Archive for: Ocak 2013

BEB Geliştirme Değerlendirme

Bireyselleştirilmiş Eğitim Programı  Nedir?

Bireyselleştirilmiş eğitim programları, her bir engelli çocuk için yazılı olarak, eğitim kurumu tarafından geliştirilmiş olan ve engelli çocukların, öğretmenlerin, anne- babaların özel gereksinimlerini karşılamak için oluşturulmuş özel eğitim programıdır.

 

Bep Hazırlamanın Yasal Nedenleri Nelerdir?

Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği’nin 62. maddesinde BEP, “Özel eğitim gerektiren birey için geliştirilen ve ailesi tarafından onaylanan bireyselleştirilmiş eğitim programı; bireyin, ailenin, öğretmenin gereksinimleri doğrultusunda hazırlanan ve hedeflenen amaçlara verilecek destek eğitim hizmetlerini içeren özel eğitim programıdır” olarak tanımlanmaktadır. Bu yönetmelikle, BEP’lerin işlevi, “Bireyin tüm gelişim alanlarında , gözlem, gelişim ve değerlendirme ölçekleri kullanılarak ve hedeflerin amaçların gerçekleşme düzeyi doğrultusunda değerlendirilir” şeklinde ifade edilmektedir.

Aynı yönetmeliğin  63. maddesinde özel eğitim ve kaynaştırma uygulamaları yapılan okul ve kurumlarda “bireyselleştirilmiş eğitim programı geliştirme birimi”nin oluşturulacağı belirtilmektedir. Bu birimin amacı ise “özel eğitim gerektiren bireyler için, bireyselleştirilmiş eğitim prof,gramının geliştirilmesi, uygulanması, izlenmesi ve değerlendirilmesi olarak ifade edilmektedir.

 

Bu Birimi Oluşturan Ekip Üyeleri Kimlerdir?

  • Kurum müdürü ve müdür yardımcısı
  • Gezerek özel eğitim hizmeti veren öğretmen
  • Aile
  • Özel eğitim gerektiren öğrenci
  • Rehber öğretmen – psikolojik danışman
  • Eğitim programı hazırlamakla görevli olan öğretmen
  • Özel eğitim gerektiren öğrencinin sınıf öğretmeni veya hazırlanan programın içeriğine uygun branş öğretmeni
  • Gerektiğinde işleme, tanılama ve değerlendirme ekibinden bir kişi.

 

Bep Yazmanın Amaçları Nelerdir?

1.       BEP yazma, engelli öğrencilerin eğitimiyle ilgilenen insanlarla sizi bir araya getirir. Bu ekipte insanlar, “çoklu disiplinli ekip” veya “BEP ekibi” olarak isimlendirilir. Bu ekip her bir çocuğun gereksinimlerini tartışır ve her bir öğrencinin öğrenmesi için uygun yönergeye karar verirler. BEP ekibindeki her bir üyenin katkısı öğrencinin öğrenmesi bakımından önem taşır.

2.       BEP yazma bir öğrencinin eğitimsel gereksinimleri toplantısı için ekibin planlarını betimleyen bir doküman oluşturur. BEP, çocuğun ilerlemesini belgelemek için resmi bir kaynak sağlar ve aynı zamanda çocuğun gereksinimlerinin okul tarafından karşılanması için kaynak gösterir.

 

Bep Hazırlama Ekibi Kimlerdir?

  • Çocuğun ailesi
  • Bir normal sınıf öğretmeni
  • Bir özel eğitim öğretmeni
  • Değerlendirme sonuçlarını yorumlamak için biri
  • Ailenin veya okulun davet edeceği bilgili diğer kişiler
  • Uygun ise öğretmenin kendisi

 

Bep Hazırlama Basamakları Nelerdir?

BEP dökümanı yaşları 2 – 14 yaş arasında değişen çocuklar için 7 öğeyi içermektedir.

1.       Öğrencinin betimlenmesi

2.       Öğrencinin var olan performans düzeyinin belirlenmesi ve betimlenmesi

3.       Öğrenciye ilişkin yıllık amaçların ve öğretimsel hedeflerin yazılması

4.       Amaçlara ulaşılması için gerekli özel eğitim ile ilgili servislerin betimlenmesi

5.       Öğrencinin genel eğitim ders programında katılamayacağı alanların betimlenmesi

6.       Öğrencinin katılacağı değerlendirme sürecinin tanımlanması

7.       Öğrencinin amaçlara doğru ilerlemesinden ailenin düzenli olarak nasıl bilgilendirileceğinin betimlenmesi.

 

Yukarda yazılı öğelerden 2., 3. ve 4. öğeler BEP’lerin can alıcı noktasını oluşturmaktadır. Bu üç öğe BEP’in temel parçalarını oluşturur. Bunlar;

1.       Çocuğun biricik ihtiyaçları nelerdir?

2.       Çocuğun bu gereksinimlerini okulun hangi servisleri karşılayacak?

3.       Alınan bu hizmetler sonucunda çocuk neleri başarıyor olacak?

 

Öğrencinin Betimlenmesi

BEP yazımının ilk basamağı, en kolay olandır. Bir çok BEP formu, öğrenci hakkında demografik bilgilerin kaydedileceği bölüm ile başlar. Bu aşağıdaki gibi olabilir.

 

İsim – Soyad  
Okul  
Sınıf  
Doğum Tarihi  
Anne- Baba Öz: Üvey: Birlikte: Ayrı: Sağ: Ölü:
Ana Dili  
Evde Konuşulan Dil  
Özür Gurubu  
İkincil Özür  

 

Ana Dil Neden Yazılır?

Öğrencinin konuştuğu ana dili ve çocuğun evinde konuşulan dili yazma nedeni, BEP ekibini ve çocuğun eğitimi ile görevli uzmanları olası çift dillilik yada Türkçe’yi kullanmada sınırlılıkları olduğu hakkında uyarmaktır. Öğrencinin ana dilini diğerlerinden yada öğretmenlerinkinden farklı ise, BEP ekibi öğrencinin gerek değerlendirme gerekse okuldaki öğrenimi sırasında gerekli olan uyarlamaların neler olduğunu belirlemelidir.

 

Neden Özür Sınıflandırılması Yazılır?

Tüm BEP ekibi üyelerinin öğrencinin ilerlemesini etkileyen özür ve bunun öğrenci üzerindeki etkilerini bilmelerini Sağlamak nedeniyle birincil özür yazılır. Bazı öğrencilerin ikincil bir özrü olabilir. Örneğin birincil özrü duygusal rahatsızlık iken ikincil özrü iletişim bozukluğu olabilir. Özürlerin bu şekilde sıralanması, öğrencinin eğitimi üzerinde duygusal rahatsızlığın etkilerinin iletişim bozukluğunun etkilerinden daha fazla olduğunu belirtmektedir.

 

Performans Düzeyinin Belirlenmesi Ve Betimlenmesi

Bireyselleştirilmiş eğitim programlarında öğrencilerin performans düzeylerinin ifade edilmesi gerekmektedir. Öğrencilerin performans düzeylerinin ifade edilmesi için öncelikle performans düzeylerinin belirlenmesi ve daha sonra uygun şekilde betimlenmesi gerekir.

 

Performans Düzeyinin Belirlenmesi

Öğrencinin var olan performans düzeyinin belirlenmesi sırasında temelde şu sorulara yanıt aranmaktadır.

1.       Öğrencinin eğitimsel açıdan zayıf ve kuvvetli yanları nelerdir

2.       öğrencinin hangi beceri yada alanları geliştirmeye gereksinimi vardır.

 

Çocukla İlgili Bilgilere Ulaşmaya Yönelik Çalışmalar

Öğrencinin güçlü yada şu an zayıf olan geliştirmeye gereksinimi olan yönleri hakkında bilgiye şu yollardan ulaşılabilir.

a)       Kayıtların İncelenmesi

b)       Görüşme

c)       Gözlem

d)       Standart Testler

e)       Ölçüt Bağımlı Testler

f)        Gelişimsel Ölçekler

g)       Çalışma Örnekleri

 

Kayıtların İncelenmesi

Öğrenci hakkında bilgi sahibi olmak için çeşitli kayıtların incelenmesi yoluna gidilir. Bunlar;

  • Tıbbi ve sağlık bilgileri
  • Okul başarısını gösteren karne belgeler
  • Öğrencinin kişisel bilgi dosyası

 

Görüşme

Öncelikli gereksinimlerin ve yeterlilik, yetersizliklerin belirlenmesi amacı ile yapılır. Görüşme yapılan kişiler;

  • Aile
  • Öğrencinin öğretmeni
  • Öğrenci hakkında bilgi sahibi diğer okul personeli
  • Öğrencinin kendisi

 

Gözlem

Öğrencinin kendisini günün farklı zamanlarda ve sınıf, ev, oyun gibi farklı ortamlarda gözlemlenir.

 

Standart Testler

Genel değerlendirme ve yerleştirme amacıyla kullanılır. Standart testler;

  • Öğrenciyi aynı yaştaki diğer akranlarıyla kaynaştırma olanağı verir.
  • Çocuğun beceri düzeyleri hakkında sayısal bilgi verir.
  • Ayrıntılı değerlendirme yapılması gereken alanları işaret eder.

 

Ölçüt Bağımlı Testler

Öğrencinin güçlü ve zayıf yönlerinin belirlenmesi amacıyla kullanılır. Ölçüt bağımlı testler;

  • Standart testler yoluyla sağlanmış bilgilerin doğrulanmasına ve ayrıntılaşmasına yardımcı olur.
  • Öğrencinin güçlü ve zayıf yönlerini test eder.
  • Öğretim amaçlarının belirlenmesinde kullanılır.
  • Öğrencinin ilerlemesinin izlenmesine olanak verir.

 

Gelişimsel Ölçekler

Bunlar öğrencinin gelişimsel basamakları içindeki yerinin belirlenmesi ve bunu izleyen ardışık becerilerin belirlenmesine yardımcı olur.

 

Çalışma Örnekleri

Öğrencinin kendi çalışmalarının incelenmesi yaptığı hataların belirlenerek bunların giderilmesine yönelik çalışmaların planlanmasına yol gösterir.

 

Öğretimi Planlamaya Yönelik Çalışmalar

Öğrencinin performans düzeyinin belirlenmesi sırasında genel gelişimin değerlendirilmesinden belirli bir becerideki gelişimin değerlendirilmesine doğru bir yok izler.

Öğrencinin performans düzeyinin belirlenmesi, süreci, öğrencinin bir becerideki ustalığının değerlendirilesi ile son bulur.

Performans düzeyinin belirlenmesi aşamaları şöyle sıralanabilir.

1.       global bir alanın seçilmesi ve alt başlıkların belirlenmesi

2.       seçilen bir beceri alanında öğrencinin zayıf olan berilerinin belirlenmesi

3.       zayıf olan becerilerle ilgili beceri analizlerinin yapılması

4.       bireyin beceri analizi basamaklarındaki ustalık derecesinin belirlenmesi

 

1.       Global Bir Alanın Seçilmesi Ve Alt Başlıkların İncelenmesi

Hangi davranışın değerlendirileceğine karar verme, global düzeyde başlar ve çok spesifik hale gelir. Global düzeyde değerlendirme alanları genellikle öğretmen testleri yada standart test sonuçlarından sağlanan bilgilere dayanır.

Global düzeyde değerlendirme, becerilerin

 

a)       Gelişim Dönemleri İçindeki Beceri Alanlarının Ve Bunların Sıralanmasının Belirlenmesi

Bir öğrencinin performans düzeyinin belirlenmesi, o öğrencinin tüm gelişim alanlarındaki gelişim düzeyinin belirlenmesi anlamına gelmektedir. Bir başka deyişle öğrencinin tüm gelişim alanlarında yeterliliklerinin ve zayıflıklarının belirlenmesidir. Öğrenci incelenirken yedi gelişim alanı dikkate alınır.

Bu amaçla BEP’in farklı program alanlarına yönelik hazırlanması gerekir.

  • İletişim becerileri
  • Öz bakım becerileri
  • İşlevsel akademik becerileri
  • Motor becerileri
  • Bilişsel becerileri
  • İşlevsel yardım becerileri

 

İletişim Becerileri

Özürlü öğrenciler okuldan ayrıldıklarında yetişkin olarak yaşamlarını sürdürebilmeleri çevrelerindeki kişilerle iletişim kurmalarına bağlıdır.

Geleneksel özel eğitim programlarının amacı bireylerin alıcı ve ifade edici dil becerilerini kullanarak çevrelerindeki bireylerle etkili şekilde iletişim kurmalarını vurgulamaktadır.

Günümüzdeki özel eğitim programlarının amacı ise, bireylere öğretilecek alıcı ve ifade edici dil becerilerini işlevsel etkinlikler sırasında öğretmektir. Bu nedenle iletişim becerilerinin doğal ortamlarda ve gerekli olduğu zamanlarda öğretilmesi gerekmektedir.

“işlevsel iletişim becerileri”, öğrencilerin isteklerini, tercihlerini, duygularını ifade etmesini sağlayan tüm iletişim biçimleridir.

İletişim işlevlerinin amacı, bireyin meramını, isteğini, gereksinimlerini aktarmak için niyetlenmesini ve bu niyetini bir biçimde eyleme dönüştürmesi ve ifade etmesidir. Farklı iletişim araçları vardır. Bunlar; dikkat çekme, ilgi arama, selamlama, vedalaşa, istek bildirme, reddetme, hoşnutluk – hoşnutsuzluk belirtme, yanıtlama, adlandırma, bilgi verme.

BEP de özürlü öğrencilerin işlevsel becerilerini yerine getirmeye ilişkin amaçların bulunması gerekir.

ALICI DİL

Söz öncesi dönem

Dikkatini yöneltme ve oyun

Sıra alma

Taklit

Sesleri ve jestleri farklı anlamlar için kullanma

Anlama

Dinleme ve dikkatini yöneltme

Jestler ve yönergelere tepki verme

Nesneler ve resimler arsında seçim yapma

Eylem bildiren yönergelere tepki verme

Niteleme bildiren yönergelere tepki verme

Yer bildiren yönergelere tepki verme

Dil bilgisi kurallarına tepki verme

İFADE EDİCİ DİL

Konuşma

Farklı türdeki anlamları ifade etme

İstemek (nesne, hizmet)

Reddetmek

Selam vermek ve veda etmek

Bilgi paylaşmak

Vermek (nesne, hizmet)

Dil bilgisi kurallarını kullanma

Tek sözcük düzeyi

İki sözcük düzeyi

Üç sözcük düzeyi

Sözcükleri telaffuz etme

Başlatma ve sürdürme

 

Motor Becerileri

Motor becerileri, büyük kas ve küçük kas beceriler olmak üzere iki gruba ayrılmaktadır.

Büyük Kas Becerileri; hareket etme ve pozisyon alma için gereli becerilerden biridir. Büyük kas becerileri, nöromotor gelişimin basamaklarından dönme, emekleme, diz üstü durma, ayakta durma, yürüme ve koşma gibi etkinlikler için gerekli olan kas gücü ve nöromotor yeteneklerin tümüdür.

BÜYÜK KAS GELİŞİMİ

Yürüme öncesi beceriler

Denge, yürüme koşma becerileri

Merdiven tırmanma becerileri

Top becerileri

Zıplama becerileri

Üç tekerlekli bisiklet becerileri

Küçük Kas Gelişimi; yerine getirilmesi için daha ince motor eşgüdüme gereksinim duyulan becerilerdir.

KÜÇÜK KAS GELİŞİMİ

Bakma

Tutma

Nesne sürekliliği

Koyma

El becerileri

Çözme

Kitap becerileri

Problem çözme, yap-boz becerileri

Eşleme ve sınıflama

Seçme

Okula hazırlık becerileri

 

Öz Bakım Becerileri

Öğrencinin iyi ve temiz bir görünümde olması çevrelerindeki kişilerin üzerinde olumlu etki bırakmaları açısından önemlidir. Böylece toplumsal kabul kolaylaşabilmektedir. Bunun yanı sıra bu becerilerin öğrenilmesi öğrencilerin hem sağlıklı yaşamaları hem de kendilerine olan güvenlerinin artmasına neden olduğu için önemlidir.

ÖZBAKIM BECERİLERİ

Yeme içme

Giyinme

Tuvalet

Temizlik ve bakım

 

İşlevsel Akademik Beceriler

İşlevsel akademik beceriler; okuma yazma ve matematik becerilerinin günlük yaşamda kullanımıyla ilişkilidir.

Para kullanma, saat kullanma, tanıtıcı levhaları okuma, alış veriş yapma gibi…

Bu beceriler toplum içinde bağımsız olarak yaşamalarını sağlamada önkoşul özelliği taşımaktadır.

Okuma

Yazma

 

b)       Ders Programı (Müfredat) Beceri Alanlarının Ve Bunların Sıralanmasının Belirlenmesi

Öğrencinin gelişim alanlarındaki düzeyinin değerlendirilmesinin yanı sıra uygulanan eğitim programı çerçevesinde de değerlendirilmesi gerekir. Milli Eğitim Bakanlığı’nın İlköğretim Programı beceri alanlarını ve sıralamasını gösteren iyi kaynaktır.

 

 

2-SEÇİLEN BİR BECERİ ALANLARINDA ÖĞRENCİNİN ZAYIF OLAN BECERİLERİNİN BELİRLENMESİ

 

Öğrencinin gelişim alanlarındaki ve proğram alanlarındaki zayıf ve güçlü yanların belirlenmesi performans düzeyinin belirlenmesinde önemli ana basamaktır.

Kaba degerlendirme olarak isimlendirilen bu aşamalardan öğrenci gelişim alanları ve ders proğramı bakımından degerlendirilerek zayıf olduğu alanlar ve beceriler belirlenir ve listelenir.

 

Kontrol listesi—– kaba değerlendirme—-ayrıntılı degerlendirme——–beceri analizi

Örnek:

X öğrencinin gelişim alanlarındaki zayıf olan becerileri

1.Mortor becerilerin deki zayıflık

a.

b.

2.İletişim becerilerindeki zayıflık.

A.

b.

3.Sosyal becerilerde zayıflık

a.

b.

4.Bilişsel becerilerde zayıflık.

A.

b.

5.Akademik becerilerde zayıflık.

A.

b.

6.Özbakım becerilerde zayıflık.

A.

b.

7.Günlük yaşam becerilerde zayıflık.

A.

b.

 

Bu konudaki zayıflıkları inceleyip daha ayrıntılı beceriler yapıyoruz.

Zayıf alanların belirlenmesi ardından becerilerin yapılması için ön geçerlilik gösteren (ön koşul) becerilerindeki gelişimi incelenir..eger bir becerinin yapılabilmesi için gerekli ön koşul (gereklilik)gösteren beceriler henüz gelişmemiş ise öncelikle bu becerileri geliştirmeye yönelik girişimlerde bulunurlar.

Yazma bererilerini geliştirmek için ön koşul (ön gerekli )beceriler.

El-göz kordinasyonu

Kalem tutma

Masada oturma

Dikkati yöneltme

Gelişi güzel karalama yapabilme.

Örnek1.:

Bir öğrencinin yazılı bir kelimeyi bakarak kopya edebilmesi için öncelilkli becerileri.

*Harfleri kopya edebilmesi

*Basit şekilleri(yuvarlak,,üçgen,daire,yi kopya edebilmesi)

*Basit çizgileri (dik,yatay,eğik çizgileri)kopya edebilmesi.

*Kalem tutabilmesi

*Defteri soldan sağa doğru kullana bilmesi

 

Örnek 2.:

Bir öğrencinin bir toplama problemini çözebilmesi için bu öğrencinin öncelikle şu becerileri yapabilmesi gereklidir.

*Sayıları toplamak

*okuduğu toplama proplemini toplama işlemine dönüştürebilmesi

*Toplama işlemini çözebilmesi

*Toplama işemini  tanıyabilmesi

*Sayıları  tanıyabilmel

*Miktar  kavramlarını  bilmesi

 

 

*Sayı  ile  nesneyi  eleştirebilmesi.

 

ÖNCELİKLİ BECERİLERİN SEÇİMİ

Öğrenci için işlevsel olan ve daha sık kullanılacak beceriler daha az işlevsel olan ve daha az kullanılacak becerilere göre tercih edilmelidir.(hangi beceriyi günlük kullanıyorsa)

Öğrencinin toplum içinde bağımsız olarak yaşamasını sağlayacak ve sıklıkla kullanıcak becerileri,diger becerilere göre öncelikli olarak seçilmelidir.

 

1-Bir becerinin işlevsel olup olmadığı ,o becerinin içinde bulunduğu ve gelecekte bulunacağı ortamlarda kullanılıp kullanamayacağına göre belirlenir.(günlük yaşam becerileri)

Örnek:

Çicek isimlerini öğrenmek yerine çiçege nasıl bakılacağını öğrenmek.

Ev adresini öğrenmek yerine eve nasıl gidileceğini öğrenmek.

Telefonun markası yerine nasıl kullanacağını öğrenmek.

*Fişlerde çocuğun çevresindeki insan isimleri,günlük yaşamda kullandığı nesnelerin isimleri olmalı.

 

2-Pek çok ortamda gerçekleştirilebilecek beceriler sadace bir ortamda gerçekleştirebilecek beceriler tercih edilmelidir.

Öğretim için beceriler seçilirken bu becerilerin kulanıldığı ortamlarla durumların sayısı ve çeşitliliği göz önünde bulundurulmalıdır.Bu iki bakımdan önemlilidir.

Becerilerin tekrar tekrar kulanımı dolayısıile becerilerin akıcılığını sağlar.

Becerilerin genellemesini sağlar.

Örnek:

Selamlaşma, tuvaleti kullanma,vedalaşma  vb.

 

3-Öğrencinin diğer bireyleri gözleyerek öğrenebileceği beceriler öncelikli olarak seçilmeli.

Bazı beceriler gözleyerek ve taklit ederek öğrenilir.

Eğitim proğramında bireylerle etkileşimi artıran becerileri öğretim için seçmek,öğrencinin bu becerileri öğrenmelerini kolaylaştıracaktır.

 

4-Öğrencinin kendi güvenini artırmasını sağlayacak beceriler öncelikli olarak seçilmelidir.

Öğrencinin ilgilerine uygun ve kişisel hedeflerine ulaşmayı sağlayan beceriler diğer becerilere göre öğrencinin öğrenmeye karşı motivasyonunu artırır.

 

5-Bir becerinin gerçekleşmesi için ön koşul olan beceriler olmayan becerilere göre öncelikliolarak tercih edilmelidir.

Seçilen becerilerin,toplum içinde öğrencilerin önkoşuluolma özelliğini taşıması gereklidir.

 

 

 

ZAYIF OLAN BECERİLERLE İLGİLİ “BECERİ ANALİZLERİN YAPILMASI”

 

Beceri analizleri:Karmaşık bir beceriyi yada  davranış serisini küçük öğretilebilir birleşenlere ayırmayı kapsar.

Zihinsel özürlü çocuklar söz konusu olduğunda davranışın pek çoğunu tek aşamada kazandırmak mümkün olmamaktadır .Bu davranışlara bir dizi küçük basamak aracılıyla daha kolay ulaşabilmektedir.Dolayısıyla beceri analizi davranışları gerçekleştirmek için gerekli davranış sırasının yada zincirinin  betimlenmesidir.

İyi bir beceri analizinde öğretilecek becerinin sırası mantıklılık izlenmeli ve öğrencinin amaca ulaşması için tüm basamaklar yer almalıdır.

Örnek:

Ellerini yıkamak

Lavoboya gider.

Ellerini ıslatır.

Sabunu alır.

Ellerinidurular.

Musluğu kapatır.

Ellerini kurular.

Beceri analizi,oldukça fazla uygulama gerektirir.

Fakat kaşıkla yemek yemekten,dönem ödevi hazırlamaya kadar değişen davranışlar için uygulanabilir.Motor becerileri analiz etmek,akademik ve sosyal davranışlarla ilgili analiz etmekten daha kolaydır.Fakat analiz tüm karmaşık davranışların öğretimi için eşit derecede önemlidir.

Beceri analizinin ne kadar detaylı hazırlanacağı öğrencinin performans düzeyine göre farklılık gösterir yada bir tane ayrıntılı beceri analizi hazırlanacak her bir beceri için uygun olan yerden başlayarak kullanabilir.

 

BECERİ ANALİZİN ÖĞRETİME KATKILARI

 

1-Bilgi sağlama:Beceri analizi öğrencinin karşılaşmış olduğu öğrenme probleminin hangi basamaktan kaynaklandığının belirlenmesine olanak verir.

Böylece tümüyle bir öğrenme durumu değil,belli bir öğrenme durumu olarak karşımıza çıkar.Dolayısıyla beceri analizi öğrenmenin gerçekleşmediği basamak hakkında bilgi verir. Zayıflıkların yerinin kolayca ve kesinlikle belirtmeye olanak verir.

 

2-Öğretimi bireyselleştirme:Beceri analizin yapılması,her bir öğrencinin düzeyine uygun olarak öğretimsel hedefler ve planlamaların yapılmasına olanak vererek öğretimin bireyselleştirrilmesini sağlamaktadır.

 

3-Öğretimi kolaylaştırmak:Beceri analizinde yapılacak olan işin basamaklara ayrılması üç bakımdan yararlıdır.

1*Öğrencinin bulunduğu düzeyin kolayca belirlemesini sağlar.

2*Öğretime nereden başlayacağımızı sağlar.(Öğrenciler düzeylerine göre öğretim yapıldığında daha kolay ve hızlı öğrenirler.)

3*Öğretime geçildiğinde öğrenci bir basamağı tamamladığında ve seride öğretilecek bir sonraki beceriyi belirleme olanağı vermesi nedeniyle önemlidir.

 

4-Objektif değerlendirme:Beceri analizi basamaklarını izleyerek çocuğun ilerlemesinin kaydını tutmak ve bunu değerlendirmek mümkün olabilmektedir.Bu da öğretmenin yanlılığını azaltmaktadır.özellikle ağır zihin engelli çoçukların ilerlemesi yavaş olabilmektedir.

Çocukların ilerlemeleri ancak yapılmış ayrıntılı beceri basamaklarında göstermek mümkün olmaktadır.

 

5*Tekrarlanabilme:Beceri analizleri başka öğretmenlerce tekrar uygulanabilme olanağı vermektedir.

 

BECERİ ANALİZİNİN DEZAVANTAJLARI

 

1-Zaman alıcıdır.

2-Bu ölçümler becerinin hiyarşisinden ziyade izole becerilerin öğretimiyle sonuçlanabilir.

 

BECERİ ANALİZİ YAPMANIN YOLLARI

 

Gerekli bir beceri analizinin yapmanın amacı,bir bireyin yapması gereken bir işi yapabilmesi için gerekli olan krıtık davranışların ardaşıklığını belirlemektedir.Beceri analizi yapmanın en az 5 yöntemi vardır.

1-Gözleyerek beceri analizi

1-Uzman danışmanı ile beceri analizi

3-Davranışı yaparak beceri analizi

4-Bellekten beceri analizi yapmak.

5-Davranışların sıralanmasıyla beceri analizi.

 

1-Gözleyerek beceri analizi yapma:Bu yöntemle ,ardışıklığın davranışsal bileşenleri yeterli bireylerin istenen davranışı ardaşıklığını yapmaları ile ilgili pilot çalışmalar ve gözlemlerden sonra geliştirir.

“35 mm’lik fotoğraf makinesi kullanma” ile ilgili bir beceri analizi aşağıda gösterilmektedir.

 

35 MM’LİK FOTOĞRAF MAKİNESİ KULLANMA

Filmi takma

Arkasını açma

Sarma mandalını kaldırma

Filmi yerleştirme

Kapağını kapatma

Filmi sarma

Mandalı bulma

Mandalı çevirme

Film sayacını okuma

Bir çekimlik çevirme

Filmi geri sayma

Geri sayma mandalını başa alma

Mandalı çevirme

Takıldığı yerde çevirmeye son verme

Filmi çıkarma

Arkasını açma

Sorma mandalını kaldırma

Filmi alma

 

Beceri analizinde basamak ardışıklığındı sayısını ve düzenini belirleyen kurallar yoktur.Davranışların düzeni ve sayısı gerçek davranışlarda olduğu gibi bir öğretmenin beceri analizinde  diğerinin analizi çeşitlilik gösterir.

 

2-Uzman Danışmanlığı ile beceri analizi:Bu yöntemde,bir beceri yapılırken beceri yada uzman bir kişinin danışmanlığı ile yapılır.

Örneğin:Zihin engelli öğrencilere giysi tamir etme becerisi öğretilirken bu konuda ev ekonomisi uzmanından danışmanlık alınır ve buna göre beceri analizi yapılır.

 

3-Davranışı yaparak beceri analizi yapma:Beceri analizinde davranışların ardışıklığını geçerli kılmak için kullanılan bir yöntemde davranışları gerçekten yapmaktır.Ayakkabı bağlamayı öğrenmekle ilgilenen bir birey kendi ayakkabısını tekrar tekrar bağlayarak doğru şekilde ayakkabı bağlamak için gerekli basamaklar ayırt edebilir.

Davranışı yaparak beceri anlizi yapmanın bir avantajı beceri alanları ile irtibat olanağı düşünülen davranışların daha net bir fikir sağlayacak ve öğrencilerini her davranışı yapmaları için gerek duyacağı basamakları görme fırsatı sağlamasıdır.Dahası bir görevi bir çok kereler kendi başına yapmak en etkili hareketleri içeren topoğrafyanın çıkarılmasına olanak vermektedir.

 

4-Bellekten beceri analizi:Bu yöntemle beceri analizi yapımak istenen davranış bellekte canlandırılarak ,analizi yapılarak kaydedilir.

Örnek:Diş fırçalama ile ilgili davranışların basamakları diş fırçalama eğleme bellekte canlandırılarak yazılabilir.

Bellekten beceri analizi yapmak daha az zaman gerektirir.Özel araca ve gerece ve ortalama gereksinim duyulmadan yapılabilmesi bakımından tercih edelmektedir.

Örneğin diş fırçalama ile ilgili beceri analizi bellekte yapıldığında Diş fırçası,diş macunu gibi malzemeye musluk ve lavobo bulunan çok kısa bir sürede basamaklar çıkartılabilir.

Belekten beceri analizi yaparken basamakların unutulabileceği ve atlanabileceği unutulmamalıdır. Özellikle karmaşık görevlerin beceri analizi sırasında basamakların atlanması olasılığı daha yüksektir.Örneğin diş fırçalama ile ilgili beceri analizi belekten yapıldığında fırçanın yerine dik şekilde konması gerektiği gibi ayrıntı gözden kaçabilir.Beceri analizinde bir basamağın atlanması bir öğrencinin performans düzeyinin dolayısıyla eğitime başlama noktasının bulunması olumsuz yönde etkileneceği göz önünde bulundurularak basamak atlamaya dikkat edilmelidir.

 

5- Davranış sıralamasına ile beceri analizi yapma:

Bu yöntemde, davranışlar listelenir ve yapılacak davranışların sıralaması düşünülür. Davranışlar birbirine bağlanırken beceri analizlerinin zamana göre sıralanması etkili bir strateji olabilir.

 

 

 

BECERİ ANALİZİ

Bir görevi anliz ederken önemli birleşenlere ayırma işlemi birkaç şekilde yapılabilir.

1-Zamansal dizilişe göre beceri analizi

2-Gelişimsel izlerliğie göre beceri analizi

3-Güçlük derecesine göre analiz

4-Yapısal görev analizi

 

1-Zamansal dizilişe göre beceri analizi:Bazı görevler zamansal bir izlerlige sahiptir.

Örnek:

El yıkarken elin suyun altına sokulmadan önce musluğun açılması gerekir.

 

2-Gelişimsel izlerlige göre beceri analizi:Allt becerilerin dizilişleri,gelişimsel bir düzen içinde olabilir.

Örnek:

Toplama ,çıkarma,çapma,bölme,

Alt beceriler arasında kesin bir hirayarşi söz konusudur.Sıralamadan sonra gelen bir beceride güçlük çekilmesi önden önce gelen ve onun ön koşolu olan bir beceride ustalaşmamış olduğu gözlenir.

 

3-Güçlük derecesine göre analiz:Bazı görevler ne zamansal nede doğal gelişimsel bir izlerliliğe sahiptir.Bu görevleri alt becerilerin ne kadar kolaylıkla öğrenebildiğine göre analiz etmek mümkündür.

Örneğin: Harfleri yazma:

Düz ve çizgili harfler:l,t,i

Düz veyatay çizgili harfler:v,y,z

Yuvarlak vekavisli harfler:o,c,ss,ö

Yuvarlak ve düz çizgili harfler:a,b,e,p,g,d,

Kavisli vedüz çizgili harfler:j,h,m,k,n,f,r,u,

 

**Zamansal bir izlerliliği olmayan görevlere ait beceriler ve bunlar arasındaki ardışıklık ilişkisi

Uzmanına danışmak

İlgili kaynakları incelemek

Akıl yürütmek

Görev ile bağlantılı olduğu sanılan ait görev vebeceriler listelenir.Bunlar kolaydan zora doğru yada görevi başarıyla tamamlamak için en gerekli olaydan en az gerekli olana doğru yapılabilir.

 

Görev analizi:

 

Yapılan hataları değerlendirme aşamasında ortaya çıkar.

*Alt beceriler başarıldığı halde görevin kendisi başarılamıyorsa.

Önemli bir alt beceri atlanmiş olabilir.

*Zor olarak kabul edilen alt beceriler başarılıyorsa,ancak kolay olanlar başarılamıyorsa

Alt becerilerin dizilişinde hata yapılmış olabilir.

Davranışın NöraAnatomik nedenleri

ImageBir psikiyatristin ve eğitimcinin bireysel psikoloji kadar beyin yapıları hakkında da bilgi sahibi olması gereklidir.  Bir beyin lezyonu geçiren olgu değerlendirilirken kişiliği, entellektüel ve travma öncesi bilişsel nitelikler hesaba katılmalı ve

Read More

 

değerlendirmeler buna göre yapılmalıdır.Merkezi sinir sisteminde belli alanların belli işlevleri olduğu bilinmektedir.

Ancak belirli işlev belirli bölgeler tarafından yapılmakla birlikte başka alanlar da bu arada işe karışabilirler. 

Serebral korteksFrontal lob:  İnsanda frontal loblar toplam korteksin yaklaşık 1/3 kadarını kapsar. Frontal loblar merkezi yarığın önünde yer alır. Filogenetik olarak en yeni alanlardır.Frontal lob işlevsel açıdan primer motor (Brodman’ın 4. alanı), premotor korteks (6. alan)  ve prefrontal korteks (8-12. alanlar) olmak üzere üç bölüme ayrılabilir 

 

Üç horizontal girusu vardır. Bunlar superior, orta ve alt frontal giruslardır. Prefrontal korteksin psikiyatrik açıdan özel önemi vardır. Bu alan talamusun dorsomedial çekirdeğinden input alan frontal lobun tek bölgesidir. Bu bölge anatomik, fizyolojik ve klinik özellikleri açısından üç bölüme ayrılmaktadır. Bunlar orbital, medial ve dorsolateral alanlardır.Orbitomedial ve dorsolateral prefrontal alanlardan kaynaklanan yollar doğrudan beyin sapı ve hipotalamusa gider.

Orbitofrontal alan limbik sistem, retiküler formasyon ve entorinal alanlarla yakın ilişki içindedir. Bu alanlar uyanıklık ve biyolojik dürtülerin düzenlenmesinde önem taşımaktadır.

Filogenetik olarak daha yeni olan frontal lobun dorsolateral bölgesi temporal, parietal lob ve diğer frontal alanlardan gelen bilgilerin birleşme alanıdır.

Frontal lob istemli hareketlerin organizasyonu ve başlamasından sorumludur. Bu işlevler içine konjuge göz hareketleri de girmektedir.  Konuşmanın motor kontrolu dominant frontal lob işlevidir. Problem çözme, yargılama, plan yapma ve bir amaca yönelme frontal loblarla ilgili işlevlerdir.Frontal lobdaki kolinerjik işlevin yeni yaşantılarla eski anıların birleştirilerek bir bütün oluşturmasında önemli olduğu bilinmektedir.

Engellilere Yönelik Tutumların Değiştirilmesi

Özel Eğitim: Ortalama öğrenci özelliklerinden önemli ölçüde farklılaşan öğrencilere sağlanan bireysel olarak planlanmış ve bireyin bağımsız yaşama olasılığını en üst düzeye çıkarmayı hedefleyen eğitim hizmetleri bütünüdür.Amacı: Bağımsız yaşama olasılığını en üst düzeye çıkarmaktır.

Özür: Bedenin bir bölümünün (bacaklar) ya da organının (göz) işlevini yeterince yerine getirememe durumudur. Özre bağlı olarak kişi çoğu kişinin duyduğu gibi duyamayabilir, göremeyebilir ya da öğrenemeyebilir. Bu sınırlılıklar bireyin toplumsal yaşamını (eğitim ya da iş yaşamı) sınırladığı zaman birey yalnızca özürlü olmakla kalmaz aynı zamanda engellide olur. Bir başka deyişle engel özürlü bireyin toplumsal yaşamın gereklerini yerine getirmede karşılaştığı sınırlılıklardır.

Özrün engele dönüşmesini engellemek için iki temel etmen vardır.

Özel eğitim aracılığıyla özel gereksinimli bireye bilgi ve beceri kazandırmak.2Yaşadığımız çevreyi özel gereksinimli bireyin kullanabileceği hale getirmek.Engellilere yönelik duygu düşünce ve inançlar bu kişilere karşı yaklaşımlarımızı, davranışlarımızı ve onlar için yapılacak düzenlemeleri etkiler.Engellire yönelik duygu, düşünce ve inançlar incelendiğinde kabaca iki genel eğilim dikkati çeker:

1 Engellileri önce insan sonrada gereksinimleri farklı olan insan olarak algılama.(Olumlu tutum).

2. Engellileri önce yetersizlikleriyle görme ve yetersizlikleri ile onların kişilik, davranış özelliklerini ilişkilendirerek algılama.(olumsuz tutum).Engelliler önce insan olarak algılandığında toplumda bağımsız şekilde üretici ve tüketici olarak yaşayabilmeleri için uygun toplumsal düzenlemeler yapılır. Bunun aksine öne yetersizlikleri çıkarıldığında ise toplumda bağımsız şekilde yaşayabilmeleri için gerekli olan düzenlemeler ihmal edilir.Düzenlemeler ve fırsatlar önce yetersizlikleri olmayanlara daha sonra yetersizlikleri olanlara yönelik yapıldığında eşitlik ilkesi zedelenir.Toplumda engellilere yönelik basmakalıp, ön yargılı ve reddedici nitelikleri içeren duygu, düşünce ve inançlarla yoğrulmuş olumsuz tutumlar hala varlığını sürdürmektedir. Son 30 yılda yapılan araştırmalarda yetersizliklerden etkilenenlere yönelik olumsuz tutumların varlığı belgelenmiştir.

ENGELLİLERE YÖNELİK TUTUMLARIN ETKİLERİ

Toplumun yetersizliği olanlara yönelik tutumların onların yaşamlarını sürdürmeleri toplumla uyumlu olmaları ve duygusal anlamda kendilerini değerli ya da değersiz görmeleri çevredekilerle olan sosyal etkileşimlerin niteliğine göre belirlenir. Engelli bireyler çevreleriyle olan etkileşimde kabul edildikleri ve varlıklarının onaylandığı yönünde onay alırlarsa kendilerini diğerleri gibi toplumun bir üyesi gibi görürler. Toplumun farklı kesimlerinde yetersizliği olanlara yönelik olumsuz tutumların varlığı bilinmekle beraber bunların çoğunun engelliler üzerinde doğrudan bir etkisi bulunmamaktadır. Ancak yetersizliği olan bireyle çalışan eğitimci, danışman, rehabilitasyon uzmanı gibi meslek grubu üyelerinin engellilere yönelik olumsuz tutumları bu bireylere sağlanan hizmetlerin kalitesini de olumsuz yönde etkilemektedir. Yetersizlikten etkilenen çocuklarla çalışan öğretmenlerin onlara karşı tutumları ve onları kabul etme düzeyleri uygulanacak eğitim programının etkili olmasında belirleyici olmaktadır. Öğretmenler yetersizliği olan çocuğu da diğerleri gibi değerli görüp onları kabul ettikleri oranda bu çocukların öğretim yaşamlarını daha donanımlı olarak tamamlamalarına destek olurlar.

TUTUMTutum nesne, kişi ya da düşüncelere yönelik oldukça süreklilik gösteren inanç, duygu, düşünceler bütünüdür. Tutumlar belli şekilde davranma eğilimde olmayı gerektirirler. Çünkü tutumlar içsel önyargıların ya da taraf tutmanın bir yansımasıdır.

Tutumun özellikleri:.

1. .Bir kişinin belli kişi, durum ya da nesnelere yönelik tutumu bilindiğinde bunlarla bir sonraki karşılaşmasında nasıl davranacağı hakkında kestirimlerde bulunabilir. Bir başka deyişle kişiler tutumları doğrultusunda davranma eğiliminde olduğundan davranışlar kestirilebilir..

2. .Tutumlar değişmeye karşı dayanıklılık gösterir. Bir şeye ilişkin benimseme ya da karşı koyma ne denli güçlü olursa o yöndeki eğilimleri değiştirmekte o denli zor olur. Kişiler olay, nesne, durumları belli şekilde algıladıklarında ve bu algıları ödüllendirildiğinde tutumları değiştirmek daha da güçleşir..

3. .Kişinin tutumları üyesi olduğu kümenin ortak tutumundan etkilenir. Kişinin tutumu grubun tutumu değişinceye kadar sürer.

TUTUMLAR ve DAVRANIŞLAR

Tutumlar davranışları kestirmede yeterli değildir. Bir başka deyişle kişinin bir başka kişi ya da durum karşısındaki tutumlarını bilmek o kişinin ileride o kişi ya da durum karşısında nasıl davranacağına ilişkin kesin bir çıkarsama yapmak mümkün olmayabilir. Yani insanlar tutumlarının aksi yönünde hareket edebilirler.

TUTUMLARIN KAYNAKLARITutumlar yaşantılar sonucu öğrenilir. Tutumlar ana babaları taklit ederek ve benzer tutumlar gösterildiğinde onlar tarafından ödüllendirilerek öğrenilir. Politik, ekonomik ve dini konularda çocuklarla ana babaların tutumları arasında benzerlik olduğu gözlenmiştir. Çocukluktan yetişkinliğe geçerken akrabalarımız, arkadaşlarımızdan kişi, kurum ve düşüncelere ilişkin çok sayıda tutum kazanılır. Okulda birlikte olunan kişiler yetişkinliğe geçerken tutumların şekillenmesinde son derece önemli rol oynar. Üniversite ya da askere gidinceye kadar kişiler oldukça homojen ortamlarda yaşamışlardır. Askerde ve üniversitede değerleri çok farklı olan kişilerle bir arada bulunması sonucunda çeşitli kurum ve nesnelere ilişkin tutumlarda değişme gözlenir.

Tutumları Değiştirme: Tutumların değişmesinde iki değişken vardır..

1. .Etkileşimde Bulunma: Duygusal tepkiler, etkileşimde bulunma ve yeni tür davranışlarda bulunmanın onaylanması ile değişir. Yetersizlikten etkilenmiş kişilerle birlikte başarılı yaşantılarla tutumlar değişir..

2. .Bilgilendirme: Tutumlar duygu, düşünce ve inançlardan oluşur. Bilgilendirme yoluyla inanılanlar boyutu değiştirilebilir. İnanılanlar boyutunu değiştirme ilgilenilen şeyin olumlu ya da olumsuz yanları hakkında bilgilerin sunulmasıyla gerçekleşir. Yeni bilgilendirme olmazsa tutumlar değişmez kararlılık gösterir. Yeni bilgilendirme ise işitsel ya da görsel bilgi sağlanması ile gerçekleşir. Bilgi ise inandırıcı olduğu oranda tutumlarda değişikliğe neden olur. İnandırıcı bilgilendirmenin dört öğesi vardır. .

1. .İleten: İletin sahip olması gereken en önemli özellik inanılır olmasıdır. Araştırmalar inanılır olmanın tutum değiştirmede önemli bir değişken olduğunu gösterir. Mesaj ileten olumlu referans verilen bir kümenin elemanı olduğunda bilgiye inanma ve ikna olma oranı artmaktadır. Mesaj teknik bilgilerden arınmış olarak günlük dilde ifade edildiği oranda inandırıcılığı artar. Konunun her iki yanı da gösterildiği oranda inandırıcılık artar. Bilgi kaynağının inandırıcılığı o an içindir. .

2. .Mesaj: Yazılı veya sözlü iletilebilir. Doğrudan etkileşimde bulunmak yolu ile etkileşimde bulmak en etkili yoldur. Kişiler yaptıkları işlerde başarılı olduklarında yaptıkları işlere ilişkin olumlu görüş geliştirme girişimine girerler..

3. .Dinleyici: Mesajın etkililiği dinleyicilerin anlamasına ve dinleyicilerin gereksinimleriyle uyuşacak şekilde mesajın verilmesiyle olasıdır. .

4. .Dönüt: Tutumların sürdürülebilmesi için tutumların onaylanması, tutumlara uygun davranışlar göstermenin sonuçlarının olumlu olması gerekir. Tutumlar kontrol edilmiş ortamlar altında değiştirilebilir. Ancak gerçek yaşam olaylarını kontrol etmek mümkün olmadığı için gerçek yaşamda tutumların değişmesi uzun sürer.

SOMOTOPSİKOLOJİYetersizlikten etkilenmiş kişilerin tutumlarında bedenle davranış arasındaki ilişkileri inceleyen somotopsikolojideki çalışmalar ve bu araştırmaların sonuçları etkili olmuştur. Somotopsikoloji beden ve davranış arasında varolduğu düşünülen sıkı bağın araştırıldığı çalışma alanıdır. Kişilerin davranışları bedensel özelliklerine göre değerlendirilir.

Somotopsikoloji 5 önermeye yanıt aramaktadır..

1. .Bedenle davranış arasında düzenli bir ilişki yoktur..

2. .Beden davranışı biçimlendirir..

3. .Davranış bedeni biçimlendirir..

4. .Davranış ve bedensel özellikleri eş zamanlı olarak bir üçüncü değişken biçimlendirir..

5. .Davranış kişinin etkileşimde bulunduğu çevrenin işlevidir.

Küme Olarak Farklı Olma: İki ayrı kümenin bedensel ve davranışsal özelliklerinin farklı olması bedensel özelliklerin farklılaşmasını davranışsal özelliklerinde farklılaşmasına yol açacağı şeklinde yorumlanamaz. Bu durum ancak farklı bedensel özelliklere sahip bireylerin davranışlarının betimlenmesi yoluyla bazı davranışların farklılaştığı betimlenebilir.

Bağıntı: Bağıntı ilişkisi iki değişkenin birlikte görüldüğü ya da iki değişkenden biri görülürken diğerinin görülmediğini betimler. İki değişkenin düzenli bir şekilde arttığı görülürse olumlu bağıntı, değişkenlerden biri artarken diğerinin azaldığı görülürse olumsuz bağıntıdan söz edilir

.İşlevsellik: Birlikte görülen iki değişkenden birinin oluşumu diğerine bağlıysa ilişki işlevseldir.

Üçüncü Değişkenin Sonucu Olma: İki değişken arasındaki ilişki incelenirken o anda göz ardı edilen üçüncü bir değişkenin bu iki değişkenin arasındaki ilişkiyi etkilemesi sonucunda bu iki değişkenin arasındaki ilişki yön ve şekil değiştirebilir.

Beden Davranış Arasındaki İlişkiyi Açıklayan Önermeleri Bilmenin “Yetersizliği Olan Bireylere Atfedilen Özelliklerindeki” Hataları Belirlemek Açısından Önemi: .

1. .Beden özellikleriyle duygusal davranışsal problemler arasında ilişki kurma eğilimi sonucunda bedensel yetersizliği olan kişilerde rastlanabilen duygusal davranışsal problemlerin bu bedensel yetersizliğin sonucu olduğu yönünde bir açıklama getirme eğilimi yaygındır. Halbuki engelli kişilerde görülebilen her problemin sadece kişinin yetersizliği ile açıklanması mümkün değildir. Bu yaklaşım o problemin ortaya çıkmasına katkı sağlayan diğer problemlerin gözden kaçırılmasına neden olmaktadır..

2. .Bedensel yetersizliği olan kişilerde uyumlu olmanın tümüyle kişiye bağlı olduğu şeklindeki açıklamalar bu kişiler üzerinde gereksiz gerginlik ve baş edilmez sorunlar yaratır.davranış oluşumunu kişiye ya da yetersizliğe bağlamak gerçeği yansıtmamakla birlikte işlevsel değildir.

KÜLTÜRE GÖRE YETERSİZLİK ve ÖZÜRYetersizlik: Yetersizliğin oluşması için iki koşul gerekir..

1. .Davranışı gerçekleştirmek için yeterli bedensel, zihinsel ve kültürel araçtan yoksun olması.

2. .Yaşadığı kültürde bu araçtan yoksun olma kendisini akranlarından daha az yeterli algılamasına yol açması.

Özür: Özrün oluşmasında üç koşul vardır..

1. .Kişinin yaşadığı toplumun beklentileri..

2. .Kişiden yapması istenilen işler..

3. .Yetersizlikten etkilenen kişinin ve diğer kişilerin yetersizliğe vermiş olduğu anlam.

Yetersizlik ve Özür Arasındaki İlişki: Yetersizlik çocuğun yapabildiklerini ya da yapmakta sınırlı kaldığı yeterli olmadığı şeyleri ifade eder. Özür ise çocuğun sahip olduğu yeterlilikler ile toplumun beklentilerini ne ölçüde karşılayamadığı durumlar için kullanılır. Yetersizlik ve özür arasındaki ilişki iki boyutta ele alınır. .

1. .Yetersizlik doğrudan özre yol açabilir.

.2. .Yetersizlikle doğrudan ilgili olmayan diğer davranışlara da özür yayılabilir.Yetersizlik bir işleyiş farklılığına işaret eder. Ancak farklı işleyişlerin yetersizlik olarak algılanmasında toplumun ölçütleri önemli rol oynar.

Yetersizliğin Oluşumunda Toplumun Etkisi: .

1. .Bedensel ve zihinsel işleyiş farklılıkları her zaman yetersizlik olarak görülmez..

2. .Yetersizlik sosyal değer ürünüdür. .

3. .Yetersizlik bağlama göre değişir. Bağlam davranışın oluştuğu yer, zaman, kişiler ve etkileşim tarzlarıdır. Yetersizlik bağlamsal koşullara göre oluşabilir ya da oluşmayabilir..

4. .Toplum davranışı gerçekleştirmek için gerekli araçları belirler kişi bu araca sahipse yeterli, sahip değilse yetersiz olarak algılanır.

Özrün Oluşumunda Toplumun Etkileri: Bedensel farklılıklardan bazıları yetersizlik olmaksızın sosyal özre yol açar. Davranışlardaki sınıflamalar yetersizlik sonucu değildir, toplum tarafından geliştirilen standartlar ya da sınırlamalar sonucudur. Özür yetersizliğin değil toplumsal standartların işlevidir.

Uyum Sorunlarının Oluşumunda Toplumun Etkileri: Yüzdeki benler gibi bazı bedensel farklılıklar becerilerde sınırlılıklara yol açmadığı gibi sosyal özürlere de yol açmayabilir. Ancak bazıları bu farklılıkları bir savunma aracı olarak kullanırlar. Kısaca bedensel görünümdeki farklılıkla duygusal bozukluklar arasında doğrudan bir ilişki yoktur. Çoğu zaman bedensel farklılıklar duygusal bozukluğun nedeni değil bahanesidir.

Yetersizliğin Uyumsuzluğa Yol Açması: Bir kişide yetersizlik olması o kişide mutlaka uyumsuzluk ya da duygusal bozukluk olacağı anlamına gelmez. Yetersizlikten etkilenmiş olma ile uyumsal davranışlar arasında şöyle bir ilişki vardır. .

1. .Kişi yaşadığı kültürde belli davranışları gerçekleştirmek için gerekli kültürel araçlardan yoksundur ve kişi bunun farkındadır..

2. .Diğer kişilerde yetersizliğin farkındadır ve onu yeterli olarak görmezler. .

3. .Yetersizlikten etkilenmiş kişide diğerlerinin kendisi yeterli görmediğinin farkındadır ve kendini giderek daha az yeterli ve daha az değerli görmeye başlar.

1. ve 2. durumda uyumsuz davranışlar söz konusu değildir.

3. durum söz konusu olduğunda yani kişi kendini değersiz görmeye başladığında uyum ve davranış problemlerinin ortaya çıkma olasılığı artar. Yetersizlikten etkilenmiş kişilerde uyum ve davranış problemlerinin ortaya çıkmasını engellemek için:.

1. .Kişinin Eğitilmesi: bu kişilerin özelliklerine uygun bir eğitim ile becerileri arttırılmalıdır. Kişinin becerileri ne oranda gelişmiş olursa çevrenin yetersizliği algılaması o oranda azalır..

2. .Çevrenin Eğitilmesi: toplumun yetersizlikten etkilenmiş kişilere yönelik basmakalıp önyargılarından arınması onları bir birey olarak kabul etmesi ve değer vermesini sağlayıcı bilgilendirmeler yapılmalıdır.

AÇIKLAMA

Güncel ve tarihsel açıklama:.

Ø .Davranışların güncel açıklamasından kişinin yapısı ve belli nesnelerin özellikleri üzerinde özellikle durulmaz..

Ø .Nesne ve kişilerin böyle davranmasına yol açan güçler ilkeler üzerinde odaklanır..

Ø .Tarihsel açıklamaya göre güncel açıklama daha çok şimdiyi açıklar..

Ø .Güncel açıklamalar daha çok araştırmacılara neye ve nereye bakacaklarını gösterir..

Ø .Geçmişte olan olayları etkilemek mümkün değildir.

.Ø .Günümüzde olan olayları etkilemek olasıdır. .

Ø .Tarihsel açıklama yapacaklara ışık tutmamaktadır. .

Ø .Tarihsel açıklamalar bahanelere götürür. .

Ø .Tarihsel açıklamada inceleme günümüzden geçmişe doğrudur.

Gözlemlere Dayalı (Deneysel) Açıklamalar:Deney yöntemi bilimin temelidir.Deneyde:.

1. .Hipotezin test edilmesi için gözlemlerde bulunma deney yapma .

2. .Gözlemlerden açıklayıcı kuramlar oluşturma Hipotezin test edilmesi için gözlemde bulunma ve deneyler yapma genel ve üretkendir.

Yeterli Açıklamanın Ortak Özellikleri:.

Ø .Bireysel durumlara uygulanabilen genellemelerdir.

.Ø .Çok az sözcükle çok sayıda veri açıklanır..

Ø .Belirli bağlamda oluşan olaylar arasındaki gerekli ve değişmeyen ilişkiyi yansıtır..

Ø .Nesnenin niteliklerinden çok ilişki önemlidir.

Kuramlarla Açıklama:Saha Kuramı:

Yeni Psikolojik OrtamEski Psikolojik Ortam.

Ø .Eski psikolojik ortamda olası tüm davranışlar, zincirin halkaları gibi çok iyi yapılandırılmalıdırlar. .

Ø .Eski psikolojik ortamda kişi olumlu ve olumsuz amaçların yerlerini ve amaca ulaşmak için gelişmesi gerekli engellerlin üstesinden gelme yollarını bilir. Bu durum engelli engelsiz yetişkin, çocuk herkes için geçerlidir..

Ø .Yeni psikolojik ortamda bölgenin tümü yapılandırılmıştır. .

Ø .Olumlu bir amacın oralarda bir yerde olduğuna ilişkin inanç vardır..

Ø .Bu amaca ulaşabilmenin o bilinmeyen bölgeye girmeyi gerektirdiğini kişi bilir..

Ø .Ancak amaca ulaşmayı sağlayacak zincirin halkalarının yerleri ve nasıl aşılacağı hiçbir şey bilmez.

.Ø .Amaç olumlu ve çekici olduğu için artı ve bilinmeyeni örneklemesi nedeniyle itici olduğundan eskiyle gösterilir. .

Ø .Ortam yapılanırken, zincirin halkaları oluşturulurken izleyen davranışlar oluşur ve oluşacak davranışlar kestirilir. .

Ø .Amacı yeri nasıl ve hangi yollardan ulaşıldığı belli değildir..

Ø .Davranışlar yalın değildir..

Ø .Davranışlar çevresel uyaranlardan kolayca etkilenir..

Ø .Kişinin ortam algılaması değiştikçe davranışları da değişir..

Ø .Amaca yaklaşma izlenimi edinmedikçe yapmakta olduğu davranışları daha çok yapar..

Ø .Amaçtan uzaklaştığı izlenime kapıldığına ise davranışları değişir..

Ø .İlk davranışlarda özenli ve dikkatli olur. .

Ø .Sergilediği ilk davranışlarıyla başarısız olursa, daha da özenli ve dikkatli davranışlarda bulunmaya başlar..

Ø .Ortama girdikten sonra ortam yapılandırılırken tekrarlanan deneme yanılma davranışlarına engellemeler eşlik eder. Engellemeler kişiyi duygusallaştırır ve davranışların bozulmasına yol açar..

Ø .Psikolojik güçlerin etkisi yeni amaca ulaşma doğrultusunda olursa, kişi yeni psikolojik ortama girer..

Ø .Amaç çekici hale getirildiğine kişinin yeni psikolojik ortama girmesi için psikolojik güçler devreye sokulmuş olur.

.Ø .Kişi yeni bir psikolojik ortama girdiğinde engelleme ve çatışma yaşar. Engelleme ve çatışmayla duygusallaşma ve davranışlarda bozulma eşlik eder.

Yeni Psikolojik Ortam:.

Ø .Davranış değiştirmeye hizmet eder.

.Ø .Kontrol etme yollarını da yönlendirir. .

Ø .Engelli kişilerin uyumsuzluk göstermesi istenmeye bir şey ise çözümü açık ve belirgindir: O da; engellilerin yaşamlarındaki ortamların yeniliği azaltılır. .

Ø .Özel eğitimci yetersizlikler baş edemez..

Ø .Özel eğitimcinin üzerinde duracağı şey ortamın yeniliği olmalıdır ve bu da özel eğitimcinin üstesinden gelebileceği bir değişkendir. .

Ø .Davranışlarla ilgili olan verilerden davranışlarla ile ilgili kestirimlerde bulunulabilir. .

Ø .Biyofiziksel bedensel verilerden davranış ve uyum ile ilgili kestirimlerde bulunulamaz..

Ø .Yeni psikolojik ortamın dinamiği:.

Ø .Bulunulan ortamın yeni psikolojik ortam olup olmadığını nasıl anlarız?.

Ø .Bunun için bağlam yani nasıl bir ortam hangi kişiler etkileştiğinin incelenmesi gerekir.

.Ø .Engelli bireyler için ortam yapılandırılmış olduğunda ortam yeni değildir. Böylece yeni psikolojik ortamda görülen davranışlar gözlenemez.

.Ø .Bireysel farklılıklar bireyin yetersizliğinin farklı olmasından çok ortamın ve ortamın düzenlenmesinin işlevidir..

Ø .Daha az yeterli daha az destek hizmeti sağlanmış ve yönlendirilmemiş ya da gereksinimi olduğunda diğerlerinden yardım istemek zorunda olan biri kendisini yeni psikolojik ortamda bulur..

Ø .Amacına ulaşma yollarını bilmeyen biri kendisini yeni psikolojik ortamda bulur..

Ø .Yeni psikolojik ortamda gözlenen engelleme ve duygusallaşma davranışlarda bozulmaya neden olabilir.

Engellilerin Yeni Psikolojik Ortamlarla Karşılaşma Nedenleri:

.1. .Olağan yaşantıların sınırlandırılmış olması.

2. .Kültürel araçlardan yoksun olması.

3. .Sosyal uyaran olarak görülme..

Ø .Engellilerin uyum sorunlarının önlenebilmesi, çocuğun yetersizliğinin fark edilmesi, tanısı konduktan sonra aile eğitim programlarının erken çocukluk dönemi ile birlikte başlamasına bağlıdır.

Yeni Psikolojik Ortamlar Ve Uyum Sorunları İçin Öneriler: .

Ø .Kişilerin yapılandırılmış ortamda bulunmalarını sağlamadır..

Ø .Yeniliği azaltmaya hizmet edecek özel beceriler kazandırma..

Ø .Engellemelere hoşgörü geliştirmeyi kazandırma.Ø .Yeni psikolojik ortamlarla karşılaşmanın önlenmesi için amaçlar sınırlandırılabilir.

Sosyal Uyaran Olarak Farklı Değerlere Sahip Olma:.

1. .Yetersizliğe yüklenen anlamlar.

2. .Merak, acıma, sempati duyma, hükmedilme, yardım edilme, görmezden gelinme ya da açıkça reddedilme

Yeniliği Azaltmanın Yolu:.Ø .Engellilere yönelik tutumları değiştirme. Kamuoyu kişileri bedensel ve psikolojik özellikleri ile kimliklendirme yerine insan olarak değerlendirme konusunda eğitmelidir.

.Ø .Yetersizlikten etkilenen kişiyi toplumun beklentileri doğrultusunda belli bazı sosyal becerileri kazandırmasına hizmet edecek şekilde eğitmelidir..

Ø .Yetersizlikten etkilenenlere yönelik tutumlar doğuştan değildir. Sonradan öğrenilmiştir.

Engellilere Yönelik Tutumları Değiştirme: Tutumların değiştirilmesinde farklı bağımsız değişkenlerin etkisine bakılmıştır. Bağımsız değişkenler arasında bulunanlar şunlardır..

1. .Bilgilendirmenin Etkisi: Yapılan bir çalışmada bilgilendirme tutumlar üzerinde bir değişikliğe yol açmamıştır..

2. .Etkileşimde Bulunmamın Etkisi: Araştırmalardan yetersizliği olanlarla olmayanların etkileşimde bulunmaları yetersizliği olmayanların yetersizlikten etkilenmişlere yönelik tutumlarını her zaman değiştirmede etkili olduğunun kesin kanıtları elde edilememiştir..

3. .Bilgilendirme ve Etkileşimde Bulunmamın Birlikte Etkisi: Yetersizlikten etkilenmiş kişilerle soysal etkileşimde bulunma ve yetersizlik durumuna göre bilgilendirilmiş olma, birlikte, yetersizlikten etkilenmiş kişilerin kabul edilmelerini ve onlara yönelik tutumların olumlu olmasını sağlamıştır..

4. .Etkileşimde Bulunma, Bilgilendirme ve Statünün Birlikte Etkisi: Eşit statüde yetersizliği olanlarla olmayanların sosyal etkileşimleri, yetersizliği olan çocuklarla çalışmaları ve yetersizlikle ilgili bilgilendirilmeleri birlikte, yetersizlikten etkilenmiş kişilere yönelik tutumların değişmesini sağlayabilir. Statüsü yüksek ve uyumlu yetersizlikten etkilenmiş kişilerle etkileşimde bulunma ve gerçekçi bilgilendirme gibi çok sayıda bağımsız değişkenin bir arada bulunması, yetersizlikten etkilenmiş kişilere yönelik tutumları tutum ölçeklerinde şans bağlı olmayacak düzeyde değişmesine yol açtığı izlenimini vermektedir..

5. .Tutumların Değiştirilmesinde İletişim Araçlarının Kullanımı: Tutum değiştirmede yazılı metnin okunmasıyla, sununun bizzat dinlenmesi arasındaki sonuç farklılığı sunuların hiçbirinde bilgi kaynağının verilmemiş olması statü faktörüne yorulmuştur..

6. .Panelin Değişik İletişim Araçlarıyla Sunulmasının Etkisi: Yetersizlikten etkilenmiş iyi uyum yapmış kişilerin yetersizlikle ilgili sorunları panelde tartışmaları yetersizlikten etkilenmiş kişilere yönelik tutumların değiştirilmesinde etkili olmuştur. Aynı sununun iyi planlanmış ve kontrol edilmiş iletişim araçlarıyla sunulmasında yetersizlikten etkilenmiş kişilere yönelik tutumları değiştirmede etkili olacağı izlenimini vermektedir..

7. .Değişmiş Tutumların Sürekliliği: Değiştirilen tutumların sürekliliğinde dönütlerin etkisine bakmaya gerek vardır. tutumları değiştirmek kadar tutum değişikliklerinin sürmesini sağlayan değişkenlerin anlaşılmasına olan gereksinim sürmektedir.

Ata Binmenin Faydaları

At Terapi
Algı Gelişim Merkezi
0546 218 6 218

http://www.algigelisim.com/
Selçuk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Abdurrahman Kutlu, başta bedensel ve zihinsel özürlü insanların rehabilitasyonu olmak üzere birçok hastalığın tedavisinde atlardan yararlanılabileceğini bildirildi.

Rektör Prof. Dr. Kutlu, 20.yüzyılın başlarından itibaren kullanıldığı bilinen “atla tedavi“yönteminin tıbbı bir tedavi şekli olarak kabul edildiğini ve bu yönteme başta İngiltere ve Amerika olmak üzere birçok ülkede başvurulduğunu belirtti.

Sadece ABD`de 600`ün üzerinde “atla tedavi merkezi“ bulunduğunu belirten Kutlu, Türkiye`de ise resmi bir çalışmanın SÜ Binicilik Tesisleri`nde Prof. Dr. Sefa Kapıcıoğlu önderliğindeki bir ekiple başlatıldığını ve özel gayretlerin sürdürüldüğünü kaydetti.

Atlar her derde deva
Rektör Prof. Dr. Kutlu, “atla tedavi“ yöntemine, ortopedik hastalıklar, otizm (içe kapanıklık), beyin yaralanmaları, inme, beyin felci, down sendromu, ruhi bozukluklar, işitme-öğrenme bozuklukları, bedensel gerilik ve bazı omurilik hastalıkları gibi pekçok rahatsızlığın giderilmesinde başvurulduğunu anlattı.

Bu yöntemlerin birçok kazanımları olduğunu belirten Kutlu, şunları söyledi:
“Atla tedavi, çevreye ait duyuların gelişmesi, göz-el koordinasyonunun sağlanması ve ayırdedebilme yeteneğinin kazanılması açısından en ideal yöntemdir. Bütün kasları dengeli bir şekilde çalıştırdığı için özellikle bedensel özürlü insanların zayıf adalelerinin gelişmesine yardımcı olur.

İnsanları psikolojik açıdan da rahatlatmaktadır. Bu yönteme başvuranlar, kendilerini daha iyi hissetmekte, özgüvenleri artmakta, dış dünyayla sağlıklı bir iletişim kurmaktadırlar. Bu tedavinin dikkat çeken diğer bir tarafı da, sabrın gelişmesi, duyuların kontrol edilmesi ve öz disiplinin geliştirilmesidir.“

Bu yöntemin arkadaşlıkları artırarak, kişinin sosyal yaşamına olumlu etkiler yaptığını da kaydeden Rektör Prof. Dr. Kutlu, özürlü insanların tek başına yapamadıkları pek çok şeyi at yardımıyla yapabildiklerini kaydetti.

Hastayı hastane ortamından çıkararak, açık havada tedavi olma şansı tanıyan “atla tedavi“ yöntemin Türkiye`de ilk kez Selçuk üniversitesi bünyesindeki Binicilik Tesislerinde başlatılmasının önemine değinen Kutlu, “Tesislerimize Pony cinsi küçük ve sakin atlar getirdik. Uzman ekiplerde bu yöndeki çalışmalarını sürdürüyorlar. Halen “atla tedavi“ yöntemi uygulanan hastalar tesislerimizde zaman zaman tedavi görmektedirler“ diye konuştu

Öğrenmenin aşamaları

EDİNİMBireyin daha önce yapmadığı bir davranış yada beceriyi belli bir doğruluk düzeyinde yapabilir.hale gelmesidir.Edinimin iki doğrusu ,1- Zor öğrenen bireyler için öğretim programında değişiklik yaparak bu bireylere öğrenmeleri konusunda yardım edilebilir.2- Bireye zor bir beceri öğretilirken bu beceriyi nasıl bir yerine getirebileceğine ilişkin için bilği sunularak öğrenme kolaylaştırılabilir.Bu 2 yolla sağlanabilir.a- Yanlışsız öğretim.b- Hata düzeltmesi.

YANLIŞSIZ ÖĞRETİM: Uygulamacı bireye ip ucu sunarak bireyin öğretim sırasında hata yapmadan yada en az hata yaparak öğrenmesini amaçlar..Yanlışsız öğretim yöntemleri 1- Uyaran ipuçları ile öğretim.2- Tepki ipuçları ile öğretim.

HATA DÜZELTMESİ: Bireyin öğretim sırasında yanlış tepkide bulunduğunda, uygulamacının bireye tepkisinin yanlış olduğunu vurgulayarak bireyden sergilemesi beklenen tepkinin ne olduğunu ifade etmesidir.Hata düzenlemesi 3farklı şekilde yapılabilir.1- Birey hata yaptıktan sonra kendisine tekrar aynı deneme sunulur. Ve bu arada uygulamacı yardım düzeyini artırabilir. Örneğin: Renkli ve beyaz çamaşır yıkama.2- Birey hata yapıyorken yanıt vermesi kesintiye uğratılır ve bireyin yannışını anlayarak kendi kendine düzeltmesi sağlanır. Örneğin: Omlet yapma.3- Birey hata yapıyorken yanıt vermesi kesintiye uğratılır ve beceriyi tamamlamakta zorlandığı basamak arka arkaya birkaç defa tekrar ettirilerek bireyin davranışı doğru sergilemesi sağlanabilir. Örneğin : Bilgisayar kullanma. Hata düzeltmesinin etkili olabilmesi için şu noktalara dikkat edilmesi gerekir.a- Bireyin yaşına uygunluk göstermelidir.b- Hata gerçekleşir gerçekleşmez tutarlı biçimde sunulmalıdır.c- Bireyi küçük düşürücü yada taciz edici olmamalıdır.d- Bireyin hatasını kısa sürede düzeltmesini sağlayabilecek ,ancak bireyde bağlılığa yol açmayacak biçimde sunulmalıdır.f- Hata düzeltmesinin sunulduğu basamak yada davranışın birey tarafından tekrar sergilenmesi için olanak tanınmalıdır.g- Bireyi bağımsızlığa teşvik edici olmalıdır.

Edinimi Kolaylaştıran Etmenler:
1- Bireyin dikkatini üzerinde çalışılan konuya yönetilmesi sağlanırsa ,öğrenmenin daha hızlı ve daha yüksek düzeyde gerçekleştiği görülmektedir. Dikkat Sağlayıcı Uyaran: Uygulamacının bireyin dikkatini yöneltmesini için sunduğu dikkate sağlama yönergesi yada işaret gibi uyaranlardır. ‘Hazır mısın?..’’Başlayalım mı!::’’buraya bak.. gibi.

Dikkat Edici İp Uçları Ne Zaman Kullanılır;
a- Uygulamaya başlarkenb- Uygulamaya başlarken ve uygulama sırasında bireyin dikkatini uygulama dışında bir takım olay ve nesnelere yöneldiğinde,c- Her yeni denemeyi sunarken,
Dikkat Sağlayıcı Uyaran İşe Yaramadığı Durumlarda
a- Uygulama süresi kısa tutulmalı,
b- Uygulama sırasında ortamda olabildiğince az sayıda birey bulunmasına dikkat edilmeli,c- Uygulama sırasında bireyin çevresindeki kitap, kalem vb. nesneleri olabildiğince sınırlamalı,d- Uygulama sırasında kullanılacak nesneler dışında, hiçbir nesnenin bulunmamasına özen gösterilmelidir .2- .Bireye, hedef uyarana verdiği tepkiye ilişkin geri bildirim sunulmalıdır.Geri bildirim doğru tepkiler için kullanılabildiği gibi,yanlış tepkiler için de kullanılabilir.
Geri Bildirim Sunarken Şu Noktalara Dikkat Edilmelidir.
a) Davranışa ilişkin gözlenebilir ve açık bir ifade yer almalı.b) davranış sırasında yada davranışın hemen sonrasında sunulması.c) Sadece üzerinde çalışılan davranış yada beceriye ilişkin sunulması.d) Geri bildirim ifadesi tutarlı biçimde kullanılmalı.e) Doğru davranış için sunulan olumlu geri bildirim ile yanlış davranışlar için sunulan düzeltici geri bildirim birbirlerini dengelemelidirler.f) geri bildirim uygulamacı tarafından olduğu kadar bireyin akranları tarafındanda sunulabilmeli. 3- Denemelerin ard arda sunulması,edinim aşamasını kolaylaştırabilir. Ard arda sunuş biçimi: Birkaç deneme arasında başka hiçbir konuda öğretime yer verilmeksizin denemelerin sunulmasıdır. Aralıklı deneme sunuş biçimi: Denemeler arasında bireye bir dinlenme süresi bırakılır. Dağınık deneme sunuş biçimi: Denemeler arasında ,öğretim davranış yada beceri ile ilgili yeni bir davranış yada becerinin öğretiminin yada bir etkinliğinin yer almasıdır.
Edinim aşamasında Ard arda deneme sunuş biçimi tercih edilmelidir.
4- Birey tepkide bulunmadan önce nasıl tepkide bulunacağına ilişkin bilgi sunularak edinim kolaylaştırılır. ‘Yannışsız öğretim’

EDİNİM AŞAMASI İÇN DAVRANIŞSAL AMAÇ NASIL YAZILMALIDIR?
Edinim aşaması için yazılan davranışsal amçlarda ,bireyden davranışı hangi düzeyde doğru olarak yapmasını beklediğimiz ortaya konulur.

Edinim için 2 farklı ölçüt belirlenebilir.
a) Davranışın %80-%90 düzeyinde doğru olarak sergilenmesi.b) Davranışın %100 düzeyinde doğru olarak sergilenmesi. Bu davranış ileride öğretilmesi amaçlanan bir davranış için ön koşul olma özelliği taşıyorsa ,o davranışın %100 doğru olarak sergilenmesi sağlanmalıdır.Örnek: “Ahmet en az üç oturum üst üste ,sunulan 10 denemenin en az sekizinde ,yeşil ışık yandığında karşıdan karşıya geçer.”

AKICILIK
Yeni öğrenilmiş bir davranışı yada davranış zincirini çocuğun hızlı ve kolay bir biçimde yapmasıdır. Bir davranışın doğruluk düzeyinin yüksek olması ,o davranışın akıcı biçimde sergilenmesi anlamına gelmez. Belli bir hızda sergilenmesi gereken bir davranış söz konusu ise bu davranışın belli bir hızda sergileninceye kadar öğretime devam edilmelidir. Akıcılık Aşamasının Önemi:Bir davranışın toplumda sergilendiği düzeyde sergilenmesi,çocuğun performansını akranlarının performansın ayaklaştırır;dolayısı ile çocuğun daha normal olmasını akranlarının performanslarına yaklaştırır;çocuğun daha normal olmasını kolaylaştırır.

Akıcılığı Kolaylaştıran Etmenler:
1- Bireyin daha fazla alıştırma yapmasını sağlamak ve pekiştirmek.

Alıştırma yaparken şunlara dikkat edilmelidir.
a- Kısa alıştırma oturumları düzenlenmelidir. b- Gün içinde birkaç kez alıştırma oturumları düzenlenmelidir. c- Bireye her alıştırma oturumlarında yapabileceği en fazla sayıda deneme fırsatı sağlanmalıdır.2- Alıştırma oturumlarında uygulamacı pekiştireç sunarak davranışın daha hızlı, kolay biçimde ve daha yüksek düzeyde sergilenmesini sağlayabilir.3- Alıştırmaların aralıklı dememe sunuş biçimiyle yapılmasıdır.4- Akıcılık oturumları güdüleyici olmalıdır.

EDİNİM VE AKICILIK KARŞILAŞTIRILMASI
EDİNİM AKICILIK
.· .Doğru.· .Davranışın yaran kontrolü altında alınması hedeflenir ve uyaran kontrolü gerçekleştiğinde pekiştirilir.· .Davranış öncesi teknikler(ipucu-pekiştirme).· .Ard arda denemeler. .· .kolay ve hızlı .· .Davranışın daha kolay ve hızlı sergilenmesi hedeflenir, birey bu özellikleri karşılayınca pekiştirilir..· .Davranış sonrası uyaranlar (araştırma+pekiştirme).· .Dağınık denemeler.
AKICILIK AŞAMASI İÇN AMAÇ NASIL YAZILMALIDIR
1. Alan yazında yer alan ,çeşitli disiplin alanlarında sergilenmesi beklenen başarı düzeyleri dikkate alınır.2. Bireyin çevresindeki kişilerle görüşülerek akıcılık ölçütü belirlenir.3. İlk iki seçeneğin uygun fark analizi yapılabilir.Bu yöntemde ,bireye akıcılığı kazandırılmak istenen davranışın aynı koşullar altında başkaları tarafından ne hızda sergilendiğine bakılarak ,bireyin bu davranışı ne hızda sergilendiğiyle karşılaştırılır.Örnek: “Ahmet en az 3 oturum üst üste sunulan 10 denemenin en az sekizinde, yeşil ışık yandığında en fazla 40 sn’.sürede karşıdan karşıya geçer.”

KALICILIK

Kalıcılığın Önemi
1. kalıcılık sağlanabilirse öğretim koşulları olmak sızın birey öğrendiklerini halen sergileyebiliyor olur.2. Kalıcılığın sağlanması ile bazı basit davranışlar daha karmaşık becerilerin öğrenilmesinde ön koşul oluşturulabilir ve bu durumda da bu karmaşık becerilerin edinim aşamasında kazandırılabilmesi kolaylaştırılabilir.
Kalıcılığı Kolaylaştıran Etmenler
1. Öğretilen beceri ve davranışlar bireyin yaşamında işlevsel olmalı ve önem taşımalıdır.İşlevsel olma: Bireyin günlük yaşam rutininde gereksinim duyulan beceri yada davranış olması İşlevsel davranış à pekiştirme à davranış artar2. Kalıcılık ,alıştırma yapma yoluyla da sağlanabilir. Aşırı öğrenme: denilen araştırma oturumlarında öğretimde çeşitli uygulamalar yapılır.Bu uygulamalar;a- Pekiştireç türünü değiştirmeb- pekiştireç tarifesinde değişiklik yapma.c- Bireyin kendi kendini pekiştirmesid- Doğal olarak oluşan pekiştireçlerin kullanılması. Aşırı öğrenme:Edinim aşamasında ölçüt karşılandıktan sonra, öğrenilen beceri yada davranışa ilişkin tekrarlama çalışmalarının yapılmasıdır. Tekrarlama çalışmaları:Bir beceri yada davranışın edinim aşamasında öğretilmesi için geçen öğretim oturumlarının yaklaşık %50’si kadar olmalıdır 3. Denemelerin dağınık sıra ile sunulması4. Kalıcılık;pekiştirme tarifesinde uyarlama yaparak pekiştireçleri silikleştirilmesi yoluyla sağlanabilir.

 

Kalıcılık İçin Davranışsal Amaç Nasıl Yazılmalıdır?
Kalıcılık aşaması için belirlenen ölçütün edinim ve akıcılık aşaması için yazılan davranışsal amaçlardaki kadar yüksek olmasına gerek yoktur.Örnek: “Ahmet öğretim bittikten sonra ,en az 3oturum üst üste ,sunulan 10 denemenin en az sekizinde, yeşil ışık yandığında en fazla 40 sn sürede karşıdan karşıya geçer.”

NOT: Yaşam Tehlikesi İçeren Davranışlar İçin Amaç Yazılırken Dikkat Edilmelidir

GENELLEME
Bireyin öğretim koşulları dışında diğer koşullarda da öğrendiklerini sergileyebilmesidir:a- Uyaran genellemesib- Tepki genellemesi Uyaran genellemesi: Öğrenilen davranışların, öğretim gerçekleştiği ortam yada ayırt edici uyaranların dışındaki ortamlarda yada ayırt edici uyaranların varlığında ortaya çıkmasıdır. Örneğin: Hayat bilgisi dersinde öğrendiği bilgileri evde gerektiği durumlarda kullanması. Tepki genellemesi: Değiştirilmek istenen hedef davranışla ilişkili olan ve henüz öğretilmemiş olan davranışların sergilenmesidir. Örneğin :selamlaşma becerisi Edinim aşamasında kazanılan beceri yada davranış en az 4 biçimde genellenebilir.a- Değişik yönergeler sunulduğunda bireyin hedef davranışı sergilemesi.b- Değişik araç gereç sunulduğunda c- hedef uyaranın değişik kişiler tarafından sunulduğunda.d- hedef uyaranın değişik ortamlarda sunulduğunda

Genellemenin Önemi
Bireyin bağımsız olarak işlevde bulunmasını sağlar. Davranışların öğretim dışındaki ortamlarda, kişilerle,uyaranlarla genellenebilmesi kişinin doğal olaylarla pekiştirilme olasılığını artırır. Bu çocuğun çevresi ile olumlu etkileşime girmesine yol açar. Genellemeyi Kolaylaştıran Etmenler1- Ortamda uyarlama yapmak.a. toplum merkezli öğretim sunmak. Amacı: uyaran kontrolünü doğrudan doğal ortamlarda sağlamaktır.b. Öğretim ortamlarını olabildiğince genelleme ortamlarına benzetmekc. Çok sayıda ve çeşitli ortamlarda öğretim düzenlemek.d. Çok sayıda ve çeşitli uygulamacılarla öğretim oturumları düzenlemek 2- Davranış öncesi uyaranlarda uyarlama yapmak:Öğretimde kullanılacak araç gereçlerin tümü ile öğretim yapmaktır. Davranış öncesi uyaranlar kullanılarak öğretim iki biçimde kolaylaştırılabilir.a. Çoklu örneklere göre genellemeb. yaygın örneklere göre genelleme. 3. Öğretilmesi planlanan davranış:a. Birey tarafından diğer ortamlardan kullanılıyorsa.b. bireyi daha bağımsız kılıyorsac. Sergilendiğinde birey doğal ortamda daha fazla pekiştireç alıyorsa ,genelleme kolaylaşacaktır. 4- davranış sonrasında uyaranlarda uyarlama yapmaka. Doğal pekiştireçler kullanılmalıdır.b. pekiştireçler silikleştirilmelidir.c. pekiştireçler gün sonunda verilmelidir.d. Birey genelleme yaptığında pekiştirilmelidir.

Genelleme Aşaması İçin Amaç Nasıl Yazılmalıdır.?
Genelleme aşamasına ilişkin davranışsal aşamalarda ,hem davranışın ne kadar doğru sergilenmesinin hedeflendiğinin, hem de ne hızla yada kolaylıkla sergilenmesinin beklendiğinin ifade edilmesi gerektiğidir.Örnek: “Ahmet farklı şehirlerde en az 3 oturum üst üste sunulan 10 denemenin en az sekizinde, yeşil ışık yandığında en fazla 40 sn .sürede karşıdan karşıya geçer.”

Bireyselleştirilmiş Eğitim Programları Raporu

Rehabilitasyon Alanında Bireyselleştirilmiş Eğitim Programları Raporu
Bu çalışmanın konusu, Başkanlık Makamının yazılı talimatında “Rehabilitasyon alanında bireyselleştirilmiş eğitim programları ile ilgili gelişmiş ülkelerde yapılan uygulamalar ve literatür” olarak belirlenmiştir. Bu başlık uyarınca yapılan taramalarda, ulaşılan ülke örneklerindeki literatürde, bireyselleştirilmiş eğitim programlarının, özel eğitim alanındaki uygulamalar içinde yer alması nedeniyle rapor bu yaklaşım çerçevesinde oluşturulmuştur.

Çalışma kapsamında Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Kanada ve İngiltere olanaklar çerçevesinde, elektronik ortamda yapılan araştırmalar sonucunda elde edilen verilerle örnek ülkeler olarak incelenmiştir.

AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ Özürlü çocukların özürlerinden kaynaklanan zorluklarının giderilmesi bu çocukların özürlerine ve özelliklerine uygun bireyselleştirilmiş eğitim programlarının (BEP) düzenlenmesini gerektirmektedir. Amerika Birleşik Devletlerinde (ABD) 1975 yılında çıkan Özürlü Bireylerin Eğitimi Yasası’nda (Individuals with Disabilities Education Act, IDEA) tüm özürlü çocukların zorluklarının belirlenip bunlara uygun BEP’nın hazırlanması öngörülmüştür. Bu Yasanın amacı, kamu okullarının tüm özürlü çocuklara uygun bir biçimde, onların bireysel gereksinimlerini en az kısıtlayıcı ortamda, ücretsiz, uygun eğitimi vermelerini sağlamaktır.Sözkonusu yasada, “özürlü çocuk” terimi zihinsel özre, sağırlığın da dahil olduğu işitme özrüne, konuşma ve dil bozukluklarına, körlüğün de dahil olduğu görme özürlerine, ağır duygusal bozukluklara, ortopedik özürlere, otizme, travmatik beyin hasarına, diğer sağlık sorunlarına, öğrenme yetersizliklerine, sağırlık-körlük gibi birden fazla özre sahip olduğu belirlenen ve bu özürler nedeniyle özel eğitim ve ilgili hizmetlere gereksinimi olan çocuklar anlamına gelmektedir.Bu Yasa, kamu okul hizmetinin her bir çocuk için BEP sunmasını zorunlu kılmaktadır. BEP, BEP geliştirmek amacıyla yapılan toplantıda hazırlanan yazılı bir dokümandır.

Federal Yasa gereksinimi olan her çocuk için her yıl bir BEP geliştirilmesini ve düzenli olarak incelenmesini öngörmektedir. Özel özel eğitim ve buna bağlı hizmetler, her bir öğrencinin bireyselleştirilmiş gereksinimini yansıtmaktadır. Bu yasa BEP’nın geliştirilmesinde bazı özel yöntemlerin izlenmesini gerekli görmektedir. Her öğrencinin BEP’ı bir ekip tarafından hazırlanarak her yıl gözden geçirilmelidir. Ekip çocuğun öğretmeni, ebeveyni, bazı istisnalara bağlı olarak çocuk, uygun görülmüşse özel eğitimi sağlayan birimin temsilcisi ile bu birimin veya ailenin takdirine bağlı diğer üyelerden oluşmaktadır. Eğer aile önerilen BEP’nı kabul etmezse yeni bir süreci talep edebilir ve devlet, eğitim kurumlarından bu talebi yeniden değerlendirmesini isteyebilir.Federal Yasa, özürlü olarak tanılanan her çocuğun BEP’nına gereksinimi olduğu görüşünden hareketle temel olarak iki işleve hizmet eder:

§ BEP belirli bir çocuk için yazılan plandır. Bu planda özelleştirilmiş eğitimsel amaçlara, çocuğun yerleştirilmesine ilişkin kararlara yer verilir ve yazılan kararlar ekip çalışması sonucunda gerçekleştirilir.

§ BEP eğitim ve değerlendirme için araçların başarılı kullanımını gerektirir.

Eğitsel Değerlendirme Aşamaları ve BEP’nın Oluşum Süreci

· Tarama (gönderme öncesi) · Gönderme · Bireysel değerlendirme planı oluşturma

· Uygulama-puanlama-yorumlama

· Sonuçların rapor edilmesi

· Özel eğitim için uygunluğa karar verilmesi

· BEP oluşturma · BEP için anne-baba uzlaşması. Bu aşamaların her biri kabaca özetlenecek olursa: Birinci aşamada sistemli bir biçimde genel tarama yapılarak çocukların potansiyel bir özre sahip olup olmadığı araştırılır; ikinci aşamada, özel gereksinimi olduğundan şüphelenilen çocuk daha fazla bilgi gereksinimi nedeniyle gönderilir; üçüncü aşamada farklı disiplinlerden uzmanların yardımıyla çocuk değerlendirilir ve bilgi toplanır; dördüncü aşamada ekip üyeleri sınıfta, okulda, ailede öğrenciyi gözler ve test eder. Bu aşamada uygun formel ve enformel araçlar kullanılır;beşinci aşamada, değerlendirme sonuçları toplanır, tartışılır ve bu bir profile dökülür ve raporlanır; altıncı aşamada çocuğun özel eğitim için uygunluğuna karar verilir, ekip öğrencinin hedeflerini ve amaçlarını ortaya koyar ve BEP yazılır; en son aşamada ise değerlendirme sonucunda verilen kararın onaylanması için bir uzlaşma arayışına gidilir. Yukarıda aşamalar halinde özetlenen BEP’nın oluşum aşamaları farklı özür gruplarındaki bireylerin özür ve özellikleri dikkate alınarak hazırlanır. Bunun anlamı, okula devam eden her çocuk için hedef aynı olsa da izlenen yol ve yolculuğun süresi farklılık gösterecektir.

BEP, özürlü çocuk için bir eğitsel yol haritasıdır ve BEP’nın geliştirilmesinde aşağıdakiler önemlidir:

§ Bütün çocuklar içinde yaşadıkları topluma aittir ve bu çocukların eğitim sorumluluğu, içinde yaşadıkları toplumun bir ögesi olan okula aittir. § Eğitimin amacı anlamlı bir yaşam sürülmesini sağlamaktır. § Aile, çocuğa yönelik ve çocukla birlikte yaşam boyu planlamanın temelini oluşturur.

§ Çocuğun başarısı kısmen de olsa, eğitsel ve toplumsal ortamlarda süreklilik temeline dayalı arkadaşlıklar kurulmasını özendiren doğal destek sistemlerinin varlığına dayanır. § Dayanışmacı ilişkiler temeline dayalı olarak çalışan ekipler kurulması çocuğun eğitim yaşantısının bir başarıya dönüşmesi açısından büyük önem taşır.

§ Ekipler tarafından yapılan planlamada bireyin yaşantılarına saygı ve güven temel alınmalı, bu planlama esnekliği ve üstlenilen rolleri desteklemelidir.

§ Problem çözme yöntemlerinin ve müdahaleye dayalı hizmetlerin kullanılması, çocuk için yapılan uzun vadeli planlamaları ve öngörülen amaçları destekler. ABD’nde, kamu kurumları, üniversiteler ve sivil toplum örgütlerinin de içinde yer aldığı çeşitli kurumlar özel eğitim ve BEP’ları konusunda araştırmalar yaparak bunları yayımlamaktadır. Raporun bu bölümünde genel ilkeleri IDEA tarafından belirlenmiş olan BEP hazırlama konusunda Nebraska Eğitim Departmanı Özel Nüfus Ofisi (Nebraska Department of Education, Special Populations Office) tarafından hazırlanmış olan BEP rehberi özetlenecektir. Bu Ofis,

§ tüm toplum iyi eğitilmiş insanlardan yarar sağlar, bu nedenle, aileler, okullar ve tüm toplum eğitimin sürekli bir biçimde gelişmesine destek olma konusunda ortak sorumluluğu paylaşır,

§ Okullar, tüm çocuklara daha nitelikli hizmet sunulması açısından ailelerin ve toplumun kaynaklarına gereksinim duyar. § Tüm öğreniciler eğitimsel çevre içinde kendi biricik öğrenme ihtiyaçlarını karşılamak zorundadır.

§ Okullar öğrenciler, personel ve toplum için hoş ve güvenli çevreler olmak zorundadır, şeklinde ortaya konmuş ilkeleri benimsemiştir. Bu ilkeler çerçevesinde Ofis her özürlü çocuk için bir BEP yazmaktadır.BEP her özürlü çocuk için, öğrencinin eğitimsel programını tanımlayan ve IDEA’ya uygunluk içinde geliştirilen, değerlendirilen ve gözden geçirilen yazılı bir belgedir. Her bir BEP önemli bir dokümandır çünkü diğer şeylerle birlikte, her öğrencinin alacağı özel eğitim ve ilgili hizmetleri içerir. BEP, öğrencinin ebeveyni, okul profesyonelleri ve uygun ise öğrencinin kendisi tarafından oluşturulmuş bir ekip tarafından hazırlanır. Her BEP öğrencinin kapasitesi, yapabilirlikleri, güçlü yanları, ihtiyaçları ve ilgileri çok dikkatli biçimde değerlendirilerek hazırlanır. Her BEP çocuğun amacına ulaşabilmesi için ona yardım eden, anlamlı eğitimsel deneyimleri geliştirmesinde ona rehberlik edecek ve onu yönlendirecek şekilde işlev görür. BEP modeli aşağıda belirtilen 6 başlık üzerinde kurulmuştur:

· BEP, öğrencilerin tüm devlet gerekliliklerine uygun biçimde Ücretsiz Uygun Kamu Eğitimi aldığını belgeleyen bir çıktı ve süreçtir,

· BEP öğrencinin ve ailesinin gelecek vizyonunu yansıtır, · Özel eğitim hizmetlerine gereksinim duyan öğrencilerin özel eğitime gereksinim duymayanlarla birlikte eğitim almasını sağlamak, · BEP’nın geliştirilmesi disiplinlerarası bir süreçtir, · BEP ekibi öğrencinin BEP’nı öğrencinin genel müfredat içindeki gelişimi ve ilerlemesine bağlı olarak geliştirir,

· BEP, sürekli bir izleme ve karar alma sürecini içerir. Karar verme, öğrencinin gereksinimlerine dayanır ve çözüm odaklıdır.

KANADA Kanada’nın British Columbia Eyaleti’nin Eğitim Bakanlığı tarafından Okul Yasası’na (School Act) dayanarak 1995 yılında çıkarılan Genelge’de özel gereksinimli çocuklara ile ikinci bir dil olarak İngilizce öğrenen çocuklara yönelik olarak BEP’larının genel ilkeleri belirlenmiştir. Bu ilkeler çerçevesinde hazırlanmış olan “Bireysel Eğitim Planı (BEP) Hazırlanması ve Sunulması ile Vaka Yönetim Planına (VYP) İlişkin Rehber”’de BEP hazırlanması ve uygulanmasına ilişkin kurallar son derece açık ve anlaşılır bir biçimde ortaya konmuştur. Ancak, bu rehber İngilizce öğrenen çocuklara, özel eğitim gereksinimli çocuklara yöneliktir

.Amaç Bu dokümanın genel amacı okullarda BEP ve VYP hazırlanmasına yardım ederek bunların nihai amacın gerçekleşmesinde yeterli olmalarını sağlamaktır. BEP özel gereksinimli çocuklar için hazırlanır.

BEP Nedir? BEP, özel gereksinimli öğrenciler için programlamadaki değişiklikleri ve/veya adaptasyonu tanımlamak ve sağlanan özel hizmetleri göstermek üzere düzenlenmiş yazılı bir dokümandır. BEP, değerlendirme, planlama, işbirliği içinde iletişim ve öğretim potansiyeline rehberlik eden “canlı” bir süreçtir. Bir BEP dokümanının çok uzun olması beklenmemekle birlikte öğrencinin gereksinimlerinin planlanması, çok çeşitli strateji planının sunulduğu değerlendirme yöntemlerini ve gelecekteki etkinlik ve planlamanın açık amaçlarının listelendiği bir belge olmalıdır. Bir BEP’nın çocuğun öğrenme etkinliklerine odaklanması, iletişim becerilerine yardımcı olması ve ekip içi, kurumlar arası hesapverebilirliği sağlaması gereklidir.

BEP Geliştirme BEP’nın “canlı” bir doküman olması için aşağıdaki içermesi gerekir:

BEP’nı Planlamadan Önce:

Planlama öncesi dönemde;

· Daha sonraki planlama ve geliştirme gereksinimini göz önünde bulundurarak okul ve aile arasında iletişim, · BEP’nın oluşturulması ve izlenmesi amacıyla aile/kurum görevlileri ve profesyonellerden bir ekip oluşturulması, · Sınıf öğretmeni ve diğer ekip üyelerinin değerlendirmeleri,

· Etkinliklerin değerlendirilebilmesi için belirli teknik ve stratejilerin pilot çalışmasının yapılması. BEP’nın Yazılması Yazma süreci, bütün ekip üyelerinin katılacağı biçimde gerçekleştirilmelidir. BEP’nı yazma işinin birden fazla kişi tarafından yapılması gerekmemektedir. Genellikle, öğrencinin izlenmesinde daha fazla sorumluluk sahibi olan kişi BEP’nın yazılmasından ve izlenmesinden de sorumludur. Dokümanı yazmadan önce aşağıdaki adımların izlenmesi önerilir:

§ Öğrencinin önceliklerinin tanımlanması, § Önceliklerden uzun vadeli amaçların belirlenmesi,

§ Hedeflerin kısa vadeli amaçlara dönüştürülmesi, § Hangi kaynakların veya stratejilerin kullanılacağının belirlenmesi,

§ Öğrencinin gelişiminin değerlendirme yolları ile gözden geçirme tarihlerinin oluşturulması.

· BEP’nı yazarken aşağıdaki bilgilerin tamamının dokümanda yer alması önemlidir:

§ Ad-soyad, doğum tarihi, sınıfı, ebeveyn adı, gerekli tıbbi/sosyal bilgi, fon kategorisi gibi demografik bilgiler

§ Mevcut ekip üyelerinin listesi (unvanları, kurumları ve rolleri)

§ BEP koordinatörünün seçilmesi

§ Değerlendirme bilgilerinin kaydı

§ Bir veya daha fazla alanda öğrencinin kısa veya uzun vadeli eğitimsel amaçlarının takvimi. Bu alanlar, zihinsel, fiziksel, sosyal/duygusal ve/veya kariyer/iş deneyimi olarak tanımlanmıştır.

§ Düzenli programa katılım derecesiyle birlikte modifikasyon veya adaptasyon derecesinin belirtilmesi

§ Değerlendirme süreçlerinin envanterinin çıkarılması ile öğrenci performansının değerlendirilmesi ve izlenmesi için anahtar adaptasyonların listelenmesi

§ Tüm uygulamanın tarihinin belirtilmesi

§ İnceleme tarihleri

§ Tüm danışmanlar BC sertifikalı veya kayıtlı olmalıdır.

BEP Uygulaması ve İzleme

BEP, öğrencinin okul kariyerinin zenginleştirildiği, izlendiği ve gözden geçirildiği bir platform olmalıdır. Fonun sağlanması için zorunlu olsa bile bu doküman resmi bir evrak niteliği taşımamalıdır. Uygun biçimde oluşturulmuş bir BEP’nın uygulanması hem eğitici hem de öğrenci içindir.Bir BEP’nı uygularken, öğrenci programının gerekli elemanları pratik edilir: Örneğin, müfredatın modifikasyonu, dersin ve/veya değerlendirme yöntemlerinin adaptasyonu, adaptif/yardımcı teknolojilerin kullanılması, çevrenin daha ulaşılabilir olması için değişiklik yapılması, destek hizmetlerin sağlanması (yardımcılar, danışmanlar, terapisyenler vb.) ve özel eğitimin sağlanması.

BEP Modifikasyonu BEP sürecinde son önemli girdi sürekli bir gözden geçirme ve dokümanın sürekli modifiye edilmesidir. Bu değişikliğin ortaya çıkması için planın gözden geçirilmesi en azından yılda iki kez tamamlanmalıdır.

Bu gözden geçirmenin bileşenleri şunlardır:

§ Öğrencinin kazanımlarını tartışmak için tüm ekibin toplanması ve kullanılan stratejilerin gözden geçirilmesi,

§ Öğrencinin gelişiminin formel ve enformel olarak değerlendirilmesi,

§ Tüm ekip üyelerine gelişim raporlarının verilmesi

§ Planın gelecekte de uygun bir biçimde izlenmesine izin verecek değişiklik önerilerinin tartışılması,

§ Sonraki gözden geçirme tarihlerinin tartışılması ve belirlenmesi ile son tarihin belirlenmesinde ekip üyeleri arasındaki görev paylaşımı üzerinde anlaşılması.

Vaka Yönetim Planı (VYP) Nedir? Bağımsız Okullar Özel Eğitim Fonu Rehberi, Ciddi Davranış (sorunu olan) (Severe Behaviour) herhangi bir öğrencinin hem bir BEP hem de bir VYP’nın olmasını zorunlu kılar. VYP’nın yazımı bir istisna dışında BEP’nın yazımı ile aynı kalıplara sahiptir, bu da öğrencinin kendine ve başkalarına karşı ciddi bir risk oluşturması durumunda davranış zorluklarına odaklanmaktır. VYP’nındaki zorunlu bileşenler şunlardır:

§ Öğrencinin yalnızca okul için değil, toplumdaki diğer servisler/kurumlar için de davranışsal önceliğinin açık biçimde belirlenmesi, § Vaka Yönetim Ekibinin her üyesinin unvanı ve sorumluluğuyla birlikte listelenmesi,

§ Tüm danışmanlar BC sertikalı/kayıtlı olmalıdır, § Bir ekip yöneticisi seçilmelidir,

§ Okulda veya herhangi bir yerde güçlüğe neden olan özel davranışa yönelik olarak amaç ve hedeflerin belirlenmesi. Bu hedefler öncelikle davranışsal olmalıdır çünkü, eğitimsel hedefler zaten BEP’nında oluşturulmuştur.

§ VYP benimsenen stratejileri açık biçimde göstermelidir ayrıca, gözden geçirme, değerlendirme ve modifikasyon için kısa ve uzun vadeli hedefler belirlenmelidir. Arzu edilirse, VYP, BEP ile kombine edilebilir fakat yukarıda listelenmiş olan VYP’nın özel bir bölüm halinde yer almasının sağlanması gerekmektedir.

İNGİLTERE İngiltere’de özel eğitim gereksinimi duyan çocukların tanımlanması ve değerlendirilmesine ilişkin yasal düzenlemeler Eğitim Yasası 1996’nın (Education Act 1996) 312 den 336’ya kadar olan bölümünde yer almaktadır. Okulların özel eğitim gereksinimleri politikasına ilişkin yayınlarıyla ilgili olarak da Eğitim Düzenlemeleri 1999 bulunmaktadır.Özel eğitim gereksinimlerinin tanımlanması ve değerlendirilmesi konusunda, erken tanılama, değerlendirme ve özel eğitim gereksinimi duyan her çocuğa bunun sağlanması konusu son derece önemlidir. Bu nedenle ortaya çıkmış olan Özel Eğitim Gereksinimleri Uygulama Kodu (SEN Code of Practice) bütün çocukların özel eğitim gereksinimlerini tanımlama, değerlendirme ve hizmet sağlama yaklaşımlarını ortaya koymaktadır.

Okul-temelli müdahale Çocuklar farklılıklara tepki vermediğinde, yeterli ilerlemeyi göstermediğinde, okulların bu çocuklar için farklı ve özel bir çaba sarfetmesi gerekmektedir. Okul temelli olan bu önlemler Kod’da yer alan “Okul Hareketi” ve “Okul Hareketi Ekstra” olarak adlandırılmıştır.

Okul Hareketi ileri bir değerlendirme biçimi olarak düşünülebilir ve farklı eğitim materyalleri veya farklı öğretim yöntemleri kullanılabilir. Burada öğretmenler öğrenciler için alınan farklı ve ek önlemleri, öğretim stratejilerini, öğrencilerin kısa dönemli hedeflerini, başarı kriterlerini ve kazanımlarını kaydetmek için Bireysel Eğitim Planları (BEP) kullanır.

Okul Eylemi Plus ise Okul Eylemi ile çocuğun yeterli ilerlemeyi kaydedememesi durumunda okulun dışarıdan destek hizmetleri almasını anlatır. Bu destek hizmetleri örneğin sağlık profesyonellerinden veya sosyal çalışmacılardan olabilir.Özel Eğitim Gereksinimleri Uygulama Kodu çocuğun eğitiminin bütün yönlerini kapsayacak şekilde aile ile ortaklaşa çalışma yapmasına; çocuğun karar alma süreçlerine katılımına; ve çocuğun kendi eğitimi ile ilgili olarak tercih yapmasının önemine vurgu yapmaktadır. Tüm bunlar yapılabildiğinde öğrenci ilerleme kaydedebilir.

Özel Eğitim Gereksinimleri Uygulama Kodu Bireysel Eğitim Planları Yasada, BEP’nına ilişkin yer alan bilgiler şöyledir: Çocuğun gelişimine yönelik olarak geliştirilen stratejiler bir BEP’nda kayıt altına alınmalıdır; bu planda, çocuk için geliştirilmiş olan kısa vadeli hedef setlerine ilişkin bilgiler, öğretim stratejileri ve önlemler ile planın gözden geçirilmesi durumunda da eylem sonucunda ortaya çıkacak sonuçlar yer alabilir. BEP’larında yalnızca, normal önlemlerin bir parçası olan müfredat planından farklılaşmış olan ek ve farklı bilgilerin kaydının yer alması gerekir. BEP yazılı olmalıdır ve üç veya dört ana hedefe odaklanmalıdır. BEP’ları çocuk ve ailesi ile tartışılarak ortaya çıkarılmalıdır.

BEP’larının Gözden Geçirilmesi İdeal olarak BEP’ları devamlı surette incelenmeli, basit bir şekilde “sabit süreli”, incelemeler için formel toplantıları olmamalıdır. Buna karşın, BEP’ları, yılda en az üç kez olmak üzere düzenli olarak gözden geçirilmelidir. Bu incelemelerin formel olmasına gerek yoktur ancak, ailenin, çocuğun gelişimine dair görüşleri mutlaka sorulmalıdır ve onlar gözden geçirme sürecinin bir parçası olarak değerlendirilmelidir.

Okul Hareketi Okul Hareketi aşamasında kayıtlı olan tüm çocuklara BEP hazırlanması yükümlüğü vardır. Bu aşamada çocuğa uygun BEP hazırlanması ve incelenmesi işi çocuğun sınıf öğretmeninin sorumluğundadır. Çocuğun gelişimini sağlayacak stratejilerin uygulanmasında aşağıdaki bilgilerin bulunması gereklidir:

§ Çocuk için/tarafından kısa dönemli hedefler oluşturulması,

§ Kullanılacak öğretim stratejileri,

§ Alınacak önlemler,

§ Tarihin gözden geçirilmesi,

§ Başarı ve/veya ayrılış kriterleri,

§ Çıktılar (İncelemede kaydedilmiş olan). BEP sadece grup veya sınıfın geri kalanından farklı alanları kaydetmelidir. Açık bir biçimde yazılmalı ve çocuğun gereksinimleriyle örtüşen üç ya da dört hedefe odaklanmalıdır. Bu hedefler, iletişim, okuma-yazma, matematik ile bedensel veya davranışsal becerilere yönelik alanlara bağlı olmalıdır. Çocuğun güçlü yanları ve başarıları hedeflerin oluşturulmasında ve kullanılacak olan stratejilerde önem taşımalıdır.

BEP’nın İncelenmesi

BEP’ları yılda en az üç kez incelenmelidir. İncelemeler sınıf öğretmeni tarafından düzenlenmelidir. § Bazı çocuklar daha sık yapılan incelmelerden yarar sağlar. § Çocuğun gelişimi konusunda aile görüşü mutlaka aranmalıdır.

§ Aileler BEP incelemesine davet edilecektir.

§ Bir gözden geçirme toplantısı ailenin akşam yemeğinde gerçekleştirilebilir.

§ Olanaklı olması durumunda çocuk da gözden geçirme sürecinin bir parçası haline getirilmelidir ve hedeflerin oluşturulmasına dahil edilmelidir.

§ Çocuk incelemede yer almamışsa, görüşleri herhangi bir tartışmada değerlendirilmelidir.

Okul Hareketi Ekstra Okul Hareketi Ekstra, dışarıdan hizmetler işin içine girdiğinde,özel eğitim gereksinimlerinin desteklenmesi ve değerlendirilmesi sürecinde bir sonraki aşamadır. Bir BEP toplantısında, okul ve aile dışarıdan hizmetler konusunda yardım isteyebilir. Okul bu durumda çocuğun yararı için danışmanlar isteyebilir. Bu danışmanlar durumun uygun ve pratik olması halinde çocuğu genellikle okulda izler, böylece hedefler ve buna eşlik eden stratejilerle birlikte yeni BEP’nı öğretmene önerebilir.Bu destek sadece öneri vermek şeklinde olabileceği gibi değerlendirme ve rapor yazımını da içerebilir. Önerinin ve desteğin biçimi öğrencinin gereksinimlerine göre değişebilmektedir.

DEĞERLENDİRME

Raporda değerlendirilen üç ülkede de, eğitim aldıkları genel öğrenci kitlesi içinde farklılık gösteren ve bu farklılıkları nedeniyle de özel gereksinimleri bulunan özürlü çocukların eğitim almalarını sağlamak ve kolaylaştırmak amacıyla gerçekleştirilen özel eğitim yaklaşımlarının ve BEP hazırlama, değerlendirme, inceleme teknik ve stratejilerinin benzerlik gösterdiği görülmektedir. Ülkemizde de dünyadaki örneklerine koşut olarak hazırlanan 573 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile özel eğitimin genel ilkeleri belirlenmiş ve bu ilkeler doğrultusunda ilgili kurumlarca hazırlanan BEP’ları düşünce tarzı ve yaklaşım itibarıyla, değerlendirilen ülkelerdekine benzer nitelikleri taşımaktadır.

KAYNAKÇA Ozida.gow.trGuidelines for the Completion and Presentation of Individual Education Plans (Iep’s) And Case Management Plans (Cmp’s) http://www.bced.gov.bc.ca/independentschools/spec_ed/guid-iep.docBireyselleştirilmiş Eğitim Programı: Başarıya Giden Yolun Haritası, Özel Eğitim Rehberlik ve Danışma Hizmetleri Genel MüdürlüğüIDEA Law and Regulations http://www.cec.sped.org/law_res/doc/law/regulations/index.phpIDEA http://www.cec.sped.org/law_res/doc/law/downloads/Idea97.Word60.doc H.R.5Individual Education Plan