Category: Kavram ve Beceri Öğretimi

Dikkat geliştirici oyunlar

BOMMM OYUNU

Çocuk, anne ve baba birlikte oynanır. Önceden tesbit edilen bir rakam ve onun katları gelince, o rakamı söyleyecek kişi rakam yerine bommm der. Ondan sonra gelenler sıra ile sayıları saymaya devam ederler.

Örnek:

1 – 2 – 3 – 4 – Bommm – 6 – 7 – 8 – 9 – Bommm…….. gibi. Oyunda şaşıran kişi oyun dışı kalır.

 

RESİM HATIRLAMA OYUNU

Çocuğa bir dakika süresince bir resim gösterilir ve bir dakika sonra resim kapatılır. Daha sonra resimle ilgili sorular sorulur.

Örnek:
a- Çocuklar ne yapıyorlardı?
b- Erkek çocuğun üzerinde ne vardı?
c- kız çocuğun gözleri ne renkti?

FARKLI RESİM BULMA OYUNU

Çocuk, bu alıştırmalarda kendisine gösterilen 4 resimden farklı olanı bulmaya çalışır. Farklı olanı bulduktan sonra diğerlerine göre neden farklı olduğunu anlatmalıdır.

İKİ RESİM ARASINDAKİ FARKI BULMA OYUNU

Birbirine benzeyen ama aralarında küçük farklılıklar bulunan 2 resim çocuğa gösterilir. Bunların arasındaki farklılıklar çocuğa anlatılır.

ŞEKİLLERİ HATIRLATMA OYUNU

Anne-baba bir takım geometrik şekiller çizerek çocuğa bir dakika süreyle gösterir. Bir dakika sonra resim kapatılır ve çocuktan hatırladığı kadarını çizmesi istenir.

ANLATILAN HİKAYE İLE İLGİLİ SORULAR SORMA OYUNU

Çocuğa kısa bir hikaye anlatılır. Daha sonra bu hikayenin belli kısımları ile ilgili sorular sorulur.

NESNE SAKLAMA OYUNU

Bu oyun için evin belli bir odası seçilir ve çocuğa etrafındaki nesnelere dikkatlice bakması söylenir. Çocuk odadan çıkınca herhangi bir nesne saklanır. Çocuk odaya döndüğünde hangi nesnenin saklandığını bulmaya çalışır.

SIRALAMA OYUNU

Çeşitli renklerdeki legolar ortaya konur. Sonra bu legolar belli bir kural çerçevesinde renk sırası takip edilerek dizilir.

Örnek: sarı-mavi-kırmızı-yeşil -sarı-mavi-kırmızı-yeşil şeklinde sıralanır.

 

Engelli bireylerde ölüm kavramı

 

Ölüm kavramı çocukların en çok merak ettikleri konulardan biridir.çevrelerinde ölümle ilgili konuşmaları duyar,televizyonda ölüm haberlerini dinler,çeşitli ölüm vakarlına tanıklık ederler.Ölüm hakkında çok küçük yaşlardan itibaren sorular sorabilirler.Çocukların yaşlarına göre ölüm kavramını algılayışları farklılık gösterir.
Okul öncesi dönemde çocuk için geçici bir olaydır.Ölen kişinin tekrar döneceğini düşünürler.
2 yaşından önce ise ölümle ilgili hiçbir fikirleri yoktur.2 yaşından sonra belli belirsiz de olsa ölümü anlamaya başlarlar.Ancak ölüm onların gözünde uzun süreli bir ayrılık yada yolculuk gibidir.
6-9 yaşa arasında ölümün geriyi dönüşü olmayan bir durum olduğunu anlar ancak kendisinin ve sevdiklerinin ölmeyeceğine inanırlar.genellikle ölümün hasta veya yaşlı kişilerin başına geleceğini düşünürler.
10 yaşından sonra çocuklar ölüm kavramını daha net algılamaya başlarlar.Ölümün yaşamın sonu olduğu,herkesin başına gelebileceğini ve geri dönüşünün ; olmadığını bilirler.
ÖLÜMÜ ÇOCUKLARA NASIL ANLATA BİLİRİZ?
Çocuklar ölüm olayı ile karşılaşmadan önce ölüm kavramının yaş düzeyinde sağlıklı bir şekli de gelişmesi gerekir.böylece ölümün yaşamın bir parçası olduğunu algılamaları sağlanabilir.

Çocuğa ölümü dolaylı yoldan anlatmaya çalışmayın, mümkün olduğunca gerçekçi a çıklamalar yapmaya çalışın.
Ölümün yaşamın sonu olduğu,ölen kişinin artık gelmeyeceği basit bir dille anlatılabilir.ölen kişinin artık hiç bizimle olmayacağını ,nefes almayacağını,yemek yemeyeceğini,kısacası vücut fonksiyonlarının artık olmadığını yaşına uygun bir dille anlatın.

6 yaşından önce çocuklar dini kavramları anlamakta zorlanırlar.Özellikle Allah’;ın ölen kişiyi çok sevdiği için yanına aldığı söylenmemelidir.Böyle bir açıklama çocuğun tüm sevilenlerin ölebileceğini düşünmesine ve kaygı yaşamasına sebep ola bilir.
Ölümü uykuya benzeterek anlatmakta ,özellikle küçük çocuklarda uykuda kendisinin de ölebileceği fikrinin gelişmesine ve bunun sonucunda uyku problemleri yaşamasına neden olabilir.

Ölümü uzun yolculuğa benzetmek,hasta olduğu için yada yaşlı olduğu için açıklamalar yapmak ,çocuğun yolculuklardan,hastalıklardan ve yaşlanmaktan korkmasına neden olur.
Çocuk yakın çevrede ölümle karşılaştığında mutlaka gerçek nedeni söylenmelidir.
Evcil bir hayvanın ölümü,ölüm kavramını anlatmak için en uygun zaman olabilir.Böyle bir d
urumda tüm aile bu ölüm karşısında üzüntüsünü dile getirir,hayvan törenle evden uzaklaştırılabilir.Ölen hayvanın yerine yeni bir hayvanın alınmamsı çocuğun ölüm kavramını anlamsına yardımcı olur.

ÇOCUK BİR YAKININI KAYBETTİĞİNDE NELER YAPILABİLİR?
Çocuklar bir yakınını kaybettikleri zaman yetişkinler gibi tepkiler veremediklerinden genellikle bu durumdan etkilenmemiş gibi görünebilirler.Ölüm haberini duyan çocuk,bu ölüme inanamaz,ölen kişinin geri geleceğini düşünür.hem duruma hem de ölen kişiye karşı öfke duymaya başlar.yavaş yavaş ölen kişiyi bir daha göremeyeceğini anlar ve bundan mutsuzluk ve üzüntü duymaya başlar. Zamanla bu durma alışır,ölen kişinin yokluğunu kabullenir.

Çocuklar bu dönemde kendini yalnız hissederler,destek olabilecek birine ihtiyaç duyarlar.Ancak hayatın ileriki dönemlerinde bu duygu durumu tekrar tekrar yaşayabilirler.Çocukların ilerleyen dönemlerde sağlıklı gelişebilmeleri için bu dönemi sağlıklı anlatmaları gerekir.

Yakınını kaybeden çocuğa mutlaka bunun söylenmesi gerekir.

Ölüm haberini çocuğa sevdiği,güvendiği ve kendisine en yakın hissettiği kişi vermelidir.Ebeveynden birinin ölümü halinde ; bu kişinin diğer ebeveyn olması en uygun olanıdır.

Ölüm olayı olduğunda genellikle çocuklar evden uzaklaştırılmaya çalışılır,bu sağlıklı bir yaklaşım değildir.Çocuklar kendi isteklerine göre cenaze törenine katılabilir.Ancak yoğun yasın yaşandığı ,evde feryatların,isyanların olduğu bir durumda çocuk ilk günlerde bir yakının evinde tutulabilir,bu yer evden çok uzakta olmamalıdır.

Çocuklara ağlamamaları,üzülmemeleri gerektiği kesinlikle söylenmemelidir.Çocuğun duygularını yaşamasına ve düşündüklerini ifade etmesine fırsat verilmelidir.

Çocuğun olayla ilgili sorduğu sorulara mutlaka cevap verin ve mümkün olduğunca doğru cevaplar vermeye çalışın.

Bir yakınını kaybeden çocuk öfke,saldırganlık,bebeksi tavırlar vb. görülebilir.Bu durumun geçici bir durum olduğu bilinmeli,çocuğa karşı anlayışlı ve sabırlı davranmalıdır.

Çocuk duygusal desteğin yanı sıra fiziksel olarak da bir yakınlığa ihtiyaç duyar,çocuğa sarılmak,eline tutmak,yanında olmak çok önemlidir.

Çocuğun yaşadığı üzüntüyü oyun oynama ,resim yapma ,spor gibi etkiliklerle dışa vurmasına olanak sağlanmalıdır.

YAZI YAZMA ÖĞRETİMİ

Yazı Öğretiminin Amacı

Toplumsal kabul gören sembol ve işaretlerle duygu ve düşüncelerini işlek ve okunaklı ifade edebilme.
Yazmaya Etki Eden Unsurlar
Yazılan Yer
Yazı yazılan zeminin yumuşaklığı-sertliği, alçaklığı-yüksekliği, yakınlığı-uzaklığı yazıyı olumlu yada olumsuz yönde etkileyebilmektedir.
Fiziksel Gelişim
(Hazırbulunuşluk)
*Öğrencilerin el ve parmak kaslarının tam yeterliliğe sahip olmaması,
*El-göz koordinasyonunun tam gelişmemiş olması,
*Algılamadaki farklılıklar,
*Çocukların el tercihi,
öğrencilerin yazı çalışmalarında etkili olmaktadır.

Yazı ve Harflerin
Yazılış Yönü
Türkçe yazılar soldan sağa ve yukarıdan aşağıya doğru bir yol izler. Harflerin başlangıç ve bitiş yerleri yazının izlediği yolla uyumlu olması gerekir.
Öğrencilerin yanlış tercihleri yazıyı olumsuz etkilemektedir.
Kalem Tutma Pozisyonu
Kalemle yazı yazarken;
*Kalemi ucuna yakın tutma,
*Kalemi fazla sıkma,
*Kalemi fazla bastırma,
yazıyı olumsuz yönde etkilemektedir.

Defter Tutma Pozisyonu
Yazanın ve yazının durumuna göre;
*Defterin sağda veya solda oluşu,
*Defterin vücutla yaptığı açı,
yazıda etkili olmaktadır.
Boşluklar
Cümleler, kelimeler, harfler arası ve sayfa kenarlarındaki boşluklar, yazı çalışmalarında etkili olmaktadır.
Yazı Öğretiminde
İzlenecek Sıra
• Öğrencinin gözlenmesi,
• El-göz koordinasyonunu geliştirme,
• Yazı araç gereçlerini kullanma
• Yazı için serbest çizgi ve boyama çalışmaları
• Düzenli çizgi çalışmaları
• Kelime, cümle ve metin yazma çalışmaları
Öğrencilerin Gözlenmesi
Öğrencilerin;
• El tercihleri,
• Fiziksel yeterlilikleri,
• Algılayış biçimleri,
gözlemlenir,kaydedilir.
El-göz Koordinasyonunu Geliştirme
• Plastik hamur yoğurma biçimlendirme,
• Kağıt yırtma, kesme, yapıştırma,
• İpe boncuk dizme, küçük objeleri toplama,
• Makaraya ip sarma,
• Lego takıp çıkarma.vb.
çalışmalar yapılır.
Yazı Araç Gereçlerini Kullanma Çalışmaları

• Kalemi uygun biçimde tutma.
• Silgiyi uygun biçimde kullanır.
• Defteri uygun biçimde tutup ve yazma
çalışmaları yapılır.
Yazı İçin Serbest Çizgi ve
Boyama Çalışmaları
• Sınırlı boyama yapma.
• Kesik çizgilerle oluşturulan resimleri tamamlama ve boyama.
• Serbest karalamalar yapma.
• Düz, eğik ve dairesel çizgiler yapma,
çalışmaları yapılır.

Düzenli Çizgi Çalışmaları
• Havada harfleri çizme,
• Kumda harfleri çizme,
• Boncuk ve fasulyelerle harfleri çizme,
• Okuma yazmada kullanılan harflerin üzerinden giderek çizme,
• Noktalı olarak yazılmış harflerin üzerinden giderek çizme,
• Harfleri bağımsız biçimde çizme,
çalışmaları yapılır.
Kelime, Cümle Ve Metin Yazma Çalışmaları
• Yazımı kolay, günlük yaşamın içinden kelimeler yazma,
• Cümleler yazma,
• Günlük yaşamın içinden kısa metinler yazma,
çalışmaları yapılır.

SES TEMELLİ CÜMLE YÖNTEMİ

Bu yöntemde okuma yazma öğretimine seslerle başlanılmaktadır.

Anlamlı bütün oluşturacak birkaç ses verildikten sonra seslerden hecelere, kelimelere ve cümlelere ulaşılmaktadır.

Ses Temelli Cümle Yönteminin Özellikleri

Ses temelli cümle yönteminde beş öğrenme alanı etkin olarak kullanılır(dinleme, konuşma, okuma, yazma ve görsel okuma-görsel sunu).

Öğrencinin bilgileri yapılandırmasını kolaylaştırır.
Türkçe’nin ses yapısına uygundur.
Öğrencilerin duyduğu ve çıkardığı seslerin bilincine varmasını sağlamaktadır.
Bütün sesleri tanıyor olması yazma sürecinde kelimeleri doğru yazmada avantaj sağlamaktadır.
Öğrenci yazı ile konuşma arasındaki ilişkiyi kolayca görebilmektedir. Yazının harflerin birleşmesi ile, konuşmanın da seslerin birleştirilmesi ile meydana geldiğini keşfetmektedir.
Öğrencinin sözlü dilden yazılı dile geçmesini kolaylaştırmaktadır.
Ses Temelli Cümle Yönteminin İlkeleri

1-Öğrencinin ön bilgilerinden hareket edilmelidir.
2-Anlamlı hecelerle çalışmaya başlanmalıdır.
3-Oluşturulacak hecelerin;
-Kolay okunmasına,
-Dilde kullanım sıklığına,
-Anlamının açık ve somut olmasına,
-Anlamın görselleştirilebilir olmasına,
4-Kısa sürede cümlelere ulaşılmalıdır.
5-İmkanlar ölçüsünde görsellere başvurulmalıdır.
6-Somut öğelerden faydalanılmalıdır.
7-Hece tablosu kullanılmamalıdır.
8-Öğrenilenlerin kalıcılığı için;
-Yeni öğrenilenlerle önceki öğrenilenlerle ilişkilendirilmeli,
-Öğrenci defterine yazmalı
-Okuma ve yazılanları sergileme,
-Çalışma kitaplarındaki etkinlikleri yapması, sağlanmalıdır.

Ses Temelli Cümle Yönteminin Aşamaları

1-İlk okuma yazmaya hazırlık
2-İlk okuma ve yazmaya başlama ve ilerleme
*Sesi hissetme ve tanıma
*Sesi okuma ve yazma
*Sesten heceler, hecelerden kelimeler, kelimelerden cümleler oluşturma
*Metinler oluşturma
3-Okur yazarlığa ulaşma
Hazırlık
• Dinlemeye hazırlık
• Yazmaya hazırlık
• Okumaya hazırlık
Sesi Hissetme ve Tanıma
• Duyduğu sesleri ayırt eder.
• Dinlediğine dikkatini yoğunlaştırır.
• Seçici dinler.
Sesi Okuma ve Yazma
• Ön bilgilerini kullanarak okuduğunu anlamlandırır.
• Okuduğunu anlamlandırmada görsellerden faydalanır.
• Bitişik eğik yazı harfleri kurallarına uygun yazar.
Sesten heceler, hecelerden kelimeler, kelimelerden cümleler oluşturma
• Seslerden heceler, hecelerden kelimeler, kelimelerden cümleler oluşturarak okur.
• Seslerden heceler, hecelerden kelimeler, kelimelerden cümleler oluşturarak yazar.
• Bütün yazılarını bitişik eğik yazı ile yazar.
• Dikte etme çalışmalarına katılır.

Metinler Oluşturma
• Kelimeleri doğru telaffuz eder.
• Bütün yazılarını bitişik eğik yazı ile yazar.
• Dikte etme çalışmalarına katılır.
Okur Yazarlığa Ulaşma
Bu aşamada 1. sınıf dinleme, konuşma, yazma, görsel okuma-sunu kazanımlarının tümü kullanılmalıdır.

Okuma yazma oyunları

CÜMLE DÖNEMİNDE OYNANABİLECEK BAZI OYUNLAR
Cümle dönemini tekdüzelikten çıkarmak,cümle tekrarlarını öğrencinin severek yapacakları bir ortama süreklemek,onların ilgilerini canlı kılmak,sınıf disiplinini sağlamak vb.durumlar için ilkokuma-yazma çalışmalarının her döneminde oyunlardan yararlanmak gerekir.
Bu yaş grubu öğrencilerinin oyun çağında oldukları hiç bir zaman unutulmamalıdır.İyi bir birinci sınıf öğretmeni bütün çalışmalarını oyun içerisinde yürütmelidir.çocuklara :`bugün okulda ne yaptın?` şeklinde bir soru yönetildiğinde,çocuğun :` bugün okulda oyun oynadık `demesi gerekir.
1-YAVRU ANASINI BULSUN OYUNU
Sınıftaki öğrenciler iki eşit gruba ayrılır.Bir grup öğrencinin eline büyük fişler verilir. Fiş sayısı çok fazla ise,yapılan değerlendirmeler neticesinde öğrencilerin iyi kavrayamadıkları veya pekiştirmek istediğimiz fiş cümleleri tercih edilmelidir.Bu gruptaki öğrenciler kendilerine verilen büyük fişleri göğüslerinin hizasında tutarak bir duvar kenarına dizilirler.Aynı sayıdaki diğer grup öğrenciye de büyük fişlerin küçükleri verilir.Bu grup öğrenciler yavru,büyük fiş verilen öğrenciler ise ana konumundadırlar.Bu öğrenciler de karşı duvarın kenarına dizilirler. Öğretmen ellerinde küçük fiş taşıyan yavru konumundaki öğrencilere `herkes anasını bulsun`komutunu verince her öğrenci karşı duvarda büyük fişi taşıyan öğrencinin yanına giderek önünde diz çöker Yanlış yerde oturan öğrenciler arkadaşları ve öğretmenin uyarıları ile doğru yerlerini bulurlar. Oyun öğrencilerin ve fişlerin el değiştirilmesi ile tekrar edilir.Aynı oyun kelime ve hece tanıma dönemlerinde de oynanabilir.
2-VURDUĞUM OKUSUN OYUNU:
Dersliği elverişli olan birinci sınıflarda bir grup öğrenci sınıfın müsait bir boşluğunda halka biçiminde yere çömelirler.Ellerine birer büyük fiş verilir.Bir ebe seçilir ve eline bir mendil verilir. Ebe halkanın dışında öğrencilerin arkasında yürüyerek elindeki mendille bir öğrenciye vurur. Vurulan öğrenci ayağa kalkarak elindeki fişi yüksek sesle okur.Sırada oturanlar bu fiş cümlesini defterlerine yazarlar. Okuyamayan elindeki fişi ebeye vererek kendisi ebe olur.
Bu oyun ebe bir öğrenciye mendille vurunca,o öğrenci ayağa kalkarak elindeki büyük fişi ebeye doğru dönderir.Ebe bu fişi okuyabilirse ebelikten kurtulur,okuyamazsa ebeliğe devam eder şeklinde de oynanabilir.Öğrenciler ve fişler değiştirilerek oyuna devam edilebilir.
3-YETİŞ VUR OYUNU:
Çocuklar bahçede halka olarak yere çömelirler.Her çocuğun önüne birer büyük fiş bırakılır. Öğretmen bu fişlerden ikisini ardı ardına söyler.İlk okunan fişin sahibi kalkar ve halkanın dışından koşarak ikinci fiş sahibinin yerine oturmaya çalışırken,ikinci fişin sahibi de birinci fiş sahibine vurmaya çalışır.Bu oyun kelime tekrarları sırasında da oynanabilir.
4-VUR ÇIKSIN OYUNU:
Bir halka çizilir ve ortasına küçük bir top konur.Öğrenciler halkanın etrafına dizilirler. Her öğrenciye bir fiş verilir.Oyunu yöneten öğrenci veya öğretmen büyük fişlerden birini yüksek sesle söyler.O fişin sahibi koşup topu alır ve o sırada kaçışan çocuklara atar.Eğer vurursa vurulan öğrenci,vuramazsa topu atan öğrenci oyundan çıkar.Oyun oynanırken fişler sık sık değiştirilir.En sona kalan kalan öğrenci oyunu kazanır.Bu oyun kelime tekrarları sırasında da oynanabilir.
5-KAÇANI VUR OYUNU :
Çocuklar bir halkanın çevresine dizilirler.Herkese birer küçük fiş verilir.Halkanın ortasında elinde top olan bir ebe bulunur.
Ebe,bildiği fişlerden birini yüksek sesle söyler.O fiş kimde ise kaçar.Diğer öğrenciler oldukları yere çökerler.Ebe ise topla kaçan öğrenciyi vurmaya çalışır.
Vurulan öğrenci ebe olur.
Fişler arada bir değiştirilir.
(Bu oyun kelime tanıma çalışmaları sırasında da oynanabilir.)
6-FİŞİ KAP KAZAN OYUNU:
Öğrenciler iki derin kol halinde sıralanırlar.Bunların karşısına 10-15 m.kadar uzağa 7-8 öğrenci yan yana dizilirler.Her birinin eline bir fiş verilir.
Öğretmen bu fişlerden birisini yüksek sesle söyler.Her iki gruptan birer öğrenci koşar ve söylenen fişi almaya çalışır.Fişi alan grubuna döner.
Fişler bittiği zaman hangi grubun fişi çoksa o grup oyunu kazanmış olur.
7-KÖR EBE OYUNU:
Bahçe veya okulun salonunda öğrenciler halka şeklinde dizilirler.Her öğrencinin eline bir büyük fiş verilir.Bir öğrencinin gözleri bağlanarak bu halkanın içine bırakılır ve bir öğrenciyi yakalaması söylenir.Ebe hangi öğrenciyi yakalarsa o öğrenci ebenin gözlerini açar.Ebe o öğrencinin elinde duran fişi okuyabilirse,ebeliktern kurtulur, okuyamazsa gözleri tekrar bağlanarak oyun sürer.Bu oyundüa okuma yerine o öğrencinin elindeki fişi yazma biçiminde de oynanabilir.Ebenin yakaladığı öğrenciler halkadan koparılabilir.
8-DUVAR TABLOSU OYUNU:
Cümle fişleri duvarda ters çevrilerek arkalarına tebeşirle öğrencilerin görebilecekleri büyüklükte birer numara yazılır. İki öğrenci kaldırılarak bir numara söylenir.O fişi önce kapan öğrenci diğer öğrenciye fişi göstererek okumasını sonra da sınıfa yazmasını söyleyebilir.
9-MEKTUPLAŞMA OYUNU:
Öğrencilere küçük kağıt parçaları dağıtılarak birer cümle yazmaları istenir.Buna mektup denir. Daha sonra öğrenciler ellerindeki mektupları başka öğrencilere verirler.O öğrenciler de ellerindeki bu kağıtları başka arkadaşlarına verirler.Kağıtlar katlı olduğu için ilk çırpıda okunamaz konumdadır.Daha sonra öğretmen bazı öğrencilere tahtaya kaldırarak mektuplarını okumalarını ister.Bazı mektuplar sınıf yazdırılır.
10-NİŞAN ALMA OYUNU:
Tahtaya büyükçe bir daire çizilir.Bu daire merkeze doğru bölümlenir.Her bölümü tekrarı düşünülen birer cümle yazılır.Gözleri bağlı öğrencinin ileriye doğru yürüyerek bu tabloda parmağını bir yere dokunması istenir.Öğrenci parmağını üzerine koyduğu fişi gözleri açılarak okumaya veya yazmaya çalışır.Bu oyun belli bir uzaklıktan küçük tebeşir parçaçıkları atma şeklinde de oynatılabilir ama biraz sınıf kirlenmiş olur.
11-ŞANSLIYI BULMA OYUNU.
Her öğrenciden bir küçük fiş çıkarark önlerine koymaları istenir.Daha sonra öğretmen büyük fişlerden birini çıkararak okur.Bu büyük fişin küçük fişi hangi öğrencinin önünde duruyorsa o öğrenci sınıfın şanslı öğrencisi olarak alkışlanır.Bu fiş cümlesi yazılır.
12-YAZILANI YAP OYUNU:
Tahtaya bir cümle yazılır veya asılır.sonra bir öğrenci kaldırılarak fişte yazılı olanın yapılması istenir.Tahtaya asılan fiş cümlesi bir hareket ifade etmelidir.Ayşe koş gibi.
13-GÖSTERİLENİ OKU OYUNU:
Öğrencilerin ellerine birer cümle verilir halka şeklinde dizilirler.Öğretmen oyunun yöneticisi ve halkanın dışında durur.Bir öğrenci de ebe olur ve halkanın içinde durur. Halkanın dışında yürüyen öğretmen hangi öğrencinin arkasında durursa ebe o öğrencinin elindeki fişi okumak zorundadır. Okursa ebelikten kurtulur.Yoksa ebeliği devam eder.Yazma şeklinde de oynatılabilir.Kelime tanıma döneminde de oynatılabilir.
14-YARIŞMALI FİŞ OKUMA OYUNU:
Öğrencilerden iki takım oluşturulur.Derin kol şeklinde yan yana dizilirler.Her grubun karşısına birer sandaye bırakılır ve sandelyelerin üzerine eşit sayıda fiş bırakılır.Öğretmenin düdük çalması ile yarışma başlar.Sıra ile koşup sandalye üzerinrden bir fiş alan öğrenciler öğretmenin yanına gidip bu fiş cümlesini okumak ,doğru okurlarsa bu defa da kendi grubunun yanına koşarak sıranın önündeki öğrencinin eline vurmak zorundadırlar.Bu aşamadan sonra sıranın ikinci sırasındaki çocuklar,daha sonra üçüncü sırasındaki çocuklar bu işe devam ederler,son öğrenci de bu işlemi yaptığında hangi grup önce tamamlamışsa yarışı kazanır.
15-YARIŞMALI TORBADAN FİŞ ÇEKME OYUNU:
Küçük fişlerin tamamı bir torbaya doldurulur.Öğrencilerden iki takım oluşturulur. Sırasıyla her takımdan birer öğrenci gelir ve torbadan birer küçük fiş çekmek suretiyle bu fişi okuyup ezbere yazarlar.Oyun sonunda hangi takım az hata yapmışsa o takım oyunu kazanır. Bu oyun kelime tanıma çalışmaları sırasında da oynanabilir.
16-FİŞLİ DAİREYİ KAPMA OYUNU:
Bahçe ya da salona öğrenci sayısından az daireler çizilir.Her daireye bir fiş cümlesi bırakılır.Öğretmenin düdük çalması ile öğrenciler bir daire kapmaya çalışırlar.Her öğrenci kaptığı dairedeki fişi boşta kalan herhangi bir öğrenciye okutup,yazdırabilir.
17-DUYAN GELSİN OYUNU:
Salonda ya da bahçede öğrenciler bir daire çevresinde halka olurlar.Ellerine de birer büyük fiş verilir. Öğretmen halkanın ortasından herhangi bir fiş cümlesini okur.O fişi tutan öğrenci öğretmenin yanına gelir.Böylece duyan gelir ve bütün öğrenciler öğretmenin etrafında toplanmış olurlar.
18-SÖYLENENİ YAZ OYUNU:
Tahtaya iki öğrenci çıkarılır.Öğrencilerden biri diğerine bir cümle söyler.O öğrenci bu cümleyi doğru olarak yazmaya çalışır.Yazdığı doğruluk derecesine göre sınıftan kuvvetli veya yavaş alkış alır.Bu defa da diğer öğrenci bu öğrenciye aynı şeyi yapar.
19-SÖYLENENİ BUL OYUNU:
Öğrenciler küçük fişlerini sıralarının üstüne dizerler.Öğretmen bir fiş cümlesini okur. Bunu erken bulan öğrenci alkışlanır.Aynı şekilde oyun içerisinde fişin yazılması da sağlanabilir.

 

OKUMA YAZMA ÖĞRETİMİ TAKTİKLER

Orta düzeyde zihinsel öğrenme yetersizliği olan çocuklarla çalışırken, okuma yazma öğretimi için nasıl bir yöntem seçmeliyiz? Bu konuda her derde deva, her koşulda uygulanabilir tek bir öğretim yöntemi olmadığını biliyoruz. Öğrencilerimiz arasındaki bireysel farklılıklar tek bir yönteme bağlı kalarak öğretimi gerçekleştirmemizi olanaklı kılmıyor. Öğrencilerimizin mevcut kavram, algı, konuşma,dikkat düzeyleri gibi bireysel farklılıklarını gözeterek ve ihtiyaçlarını temel alarak bir yöntemler seçmeliyiz.
İlköğretim okullarında bugün çözümleme yöntemi kullanılıyor. Fiş cümlelerinden başlayarak,bu cümlelerin kelime,hece ve harfe kadar bölündüğü ve sonra elde edilen her parçadan yeni cümlelerin kurulduğu bir okuma-yazma öğretimi yöntemi bu. Çözümleme yöntemi ile kazanılan okuma becerisi, daha hızlı okumayı ve okunan metni çabuk kavramayı sağlıyor.
Çözümleme (tümden gelim) yönteminin avantajına rağmen ben bu yöntemi sınıfımda hiç kullanmadım . Öğrencilerimin büyük çoğunluğu çözümleme yöntemi ile okuma yazmayı öğrenememişti. İçlerinden bazıları 2. sınıfta durumları fark edilerek özel eğitim sınıfına yöneltilmişti. Yazma becerileri gelişmişti. Ancak çok sınırlı sayıda fiş cümlesini modele bakmadan yazabiliyorlardı. Kelime ve heceleri kavramamışlardı. Bir kısım öğrencimde özel eğitim sınıfına yıllarca devam etmiş, öğretmensizlik yüzünden eğitimleri yarıda kalmış,şu yada bu şekilde okumaya geçememişti.Ayrıca artükülasyon bozukluğunun yanında, iki ya da üç kelimeyi bir araya getirerek konuşamama, kelimeleri algılayamama gibi ek konuşma sorunları olanlarda vardı . Üstelik sınıf mevcudu bir hayli kabarıktı. Bu koşullarda sınıfın yapısını , öğrencilerimin performans düzeylerini temel alarak bireşim diye bileceğimiz okuma-yazma öğretim yöntemini seçtim.
Bireşim(harf ve seslerden hareket eden) okuma-yazma öğretim yöntemin ana özelliği ; en küçük parçadan başlayarak öğretimin gerçekleştirilmesidir. Seslerin öğretimi esas alınır. Önce ünlülerden başlanarak sesler öğretilir. Sonra ünsüzlerin öğretimine geçilir. Hece öğretimi ile birlikte kelimelerin, cümlelerin verilmesine başlanır. Başlangıçta öğrencinin ses birikimi yeterli olmadığı için yavaş yol alınabilir. 6-7 tane ünsüzün öğretilmesi ile hecelerin kavranmasının ardından öğretim hızlanmaktadır.
Orta düzeyde öğrenme yetersizliğinin kendi içinde geniş bir yelpaze oluşturduğunu rahatlıkla söyleye biliriz. Bir uçta ağır düzey sınırına yakın olanlar , diğer uçta hafif düzeye yakın olanlar ve bu iki uç arasında kalan ve çoğunluğu oluşturan bir kesim var . Bence hafif düzeyde öğrenme güçlüğü olan öğrencilerimiz dışındaki grup için karma öğretim yöntemi seçilebilir. Bütünü algılayıp parçalara bölmek, orta düzeyde zihinsel engele sahip bireyler için oldukça güç. Konuşma bozuklukları ve diğer algılama problemleri de eklenince çözümleme yönteminin uygulanacağı zemin ortadan kalkıyor. Hafif düzeyde öğrenme güçlüğü sınırına yakın olanlar için çözümleme yöntemi seçilebilir. Uyguladığımız yöntemin başarısız olduğu durumlarda yöntem değişikliğine gidilebilir.
Kullandığım yöntemde türkçe dersi öğretim proğramında bulunan İletişim becerileri , görsel ve işitsel algı Sözlü ve yazılı anlatım, anlama-ifade etme ,dil bilgisi kurallarının öğretimi bölümlerindeki amaçları olduğu gibi kullandım. Zira hangi yöntemi seçersek seçelim bu bölümde bulunan davranışların okuma-yazma becerisi için öğretilmesi zorunludur. Ön koşul davranışları olduğu gibi alarak yalnızca okuma öğretimi aşamasında aşağıdaki değişiklikleri yapmaya ihtiyaç duydum. Türkçe dersi programındaki 18. amaçla 37. amaç arasında değişiklik yaptım.

 

Uzun Dönemli Amaç : Ünlüleri ses olarak kavrar.

 

Kısa Dönemli Amaçlar:

 

1-Sözcük ve hecelerdeki ünlüleri söylendiğinde doğru olarak seslendirir.
2-Gösterilen ünlüyü okur.
3-Söylenen ünlüyü yazar.
4-Sözcük ve hecelerdeki benzer ünlüleri gösterir.
5-Verilen resimli kartlar içinden aynı ünlü ile başlayan resimleri işaretler.
6-Aynı ünlüyle başlayan sözcükleri gösterir.
7-Ünlüsü eksik verilen sözcüğü tamamlar.

 

Uzun Dönemli Amaç : Ünlülerle başlayan sözcükleri kavrar.

 

Kısa Dönemli Amaçlar:
1-Ünlüyle başlayan sözcükleri model olunduğunda okur.
2-Ünlüleri vurgulayarak sözcükleri kendi başına okur.
3-Ünlüyle başlayan sözcükleri modele bakarak yazar.
4- Ünlüyle başlayan sözcükleri söylendiğinde bağımsız olarak yazar.
5-Ünlü ile başlayan iki heceli sözcükleri hecelerine ayırarak okur/yazar.
6-Öğrendiği sözcüklerden oluşturulan kısa fiş cümlelerini okur/yazar.

 

Uzun Dönemli Amaç : P ünsüzünü ses olarak kavrar.
Kısa Dönemli Amaçlar:
1-P ünsüzünü modelle birlikte uygun dudak ve ağız hareketlerini yaparak,doğru şekilde seslendirir.
2- İstendiğinde hece ve sözcüklerdeki P ünsüzünü gösterir.
3- Gösterilen sesler içinde P sesini bulur ve doğru olarak seslendirir.
4- Söylendiğinde P ünsüzünü yazar.
5- Ünlülerin önüne P ünsüzü getirilerek oluşturulan iki karakterli heceleri (ap-ep…) modelle birlikte okur.
6- Gösterildiğinde bağımsız olarak okur.
7- Öğrendiği heceleri modele bakarak,seslendirerek yazar.
8- Söylenen heceyi modele bakmadan bağımsız olarak yazar.
9- Ünlülerin arkasına P ünsüzü getirilerek oluşturulan iki karakterli heceleri (pa-pe…) modelle birlikte okur.
10- Gösterildiğinde bağımsız olarak okur.
11- Öğrendiği heceleri modele bakarak,seslendirerek yazar.
12- Söylenen heceyi modele bakmadan bağımsız olarak yazar.
13- P ünsüzünü önden açık hecelerin önüne getirerek (p-il,pil / p- ul , pul ) okur/yazar.
14- P ünsüzünü arkadan açık hecelerin önüne getirerek (ya-p,yap) okur/yazar.
15- Öğrendiği heceleri içeren , iki karakterli hecelerden oluşan anlamlı sözcükleri okur/yazar.
16- Öğrendiği heceleri içeren , iki ve üç karakterli hecelerden oluşan anlamlı sözcükleri okur/yazar.
17- Ünsüzü eksik bırakılan( çora….,dola….) sözcüğü tamamlar.
18- Öğrendiği heceleri içeren sözcüklerden oluşan kısa fiş cümlelerini okur/yazar.

Her bir ünsüz için uzun dönemli ve kısa dönemli amaçlar yazılır. Yukarıda sadece P ünsüzü kısa için dönemli amaçlar yazılmıştır. Her bir ses için aynı kısa dönemli amaç basamakları takip edilerek davranışsal amaç yazılmalıdır.

 

Uzun Dönemli Amaç : Üç karakterli heceleri kavrar.
Kısa Dönemli Amaçlar:
1-Önü açık iki karakterli hecelerin önüne ünsüzleri getirerek okur.
2-Söylenen heceyi bakmadan yazar.
3-Üç ve iki karakterli heceleri kullanarak sözcük okur/yazar.

 

Uzun Dönemli Amaç : Dört Karakterli hecelerden oluşan kelimeleri kavrar.
Kısa Dönemli Amaçlar:
1-Dört karakterli heceleri gösterildiğinde okur.
2-Söylendiğinde yazar.
3-Dört karakterli heceleri kullanarak basit fiş cümleleri yazar.

 

Uzun Dönemli Amaç: Sözcük okuma yazma çalışmaları yapar.
Kısa Dönemli Amaçlar:
1-İşaret edilen sözcüğü heceleyerek modelle birlikte okur.
2-İşaret edilen sözcüğü heceleyerek bağımsız olarak okur.
3- Heceleri birleştirerek tek seferde sözcükleri okur.
4- Okuduğu sözcüğü bakmadan yazar.
5- Söylenen herhangi bir sözcüğü bakmadan yazar.

 

Uzun Dönemli Amaç: Hecelerden oluşturduğu metni kavrar.
Kısa Dönemli Amaçlar:
1-Hecelerden yeni sözcükler oluşturur.
2-Oluşturduğu sözcükleri okur,bakmadan yazar.
3-Sözcükleri kullanarak anlamlı kısa cümleler kurar.
4- Söylediği kısa cümleyi yazar.
5- Oluşturulan cümleleri içeren kartlarla kısa metin oluşturur.
6- Oluşturulan metni okur ve yazar.

 

Uzun Dönemli Amaç: Sözcüklerden oluşturduğu metni kavrar.
Kısa Dönemli Amaçlar:
1-Verilen sözcükleri kullanarak (3-4 cümleli)metin oluşturur.
2-Oluşturduğu metni okur.
3- Metni söylendiğinde bakmadan yazar.
4- Metin ilgili sorulara uygun yanıt verir.
5- Yazdığı metne başlık söyler.

 
Taylan Özgür Keşoğlu