Category: Otizm ve Eğitimi

Elektromanyetik Alanın İnsan Vücuduna Zararları

5 Dakikanızı ayırıp okumanızı tavsiye ediyoruz..-
Elektromanyetik Alan” konusunda doktora yapmış bir kişiyim.
Öncelikle dizüstü bilgisayarlarıni asla ve asla kucağınızda, dizinizin üstünde kullanmayın.
En çok manyetik alanı saç kurutma makinesi ve ütü yayar (bu aletleri kullanırken acele edin, işinizi çabuk bitirin. Devamını Oku

Otizm hakkında Son Gelişmeler 2013 Haberi

Son yapılan araştırmaları sonuçlarını sizin için derledim.
Çocuk Gelişim Uzmanı  Şenay Yılmaz
• Türkiye’de yaklaşık 670.000 otizmli birey var; bunların nerdeyse 200.000’i 0-14 yaş grubunda.
• Yapılan bir çalışmada otizmli bireylerin özellikle bilgi ve bilişim teknolojisi alanında normalin çok üstünde performans gösterdikleri ve en hızlı sunumlarda bile bilgiyi işlemek ve kritik bilgileri yakalamak konusunda hayli gelişkin oldukları anlaşıldı. Devamını Oku

Özel gereksimli öğrencilerle yapılacak ev çalışmaları

Konuşma Durumu İle İlgili Çalışmalar
•Konuşmalarda işarete yer vermeyiniz.
•Çocuğunuzun uydurduğu sözcükleri kullanmayın. Doğrusunu öğretmeye çalışın. …
•Çocuğunuzun yakınındaki ve en çok kullanılan eşyaların adını doğru söylemesini öğretin. Devamını Oku

Otizm ve iletişim

otizm iletisim Otizm, yaşamın ilk 3 yılında fark edilen ciddi gelişimsel bir bozukluktur. Temel olarak
iletişimde ve sosyal ilişkilerdeki zorluk ya da kısıtlılık olarak tanımlanan bir bozukluktur.
Sosyal etkileşime ve iletişime zarar veren, sınırlı ve tekrarlanan davranışlara yol açan bir
sorundur. Otizmin başlıca özellikleri; bilişsel gelişimde gerilik veya sapma, yineleyici sınırlayıcı olan ilgi ve davranışlar, sosyal ve iletişim alanında yetersizlik olarak tanımlanabilir.

Otizmin Bilinen Sebepleri Nedir?
Bugün için bu soruya verilebilecek en doğru yanıt: Otizme nelerin yol açtığı bilinmiyor yanıtı olacaktır. Kardeşler ve ikizler üzerinde yapılan araştırmalar genetik faktörlerin önemli olduğunu düşündürmektedir. Aynı zamanda nörolojik ve biyolojik nedenler de araştırılmaktadır. Otizme her çeşit toplumda, ırkta ve ailede rastlanmaktadır. Otizmin çocuk yetiştirme özellikleriyle ya da ailenin ekonomik koşullarıyla ilişkisi yoktur.

Otizmin Belirtileri Nelerdir?
Otizm, sıklıkla çevreye karşı ilgisizlik ve konuşma problemi ile ailenin dikkatini çeker. Genellikle bu dönem erken çocukluk dönemi olarak nitelenen 12-18 ay civarında fark edilir. Göz kontağı kısıtlıdır ya da yoktur, çevreye ilgisizdirler, adına tepki vermezler,
tekrarlayan davranışları (stereotipik davranışları) vardır, sosyal ve duygusal açıdan kendilerini izole ederler, konuşma birçoğunda yoktur ya da varsa da iletişim aracı olarak kullanmazlar, ekolalik konuşmaları vardır, oyuncaklarla fonksiyonel oynayamazlar, rutinleri vardır değişikliklere karşı tepkilidirler, nesnelere aşırı bağlılıkları vardır.

Otizmli Bireylerde Görülen Dil ve Konuşma Sorunları Nelerdir?
Otizmde en çok etkilenen beceriler sosyal etkileşim ve iletişim alanındadır. Otizmli çocuklarda dil edinimi sürecinde bir gecikme görülür. Kimi zaman da edinilen dil becerileri sonradan kaybolabilmektedir. Bunun yanında, sözcük hazinesinde sınırlılık, ifadelerin tekrarlayıcı şekilde kullanımı (ekolalik konuşma), jest-mimik ve ses tonu kullanımında farklılıklar, bir konuya aşırı odaklanma,
iletişimi başlatma ve sürdürmede güçlük söz konusu olabilir. Anlaşılır olmayan sözcükler, bağlama uygun olmayan ifadeler, tekrarlı anlamsız sesler, konuşma yerine çığlık atma ve ağlama gibi davranışlar bulunabilir. Konuşmayı öğrenen otizmlilerde dil bilgisel açıdan da farklılıklar olabilmektedir. Zamirlerin ve eklerin kullanımında hatalar görülür. Bunun yanında konuşmanın semantik (konuşma içeriğinin anlamı) ve pragmatik (bireyin sosyal etkileşimde sözel ve sözel olmayan dili kullanması ve yorumlaması) alanlarında güçlükler mevcuttur.

Otizmde Tanı Kriterleri Nelerdir?
Otizmin birçok belirtisi vardır. Fakat genellikle aileler diğer belirtileri kaçıra bilirken çocukları konuşma çağına geldiğinde
konuşamadıklarında fark ederler. Otizm tanısı genelde 3 yaşından itibaren kesin olarak konmaktadır. Fakat yapılan çalışmalar
otizmin 12 aydan itibaren tanınmasını olası kılmıştır. Otizmin uyarıcı işaretleri şunlardır;
İkinci ayda hiçbir dinleme ve göztemasının olmaması
4-5. aylarda anne-babaya neşeli ses ya da gülücükle karşılık vermemek
8-9. aylarda karşılıklı iletişim kuramamak
İşaret etmek yerine yetişkinin elini kullanarak göstermek, işaret edilen yere bakmamak,
12. ayda en aziki kelime ile iletişim kuramama, anne-babanın yüzifadelerini ya da sesini taklit edememek
16. ayda problem çözmeye yönelik karmaşık işlemler yapamamak
İki yaşında taklit oyunu oynamamak
Basmakalıp, tekrarlayıcı hareketler yapma (Örneğin; el çırpma ya da vurma ya da karmaşık tüm vücut hareketleri)
Gündelik rutinler geliştirme ve bu rutinlerine hiç esneklik göstermeksizin sıkı sıkıya uyma
Kısıtlı ilgi alanı, ya da belirli bir alana aşırı odaklanma

Dil ve Konuşma Gelişimine İlişkin Belirtiler:

Kazanılmış konuşma becerilerin kaybedilmesi.
Toplumsal etkileşim sağlamak için yapılan el-kol hareketleri, alınan vücut konumu, takınılan yüzifadesi, göz göze gelme gibi
sözel olmayan birçok davranışta belirgin bir bozulmanın olması
Yaşıtlarıyla gelişimsel düzeyine uygun ilişkiler geliştirememe
Diğer insanlarla eğlenme, ilgilerini ya da başarılarını kendiliğinden paylaşma arayışı içinde olmama (örn. İlgilendiği nesneleri
göstermeme, getirmeme ya da belirtmeme)
Konuşulan dilin gelişiminde gecikme olması ya da hiç gelişmemiş olması.
Konuşması yeterli olan kişilerde, başkalarıyla söyleşiyi başlatma ya da sürdürmede belirgin bir bozukluğun olması
Aynı kelimeleri tekrarlayıcı tarzda söyleme ya da özel bir dil kullanma.

autismOtizmin Tedavisi Mümkün Müdür?
Otizmin kesin bir tedavisi yoktur. Bugün için en temel tedavisi eğitimdir. Eğitim ile gerek çocuğun yaşı gerekse erken müdahale ile belirtilerin sıklığında ve şiddetinde değişiklikler görülür. Eğitimin amacı çocuğun ihtiyaçlarına yönelik olarak planlanmış programlarla, çocuğun gelişimsel olarak mümkün olduğunca akranları düzeyine ulaşmasını sağlamaktır. Bu çocukların erken dönemde tanınması ve uygun eğitime başlanması, belirtilerin gidişatı ve ilerleyen dönemlerde karşılaşılabilecek problemlerin en aza indirgenmesi açısından çok önemlidir. Uygulanacak olan ilaç tedavisi otizme eşlik eden problemlerin sağaltımına yöneliktir.
Çocuğun eğitimi bir ekip çalışmasını gerektirir. Bu ekipte çocuğun kendi doktoru, özel eğitimcisi, konuşma terapisti, çocuk psikiyatrı ve/veya çocuk nöroloğu mutlaka bulunmalıdır. Ailelerin eğitim sürecine katılmaları ve desteklemeleri çok önemlidir.
Otizmde Dil ve Konuşma Terapisi Uygulamaları Nelerdir?

otizm konusmaOtizmde dil ve konuşma terapisinin çok önemli bir yeri vardır. Dil ve konuşma terapileri bireylerin konuşma gelişimlerini artırmaya yönelik bilişsel ve davranışçı yöntemleri ve alternatif ve destekleyici yaklaşımları içerir. Terapi sürecinde, otizmli çocuğun dil ve konuşma becerilerinin edinimini hızlandırmak hedeflenir. İletişim becerileri genişletilir ve becerilerin günlük hayatta kullanımına yönelik etkinlikler desenlenir. Dil gelişimine yönelik etkinliklerin yan sıra oral motor becerilerin desteklenmesi, varsa artikülasyon problemlerinin düzeltilmesine yönelik çalışmalarda yapılır. Bunun yanı sıra semantik ve pragmatik alanlara ilişkin çalışmalar, konuşma hızı ve ses tonunun bağlama göre uygun şekilde kullanımı üzerinde çalışmalar gerçekleştirilir.
Serkan Bengisu
Uzman Dil ve Konuşma Terapisti
Kaynak:  http://www.ozelegitimforumu.com/konu-otizm-ve-iletisim?pid=19893#pid19893

Otistik Çocuklar İçin Hiperbarik Oksijen Tedavisi

Tedavinin kullanıldığı hastalıklar listesinde olmamasına rağmen otizm hastalığında da hiperbarik oksijen kullanıldığını bildiren Alan,”Otizmin asıl sebebi artık, anne karnındayken annenin kanından bir takım zehirlenmelere, kimyasallara maruz kalınması olarak kabul ediliyor” dedi.

Eski yıllarda diş tedavisinde uygulanan ve içinde cıva bulunan amalgam dolgunun hamilelikte kullanılması, içinde ağır metaller barındıran deniz ürünlerinin hamilelikte çok tüketilmesi gibi durumlarda da bebeğin olumsuz etkilenebileceğini vurgulayan Alan, “Otizmin, bunlardan kaynaklanan beyin dokusunun zehirlenmesi olduğu düşünülüyor. Hiperbarik oksijen tedavisinin yaptığı etki, beyin dokusundaki zehri uzaklaştırmak. Bu tedavide otistik çocukların tamamen normale dönmesi beklenmiyor ama iyileşme sağlıyor” diye konuştu.

İngiltere ve ABD’de yalnızca otistik çocuklara hizmet veren merkezler bulunduğunu dile getiren Alan, talep olması halinde otistik çocuklara da hizmet verebileceklerini kaydetti. Alan, otistik çocukların, oksijenin verildiği basınç odasında rahat durmaları, kontrol altında oksijeni almaları ve cihazı çıkarmalarını önlemek için özel bir başlık kullanıldığını anlattı.

YAN ETKİLERİ

Göğüs Hastalıkları ve Tüberküloz Uzmanı Dr. Kadir Hatipoğlu da Hiperbarik Oksijen tedavisinin yan etkileri hakkında bilgi verirken, tedavinin hastaların kan şekerini düşürücü etkisi olduğunu ancak bunun tedavinin ardından ortadan kalktığını belirtti.

Uzun süreli tedavi gören hastalarda gözde kırma kusuru gelişebildiğini belirten Hatipoğlu, tedavi bittikten sonra gözün tekrar eski haline döndüğünü bildirdi. Hatipoğlu, işlem sırasında, kulak tıkanıklığı, kulak ağrısı gibi durumların da ortaya çıkabildiğini ifade etti.

Geçirilen bir travma sonucu akciğer dokusu arasına hava girmesi, yüksek ateş, solunum yolu enfeksiyonu ve kronik akciğer hastalığı olanlar ile hamileleri hiperbarik oksijen tedavisine alırken daha dikkatli davrandıklarını dile getiren Hatipoğlu, “Bu hastaları, yarar-zarar hesabı yaparak tedaviye alıyoruz” dedi

rehabilitasyon.com

Otizm ve Sanatla Terapi

otizm ve sanat

otizm ve sanat

 

otizm ve müzikOtistikler Derneği ile Aura Psikoterapi, Sanatla Tedavi ve Eğitim Merkezi tarafından düzenlenen “Entegrasyon Kampı” çerçevesinde, otistikler Çanakkale’de sanatla terapi görüyor.

Otistikler Derneği kurucularından ve Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Özel Eğitim Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Nevin Eracar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Dardanos Yerleşkesinde bir hafta sürecek kamp çalışmasında otistiklerin yaşamla bütünleşmelerini ve kaynaşmalarını sağlamayı amaçladıklarını söyledi.

Eracar, yaklaşık 40 kişiden oluşan grup içerisinde toplam 10 otistiğin bulunduğunu ve bir otistikle, psikolojik danışman ile birlikte en az 2 kişinin ilgilendiğini belirtti.

Hiçbir zorlama içine girmeden müzikle ve sanatla terapi gibi yöntemler uyguladıklarını dile getiren Yrd. Doç. Dr. Eracar, şöyle konuştu:

“Normal olanlarla otistiklerin aynı alanda, zamanda ve mekanda birlikte olabileceklerine dair bir deneyleme çalışması yapıyoruz. Bu yıl 16’ncısını düzenledik. Önceden de çeşitli mekan ve zamanlarda yaptık. Geçen yılda Çanakkale’deydik. Eğitmenlerimizin yarısı İstanbul’dan gönüllü olarak geldi. Ayrıca, ÇOMÜ Seramik Topluluğundan bir grup sanatçı öğrenci bulunuyor.”

Eracar, otistiklerin sanatla terapi yöntemi çerçevesinde ÇOMÜ Seramik Topluluğu öğrencilerinin yardımıyla, çamurla uğraşarak bir şeyler üreteceklerini belirterek, “Otistiklerin çamurla uğraşmaları ve bir şeyler yapmalarının, onların gelişimi açısından oldukça önemli olduğunu düşünüyoruz” dedi.
Eracar, insan hayatında eski zamanlardan beri var olan çamurla üretmenin, otistiklere de olacağını düşündüklerini, ayrıca müzikle de terapi yaptıklarını ifade ederek, “Eğitmenlerimizin gözetiminde denize giriyorlar. Tamamen kamp havasında ve zorlamadan, kendi istekleri ve katılımlarıyla çalışmalarımızı sürdürüyoruz” diye konuştu.

Wholesale MLB Jerseys