Category: Formlar

Bep Hazırlama ekibi

BEP HAZIRLAYACAK EKİBİN OLUŞTURULMASI

Özel eğitim ve kaynaştırma uygulamaları yapılan okul ve kurumlarda, özel eğitime ihtiyacı olan bireyler için, BEP’in geliştirilmesi, uygulanması, izlenmesi ve değerlendirilmesi amacıyla BEP geliştirme birimi oluşturulur. Bu birimlerin, yakın çevrelerinde birim kurulamayan kurumlardaki özel eğitime ihtiyacı olan bireylere de destek eğitim vermesi için hizmet alanları özel eğitim hizmetleri kurulu tarafından belirlenir.

BEP’i BEP Geliştirme Birimi Hazırlar.
Kurum müdürü veya görevlendireceği müdür yardımcısının başkanlığında,

Þ Gezerek özel eğitim görevi verilen öğretmen,
Þ Aile,
Þ Özel eğitime ihtiyacı olan öğrenci,
Þ Rehber öğretmen-psikolojik danışman,
Þ Eğitim programları hazırlamakla görevli öğretmen,
Þ Özel eğitime ihtiyacı olan öğrencinin sınıf öğretmeni veya hazırlanan programın içeriğine uygun branş öğretmeni,
gerektiğinde izleme tanılama ve değerlendirme
ekibinden görevli bir kişiden oluşur.
Bep Geliştirme Birimi Üyelerinin Görevleri Nelerdir?
Başkan,
1.Birimi oluşturur, üyeleri belirler, toplantıları planlar.
2.Bireyselleştirilmiş eğitim programı geliştirilmesi, uygulanması, izlenmesi ve değerlendirilmesi sürecinde, bireyin ihtiyaçları doğrultusunda kurum içi düzenlemeleri yapar.
3. Bireyselleştirilmiş eğitim programı geliştirilmesi sürecinde yapılan çalışmaları, değerlendirmeleri izler, ihtiyaç duyulan araç-gerecin geliştirilmesi veya sağlanması için özel eğitim hizmetleri kurulu ile eşgüdümlü çalışır.
Gezerek Özel Eğitim Görevi Verilen Öğretmen:
Kurumun olanaklarına ve bireyin ihtiyaçlarına göre hazırlanan bireysel eğitim planlarını, kaynaştırma uygulamaları yapılan kurumlar ile özel eğitim kurumlarında uygular.
1.Değerlendirme ölçeklerinin geliştirilmesinde görüşünü bildirir.
2.Gerektiğinde bireye, aileye, öğretmene ve kuruma bilgi verir.
Öğretmen:
1.Bireyselleştirilmiş eğitim programlarının hazırlanmasında, uygulanmasında ve değerlendirilmesinde etkin görev alır.
2.Planlanan eğitim programlarını uygulamaya dönüştürür.
3.Bireyin gelişimine göre yeni bireysel eğitim programı önerileri hazırlar.
Aile:
1.Bireyselleştirilmiş eğitim programının geliştirilmesi sürecinde ihtiyaçlarını iletir.
2.Çocuğu ile ilgili hedeflerini ve planlarını belirtir.
3.Eğitim programının uygulanması sırasında çalışmalara etkin bir şekilde katılır, gerektiğinde eğitim araç gereç desteği sağlar.
Özel Eğitime İhtiyacı Olan Birey:
1.Bireyselleştirilmiş eğitim programlarının hazırlanışı sırasında kendi ihtiyaçları ve isteklerini belirtir.
2.Çalışmalara etkin biçimde katılır.
3.Değerlendirme sonrasında çıkan eğitim önlemi ve yöneltme kararında isteğini belirtir.
Rehber Öğretmen Psikolojik Danışman:
1.Bireyin özel eğitim ihtiyacları doğrultusunda görüşünü belirtir ve bireye rehberlik yapar.
2.Bireyin gelişimini izler.
Eğitsel Tanılama, İzleme ve Değerlendirme Ekibi Temsilcisi:
1.Birey için saptanan destek eğitim hizmetlerinin uygulanmasında rehberlik eder.
2.Bireyin gelişimini okul rehberlik ve psikolojik danışma hizmetleri servisi ile işbirliği içinde izler.

Eğitim Programları Hazırlamakla Görevlendirilen Öğretmen:
1.Bireyselleştirilmiş eğitim programlarının hazırlanmasında, uygulanmasında ve değerlendirilmesinde etkin görev alır.
2.Değerlendirme ölçekleri geliştirir. İhtiyaç duyulan araç-gerecin geliştirilmesi veya sağlanması için başkan ile eş güdümlü çalışır.
3.Bireyin gelişimine göre yeni bireyselleştirilmiş eğitim programı önerileri hazırlar.
4.Gerektiğinde bireye, aileye, öğretmene danışmanlık yapar

İş Başvuru Formu

…….MERKEZİ İŞ BAŞVURUSU FORMU  

E-Posta Adresiniz
İsim Soyisim:
Doğum Yeri:
Doğum Tarihi:
Nüfus’a Kayıtlı Olduğunuz Yer:
İkametgâh Adresiniz:
Ev Telefonu:
Cep Telefonu:
Öğrenim Durumu: Lise Üniversite Doktora
Aldığınız sertifika ve eğitimler:
Askerlik Durumunuz:
Daha Önce Özel Eğitimde Çalıştınız mı:?
Çalıştıysanız, Nerde Çalıştınız:
Ne Kadar Süre Çalıştınız:
Kurumumuzda Hangi Birimde Çalışmak İsterseniz : (Eğitim, idarî, Yrd. Pers.)
En son Çalıştığınız Kurum:
Giriş Tarihiniz:
Çıkış Tarihiniz:
İşten Ayrılma Nedeni:
Hakkınızda Referans Verebileceğiniz Kişi Adres ve Telefonları:
1. Kişi:
2. Kişi:
Bilgisayar Kullanmayı biliyor musunuz : ?
Kullanabildiğiniz Programlar:
Talep Ettiğiniz Ücret (aylık) :
Medeni Hali:

Belirli süreli iş sözleşmesi

BELİRLİ SÜRELİ İŞ SÖZLEŞMESİ
Aşağıda isim (unvan) ve adresleri yazılı bulunan işveren ile Personel arasında, tamamen kendi istek ve serbest iradeleri ile ve belirtilen şartlarla ” BELİRLİ SÜRELİ İŞ SÖZLEŞMESİ” yapılmıştır. Taraflar bundan sonra “işveren” ve “Personel” olarak anılacaktır.1. TARAFLARİŞVERENİN

Adı soyadı (ünvanı) :
Adresi :

İŞÇİNİN

Adı soyadı :
Baba adı :
Doğum yeri ve yılı :
İkamet adresi :

2. İŞÇİNİN ÇALIŞMA YERİ:  İşverenin………………..sınırları içindeki değişik işyerlerinde, işveren veya velinin göstereceği yerler.3. YAPILACAK İŞ:  …………………………………..4.SÖZLEŞMENİN SÜRESİ :   ….Yıl………..Ay süreli olan bu iş sözleşmesi, …../…../………. tarihinde başlamış olup, …../…./…… tarihinde her hangi bir bildirim yapılmaksızın kendiliğinden sona erer. İşveren gerektiğinde süresi dolmadan da sözleşmeyi feshedebilir.5. İŞE BAŞLAMA TARİHİ: …./…../……..6. DENEME SÜRELERİ:  Deneme süresi iki aydır. Taraflar, bu süre içinde iş sözleşmesini ihbarsız ve tazminatsız feshedebilirler.7. ÇALIŞMA SÜRELERİ: Haftalık çalışma süresi en çok 45 saattir. Bu süre, haftanın çalışılan günlerine eşit şekilde bölünerek uygulanır.Ancak, 45 saatlik haftalık normal çalışma süresi, işveren tarafından gerekli görüldüğünde:a) Haftanın çalışılan günlerine, günde 11 saati aşmamak koşulu ile farklı şekillerde dağıtılabilir. Ayrıca, işin niteliği ve şartlarına göre, işe başlama ve bitiş saatleri de, Personeller için farklı şekillerde düzenlenebilir ve gerekliğinde değiştirilebilir.b) 45 saatlik haftalık normlar çalışma süresinin, haftanın çalışılan günlerine farklı şekillerde dağıtılarak çalışılması durumunda, iki aylık çalışma süresi içinde, Personelin haftalık ortalama normlar çalışma süresi 45 saati aşamaz.c) Ara dinlenme zamanları işveren tarafından belirlenir.d) Personel bu maddede çalışma şekil ve şartlarını peşinen kabul eder.8. FAZLA ÇALIŞMA:  İşveren, ülkenin genel yararları, işin niteliği veya üretimin artırılması gibi nedenlerle Personelye, günlük toplam çalışma süresi 11 saati aşmamak koşulu ile, yılda 270 saate kadar fazla çalışma yaptırabilir.Haftalık 45 saati aşan çalışmalar fazla çalışma sayılır. Ancak, denkleştirme esası uygulandığı durumlarda, Personelin iki aylık süre içindeki haftalık ortama çalışma süresi 45 saati aşmamak koşulu ile bazı haftalarda 45 saatten fazla çalıştırma olsa dahi, bu haftalardaki 45 saati aşan çalışma süreleri fazla çalışma sayılmaz ve fazla çalışma ücreti ödenmez.9. TELAFİ ÇALIŞMASI:  Zorunlu nedenlerle işin durması, ulusal bayram ve genel tatillerden önce veya sonra işyerinin tatil edilmesi veya benzer nedenlerle normal çalışma sürelerinin önemli ölçüde altında çalışılması ya da işin tümüyle durdurulması veya Personelin talebi ile kendisine izin verilmesi hallerinde, işveren, iki ay içerisinde Personele, çalışılmayan bu süreler karşılığı olarak telafi çalışması yaptırabilir.Telafi çalışması, günlük en çok çalışma süresi olan 11 saati ve günde en fazla 3 saati aşamaz. tatil günlerinde telafi çalışması yaptırılamaz. Telafi çalışması fazla çalışma sayılmaz ve karşılığında fazla çalışma ücreti ödenmez.

 10. ÜCRET : Personelin aylık NET/BRÜT ücreti …………………………….TL dir. Personelin ücreti kural olarak imza karşılığında kendisine ödenir. Ancak Personelin yazılı talebi ile belirlediği ve bu talebin altında tatbiki imzası bulunan mutemedine de yine imzası karşılığında ödenebilir.
11. FAZLA ÇALIŞMA ÜCRETİ : Personelin her bir saat fazla çalışması için işverence ödenecek fazla çalışma ücreti, Personelin normal çalışma ücretinin saat başına düşen miktarının yüzde elli artırılmış tutarıdır.
12. ÜCRET ÖDEME ZAMANI : Personel ücreti ayda bir ödenir. Her ayın ücreti, mücbir bir neden olmadıkça, her ayın ücreti, ödeme gününde itibaren en geç 20 gün içinde ödenir.
13. ÖZEL ŞARTLAR :a) İşverenin, Personellerin bir bölümüne veya tümüne sözleşme gereği olmaksızın, teşvik amaçlı olarak yapacağı süreklilik arz etmeyen nakdi ayni ödemeler, Personeller bakımından kazanılmış hak niteliğinde olmayıp, tekrarlanacağı anlamına gelmez.b) Personel, işyerinde, çalışma mevzuatı ve işveren tarafından belirlenmiş bulunan çalışma şartlarına, iş disiplinine, iş sağlığı ve iş güvenliği kurallarına, işveren tarafından çıkartılmış ve çıkartılacak olan yönetmelik, genelge, sirküler, talimat gibi düzenlemelere uymayı kabul ve taahhüt eder.c) Personel, işverenin istemesi halinde, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde de çalışmayı peşinen kabul eder.d) Personel, işverenin istemesi halinde fazla çalışma yapmayı peşinen kabul eder.e) Personel iş sözleşmesi devam ettiği sürece, özel de olsa başka bir işte çalışmamayı taahhüt eder.f) Personel, işverene ve işyerine ait her türlü iş sırlarını saklamayı, işverene zarar verecek davranışlarda bulunmamayı taahhüt eder.g) Personel, işyerindeki makine, alet ve teçhizatı usulüne uygun olarak ve özenle kullanmayı, görevi ile ilgili olmayan işlerle uğraşmamayı, kendisine teslim edilmemiş makine, alet ve edevatı kullanmamayı taahhüt eder.h) Personel, kendisine işinde kullanılmak üzere teslim edilen malzeme, araç ve gereçleri işyeri dışına çıkarmamayı, amacı dışında kullanmamayı taahhüt eder.i) Personel, işyerine, alkollü içki veya uyuşturucu madde almış olarak gelmemeyi ve bu maddeleri işyerinde kullanmamayı, çalışması ile ilgili olmayan eşya ve maddeler ile taşınması ya da kullanılması yasaklanmış maddeleri işyerine sokmamayı taahhüt eder.j) Personel, İş Kanununa göre hak kazanacağı yıllık ücretli iznini, işverenin iş şartlarına göre belirleyeceği zamanda kullanmayı kabul eder.k) Personel, iş sözleşmesinin feshinde, kendisine teslim edilmiş bulunan her türlü demirbaş eşyayı eksiksiz olarak teslim etmeyi, kendi kasıt veya kusurundan meydana gelmiş zararlar varsa, tazmin etmeyi taahhüt eder.l) İşveren, Personelin ücretini ve bu sözleşme ile İş Kanunundan doğan diğer haklarını süresinde ödemeyi kabul ve taahhüt eder.m) Personel, sözleşme süresi dolmadan, iş kanununda belirtilen mazeretler dışında herhangi bir geçerli mazeret olmaksızın, işi bırakma, başka bir kurumla anlaşma durumlarının tesbiti neticesinde en az brüt  5 maaş tutarında tazminat öder.n) Maaşlar her yılın aralık ayında yeniden tesbit edilir. Ödemeler  6 şar aylık iki dönemi kapsamaktadır..o) Bu iş sözleşmesinde yer almayan hususlarda İş Kanunu ve diğer ilgili mevzuat uygulanır.p) Sözleşmenin uygulanmasında çıkacak uyuşmazlıklarda, işyerinin bulunduğu yer mahkemeleri ve icra daireleri yetkilidir.

14. İki sayfadan oluşan iş bu belirli süreli iş sözleşmesi, …../…./……….. tarihinden taraflarca iki nüsha olarak tanzim edilip, okunarak imzalanmakla, işveren Personeli iş ve ücret vermeyi, Personel de belirtilen şartlarla iş görmeyi karşılıklı olarak kabul, beyan ve taahhüt etmişlerdir.

İŞVEREN VEYA VEKİLİ(Kaşe-İmza) İŞÇİAdı Soyadı:İmzası:

 

Dil Konuşma Kontrol Listesi

Amaç 1. Sesin kaynağını bulur.
Davranışlar
1. Sesin kaynağına doğru yönelir.
2. Sesin kaynağını gösterir.
Amaç 2. Sesleri ayırt eder.
Davranışlar
1. Verilen iki sesten istenilen sesi seçer.
2. Verilen üç veya daha fazla sesten istenilen sesi seçer.
Amaç 3. Görsel, işitsel algıyı geliştirici çalışmalar yapar.
Davranışlar
1. Yapılan hareketi tekrar eder.
2. Söylenen tek sözcüklü yönergeleri yerine getirir.
3. Söylenen iki veya daha fazla sözcüklü yönergeleri yerine getirir.
4. Duyduğu sese ait resmi gösterir.
5. Adı söylenen nesnenin resmini gösterir.
6. Verilen resimlerdeki yanlışlıkları gösterir.
7. Bulunduğu ortamda yapılan değişikliklerin neler olduğunu söyler.

KONUŞMA ORGANLARININ GELİŞİMİNİ SAĞLAYAN HAREKETLER
Amaç 4. Dil esnekliğini geliştirici çalışmalar yapar.
Davranışlar
1. Dilini ağız içinden çıkarır.
2. Dilini çenesine dokundurmaya çalışır.
3. Dilini burnuna dokundurmaya çalışır.
4. Dilini sağa doğru hareket ettirerek sağ yanağına dokundurmaya
çalışır.
5. Dilini sola doğru hareket ettirerek sol yanağına dokundurmaya
çalışır.
6. Dilinin ucunu alt dudak etrafında hareket ettirerek yiyecekleri yalar.
7. Dilinin ucunu üst dudak etrafında hareket ettirerek yiyecekleri yalar.
8. Dilini dudak etrafında dairesel olarak hareket ettirir.
9. Dilini damağın arkasından öne doğru hareket ettirir.
10. Dondurma, şeker vb. yiyecekleri yalar.
11. Dilinin ucuna konan yiyeceği ağzına alır.
12. Dilini ağız dışında yuvarlar.
Amaç 5. Dudak esnekliğini geliştirici çalışmalar yapar.
Davranışlar
1. Dudaklarını büzer.
2. Dudaklarını gerer.
3. Dudaklarını sağa sola hareket ettirir.
4. Öpme sesi çıkarır.
5. Dudaklarını kapalı tutar.
Amaç 6. Çene esnekliğini geliştirici çalışmalar yapar.
Davranışlar
1. Ağzını açıp kapatır.
2. Ağzı açıkken, çenesini sağa sola hareket ettirir.
3. Ağzı kapalıyken, çenesini sağa sola hareket ettirir.
4. Yumuşak yiyecekleri yer.
5. Sert yiyecekleri yer.
6. Çiklet çiğner.
Amaç 7. Nefes kontrolünü sağlayan çalışmalar yapar.
Davranışlar
1. Derin nefes alıp verir.
2. Aldığı nefesi uzun süreli verir.
3. Balon, poşet vb. nesneleri şişirir.
4. Mum, pamuk vb. nesneleri üfler.
5. Flüt, düdük vb. araçlardan üfleyerek ses çıkarır.
Amaç 8. Emme çalışmaları yapar.
Davranışlar
1. Pipetle sıvı içer.
2. Şeker, çikolata vb. yiyecekleri emer.

KONUŞMA
Amaç 9. Konuşma seslerini çıkarma çalışmaları yapar.
Davranışlar
1. Söylenen ünlüleri tekrar eder.
2. Söylenen ünsüzleri tekrar eder.
3. Ünlüleri ünsüzlere ulayarak çıkarılan sesleri tekrar eder.
4. Ünsüzleri ünlülere ulayarak çıkarılan sesleri tekrar eder.
5. Söylenen sözcüğü tekrar eder.
Amaç 10. Kendini ifade etmede tek sözcük kullanır.
Davranışlar
1. Nesneyi/kişiyi tek sözcükle adlandırır.
2. Yapılan eylemi tek sözcükle söyler.
3. Olumsuzluk belirten durumu tek sözcükle söyler.
4. Nesnenin/kişinin yerini tek sözcükle söyler.
5. İsteğini tek sözcükle söyler.
6. Sözcüğe çoğul eki getirerek söyler.
Amaç 11.İki sözcük kullanarak tümce kurar.
Davranışlar
1. Özne ve eylemden oluşan iki sözcüklü tümce söyler.
2. Nesne ve eylemden oluşan iki sözcüklü tümce söyler.
3. Olumsuzluk belirten iki sözcüklü tümce söyler.
4. Nesnenin/kişinin yerini belirten iki sözcüklü tümce söyler.
5. İşaret sözcükleri içeren iki sözcüklü tümce söyler.
6. Nesnenin/olayın niteliğini belirten iki sözcüklü tümce söyler.
7. Sahiplik belirten iki sözcüklü tümce söyler.
8. İsteğini iki sözcüklü tümceyle söyler.

Amaç 12. Üç veya daha fazla sözcük kullanarak tümce kurar.
Davranışlar
1. Özne, nesne ve eylemden oluşan üç veya daha fazla sözcüklü tümce
söyler.
2. Olumsuzluk belirten üç veya daha fazla sözcüklü tümce söyler.
3. Nesnenin/kişinin yerini belirten üç veya daha fazla sözcüklü tümce söyler.
4. İşaret sözcükleri içeren üç veya daha fazla sözcüklü tümce söyler.
5. Nesnenin/olayın niteliğini belirten üç veya daha fazla sözcüklü tümce
söyler.
6. Sahiplik belirten üç veya daha fazla sözcüklü tümce söyler.
7. İsteğini üç veya daha fazla sözcüklü tümceyle söyler.
8. Üç veya daha fazla sözcüklü soru tümcesi söyler.
9. Şimdiki zamanı ifade eden üç veya daha fazla sözcüklü tümce söyler.
10. Gelecek zamanı ifade eden üç veya daha fazla sözcüklü tümce söyler.
11. Geçmiş zamanı ifade eden üç veya daha fazla sözcüklü tümce söyler.
Amaç. 13. Kendini ifade etme becerisi geliştirir.
Davranışlar
1. Öyküyü resimlerine bakarak anlatır.
2. İzlediği oyunu/filmi anlatır.
3. Başından geçen bir olayı anlatır.
4. Dinlediği öyküyü/masalı anlatır.

DİNLEME VE İZLEME
Amaç 14. Dinleme ve izleme becerisi geliştirir.
Davranışlar
1. Masal, öykü vb. okuyan kişiyi görebilecek şekilde oturur.
2. Okunan masalın, öykünün okunması bitene kadar dinler.
3. Dinlediğini jest, mimik ve hareketlerle gösterir.
4. Konuşmacıyı sessizce dinler.
5. Film, tiyatro vb. gösterileri izler.
KONULAR
ALGI ÇALIŞMALARI
A. Ses Kaynağını Bulma
B. Sesleri Ayırt Etme
C. Görsel, İşitsel Algı

KONUŞMA ORGANLARININ GELİŞİMİNİ SAĞLAYAN HAREKETLER
A. Dil Esnekliğini Geliştirici Hareketler
B. Dudak Esnekliğini Geliştirici Hareketler
C. Çene Esnekliğini Geliştirici Hareketler
Ç. Nefes Kontrolü
D. Emme Çalışmaları

KONUŞMA
A. Konuşma Seslerini Çıkarma
B. Tek Sözcükle Kendini İfade Etme
C. İki Sözcükle Kendini İfade Etme
Ç. Üç ve Daha Fazla Sözcükle Kendini İfade Etme

DİNLEME VE İZLEME
A. Öykü, Masal Dinleme
B. Film, Tiyatro İzleme

http://www.ozelegitimsitesi.com

Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu’nun DSM IV Tanı Kriterleri

dikkat eksikliği

dikkat eksikliği

Dikkat eksikliği tanılama kriterleri
a) Çoğu zaman dikkatini ayrıntılara veremez, okul veya iş yerinde, ya da diğer etkinliklerde dikkatsizce hatalar yapar.
Gündelik hayatta, çocuk için konuşursak, ödevlerinde veya sınavlarda dikkatsizlik hataları örneğin; soruyu yanlış okuma, işlem hataları, artı eksi işaretleri karıştırma gibi düşünebiliriz.
Yetişkinler için konuşursak, toplantı saatlerini karıştırabilir, istenen bir belge yerine başka bir belge gönderebilir.
b) çoğu zaman üzerine aldığı görevlerde ya da oynadığı etkinliklerde dikkati dağılır.
Yine çocuklar için ödevlerini yaparken dalga geçtiklerini söyleriz mesela, ya da bir türlü odaklanamadıklarından yazmaları gereken kompozisyonu yazamazlar. 1 saatte bitmesini beklediğiniz ödev saatlerce sürer.
Yetişkinlerde ise, alışveriş yapması gerekirken, yemek yapması gerekirken araya başka iş alırlar, çünkü ilgileri o an için o işe kaymıştır ve alış veriş ertelenir, yemek yanabilir.
c) doğrudan kendisine konuşulduğunda çoğu zaman dinlemiyormuş gibi görünür.
Dikkat Eksikliği olan kişilerde özgüven düşüktür, göz teması kurmakta zorlanırlar. Bir başka özellikleri ise aynı anda birkaç işle uğraşmaktan keyif alırlar. Örneğin en sık yaşanan durumlardan biri; çocuğunuz kimi zaman televizyon seyrederken siz arka planda dedikodu yapıyorsanız eğer bunların hepsini kaydedebilir, kimi zaman ise yine televizyon başındayken ona eğer ders çalışması tavsiyesinde bulunuyorsanız sizi hiç duymayabilir.
Eşinize o gün sizin için önemli bir olayı anlatırken eşiniz bir taraftan televizyonun kumandası ile zaplama yapabilir.
Bir başka durum ise öğretmenler için sınıfta şu şekilde yaşanır: Öğretmen ders anlatırken öğrenci defterine karalama veya esim yapabilir. Ancak bu durum öğrencinin öğretmenini dinlemediği anlamına gelmez her zaman için. Öğrenci konsantre olabilmek için karalama yapmaya ihtiyaç duymaktadır aslında.
d) çoğu zaman yönergeleri izlemez ve okul ödevlerini, ufak tefek işleri ya da iş yerindeki görevlerini tamamlayamaz (karşıt olma bozukluğuna ya da yönergeleri anlayamamaya bağlı değildir).
DE/HB’lilerin kurallarla arası yoktur. Çabuk sıkıldıklarından, uzun yönergeleri takip etmekte zorlanırlar. Karmaşık bir evrak dolduruyorsanız, vize başvurusu gibi örneğin, ya da sırasıyla izlenmesi gereken bir durum varsa, DE/HB’li kişiler bu sırayı takip etmekten sıkılırlar. Çocuklar için uzun zaman alan projeleri planlamak örneğin dönem ödevleri, ve yürütmek çok sıkıcı olacağından bu durumu sürekli ertelerler, kaçınırlar, yapmazlar veya yapabilmek için neredeyse insanüstü çaba harcarlar. Tabii bu insanüstü çaba görülmez, bunun yerine kişiye çocukluktan itibaren ne kadar tembel olduğu, ne kadar sorumsuz olduğu giydirilir.
e) çoğu zaman üzerine aldığı görevleri ve etkinlikleri düzenlemekte zorluk çeker.
Beynimizin ön kısmındaki bölüm yönetici işlevlerden sorumludur. DE/HB’li insanlarda bu bölgedeki bazı hormonların dengesizliğinden dolayı bu durum fiziksel bir durumdur. İşlerimizi, yapmamız gerekenleri biliriz, ancak bunları hangi sırayla yaparsak daha etkin bir iş çıkarırız, ya da nasıl bir planlamayla zamandan tasarruf edebiliriz gibi hesaplamaları yapmakta zorluk çekerler. Bu durum karşısında kişi bazen paralize olup hiçbirşey yapamazken, bazen de zayıf performans gösterir. Zaman mefhumu çok gelişmemiş olan bu kişiler için görevlerini zamanında tamamlayamama, randevularına geç kalma, ödevlerini yetiştirememe gibi durumlar çok sık gündeme gelir.
Eğer eşlerden birinde DE/HB varsa, işlerini organize edemiyor, zamanını düzgün kullanamıyor ve aynı zamanda tüm bu işleri yapabilmek için çok çaba sarf ettiğini hissederek yorulduğunu düşünüyorsa, bir de üstüne üstlük faturalarını zamanında ödemeyi sıksık aksatıyorsa o zaman kendini sürekli suçlayıp durması yetmiyormuş gibi, ilişkisi de hem maddi hem manevi etkilenecektir.
f) çoğu zaman sürekli mental çabayı gerektiren görevlerden kaçınır, bunları sevmez ya da bunlarda yer almaya karşı isteksizdir.
DE/HB’li kişiler çok çabuk dikkatleri dağıldıklarından, ilgileri olmayan konularda uzun süreli odaklanmada zorluk çekerler. Mental çaba gerektiren görevler eğer ilgi alanları dahilindeyse sorun yoktur zaten, ancak detaylı bir tatili planlamak, ya da tez yazmak onlar için normalden daha fazla çaba harcamaları anlamına geldiğinden kaçınmaya meyillidirler.
g) çoğu zaman üzerine aldığı görevler ya da etkinlikler için gerekli olan şeyleri kaybeder (örneğin; oyuncaklar, okul ödevleri, kalemler, kitaplar ya da gereçler)
Öğrenciler için sıkça ödevlerini veya kitaplarını unutmaları, kalem silgi gibi gereçlerini anahtarları, cüzdan unutma ya da kaybetmeden bahsedebiliriz. Son yıllarda buna cep telefonlarını da ekleyebiliriz.
Burada önemli olan, hepimizin başına anahtar, telefon, cüzdan unutmak gelebilir, ancak burada dikkat edilecek husus bunu ne sıklıkta yaşadığımızdır. Ya da bunların başımıza gelmemesi için ne gibi önlemler aldığımıza bakmamız lazım.
Bazen önemli evrakları o kadar iyi saklarız ki kaybolmasın diye, sonra onları bulmak için harcadığımız çaba ve maruz kaldığımız panik duygusu ömrümüzden ömür çalar.
h) çoğu zaman dikkati dış uyaranlarla kolaylıkla dağılır.
Öğrenci özellikle ilgisini çekmeyen bir dersin sınavına hazırlanıyorsa, sıksık tuvalete gitme gereksinimi hisseder, karnı acıkır, susar, kapı ve telefon sesine ilk çalışta koşar. Kendi bedeninden gelen fiziksel ihtiyaçlar onun dikkatini dağıtmaya yeter de artar bile. Ancak aynı öğrenciyi çok sevdiği bir bilgisayar oyununun başına koyun, ya da sevdiği bir derse çalışmasını isteyin, neredeyse 6 saat boyunca ne karnı acıkır, ne susar, ne de tuvalete gider. İnsanüstü bir varlık gibi o kadar saat boyunca sevdiği, ilgilendiği şeyin başında oturabilir.
Yetişkinlerde ise, odaklanmada ne kadar zorlanıyorlarsa dış uyaranlara karşı hassasiyetleri o kadar artar diyebiliriz. Örneğin, telefonla konuşurken aynı anda evin içindeki bir ses, ya da çocuklardan birinin aynı anda bir şey istemesiyle yetişkin dağılabilir. Ne telefona odaklanabilir, ne de çocuğuna. Bu da strese yol açar.
Bir başka örnek, çocuğunuza tam nasihat çekerken balkona konan bir kuş, çocuğunuzun odağını sizden kuşa doğru çevirmesine sebep olabilir ki bu durum daha da sinir olmanıza yol açabilir.
i) günlük etkinliklerinde çoğu zaman unutkandır
DE/HB’li kişilerde kısa süreli hafıza zayıf olduğundan günlük etkinliklerinde yapmaları gereken şeyleri kolaylıkla unutabilirler. Bu durumda sadece yapılacakları not etmek yetmeyebilir, not ettiklerini sürekli görebilecekleri bir yerde tutmaları, zamanlama söz konusu ise, alarm kurup, mesaj atıp kendilerine hatırlatmaları gerekir. Diğer türlü unutulan işler bir sonraki güne sarkar, bir sonraki gün de unutulacak şeyler olduğunu düşünürsek, tüm bu unutulanlar toplanarak bir sonraki güne sarkarak devam eder. Sonunda dağ gibi yığılmış, unutulmuş işler olarak karşımıza çıkarlar. Bunlara örnek olarak çocuklar için unutulan ödevler en yaygınıdır. Yetişkinlerde ise örnekleri, faturalar, resmi evrak temin etmek, kuru temizlemeciden eşyaları almak veya bırakmak, kargoya evrak vermek, berbere gitmek, çocukların veya eşin istediği şeyleri temin etmek, bozuk, kırık eşyaları tamir ettirmemek olarak sayabiliriz.
Aşağıdaki hiperaktivite-impulsivite semptomlarından altısı (ya da daha fazlası) en az 6 ay süreyle uyumsuzluk doğurucu ve gelişim düzeyine göre aykırı bir derecede sürmüştür

Hiperaktivite tanılama kriterleri
a) çoğu zaman elleri, ayakları kıpır kıpırdır ya da oturduğu yerde kıpırdanıp durur.
Halk arasında hiperaktif erkeklerde olur gibi bir kanı yaygındır. Oysa kızlarda da görülebilir, ancak görülme sıklığı erkeklerde daha yaygın olarak karşılaşılmıştır. Burada çocuklar üzerinden örnek vermek gerekirse, genellikle haraketli çocuklardır. Enerjileri bitip tükenmek bilmez. Okulda, ders boyunca sırada oturmakta zorluk çekerler. Yetişkinlerde ise durum biraz daha farklılaşır. Sürekli evdeki eşyaların yerlerini değiştirme, sıkça hareket etme ihtiyacında olduklarından bulundukları ortamlarda onları kahve alırken, markete giderken, ellerinde kalemle ynarken bulabiliriz.
b) çoğu zaman sınıfta ya da oturması beklenen diğer durumlarda oturduğu yerden kalkar.
Yukarıda da bahsedildiği gibi, bu çocukların en zorlandıkları kısım ders boyunca hareket etmeden yerlerinde oturmaktır. Sınıfın düzenini bozmakla suçlanırlar. Sorumsuz ve saygısız olmakla suçlanırlar. Burada öğretmenlerin şikayetleriyle çocuk sınıfta yaramaz ve düzen bozan olarak mimlenirken, veli ise yeterince terbiye edemediğinden dolayı utanır ve suçluluk duyar, kendini suçlar. Bu durum, tanı henüz alınmamışsa ebeveyn ve çocuk arasında gerginliğe yol açar. Ebeveyn kendini suçlu hissettiğinden, etrafa karşı utandığından dolayı kendine olan kızgınlığını çocuğuna yansıtır ve iş şiddet boyutlarına kadar gidebilir. Ancak ne zamanki tanı alınır ve bu durumun aslında gerçekten çocuğun suçu olmadığı, hiperaktivitenin bir sonucu olduğu ortaya çıkar ve aile durumu kabullenince ilişkiler rahatlar. Araştırmalar, çocukta DE/HB var ise, aile içinde daha fazla huzursuzluk olabileceğini göstermektedir. Ebeveynlerin bu durum ile birbirlerini suçlamaları, zorluklar karşısında çaresiz hissetmeleri karı-koca arasındaki gerginliğin tırmanmasına sebep olmaktadır. Ne zamanki tanı konulur, aile DE/HB’yi anlamaya ve öğrenmeye başlar, işte o zaman ilişkileri gelişir ve derinleşir.
c) çoğu zaman uygunsuz olan durumlarda koşuşturup durur ya da tırmanır (ergenlerde ya da erişkinlerde öznel huzursuzluk duyguları ile sınırlı olabilir).
d) çoğu zaman, sakin bir biçimde, boş zamanları geçirme etkinliklere katılma ya da oyun oynama zorluğu vardır.
Bu durum çocuklarda, dinlenme için ayrılmış bir zaman diliminde istirahat etmeleri ya da sakin bir şekilde kendilerini oyalamaları istendiğinde bu konuda oldukça güçlük çekerler. Kendi kurallarını koymayı sevdiklerinden oyun oynama ve oyunun kurallarına uymada zorluk çekerler, bu durum sonucunda arkadaşları tarafından oyun dışı bırakılma olarak karşımıza gelir. Bu çocuklar grup etkinliklerinde düzen bozduklarından fazla istenmezler. Bu durum arkadaşlık ilişkilerini etkilediğinden fazla arkadaşları yoktur. Yetişkinlerde ise bu durum boş zamanları adrenalini yüksek olan extreme sporlara ilgi duyma şeklinde karşımıza gelebilir. Ancak bu her extreme spora ilgi duyanların hiperaktivitesi var anlamına gelmemelidir.
e) çoğu zaman hareket halindedir ya da bir motor tarafından sürülüyormuş gibi davranır.
Bu insanlar oldukça yüksek bir enerjiye sahiptirler. Enerjileri sanki hiç bitmeyecekmiş gibi gelir. Çocuklar bu konuda sabır sınırlarını zorlarlar. Bu enerji sporla olumlu bir yöne kanalize edilebilir. DE/HB ile spor arasında olumlu bir ilişki vardır. Spor yapan DE/HB’lilerin daha rahat odaklanabildiklerine dair araştırmalar devam etmektedir.
f) çoğu zaman çok konuşur.
Çok konuşan bir çocuk, çok konuşan bir yetişkin, her zaman DE/HB’li olmasa bile, bazen hiperaktivitenin dile vurduğu çok belirgin olarak karşımıza çıkar. Kimisi aklındakileri düzgün bir şekilde ifade edebilirken, kimi dağınık ifade eder. Düşünmeden konuşabilirler, bu da onları patavatsız kılar. İlişkilerde yansıması ise, karşı tarafın hislerini ne kadar incittiklerinin farkında olmadıklarından, ilişkide her zaman için umursamaz, değer vermez taraf olarak suçlanırlar. Eğer çok konuşmuyorlarsa, çok fazla düşünüyor da olabilirler. Bazen düşünceler o kadar yoğun ve hızlı gelirki adeta düşünce bombardımanına tutulmuş gibi olurlar. Bu onlar için aslında oldukça yıpratıcıdır, çünkü odaklanmalarını daha da zorlaştırır.
İmpulsivite (Dürtüsellik)
g) çoğu zaman sorulan soru tamamlanmadan önce cevabını yapıştırır.
Dürtüsellik, kişinin isteklerini erteleyememesidir. Bu kişiler soruların cevabını vermekte oldukça sabırsızdır. Öğrenciler kendilerini çok zor tutarlar, hatta çoğu zaman tutamazlar. Yetişkinlerde de bu durum karşısındakinin cümlelerini bitirme, konuşmasını yarıda kesip hemen cevap vermeye başlama gibi görülebilir. Bu biraz leb demeden leblebi demek gibi görünse de, bazen yanlış anlayıp başka bir cevap da vermelerine yol açar.
h) çoğu zaman sırasını bekleme güçlüğü vardır.
Dürtüsellikte eğer bu özelliği gösteriyorsa kişi, bu durum karşımıza çok çeşitli şekillerde çıkabilir. Uzun banka kuyruklarında beklemeye dayanamadığından kaynak yapmak için yollar arayanlardan tutun da , trafikte beklemeye sabrı olmadığı için gerek kendi kendilerine gerekse etraflarındaki araçlarla kavga eden insanlar olabilirler. Ancak burada stresli bir günün ardından toleransı azalmış olan insanları unutmamak lazım. Yine şunu söylemek gerekir ki , trafikte sabrı olmayan bir tanıdığınız varsa bu onun illede DE/HB olduğunu göstermez. Burada olayın bütününü gözden kaçırmamak lazım.
i) çoğu zaman başkalarının sözünü keser ya da yaptıklarının arasına girer (örneğin; başkalarının konuşmalarına ya da oyunlarına burnunu sokar).
Genellikle çocuklara sıkça şöyle söylendiğini duyarız: “Evladım ben birisiyle konuşurken araya girme”. Çocuk defalarca ikaz edildiği halde söz kesip, araya girmeye devam eder. Bu durum hararetli bir konuşmanın kesilmesine neden oluyorsa ebeveyn çocuk arasında can sıkıcı bir gerilim yaratabilir. Anne de ya da babada da DE/HB varsa, o zaman bu durum sıkça konuşmaların yarım kalmasına, sürekli engellenmekten dolayı kızgınlığın uzun süre devam etmesine yol açar. Bu tür gerginlikler ufak gibi görünse de ilişkideki yansımaları daha büyük çaptadır.
İşlevsel bozulmaya yol açmış olan bazı hiperaktif-impulsif semptomlar ya da dikkatsizlik semptomları 7 yaşından önce de vardır.
İki ya da daha fazla ortamda semptomlardan kaynaklanan bir işlevsel bozulma vardır. (örneğin; okulda yada işte ve evde).
Burada önemli bir nokta daha var ki, örneğin yukarıdaki DSM 4’ten alıntıya göre bu belirtilen özelliklerin en az 6 sının bir arada ve hayatımızdaki 2 alanda görülmesi DE/HB tanısı koymak için gerekmektedir. Bu tanıyı Uzman Psikiyatristler koyar.
Burada DE/HB’nin genetik durumundan da bahsetmek gerekir. DE/HB’nin %50 oranında genetik olduğu bilinmektedir. Yani DE/HB’li birisinde aileye de mutlaka bakmak gerekir. Tanı almamış çok fazla yetişkinin olduğunu göz önünde de bulundurursak, zaman zaman ebeveynler şöyle yorumlarda bulunuyorlar, benim çocuğumun sadece okulda problemi var, evdeyken sorunumuz yok. Burada şunu gözden kaçırmamak gerekir, eğer sorun yok diyen ebeveynde de DE/HB var ise, .ocuğunun bazı hareketlerini kendine benzeteceğinden, ben de eskiden böyleydim diyeceğinden, ve genelde kendimizde bir sorun olmadığını düşünüyorsak, çocuğun evdeki sorunlarını görmezden gelerek, DE/HB’yi atlamak gibi bir risk doğmaktadır.
Toplumsal, okuldaki ya da mesleki işlevsellikte klinik açıdan belirgin bir bozulma olduğunun açık kanıtları bulunmalıdır.

Özel eğitim araç gereçler

Araç-Gereçler

Legolar
Bul-yaplar
Boncuklar
Çiviler
Küpler
Ayna
Makaslar
Köşeler
Objeler
Top, araba, bebek
İç içe geçmiş halkalar ve kutular
Muhtelif oyuncaklar
Vücut maketleri
Müzik ve ritm aletleri
Konuşma eğitim kartları
Test kitapları
Kavram kartları
Kavram kitapları
Boyama kitapları
Öykü kitapları ve kartları
Zeka geliştirme materyalleri
Dikkat yoğunlaştırma materyalleri (hareketli oyuncaklar)
Hafıza kartları
Jimnastik aletleri
Jimnastik minderleri