak içinde bütün duyularınızı harekete geçirin. Bakın, dokunun, dinleyin, koklayın. Bu şekilde çok ender yaptığınız bağlantıları canlandırır, beyninizin kapasitesini artırırsınız. Duyu organlarınızın ne kadar fazlasını kullanırsanız, hafızanız her zaman canlı kalır.

3-Harf alıştırması

Elinize bir gazete ve bir fosforlu kalem alın. Sırasıyla paragrafları okuyun ve çift yazılmış harflerin üzerini çizin. Mesela, çift ‘t’ ve ‘m’lerin üzerini işaretleyin. Böylelikle konsantrasyonunuzun ne kadar uyarıldığını hemen hissedecek-siniz. Bu, zihnin canlanmasını artırır.

4-Polisiye alıştırması

“Dün akşam şu saatte ne yaptım, neredeydim, iki saat önce ne yaptım?” gibi, genellikle polisiye romanlarında sorulan soruları kendinize yöneltin. Ve tabii cevaplayın. Bu alıştırma sonucunda yaptıklarınıza karşı dikkatinizi geliştirebilirsiniz.

5-Yürüyüş alıştırması

Asker yürüyüşü gibi olduğunuz yerde hareket edin. Sol bacağınızı her kaldırdığınızda, önce sağ elinizle, sonra sol elinizle dizinize dokunun. Böyle çaprazlama hareketlerle beyninizin her iki tarafını kullanmış olursunuz.

6-Ressam alıştırması

Burnunuzun ucunda bir fırça olduğunu hayal edin. Bununla havaya en sevdiğiniz renkte yatay bir sekiz çizin. Bu çizim hareketleri, yorgun zihninizi hemen canlandırır. Aynı zamanda beyni bloke eden stresi etkili biçimde yok eder.

7-Ajan alıştırması

Bu alıştırmayı daha çok sokakta yapacaksınız. Çevrenizde bulunan arabaların plakalarına bakın ve plakadaki harflerden kelimeler, hatta cümleler türetmeye çalışın. Böylece hem kelime hazinenizi geliştirir hem de beyninizi canlandırırsınız.

8-Resim alıştırması

Bu alıştırmayla alışveriş listelerini çok kolay ezberleyebilir, hafızanızı güçlendirebilirsiniz. Bunun için kalem kağıt alın ve kağıdın üzerine mum, kaktüs, yonca gibi semboller çizin. Her resim bir sayıyı sembolize ediyor. Ardından sembolleri sayılara göre ezberleyin. Bu alıştırmayla, zihninizde listeler oluşturmayı kolay başarırsınız.

9-Otobiyografi alıştırması

Düşünün ki, hayat hikayenizi yazmanız gerekiyor. Burada, işe, gittiğiniz ilkokuldan başlayabilirsiniz. Bunun için en yakın arkadaşınızı, tipini, sınıfınızın düzenini hatırlamanız gerekiyor. Bu alıştırmayla, kişilerle ilgili hafızanızı harekete geçirirsiniz.

10-Hipnoz alıştırması

Özellikle stresli anlarınızda olumlu kelimelerden destek almaya bakın. Bunlarla olumsuz düşüncelerinizi yok edersiniz. Mesela, “Benim için gerekli olan her şeyi biliyorum ve çok sakinim” cümlesini tekrarlayabilirsiniz
http://www.ozelegitimsitesi.com
http://www.ozelegitimforumu.com

Wholesale MLB Jerseys